pokeimam
119 (çevresinde sevilen sayılan)
sekizinci nesil silik 1 takipçi 23.00 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    merhaba diyorum

    1.
  1. hayatın içinden merhaba diyorum sizlere,
    yaşarken ölenler, yaşarken ölümle burun buruna gelenler ve yaşarken intihar edenler.
    insanları o kadar çabuk değiştiriyorum ki, belki de aylarca üzerim de paralanan bir ceketten daha kısa sürüyor, ayrılık vakti o kadar acı oluyor ki, sessiz ve anlamsız bir hal alıyor.

    birşeylerden bahsetmek, ben burdayım demek için yazılan, çizilen o kadar çok şey varki bunların üzerimizde ki etkileriyle insanlar bizleri tanıyorlar yada tanıdıklarını varsayıyorlar ama onlar sadece tanıdıklarını düşünüyorlar herşeyin anlatılan gibi olduğunu ve yaşandığını zannediyorlar.

    herkes yaşamıştır, herkes zorlu yollardan geçmiştir, kimileri en yakın arkadaşlarını kaybetmiş, kimileri yokluk çekmiş bazılarıda hayatlarını kaybetmiştir.
    kimse bilmez bunları, yalnız bildikleriyle yetinirler.
    oysa her masada bir başka muhabbet döner. her masada bir aşk, entrika, yoksulluk vardır her sohbet nasıl başlarsa tersiyle biter, insanlar mutlulukla otururlar, tokuştururlar kadehlerini, bir bebektir yüzünü güldüren baba adayının, bir kadındır gözyaşların sebebi, bir erkektir, aldatmıştır, oysa aynı kadehleri içerler aynı zamanda aynı kadehleri tokuştururlar, farklı hayatlardır, sıra dışı hayatlar.

    insanlara anlatıyorum, insan olanlara yada olduğunu düşündüklerime anlatıyorum bir türlü beceremiyorum yıllardır insanlara anatıyorum ama yapamıyorum, oysa diyemiyorum ki, hayatta herşey para ve sex ten ibaret değil, oysa diyemiyorum ki sen beni isterken ben bir başkasını istiyorum, yeni hayatlara geçmek istiyorum farlı hayatlar istiyorum yapamıyorum, nerden başlıyacağımı bilmeden, istediğim bir para, pul,bekaret değil yada güzellik, kendi yalnızlığımda huzuru istiyorum, yaşadığım hayata merhaba demek istiyorum, yapamıyorum.

    insanlara güveniyorum paylaşıyorum, zaman zaman dalıyorum, dalgınlaşıyorum ama kimseye diyemiyorum ki bu aslında;
    bu ben değilim,
    ben, bende değilim,
    bir meşhuldeyim.
    kendimi istiyorum yıllardır,yıllardır.

    bir gün biliyorum ki elbet huzur kapıyı çalıcak, elbet kendi yalnızlığım benim olucak, ve öyle bir zaman gelicek ki insanlar neden, neden bu dalgınlık diye sorduklarını, usulcana dudaklarına iki parmağımı götürüp, geç kaldınız diyebileceğim,
    anlatıyorum yıllardır birşeyler anlatıyorum, susmuyorum, susmayı sevmiyorum, elbet bir gün susacağımı da biliyorum, korkuyorum, suskunluğumdan, korkuyorum ya birşey olursa, korkuyorum yine eski günler, yine o eski günler, yine beyaz önlükteki sahtekarlar yine aynı teraneler ve yine çarpık hayatlar, bıktım artık, usandım, diyorum, tek yol devrim diyorum, devrilen yine ben oluyorum,
    ağlıyorum sessizce uzaklar da, bir göz yaşıydı akan ilk zamanlarda şimdi akmıyor, akacak göz yaşı yok, yanıyor, gözlerim çok yanıyor, üzülüyorum insanlara, üzülüyorum yanlışlara oysa bilmiyorlar ki, hayatta geri gelmeyen tek şeyin zaman olduğunu, akıp geçiyor zaman, yıllarımı aldılar elimden bir çırpıda , isyan diyorum olmuyor, devrim diyorum olmuyor, ağla diyorum göz yaşı akmıyor.
    yoruluyorum her geçen gün biterken, bir günü daha noktalanırken, ellerim titrer bazen,kulağımda bir ses anlamsızca konuşurken, bedenim işaret verir usulcana, bir gün daha, ne olur bir gün daha yaşa..
    2 ...
  2. kırmızı ışıkta hayata anlam yükleyenler

    ?.
  3. Kırmızı ışıkta bekleyen insanların uzaklara, çok uzaklara dalmalarına sebep olan düşünceler bütünüdür. bu dalgınlık sonucunda tekrar bir kırmızı ışık daha beklenmesi gibi yan etkileri vardır.
    2 ...
  4. twitter telsim operatörü

    1.
  5. herkesin twitterda olup bitenden haberi varken, twitterın Türkiyedeki Gsm operatörlerinden hala haberdar olmamasıdır.

    --spoiler--
    Telsim nerden geldi yahu sabah sabah dumur ettiler adamı.
    --spoiler--
    Edit: Linki eklemek bir türlü nasip olmadı.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/240706/+
    0 ...
  6. adalet mi bu

    ?.
  7. Tanım: Adaleti sorgulayan insanların kullandıkları söz öbeği.

    Sabah 8 sularında gitmemiz gereken derse, ne hikmetse gecenin verdiği yorgunlukla 10 da kalkan biri olarak apar topar hazırlanıp, şöyle bir fönden geçmiş saçlarla kendimi kapının önüne atmam bir oldu, oysaki sokağa atmam gerekirdi , gecenin verdiği küresel soğuma ile maalesef şehrimi kar’lara teslim etmiş olmamın ezikliğini yaşadım.

    Elbet bitecek bir gün, elbet diye hayıflanırken, küçük minik adımlarla, koştururcasına durağa ilerleyip, bir taksi çevirirmişcesine durduğum otobüsüme, binip düştüm yine yollara.

    Yine kuru kalabalıkla giderken kampüse , etrafımı şöyle bir keser, göz ucuyla günün üniversite hayatında olup bitenine sabah edasıyla anlam vermeye çalışırım.

    bugünde yine aşık çiftlerimiz uykulu yüzlerini birbirlerine sürtüp gözlerinde ki çapakları yermişcesine yiyişmekten kendilerini alıkoyamadıklarına şahit olurken, bir takım entelektüel insanların kitap okuyuşlarına şahit oldum, arada birde hatunları kesen yiğitlerimizde yok değildi hani.

    Sabah işte daha ne olsun diyebilirsiniz elbette, vira bismillah ile derslere başladık, hesap makinamın verdiği doğru sonuçlarla bir kez daha gururlanırken, sonraki ders ile devam ettik güne, derken üzerine 2 saat bi mola patlatıp, öğle yemeğinide en ucuzundan 1.5 tl ye fakültede tamamladıktan sonra,

    öğlenden sonraki derslere girmeye devam etmekte yorucu oldu. Bunlar Yetmez dediler, size akşamda ders verelim biz, eyvallah dedik onuda alırız, ama takatimiz kalmamıştı derken bir ses fırla dedi poke, fırla da 2 lokma bişiler ye geç oldu.
    Hemen bodyi kapıp dışarıda kafamıza göre bi alem yapalım lan dedik, lahmacun, ayran fena olmaz falan muhabbetlerini yaparken, buzlanmanın etkisiyle ucuz atlatılmış bir düşüşten son anda, verdiğimiz tahmini sadakalarla kurtuldum.
    Her işte bi hayır vardır lan yürü dedi body, yürüdük.

    Yine otobüsteyiz,

    Sabahtan pek farkı olmamasına rahmen çiftleri daha az görüyoruz bu sefer, sürekli konuşmalar falan, kız kısmı çoğunlukta, bıdı bıdı dedikodu peşinde yardırıyorlar. Yok şöle yok böle, 10 gün sonra vizeler falan diye dert yanıyorlar, bir kısmıda akşam ne yapsak diye dudak büzüştürüp laflıyorlar.
    Erkek kısmı yok mu o da var, daha beter.

    hacı arkadaki kız beni kesiyor, yok soldaki yüzüğü geyiğine takmış , arkada duranı memo becermiş, klasik düşük ego lu ergenleri tekrar tanımak nasip oldu sayelerinde, şöyle bir elemanları kestikten sonra, görende herkes kapıda bekliyor nolur bi posta daha diye yalvarıyor sanacak. ulan pezevenk madem motor, al bi a2 sende sür, demek istiyor insan. Yapamıyor el vicdan diyor.

    Herneyse ..

    Boktan ve sıkıcı bir ortamda 20dk ayakta yolculuk işte, cehenneme hoş geldiniz.
    Son sürat şehrimizde turlarken nihayet gelebiliyoruz durağa, hafif bir kayıp düşme korkusuyla adımlarımızı atıyor ve yolumuza devam ediyoruz.

    Gitmemiz gereken yerle aramızda 50 metre ya var ya yok derler ya , aynen öyle bi mesafe de yürümeye devam ediyoruz ki...

    o kar kıyamette, yüksek topuklu çizme sesleriyle etrafımıza baka kalıyoruz,

    dolca gabbana, harley davidson, lacoste, abercrombie, tahmini iç giyimler Victoria secret ve (bkz: Rayban)dan gece gözlükleri, gibi aklınıza gelebilecek daha nice markalarla dolu bir podyumda buluyoruz kendimizi. Kızlarımızın gece makyajını da Marshall boyanın sponsorluğunda yapıldığını gözlemliyoruz.

    ulan öyle böyle de değil hani, bulunduğumuz yer götü kırık bi il lan, gidip rakı içicek bi meyhanesi yok , sen orda partiye gidiyorsun halin edavatın nedir diye sorgulamadan duramadım, ve hemen beyin uyarılması gereken bölgeleri uyarmak yerine, kendini uyarıp,

    Ulan bunların vizeleri yok mu?
    Ulan bunların Ailesi yok mu ?

    Sorularını, peş peşe sorarak resmen mavi ekran vermesine neden olmuştur.

    Neyseki, siparişlerin erken gelmesiyle beyin tekrar açlığını hatırlayıp, gözü kapatarak daldık lahmacunlara. Karnımızın doymasıyla, beyin kendini toparlamıştı birde üzerine çay, sigara yapınca değme keyfimize hani.

    Erken çıkıp, eve gitmemiz gerektiğini hatırladık,
    Aslında öyle acele edecek bir durumda yoktu hani,

    alt tarafı vizeler var,
    alt tarafı 2 puan fazla alalım diye,
    olurda dönem uzamasın diye, hani.

    Derken attık kendimizi yine kapıya,

    Üzerimize gelen kalabalığı inat yürüdük,

    Düştük yine yollara,

    Düştük.
    0 ...
  8. facebook hesabını silen yazarlar

    1.
  9. Facebook hesabını tamamen kapatan insandır, çok nadir bulunmakla birlikte doğru karar vermiş kişilerdir.

    --spoiler--
    şimdi bir takım zaat-ı muhteremler gelipte, yok efendim eski arkadaşlarla görüşüyoruz, yok okul arkadaşlarıyla falan diye bir ton ayak yapıp durmasınlar lütfen, yemezler.
    --spoiler--
    1 ...
  10. 2012 yılının ilk entryleri

    ?.
  11. An itibariyle girilmiş entrylerdir.
    0 ...
  12. inci sözlük için yardım kampanyası

    1.
  13. inci sözlük admini serkan inci'nin "reklamlardan döviz alanlar sponsor olsun" çıkışmaları,
    diğer sözlükleri kabullenememe ve
    özellikle ekşi sözlüğe karşı anti-oksidan tavırlar sergilemesi üzerine başlatılan kampanyadır,

    yazıktır yurttaşlar, yazıktır gardaş, garındaş, analar, bacılar,
    sizde bir püsküvit verin kampanyasına katılın.

    3162 ye boş yada dolu farketmez bi mesaj atında çoluk çocuk sevinsin.
    1 ...
  14. karşıyaka marşları

    1.
  15. yıllar yılı

    1.
  16. Karşıyakanın güzide marşlarındandır sözleri ise şöyledir,

    Yıllar yılı haykırsakta,
    stadlarda deli gibi
    hiç bir beste anlatamaz sana olan sevgimizi
    sensiz hayat neye yarar
    neyliyeyim yaşamayı,
    seninleysek cennet bize cehennemin kapıları.

    örnek vermek gerekirse;

    ]
    0 ...
  17. kaan çaydamlı

    4.
  18. -recep bi duble çay getir be koçum,
    birazda peynir falan be anam hadi kuru kuru gitmiyor.
    0 ...
  19. © 2025 uludağ sözlük