pleasantly perfect
284 (zehir gibi)
altıncı nesil silik 1 takipçi 3.80 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    hayat

    507.
  1. hayaller diye başlıyor
    anılarla yol alıyor
    yaşanmışlıklar öğretiyor
    acıların tecrübesi derken
    the end.
    2 ...
  2. komsuyla sevisirken bakkalin karisini hayal etmek

    12.
  3. ezan sesini duyunca müziği kapatırsan sorun yok.
    1 ...
  4. kız uğruna yapılabilecekler

    1.
  5. ferhat ın dağları seks için deldiği gerçeği

    13.
  6. leyla'yı ailesi alıp götürdüğünde, mecnun gelmişti ya hani leyla'nın yaşadığı yere. evi boş görünce yoldan geçene birine " leylam nerde" diye sormuştu mecnun. "onlar gittiler burdan, ailesi alıp uzaklara götürdü, bir tek şu köpek kaldı geride" demişti o adam da.sonra zıpkın gibi fırlayıp köpeğin gözlerini öptüğünde mecnun, "napıyorsun yahu, niye öpüyorsun köpeğin gözlerini" diye sordu ya o adam. işte o vakit şöyle dedi mecnun: "bu gözler leylamı gördü"

    niye mi öyle dedi? yok, seks için değil. eşşeğin sikinden dolayı.
    6 ...
  7. türbanlı kapalı eş vs mini etekli açık bir eş

    12.
  8. türbanlı açık eş vs mini etekli kapalı eş denseydi, mini türbanlı yarı açık tribünü seçerdik biz. öyle diyeyim ben sana. daha ne diyeyim bilmem ki.
    1 ...
  9. deniz gezmiş

    607.
  10. "alışılır her şeye" deme bana, "ölürüm" deyişlerine
    "ölürüm" deme bana, dediğinize alışılmaz ki
    alışılır desen de, deseler de
    alışılmaz bir kere, yürek alışmaz ölümlere
    alışanlar olsa da...

    en çok biz öldük, öldürüldük, kırıldık
    aydınlıktan kaçırılıp vurulduk gecelerin kuytusunda
    ölümün koynunda yaşadık da
    alıştık mı sanırsın düşen yiğitlere

    alıştık mı?

    yandı sevdana tutuşan bedenim
    ölüme alıştık mı?
    yüreğim çağlayandır acılara
    hüznümüz de güzeldir
    kan kıvamına ağır, akar ha akar
    akar durur da damarlarımda
    alışılmaz ölümlere

    düşenlerin yokluğu?

    saflar daha bir sıklaşıyor
    boşluklar binlerle doluyor
    düşenlerin yokluğu
    deme bana
    ölürüm deyişlerine

    elimdeki kara demir kızıllaşmadan

    alışamam...

    *
    9 ...
  11. hanım koş fikir sıçıyorum

    2.
  12. kadınlarından uzak durulması gereken burç

    10.
  13. satürn ve benzeri üç beş gezegen/yıldız sizi hoşlandığınız bir kadından uzağa konumlandıracak tek şeyse eğer... ne kadına, ne yıldıza bakın derim ben; önce bi içeriye!
    1 ...
  14. küçük iskender

    188.
  15. şairden bir şiir tanımı;

    "bir işkence yöntemi vardır. insanın kafasına kova geçirilir ve su damlatılır kovanın üstüne. adamın kulaklarında o ses yankılanır sürekli ve kafayı yer insan. o iki damlanın düşme anındaki farkı yakalamak insanı delirmekten kurtarır. şiir oradadır işte. o anı yakalamaktır."

    deli sanırsam. aklına sahip çıkmak isteyen okusun ama.
    6 ...
  16. sözlük adaleti

    1.
  17. v for vendetta'dan bir repliğin uludağ yöresine uyarlanmış biçimiyle söylersek;

    "bu sözlükte zall gibi adamları yargılayacak mahkemeler yok!"

    sözlüğü kaosa sürüklemek istiyorum evet. devrim yapıp bluevelve yi iktidara geçirme planları içerisindeyim. o yüzden buradan filmi seyretmiş tüm sözlük yazarlarına sesleniyorum: 4 mayıs'ı unutmayın!
    0 ...
  18. can yücel şiiri okuyup hayran olabilen eşsiz bünye

    3.
  19. hayranlık değil de, güzel olan bişey var. durmadan ayar vermeyi pek seviyoruz ya hani biz... hayatında hiç yemediğin, belki bundan sonra da yiyemeyeceğin kadarını yıllar öncesinden vermiş sana zaten 'şiir baba'. şimdi şuracıkta fazlasına hacet yok. onun yerine benden sana bi soru:

    mal mısın yoksa numara mı yapıyosun?
    3 ...
  20. namaz kılıp alkollü masada oturan kişilik

    5.
  21. cin kültürü ve tonik bilgisi dersini ilkokulda al(a)madığı için geçmişin açığını kapatmak maksadıyla konuşlanmıştır belki de masada. hem sohbeti iyiyse otursun yahu, kime ne zararı var.
    1 ...
  22. kedileri severken ağlayınız

    3.
  23. - fethullah gülen'in son açıklaması mı bu?
    2 ...
  24. zaman gazetesinin 1 milyona koşması

    10.
  25. - afedersiniz, koşarken düşürmüşsünüz, buyrun

    - aa ne ki o?

    - laik cumhuriyet fikri.
    4 ...
  26. ben senle ciddi takılıyorum

    5.
  27. - takılmak derken? biraz kalıp gideceksin yani. ama kaldığın süre içinde ciddi olacaksın. iyi de, ciddi derken?
    4 ...
  28. yaptıklarını övünerek anlatan insan

    2.
  29. bu sanatın başkişisi; modern zamanların yaşam gurusu da diyebileceğimiz, sıklıkla çıktığı yurt dışı gezilerinde, seçkin konukların katıldığı akşam yemeklerinde tanıştırıldığı iki kıçıkırık ünlüyü büyük marifetmiş gibi bıkıp usanmadan köşesine taşımayı adet edinmiş ertuğrul özkök'tür.

    özkök demişken... gençliğinde yakınında bulunduğu üç gencin ölüm yıldönümü yarın. onlar ertuğrul bey kadar "işbilir", "acar" bünyeler olamadıklarından asılmışlardı o vakit. yaşasalar onlar da çok şey anlatırlardı. beyefendiden farklı olarak yapıp ettiklerini değil, düşüncelerini...

    yarın kendisinden denizlerin anısına dokunaklı bir '68 kuşağı güzellemesi bekliyorum. o konuda da anlatacağı çok şey vardır eminim.
    0 ...
  30. sadece bir sesli harf olsaydı eğer

    2.
  31. murteci

    43.
  32. -biz dünyaya ayrı yerlerden bakıyoruz.
    -ama aynı dünyaya bakıyoruz.

    sözlüğün, manidar ve nitelikli yazılar girme konusundaki istikrarıyla okunası kaç yazarı var bilmiyorum ama bana sorarsanız (ki bu yazıyı okuduğunuza göre sorduğunuzu varsayıyorum) o yazarlardan biri de beni bu başlığın altına getirendir. çoğu mevzuda aynı safta durmadığımız kesin olan, ama aynı şeylerden tiksindiğimizi farkettiğim bu muhterem hakkındaki hissiyatım, düşmanımın düşmanı dostumdur kolaycılığından ibaret de olabilir. olsun. dolu dolu yazıyor, yazdığının içini dolduruyor. onu demeye geldim ben zaten.
    1 ...
  33. en aptalca yatırım hamleleri

    2.
  34. bilinen bir sokakta kaybolmak

    1.
  35. bildiğin yolda kaybolabilmekse bahis, sadece aşıkların becerebileceği söylenir. şaşkınlar mı? her aşık birazcık da şaşkındır yahu.
    5 ...
  36. 4 mayıs 2009 uludağ sözlük protestosu

    153.
  37. iki hafta kadar bi aradan sonra yazarlık payesinin tekrar verildiğini görmek zaten yeterince etkilemişti de bir de şimdiki durumu görünce duygulanmamak elde değil. ne bilinçli, ne duyarlıymışız meğer. bravo arkadaşlar. özellikle de kampanyayı başlatan arkadaşı kutlamak isterim. yaklaşık bir buçuk saattir kararlılıkla sürdürdüğünüz bu eylemden dolayı hepinizi tebrik ediyorum. umarım gece yarısına kadar korursunuz bu tavrınızı da, moderasyon da düşünmeye başlar belki, "acaba bi yerde yanlış yapıyo muyuz sahiden?" diye. sanmıyorum, sadece umuyorum.

    sadece bunları yazmak için gelmedim tabii bu başlığın altına. meydanı boş bulmuş da döşüyor gibi olmasın. az sayıda insan bilir zaten kimin nesi, neyin fesi olduğumu. bilmeyen arkadaşlar da eksiyi basıp okumadan gitmezlerse öğrenirler. basanın da canı sağolsun yahu. yemişim karmasını.

    burada çoğunluk üniversiteli diye tahmin ediyorum. o yüzden de o çoğunluk üzerinden yazacağım. yani üniversiteli kimliği üzerinden. dünyanın hemen her yerinde üniversiteli gençlik, toplumun en dinamik kesimini tarif eder; düşünen, sorgulayan, muhalif kesimini. mesela ülkesi ekonomik açıdan sömürge altına alındığında; çocukları, üç beş petrol zengini karına daha fazla kar katsın diye başka bi ülkeye savaşmaya yollanmak istendiğinde; tek suçu dergi satmak olan yaşıtı bir genç işkencede can verdiğinde; emekçinin hakkından hiç olmadığı kadar arsızca çalan bir hükümete karşı sesini yükseltmek isteyenlerin kafasında cop patladığında... işte o zaman adaletsizliğe karşı sesidir ülkesinin. hep derler ya gençlik umudumuz diye. odur işte bu.

    şuracıkta sergilediğiniz sağduyuyu, özeni başka alanlarda da görmek dileğiyle... eksileyin.
    10 ...
  38. medya

    27.
  39. toplumdaki bireylerin dünyaya, yaşadıkları ülkeye ve kendi yaşamlarına dair fikirlerinin oluşmasında rolü çok boyutlu olan; toplumdaki insanları belli bir siyasal programa yahut hakim ideolojik tona ikna etme yetisinden dolayı,egemen sınıflarca sürekli daha etkin araçlarla takviye edilen ideolojik karargahlardan birisi. kim bilir, belki de en önemlisi...

    bu medya denen melanetin, belleksizleştirme ve olağanlaştırma sürecinin en büyük tahribatını genç bünyelerde gözlemlemek pek mümkün. medya ile beraber işleyen diğer ideolojik araçlarla kuşatılmış düşünmeyen; düşünmeye, ifade etmeye ve iletişim kurmaya çalıştığında birkaç on cümle ve kalıba sığınan kuşaklar, insanlığın karşı karşıya kaldığı büyük bir tehdide de işaret ediyor.

    buradan aktaracaklarımız şimdilik bu kadar...
    3 ...
  40. uçak gemisi alırken dikkat edilecek hususlar

    48.
  41. "ulen bu kadar param var, alacağım gemide neye dikkat edeceğimi bilmiyorum hala. du bi uludağ sözlüğe bakıyim hele" diyemeyecek kadar yoksul olan biz sözlük yazarları için dikkat edilecek tek hadisenin, "ulen hiç param yok yine de bi fantazya üretip fikir alıyim gençlerden" temalı başlıklarda hülyalara kapılıp sanal bi alışverişin içine girmemek olduğu kanaatindeyim. moderasyonun bu konudaki düşüncesi nedir, bilmemekle beraber...
    1 ...
  42. kardeş türküler

    61.
  43. meğer 15 yıl olmuş onlar kardeşliğin ezgisini kendi dilleriyle kulaklarımıza iliştireli.

    15 yıl sonra,

    "yüz yıl sonra...
    bugün yaşayan hiçbir anne
    hiçbir sevgili, hiçbir bebek
    hiçbir bıldırcın, hiçbir balina
    hiçbir örümcek, hiçbir aslan
    hiçbir ceylan, hiçbir yılan
    varolmayacak...
    ayrı bir kardeşlik kanıtı değil mi bu
    hayat kanıtı
    her yönden çağdaşıyız birbirimizin"

    diye başlayıp yapmışlar gene yapacaklarını. görüntü sözün önüne geçsin bu defa da. halaya buyrun;

    http://www.youtube.com/watch?v=JDJqkDlDFsE
    1 ...
  44. karşılıksız sevmek

    153.
  45. bir dağın, içinden geçen trene olan aşkı gibi... sen hep yolunu gözlüyorsun da, o arada bi selam edip gidiyor. kal diyemezsin, karşılığı yok çünkü. "artık geçme" desen? olmaz ki, yüreğinin coğrafyasında roma'ya denk düşmüş bi kere; her yol sana çıkacak!

    tek çare var; bir dağ olmaya yazgılısın madem, treni unutup bi çiçeğe aşık olacaksın vakti gelince.

    hem çiçek daha güzel ki, mis gibi kokar...
    38 ...
  46. kazananın daima haklı olması

    2.
  47. işin mutfağıyla değil, sofranın düzeniyle ilgilenenlerin biçtiği "haklılık" payesidir olsa olsa. yoksa "emeğin" dünyası olmuştu çoktan bu gezegen.

    sıyrılıp gelen edit: devran dönüp gün geldiğinde, o da olacak!...
    2 ...
  48. msn den aids kapmak

    1.
  49. haberi olduysa, sevgiliyi daha da çevrimiçi göremezsin.* oldu mu sana aids + ayrılık acısı! sırtına "itiniz" yazılı bi kağıt yapıştırıp, bi uçurumun kenarında beklemek en iyisi bu durumda. ya da dur yahu, belki de yok böyle bişey...
    1 ...
  50. obamanın dışkısının dtp genel merkezine yollanması

    5.
  51. siyasal açıdan dtp'nin epey uzağında bi yerdeyim. öyle 'bölme' işlemlerini filan da bilmem. -entrysinden laf atan süpersonik arkadaştan da, benzer bi başlık altında bu çarpma bölme işlemleriyle ilgili ne yazdığımı okumasını rica edeyim yeri gelmişken.- bundan 20 küsür yıl evvel, cizre'nin yeşilyurt köyünde yaşananlar geldi aklıma. köylülere bok * yedirilmişti orada da, kimi tsk mensupları eliyle. sonra iş mahkemelere gitti, bikaç kıytırık ceza filan. neyse...

    ben şunu gerçekten merak ediyorum artık; nedir bu sizdeki "bok" sevdası arkadaş? ceza hukuku'nda olsun ister misiniz mesela böyle bi madde. sıçtıklarınız biriktirilsin bi yerde, hatta bizzat kendiniz biriktirip ilgili makamlara teslim edin, suçun niteliğine göre de gram/kg hesabı yedirsin artık onlar. olmadı gidip siz yedirin. olur mu?

    daha fazla mide bulandırmadan, tanım:

    pek fantastik temenni. hiç istemem böyle bişeyi ama şayet gerçek olacaksa da, akp'nin american pie daki payı unutulmasın. zira dtp'ninkinden çok fazla o pay...
    9 ...
  52. cheapdeath

    58.
  53. türklerin üstün olması

    12.
  54. cin ali serisinden gayrı kitap nedir bilmeyenlerin, sinan sagiroglu argümanlarını sollayan bir bilimsellikle dillendirdikleri sarsıcı iddia. pek güzel.
    5 ...
  55. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük