Bildiğiniz gibi yada bildiğimizi sandığınız gibi ülkemizde doktorlara performans üzerinden döner sermaye pay edilmeye başlandı bir süre önce. Bunun hem doktor hem de hasta tarafına bir takim etkileri oldu ki konumuz o değil.
performans sistemi özetle şudur, hatamiz okursa affola, en çok çalışan yada çalışmış gibi yapan parayı kapar. Merkezi bir sistem ve herkesin buna bagli kisisel hesapları vardır, ay sonunda herkes o sistemdeki istem sayisi,oranı, kadar döner sermaye parasını alır.
Haliyle bizim meşhur doktorumuz da hastaneye bir gireni MRI dır biyopsidir. BT dır efendim eline ne geçerse yaptığı testlerle sonuca ulaşmaktadır. Hastanede yapilmadık işlem, girilmedik boşluk bırakmaz.
Kimi zaman iyice çirkefleşip,asistanlarina ,neden istemleri benim adıma yapmıyosunuz, bak yakarim hepinizi, diyerekten döner sermaye deki hakkını kimselere kaptırmadığını da söylerler.
Not:ara sıra hastalarının evine de giriyordu, o işlem performansa dahil mi bilemiyorum? Bilen varsa aydınlatsın.
böyle bir kitap yazılsa, muhtemelen bestseller listesine kafadan giriş yapardı. ayrıca her güzel kitap gibi sinemaya da uyarlanıp paraya ne isterse onu derdi. zengin kız fakir oğlan gibi klişelere alışmış olan toplumumuz nicedir yeşilçamda böyle bir film çekilmemesinin buhranını yaşıyor. seçimin yaklaştığı bu günlerde hızlıca bitirip, senaryo çalışmalarına başlanabilir.
senaryo için de ufak bi başlangıç yapmış olalım hadi devamını getirirsiniz siz;
kızımız cemaatte bir bölgenin ablasıdır. konumu duruşu itibariyle davasının şuurunda, örnek davranışlarıyla ablalığının bilincindedir
oğlumuz ise akp ye bağlanmış, yeni türkiye yolunda canla başla çalışan, bıyıkları yeni terlemiş, yakışıklı bir gençtir.
söylemeden geçmeyelim aynı üniversiteye gitmektedirler.
bu gruplar sürekli çatışma içinde olduklarından mütevellit zıt fikirler sürekli karşı karşıya gelmektedirler.
klasik senaryo uzatmaya gerek yok, biraz daha yazarsam çekilen filmden telif hakkı istemek zorunda kalıcam onun için devamını bende merak ederek, yazarımızın hayal gücüne bırakarak noktalamak istiyorum.
önce kendimi tanıtayım sayın yavşak muavin. sana bey demiyorum çünkü yavşaklara bey demek prensipte pek haz etmedigim bir hitap biçimi. ben yavşadığın sarışın kızın ön çapraz koltuğunda oturan bıyıklı erkek. beni hatirlamaman mümkün değil çünkü o kızın koltuk numarasını aklına kasidigini adım gibi biliyorum. muhtemelen biletten adına numarasına bakıp bilimum sosyal ağlarda da takipçi adayı olursun.
yalnız tanışma cümlelerini merak ediyorum." ehe beni hatırladın mı, hani sana fazladan kahve ,kek vermiştim"
kızda cevaben " allah razı olsun aç karnımı doyurdun" derse bi ihtimal aşkınız filizlenebilir. otobüs topçular- eskihisar arasında feribottayken martilara kek bile atarsınız.- kek atacaklar tabi simit de neymiş.-
yalnız dostum şimdi yanlışlarını söylemem lazım
kahve kokusu burnuma burnuma geldi , insan öne de uzatır bıyıklı abi sen de içer misin? der.birinci falson bu oldu.
ikincisi ise daha önemli ; oğlum artık eşantiyon kekle kız tavlamak mı kaldı lan. bi kendine gel
üçüncüsü de; o.kız sana bakmaz oğlum. manitosu varmış. o sarışın kızın ön çapraz koltuğunda oturduğumdan ötürü bütün dedikoduları duymuş bulundum.
neyse , yapma evladım artık böyle şeyler . bu entryi okursan eğer beni tanırsın eminim. bide 'yorum yap sitemizde 'dedin kıza inerken.
ben yapicam yorumu merak etme sen.
bu arkadaşlar otobüste metroda tıp kitaplarını açarak ilgi çekmeye çalışırlar.
kitap yoksa iki tanesi bir araya geldiğinde bağıra bağıra tıp okuyoz la biz tarzı muhabbetleri yapmaktan da hic cekinmezler.
ilgi toplar fakat bu ilgi arkadaşların beklediği tarzda değildir.-muhtemelen uuu tıp mi okuyorsunuz -siz diyen guzel tepkisi bekleyen kahramanlarımız , yaşlı teyzelerin ilaç beklentilerine maruz kalacaklardır.
bunlardan umudunu kesmiş olan kahramanımız farklı yollara da dener .
sözlüklerde eleştirel yazılar yazıp prim yapma çabasına dahi girdiği söylenir.
edit:çocuklara-pardon adam- da kızmamak gerekir, asosyal varlıklar onlar da elinde olan imkanlarla ortam yapmaya çalışıyorlar işte.
edüt: tıp okuyan arkadaşlar durumdan rahatsız.
ygs yi 6 günde açıklayan ösym nin yds yi açıklamaması durumudur.
önceden bir ayda sonuç açıklanmayan sınavlar da biliriz fakat beklentiyi siz yukselttiniz sayın ösym .
tus la beraber ikisini bir aradan çıkartma hesabi mi yapıyorsun anlamadım ki .
ahmet turan alkan'ın recai güllapdan ismiyle yazdığı denemelerden oluşur.
okurken yüzünüzü gülümsetecek , etraftan tuhaf bakışlara vesile olabilecek memleket meselelerine dair hoş yazılar .
eski türkçeyi çok iyi kullanır kitapta. -eski türkçe diyorum zira artık kullanabilen kalmadı pek-
anlamıyorum dil ağır diyenlere de ayar vermiştir .
--spoiler--
frenkçe talim ederken lugata bakmaktan arlanmazsınız lakin ana lisanınızı daha validenizin batnında iken sular seller gibi bellediğinizi vehmedersiniz. şükredin ki şu tarriratımı ecdadın tekellüm ettiği lisana hakkıyla hürmet ederek değil de frenklerin 'light' dite tesmiye eylediği hafifletilmiş bir tarz üzre yürütmekteyim. eğer bu usule tevessül etmese idim haliniz ne olurdu ey okuyucular?
--spoiler--
evet bu eylemler için açtım başlığı.
demokrasi istemek seçimle başa gelmiş hükümete sövmekle mi olur?
türkiye de ki darbeci zihniyet kalıntılarını hala devam ettiriyor. sevmediğiniz bir iş yapılınca hükümet istifa. kahrol . defol git, nidaları havalarda uçuşuyor.
kabul et veya etme o adam senin başbakanın. sev yada terket repliğini burda söylemeye gerek yok. ülkeni sev ve bu ülke için çalış.birilerinin ahkam kesmesiyle ortalık düzelmiyor.
bu hükümet istifa edip de taksim meydanında sallandırmayı isteyen onlarca adamın önüne mi bırakmak niyetiniz.
nefret dolu yazılardan geçilmiyor ortalık.
siz kim biz kimiz allah aşkına .
evet yobaz diyorum israrla o eylemcilere .chp ye uyup da basit bir yürüyüşü cumhuriyet mitingine çeviren eylemcilere özellikle.
yazık be çok yazık.
hasta olunmuştur evde yorgan döşek yatılıyordur. gelsin ıhlamurlar gitsin çorbalar , ağrı kesici, antibiyotik artık hastalıkla ilgili ne kadar iyileşme yolu varsa deneniyordur.
babaanne üzüntüsünden olsa gerek ah evladım ah yavrum nidaları içinde odaya girip çıkmaktadır , her defasında da elinde kendi ilaç koleksiyonundan nadide bir eseri göstererek.
+oğlum al şu ağrı kesiciyi iç iyi gelir
-ver babaanne içeyim .. 10 dakka sonra
+oğlum yavrum hala düzelemedin mi ? al şu soğuk algınlığı hapını yut.
biraz mecburiyetten biraz da babanneyi kırmamak için ona da tamam denir
10 dadika sonra
+bak bu hap beni düzelletti çok iyi geldi bana .
-ne ki o ?
+romatizma hapı yavrum ağrılarımı hemencecik kesiverdi senin de ağrına iyi gelir.
-asfafgdsgs. içmesem şimdi çok ilaç içtim zaten dokunmasın , daha kötü yapar beni .
+tamam ozaman sonra içersin .
yine yatar vaziyette buulnduğum odanın kapısı aralanır elindeki ilaçla malum kişi
+şu tansiyon hapıyla , kas gevşeticiyi yutuverdin mi bişeyciğin kalmaz.
aman yarabbim ne zaman tükenicek bu ilaç dalgası , senin ne kadar hapın var mübarek kadın. biliyorum torununa hiç kıyamıyorsun hasta olmasın istiyorsun bundan bu ilgi alaka canım benim ya.
makul bir bahaneyle son atak da savuşturulduktan sonra sözlük başına iç dökmeye gelinir..
ALlah tektir birdir tabi . fakat islam dini sadece bu temel üzerine kurulmaz allah inancı olacak o inançla birlikte peygamberlerine, meleklerine vs. şartlarına inanmakta zorunluluktur . zorunluluk diyorum çünkü kişinin kendi isteğine bırakılmamıştır inanıp inanmamak.bunları reddetmek dindeki ayrılıkçı fikirlerin ürünüdür. bunu niye yazdım islam dininin diğer inançlardan farklı olarak ' yaratıcı var' demekle tamam olamayacağını anlatmaya çalıştım -bu kadar oldu-. dine inanmayanların bu konuyla alakası yok zaten.
bir elinde şeker, diğer elinde topladığı paralarla bakkaldan içeri sadece o parayı harcamak için girer çocuk. ne alsam diye bakarken raflardaki renk renk çikolata şeker türevi ne varsa parayı ona yatırıp bakkaldan çıkılır. (bkz: baba bak paramla ne aldım)
karşı cinse cinsel aletini gösterme ile ilgili psikolojik bir bozukluk. tanımında da; boş zamanlarında ve canları sıkıldığında herhangi bir yerde bu davranışı sergileyebilirler diye tarif edilir. bu rahatsızlığı olan kişiler kendileri veya yakınları vasıtasıyla psikolojik destek almalıdırlar. aksi halde i mahallenin gençleri gereken desteği sağlarlar efendim kendilerine ..
bugün bankada sıra beklerken önümdeki hanım kızımızın ağzından çıkmış cümledir.
-üffff yhaa yarın doum günüm ama havaya bak yağmurlu hep böyle oluyo zaten her doğduğumda hava böyle. ve ciddi bi şekilde denmiş, herhangi bir gülüşmeye yol açmamıştır bu cümle arkadaşları arasında.
bu durum tabiki herkes için geçerli değil. okul bitsinde gideyim gözüyle bakanlar . devletin çeşitli kurumlarının burslarıyla okuyup da daha sonra ülkesine bi gram hayrı dokunmayanlar ve bu da yetmezmiş gibi oralara gitmeyi bi b.k zannedip türkiye'de ki meslektaşlarını küçümseyenler var ya aha onlara benim sinirim. (bkz: gece gece sinir ettiler)
halk arasında yaygın olarak bilinen ve telaffuz edilen yanlış bilgidir efendim. şeytan melek değil ateşten yaratılmış bir varlıktır. zaten melek olsa isyana götürecek nefse sahip olmazdı. kısaca şeytan melek değildir.
çan sisteminin acımasız sonucudur. ayrıca sınıftaki kendini göstermeyen, sınavlar kötü kötü diye kendini acındıran yalançıların varlığından haberdar olma durumudur.
yavuz sultan selim'in şah ismaile yazdığı ustalıkla yazılmış akıl dolu şiirdir.
1.) Sanma şâhım/ herkesi sen/ sâdıkhane / yâr olur
2.) Herkesi sen/ dostun mu sandın/ belki ol/ ağyâr olur
3.) Sâdıkhane/belki ol/ alemde bir/ dîdar olur
4.) Yâr olur/ ağyar olur/ dîdar olur/ serdar olur
YAVUZ SULTAN SELiM
Şiir,gördüğünüz üzere oldukça usta işi bir şiir.1. mısrayı soldan sağa okuduğunuzda çıkan söz,yukarıdan aşağı okuyunca da çıkıyor.Aynı şey 2.,3. ve 4. mısralar için de geçerli.. fazla söze ne hacet
kankalarla yapılan her eylem gibi bunun da değerine paha biçilemezç her nekar balık önemli değilse de balık yakalanırsa duble sevinç olmuş olur. tabi kankalar arasında balık yakalayabilen, balık pişirebilen , ateş yakabilen ve bu nevi işlere yarayan birisi olması zorunludur yoksa sadece gitmiş olunur.
kumpir işine girmeme vesile olacak olan eylemdir. bi kumpir x liraya satılır mı be kardeşim biz onu başka yerde x-4 liraya yerken.. neyse bu bize ders olsun bi daha kumpiri kendimiz götürcez ee oraya gidip de kumpir yememek olmaz değil mi efenim.