Tema Vakfi'nin, duyurmak icin e-posta agi olusturdugu ve bilincli insanlara ulasmaya calistigi bir kampanyadir.
--spoiler--
Yeryüzünün aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. Bu sene (2010) dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin. Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün. Üzerine de bir bardak su dökün.
Gömme imkanınız yoksa bi poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın ( yada arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre kirliliği değildir aksine çevre için yeni hayattır. Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler.
Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir ! Bunu yapmayın ve yaptırmayın.
Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan yada dikilen bu çekirdeklerin en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış.
En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet...
Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım. .
Bu uygulama TEMA tarafından başlatıldı ve bilinçli toplum olarak bizlerin desteklerini bekliyor, Doğaya yardım etmek, gelecekte etrafımızı saracak beton ve gökdelenlerden alamayacağımız oksijeni karşılamak için bile bu çekirdeklerden çıkacak ağaçlara ihtiyacımız olacaktır.
Poşete koymadığınız her çekirdek için şimdiden teşekkürler...
--spoiler--
icimde birseylerin beni yarim biraktigini dusundukce kendime sordugum soru...
icimde ne var biri soylesin! su hic durmadan cirpinip duran seyden bahsediyorum, damarlarima ilerlediginde duydugum sonsuz hazzin tarifini yapin ya da biriniz. ve acele edin, yapacak cok isim var hala.. sahi hangi isi bitirdim ki ben, hepsi yarim. durun durun, bekleyemem simdi ne diyeceksiniz diye uzun uzun, acele etmem lazim...
neden acele ediyorum ki? icimdeki ne, neden surekli yetismeye calisiyorum ben bir seylere? zaten yarim kalacak, oyleyse durun! ve biriniz zamani durdurun, hayir onu ben yaparim! sen saatimi tut.. kolumda olunca is yapamiyorum rahatca cunku... ee zaman nerde ?
acele edin, gec kaliyorsunuz... gecen gece Ay ve bi kacak Yildiz yeniden birlesti Anit Park'in uzerindeki simsiyah sonsuzlukta hanginiz gordunuz? diz ustu bilgisayarimin kapagini acarken canini yaktim, hanginiz hissetti? ben yururken bi karincayi acimasizca oldurdum, hanginiz duydu cigliklarini onu seven diger karincanin? Ay dede aslinda aydinliktan korkuyordu... hanginiz duydunuz onun geceleri ettigi dualari? acele edin, gec kaliyorsunuz bir seylere..
ben o zaman sarki soyleyeyim, biriniz kisin su muzigin sesini... bu sarkida adim geciyor, farkettiniz mi? bence hayir, cunku hepiniz uyuyordunuz ben sarki soylerken.. odam melodilerle doluydu. siz uyudunuz! ben o zaman sarki soylemeliyim... biriniz benden daha yuksek bi sesle islik calmalisiniz...
ne var icimde?
bu cirpinip duran seyin adi ne? ve damarlarimda dolasan bu heyecanin sirrini soylesin biri.. acele etmem lazim, benim gormedigim bir cok sey oldu su anda dunyada, hepsine evet hepsine yetismem lazim... biri su muzigin sesini kissin ve yuksek sesle islik calmaya baslasin, cunku ben odamin icini melodilerle dolduracagim, siz uyuyun...
"gunes bulutlarin arkasina saklandiginda, bulutlarin sirti yandi ama haberiniz olmadi", neden aglarlar diye hep dusunurdum ben, artik sirri biliyorum... acele etmemeliyim, her isim yarim, zamani durdurmaliydim; ama o da yarim kalir, sahi saatim nerde?
bazen, sinifa ilk gelen yabancidir o ve sen kucak acarsin ona, yakin olursun, dost dersin belki zamanla, sonra o gider, en uzagina, en en en dusmanca tavirlarla diş biler sana.. seneler gecer, kural degismez! yalnizca cumleler yogunlasir, cocukca kavgalar yerini garip kiskancliklara birakir..
bazen, "deli" gibi begendigin birinin "deli"gibi asik oldugudur Ozlem... terkedendir ve de genellikle, hep beklenendir..
sana meyille sonuclanir her beklenti... fakat "Ozlem" vardir geride... ya gelirse? ya gelir de "sen" olursan yerinde? olmamalidir, 'senelerce evvelinden ciksaydin karsima' diye baslar cumleler.. bunun evveli mi vardir ki? seneleri mi vardir ? ya simdi uygun gorduyse tanri zamani? ve simdi en uygun zamansa aslinda karsilasmak icin? ya kacarsa firsat? ve bu kez adi "Ozlem" olmazsa ?
bazen, aldatilandir "Ozlem". ruhu duymaz, belki bilir de, sorun cikarmaz... uzaktadir cunku, duygularina yeniktir, inanclidir "Ozlem", donecektir sevdigi, mutlu gunler ikisini bekliyordur cunku, mutlaka guven doludur gozleri.
bazen de , gelmeyendir "Ozlem". binlerce kisinin oldugu bi konserde, sahneye adiyla davet edilir eski sevgili, "senle ben pergel gibiyiz" diye baslar siir, "Ozlem ne olur affet" diye devam eder duygu akmaya, ama gelmez o "Ozlem". gelmeyisidir belki de onu degerli kilan... kim bilir...
"Ozlem" olmak nasil biseydir? ozlenen olmak nasil? hep beklenen olmak icin ismin onemi mi vardir, yoksa tum bunlar beni mi buldu?
dikkatimi celbetmesi icin cok da onemli degildi olaylarin farkliliklari belki de, ozneler ayniydi cunku...
bi isimden bu kadar nefret ettirilir bir insan?
ee,
ya benim hayatimdaki ozlemler?
biri bana soylesin, "Ozlem " nasi olunur ? isin sirri nedir, bu ismin kodu nasi cozulur?ya da oyle bisey...
youtube,myspace lastfm ve bi cok siteye girdigimizde bilmem ne mahkemelerince yasaklanan siteleri gordugumuzde kendi kendimize soylendigimiz tumcedir. feci can sikar! sirada ne var diye devam edilir. sonra katmerli sovulur!
bilirsiniz,once youtube "bize" engellendi.
sonra myspace'e girmeye calistigimizda, " Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.
T.C. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.06.2009 tarih ve 2009/45 sayılı kararı gereği erişime kapanmıştır." denir. Sonra lastfm ee sirada ne var?
bunca diretmek niyedir?
insanlarin dinledigi muzikleri yaymaya calismasinda, liste tutmasinda ve bunu insanlarla paylasmasinda ne gibi zarar vardir?
girilmesini onerdikleri siteler nelerdir?
gutmek istedikleri koyunlar nasil olmalidir? biz ulke gencligine madem bi liste cikarsinlar, ondan sapmayalim!
bu kadar israrci, bu kadar baskici, bu kadar "kapali" da olunmaz ki!