ongörüsü cok salam oldugu icin (onceden yasamisligi oldugu icin) onyargili haraket ettigini dusunmemek gerek
aslinda burda yaziyor olmasi bile tuhaf insanlar kendilerini mutlaka ifade etmeli demekki yoksa yazar bir adam o yazdigi seyin okunmasini neden istesinki? istemese buraya neden yazsin ?
konu ciddi bi konudur, insanlarin burda yazilan bircok seyi,cidiye alanlar var ve bolede olmasi gerek zaten
suanki gencligin ne umurunda yada umudunda diye sorasim geldi.
kararsizliklarin ve bilinmezliklerin hakim surdugu bir dunyada, ve bunun varliginidanda bi hali haberdar olupta, sagda sola gotu basi oynarak yuruyen bir adam olmadigi kesin.25 yas ustu yazralarin burda fazlasiyla ilgili hakkinda actig baslik altinda sanki ergen dusmaniymis gibi muamele gordu ve bazi denyolar eleman liseli bebe beyler diyor. BURDAN soyleyim bu yazar arkadasim olmakla beaber bi hayat paylastigim biridir, yasilarin dikkate alinip okumanmasi farz saylir.
emekli amiral i̇lker güven, geçtiğimiz günlerde kapanmış olan maya dergisinde 2007 yılında yayınlanan dostumuz amerika ve avrupa başlıklı makalesinde i̇talyadaki nato kolejinde ortaya çıkarılan ve türkiyeyi bölünmüş gösteren harita ile ilgili olarak şöyle diyor:
söz konusu haritayı, kıymetli arkadaşım emekli hava orgeneral cumhur asparuk, 1975 yılında i̇ncirlik hava üssü subay kafeteryasında bizzat gördüğünü söylemiştir.
demek ki, büyük resim 1975te hazırdı..
güven bir tarihi gerçeği daha açıklıyor:
bilindiği üzere, abd senato ve temsilciler meclisi gizli kararları 100 yıl geçmeden açıklanmamaktadır. 1996 yılında 100üncü yılını dolduran ve ancak bugünlerde elimize geçen 31 ocak 1896 tarihli 54. kongre gizli kararı inanılmaz gerçeği karşımıza çıkarmaktadır.
abdnin belirleyeceği bir temsilci ile her hıristiyan ülkeden bir temsilcinin osmanlı i̇mparatorluğu adındaki devletin kabul edilemez ve inatla devam eden şeytani hareketlerinin düzene sokulması. bu karara göre; abd temsilcisi mutlaka abd vatandaşı olacaktır. temsilci, hıristiyan ülke yöneticileriyle işbirliği yaparak aşağıdaki görevleri yerine getirecektir;
a- tüm hıristiyan ülkelerden abd temsilcisi ile beraber çalışacak, benzer özelliklerde birer hükümet temsilcilerinin atanması sağlanacaktır.
b- uluslararası hıristiyan komitesinin uygun bir bölgede organizasyon çalışmalarına başlaması sağlanacaktır.
c- uluslararası hıristiyan komitesince din, mezhep ve milliyetçi özelliklere bakılmaksızın geçici bir hıristiyan yöneticiyi türkiyenin başkanı olarak seçilmesini mütakip, osmanlı i̇mparatorluğunun mevcut bölgelerinin sınırlarla ayrılması, bu bölgelerin hıristiyan eyaletleri kabul edilip, hıristiyan gücünün türkiye birleşik devletleri adında toplanması, utah eyaleti yönetimi örnek alınarak ve çok eşlilik, kılıçla fethetme gibi dini vaazların ve hareketlerin yasaklanması sağlanacaktır..
d- geçici hükümet türkiye birleşik devletlerinin sınırlarının içerisindeki etnik özelliklerine uygun olarak oluşacak ermeni devleti müttefikimize tüm hıristiyan devletlerinin askeri destek sağlamaları istenecektir.
e- daha önce bahsi geçen geçici hükümetin süresini tamamlamasından sonra müttefik güçler tarafından kısa zaman içinde türkiye birleşik devletlerinin uluslararası hıristiyan komisyonu tarafından tanınması sağlanacaktır. türkiyedeki ülke yönetiminin hiçbir zaman sultan, halife veya peygamber muhammedin dini (şeriat) yöneticileri tarzında olmaması ancak ılımlı dini fikirleri olan ve insanlara olumlu yaklaşan yönetimlerin kurulmasına özen gösterilecektir.
türkiye kimliğinin dayanağı nedir?
türkiyeyi eyaletlere ayırarak bölme yönetme stratejisi, abd tarafından 1896 yılında kabul edilerek meclisler tarafından onaylanmıştır. görüldüğü gibi bu kararda türklere de kürtlere de yer yoktur! sadece ilımlı müslümanlar a yani teslim olanlara yaşama şansı verilmektedir.
abdnin, süleyman demirele, turgut özala ve tayyip erdoğana eyalet sistemini dayatmasının ardında 116 yıl önce kongrenin aldığı bu karar vardır. erdoğanın türkiye kimliği lafları da işte bu 116 yıllık amerikan projesinin psikolojik hazırlığıdır!
emekli amiral i̇lker güven, dostumuz amerika ve avrupa başlıklı makalesinin sonuç bölümünde şu uyarılara yer veriyor:
* emperyal güçlerin demokrasi anlayışları, kendi güdümlerindeki veya güdebilecekleri bir partiyi seçimlerde zafere ulaştırmaktır. bunun içinde, yerli işbirlikçiler etkin bir şekilde kullanılmaktadır.
*emperyalizmin en önemli etkin silahı ekonomidir. bunun için özelleştirme adı altında ülkenin önemli ekonomik güç ve varlıkları devletin/kamunun elinden alınmaktadır. ülke, dış borç kısır döngüsüne sokulmakta, sermaye hareketlerine sınırsız serbesti sağlanmakta, mali kontroller kaldırılmakta, gümrük birliği ve reform adı altında ekonomi korumasız hale getirilmektedir. bunun sonucunda da sandıktan dışarıdan desteklenen partiden başka partinin çıkması imkânsız hale gelmektedir.
*bütün bunlara ilaveten, emperyalizm, tuzak olarak ülke içindeki bölücü ve yıkıcı unsurları da kullanarak hatta onlara ihanetleri karşılığında siyasal, ekonomik, kültürel özgürlük dahil vaatlerle umut şırınga ederek ayaklanma ve isyana zorlamaktadır.
*bugün türkiyede anti-amerikancı müslümanlar sindirilerek abd ve ab sempatizanı i̇slamcılıkegemen olmuştur. bugünkü akp iktidarı gücünü büyük ölçüde abdnin büyük ortadoğu projesinden almaktadır. abdnin ilımlı i̇slam devleti tasarım ve stratejisi ile abnin imtiyazlı ortaklık modeli tam bir uyum içindedir. her ikisi de türkiyenin batıya bağlı, ılımlı ve uyumlu bir yandaş devlet olmasını içermektedir.
tarihe bir göz attığımızda, acı ama gerçek olan şu bilgilere ulaşırız:
*1838 balta limanı gümrük birliği anlaşması: bugünkü 1995 gümrük birliği anlaşmasıyla eşdeğerdedir.
*1839 tanzimat fermanı: bugünkü ab uyum yasaları ve imf dayatmaları ile eşdeğerdedir.
*1856 i̇slahat fermanı: bugünkü ab türkiye ilerleme raporları ile eşdeğerdedir.
sonuç: bu anlaşmalarla osmanlı i̇mparatorluğu parçalanmıştır!
einstein aptallığın en açık delili, aynı şeyi defalarca yapıp, değişik sonuç almayı beklemektirdiyor...
i̇stanbul ve anadolu üzerinde eski planlar türk tarih kurumu ermeni araştırmaları başkanı prof. dr. hikmet özdemir, i̇stanbul ve anadolu üzerine planlar konulu bildirisinde i̇ngiliz-fransız ortak komitesinin 1915 yılında yaptığı ortak komite çalışmasına ilişkin raporun eklerinde 5 adet paylaşım haritasına yer verildiğini belirtti, prof. dr. özdemir, bu haritalarda boğazlar ve güneydoğu anadoluyu rusyanın, basra körfezini i̇ngilterenin, egeyi ise yunanlıların aldığını kaydetti. birinci dünya savaşının daha başında i̇ngilizlerin mutfağında bazı şeylerin kararlaştırıldığını ve anadolunun bölüşüldüğüne dikkati çeken prof. dr. özdemir, büyük kahraman atatürk ve silah arkadaşları, gizli pazarlıkla, petrograd, londra ve pariste yapılan anlaşmalarla bu topraklara biçilen senaryoları, anafartalarda paramparça ettiklerinin farkında değillerdi dedi.
barzani, kürtler tek devlet olacak
bu arada 16 temmuz 2010 tarihli yeniçağda yayınlanan fatih erboz imzalı habere göre iraktan kürdistan olarak bağımsızlık ilan etmeye hazırlanan barzani, mısır televizyonuna konuşmuş ve türkiye, suriye ve i̇randaki kürtlerin tek devlet olacağını ilan etmişti.
türk, fars ve arap ulusu gibi kürtler de devlete sahip olmalı diyen barzani, hedefe ulaşmada akpnin de desteğini ima etti.
pentagonda yahudi asıllı abdli istihbaratçıyla 20 yıl önce yaptığı görüşmeyi köşesinde aktaran akşam yazarı serdar turgut ise odaya girdiğimde kürt temsilcileri oradaydı, sınırları güneydoğuyu içine alan harita da önlerindeydi ifadesini kullanmıştı.
abd başkanı wilson da 1920 ekim ayında paris barış konferansına sunmak üzere türkiyenin parçalanmasını öngören bir harita hazırlamıştı. haritada kuzeydoğu anadolu ermenilere, güneydoğu anadolu ise kürtlere bırakılıyordu.
dönemin abd başkanı wilson, kendi kaderini tayin hakkı ilkesini ortaya attığı zaman, asıl hedefi, parçalanmakta olan imparatorluklardan güçlü ulus devletler yerine küçük devletçikler çıkmasını sağlamaktı.
öyle ki wilsoh prensipleri denilen belgeyle anadoluda bir ermenistan ve kürdistan kurulmasını istedi. zaten, bu kararlar, daha sonra türkiyeyi parça parça eden sevr andlaşmasına da geçirildi.
wilson prensipleri, mustafa kemal paşa tarafından kürtleri de kapsayacak şekilde bütün türk milletinin kendi kaderini tayin hakkı na dönüştürüldü.
mustafa kemal paşa, wilson ilkelerini kabul ediyor; türk milletinin etnik parçalar halinde değil, bir bütün olarak bu hakkı kullanacağını dünyaya ilan ediyordu.
1920lerde yapamadığını, 20nci yüzyıl sonuna doğru ve 21inci yüzyıl başında yapmak isteyen batılı ülkeler, yine eski tuzakları kurdu. türkiyenin içine nüfuz ettiler, pkkyı kurdurup silahlı propaganda ile türk milletinin direniş seviyesini çökertmeye çalıştılar. derken abye uyum yasaları ile hepsi birer istihbarat kuruluşu olan yabancı dernek ve vakıflar türkiye içinde örümcek ağlarını kurmaya başladı.
abdnin afganistan ve özellikle irakı işgal sürecinde, türkiyeyi parçalamaya dönük senaryolar ve haritalar artık nato toplantılarında türk subaylarının gözünün içine sokulur oldu!
akp, yasal olarak federasyonun alt yapısını hazırladıktan sonra, 2007 seçimleriyle birlikte zafer üskülün anayasadan atatürk milliyetçiliğini kaldıralım söylemi ile zemin yoklamaya başladı.
ahmet türkün 4 parça kürdistan söylemi sınırlarını olağanüstü hal bölgesi diye turgut özalin çizdiği, ordusunu hazırladığı, devlet içindeki devlet, tayyip erdoğanın açılım politikaları sürerken bakın ahmet türk tarafından nerelere yükseltilmek ve yüceltilmek isteniyordu:.
dtp genel başkanı ahmet türk, erbildeki konuşmasında neden ortadoğu halkları arasında da bir birlik oluşmasın ve birbirlerini tanımasınlar. 4 parça kürdistanda kürtler zorluk içinde ve baskı görüyor. bu baskılar kalkmalıdır ve bu baskılar da demokrasi ile kalkar. herkes kendini demokrasi ile ifade eder diyordu.
barzani ve talabani, doğrudan i̇srail istihbaratı tarafından para ve silahla desteklenerek bugünlere getirilmiştir. yani onların emelleri i̇srailin emelleriyle karışıktır. ahmet türk ve öcalanın emelleri de sınırlarını mossadın çizdiği büyük kürdistan hedefi ile aynıdır! bu haritayı eski amerikan büyükelçisi pearson, erzurumdan bağdata uzanan bölge tek bir ekonomik bölge olacaktır diye açıklıyordu. barzaninin i̇nternet sitesinde de haritaların altına, bu bölge sadece ekonomik bir bölge olarak kalmayacak, tek bir siyasi bölge haline gelecektir. i̇şgalci türk ordusu, kuzey kürdistandan çekilecektir yorumu yapılıyordu. bu durumda demokratik açılım dedikleri proje, türkiyenin kendi eliyle kendi coğrafyasını, kurulmakta olan i̇srail güdümlü bir devlete peşkeş çekmesine yarayacaktı..
türkiyeyi işgal tatbikatı: bin yılın meydan okuması
abd, 24 temmuz 2002de nevada çölünde bin yılın meydan okuması adı altında türkiyeyi işgal tatbikatı yaptı. abdullah gül, dışişleri bakanı iken, 2 nisan 2003 günü abd dışişleri bakanı powell ile ankarada 2 sayfa 9 maddelik bir gizli anlaşma yaptı. bunu da gazeteci sedat sertoğluna kendisi açıkladı.
bu gizli anlaşmadan 3 ay sonra, abd ordusu, türk askerinin başına çuval geçirdi. çuval geçirme eylemi, belki de gizli anlaşmanın uygulanması için türk ordusuna bir ihtardı.
ardından sınır ötesi harekatta ısrar eden ve abdye direnen 5 genelkurmay başkanı ve bütün milli kuvvetler ergenekon çetesiolarak suçlandı.
1996 yılında cianın yan kuruluşu rand corporationun yayın organlarında şöyle deniyordu:
abd artık anap ve dyp gibi partilerle türkiyeyi kontrol edemez, fazilet partisinin başına yenilikçi kanadın geçmesi, tayyip erdoğanın başbakan, abdullah gülün de dışişleri bakanı olması halinde abd türkiyeyi kontrol altında tutmaya devam edebilir.
abdullah gül, basın toplantılarında irakta yaşananlar bölgeye ders olsunve şunu açıkça söyleyeyim, ortadoğuda bütün rejimler değişecek diyordu.
peki bu sürece nasıl gelindi? camp david kararları mı güncellendi? buckingham kararlarının bu süreçte rolü nedir?"
anarşizm kişisel eylemden ibadettir bugün okan bayulgenin anarşist olup olmadığını tartışıcaksak ozaman biraz gerilere bakmanız gerek.
okan bayulgenin 10 sene önceki davranışlaryla şimdiki davranışları arasında ne gözlemlediniz? evet programın bitiminde tüketim çılgınlığı ve insanların televizyon denen aptal kutudan vazgeçmeleri havasında bişeyler zırvalıyor. reklamların nekadar gereksiz olduğunu sölerken kendisini hemen hemen hergün bir reklam filmini seslendirirken duymak mükün, sizce bunlar tezat değilmidir?
okan bayulgen denen şahısın ailesinede bakmak gerek anne ve babası istanbulun soylu zengin ailelerindendir ve bu aile mason örgütünün üyesidir okan daha önce takıldığı anarşist tavırlar yüzünden bir çok mason locası tarafından eleştirildi ve uyarıldı, ki o mason localarıda direktiflerini ingiltere büyük mason locasının aldı ki onlarda bu kararı kendileri tek başına almadı
illuminati denen örgüt bugün dünyaya hakim olmakla kalmayıp dünyayı her yöndenden manupüle ediyor. okan bayulgenin programındaki masaya bir dikkat edin illuminati örgütünün işaretidir bunu bir çok yayın organlarında bulabilirsiniz.
Not; okan bayulgen bir projedir ve bir çok insan bu projeyi yutmuştur.
Saygı dinle alakalı değildir,bugün dünyada bize kolaylık sağlayan birçok icad ateistler tarafından yapıldı burda yazabiliyosan bunu sebebi allaha inanmayan birilerinin sayesinde, internet ve bilgisayarı ateist bir kaç adam icat etti örnek,cep telefonu, ve herkezin evinde bunları görmek mevcuz saygı duymuyasan onlarıda red ediceksin.
herkezin google arama thomas more bulması bir ütopya değildir mesela, ütopya başlığında 3 sayfa yazılmış ki buda bu platformun bu tarz konularla nekadar alakasız ve bilgisiz olduğudur bir ütopya varsa oda siz ergen bebelerin bunları hiçbirzaman anlamıycağı olmasıdır.
14 sene hollanda da yaşadım ve oranın kraliçesi beatrixe istediğini söyliyebiliyorsun, canlı yayında bakan esrar içebiliyor ve 70 milleten insan yaşıyor bu ülkede ve şimdiye kadar daha bir kişi bile birine bu sebeblerden dolayı dava açmadı ve herkez güle oynuya yaşıyor ve orda yaşayan türkler bu politikayı destekliyor ama türkiyede milletin götü korktuğu için bişey diyemiyor, neden orda mümkünde bizim bu ziktiğimizin ülkesinde mümkün değil bu düşünce özgürlüğü dedirtcek bir durum?
flas tvyi izleyenler kendi ortamlarında bilgiye muhtaç kalan ve önüne sunulanlardan başkasını bilmeyen kişilerdir, o şahıslarada bilgi verilse, eğitim sitemlerinde bi değişikliğe gidilse ozaman izlemezler flah tvyi yani izlemekten başka şansları yok. Bir insanın seviyesini izlediği kanala göre deyerlendirmek ise flash tv izleyeninden daha düşük bir seviyedir.
Saçma bir sorudur insan bişey olamaz insan olmaktan başka,sistem tarafından bir catagoriye sokmak için insanları insanların bişey olması lazım. hiç bişeyim duyanı duydunuzmu hiç? ozaman duyun ben hiçbişeyim sadece bir bireyim.