üniversite hazırlik döneminde Babamı kaybettikten 1 hafta sonra halamın yapmaması gereken bir şey yapipbir de üstüne benim için "ben onu bir süre aramayı düsünmüyorum" demesi.
90 kilodan fazla olup dışarıda gezebilen erkek kadar hürdür. Bırakın şu şekilciliği! Kadınların zayif olma zorunluluğu yok. Nasıl mutlu ise o kilo o şekilde yaşamalı insan. Tabi ki fazlası sağlık problemlerine yol açar ancak kimseyi kilosu ile yargılayacak kadar şekilciliğe gerek yok!
Bir hafta sonra bugün babamın doğum günü. Geçen sene ilk defa onsuz gecirdigimiz dogum günü idi ve biz babam yine hayattaymış gibi pasta aldık. Sanki yanimizda ve onun yasini kutluyormusuz gibi sonra 9 yasindaki kardesimden hic beklemedigim bi soru geldi.
Neden pasta aldık?
O an ona diyemedim canım çekti demekle yetindim.
Ancak boğazımda bi şey dugumlendi haftaya ne yapicam bilmiyorum...
Tarifi nasıl bilmiyorum fakat ben onunla maç izlemeyi özledim, aynı masada yemek yemeyi özledim, sofradayken bana günümün nasıl geçtiğinu sormasını özledim, onun sürdüğü araba ile gezmeyi özledim, onun ögrencilik anılarını dinlemeyi özledim, esprilerini anlatmasını özledim, ses tonunu özledim, gülen gözlerini özledim, belki de en çok kokusunu özledim. Evet ben babamı özledim.
Babası olmayan biri değilim ben benim de babam var hem de onunla gurur duyduğum bi baba...
Sadece zamanımız bitti şimdi melek olup uçtu ama benim babam VAR!