Geçen gün karanfil dağıtıyorlardı. Elime broşür tutuştursalar almazdım. Ama çiçeğe karşı birden savunma mekanızmam durdu. Almış ve gülümsemiş bulundum. Hangi parti olduğuna da bakmadım, bilmiyorum. Tüm o seçim tantanaları arabalar ve dilek ağacına dönmüş yollar benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Tek hatırladığım çocuğun birinin uzattığı karanfilden mutlu olduğum. Zengin de değilim, gönlüm zengin demek ki. Bunu sizinle niye paylaştım, onu da bilmiyorum, neyse.
insanlar en iyisinin, en doğrusunun kendi renk, inanç ve siyasetleri olduğuna, dünyanın başka yerlerinde yaşayanların daha talihsizce konumlanmış bulunduklarına inanırdı; ruth da bu dar kafa yapısına sahipti. Eski zamanlarda yahudilerin kadın olarak doğmadıklarına şükretmesinin; modern zamanlarda misyonerlerin, insanların inancını değiştirmek için dünyanın diğer ucuna gitmesinin sebebi, bu dar kafalılıktı.
26 yaşındayım hala tüm kavgaları çocukken hissettiğim kadar çaresiz hissettiriyor. O kadar sık kavga etmemelerine rağmen her bir kavga sonrası söylenen sözleri gece kafamda döndürüp duruyorum. Bazen sabaha kadar. Sürekli kavga ortamında büyüyen çocuklar için çok ama çok üzülüyorum bu yüzden.
Küfür etmez belki ama çok kızacağına şimdiden eminim. Son beş yıldır hiç değişmedi çünkü. Her bir tercih daha kötü bir başka tercihin kapısını açıyor. Zaman iyileştiriyor mu yoksa duruma alıştırıyor mu anlayamıyorsun.
Yol üç gün üç gece sürse de uyuyamam büyük ihtimalle. Zaten yatağımdan başka yerde uyuyamayan biri olarak bir yolculukta iki büklümken uyumak imkansız. Gözünü kapatınca uyuyan hatta ineceği yeri falan kaçıran insanları ölesiye kıskanıyorumm.
Elimi uzatsam tutamasam
Olanca sevgimi yalnızlığımı
Düşünsem hayır düşünmesem
Senin hiç haberin olmasa
Senin hiç haberin olmaz ki
Başlar biter kendi kendine o türkü
Erken kalkmak. Bir süredir yapamadığımdan hayatı yaşamak yerine geçiştiriyormuşum hissi veriyor. Erken kalkmayınca erken de yatmıyorsun. Bir gece hiç uyumayıp ertesi gün erkenden uyusam şeytanın bacağını kırarım gibi geliyor ama hadi bakalım.
Asla biriktirmem. Değer verdiğim insanlara hediye ederim. Kitap hediye ediyorsam gözümde level atlamış demektir. insanları da ilk bakışta ben buna kitabımı hediye eder miyim diye ölçüyorum *
Yürüyüşe çıkmak. Biraz yürüyüp başka hayatları, dünyadaki başka canlılık döngülerini izlemek ve hatırlamak. Küçük olduğumu farketmek ve bundan memnun olmak. Bu bana hep iyi gelmiştir.
insan içinde bir yerlerde düşmüş rezil olmuşsam bir iki gün kendi kendime gülerim. Uyumaya çalışırken gülmelerime ben alışığım ama kalabalık ortamlarda gelen gülmelere insanlar alışkın değil. Keşke böyle içinden tıs tıs gülebilen biri olsaydım. Ben en iyi ihtimalle kıkırdıyorum çünkü. Evet kendi kendime.
Uzun yıllardır televizyon izlemiyorum. Bununla övündüğüm de yok, televizyon izlemediğim zamanlarda atomu parçalamıyorum. Bazen internette gündem başlıklarına rastlıyorum. Bazı isimleri hiç bilmiyorum. Özellikle siyasi gündeme dair detay haber öğrenmemeye gayret ediyorum. ignorance is bliss diye boşuna dememişler sonuçta. Ülkede olup biten manyakça şeylerin izahı yok. Mizahını da yaptırmıyorlar. Minnoş kendimi üzemem o yüzden*
işte, şimdi, şu anda
yaşamın aynasında –ah şu küçük yaz uzaklıkları–
bir terzinin yeni bitirdiği bir giysiyi
seyretmesi gibi uzun uzun
bakıyorsundur –bakışlarına sığan ne varsa–
öyleyse
iliştirir misin göğsüne
bir çiçek uzatsam –uzatmak denirse buna–
gülersin alırken –sahiden güler misin–
biliyor musun seni ben
görmedim hiç gülerken
gülsen de pembesi bol bir resim yapıyorsun gibi gelir bana
gittikçe koyulaşan –kendini dışa vuran irice bir vişne?
neden olmasın–
ya ağlarken gördüm mü, hayır, görmedim
gördüğüm yalnız
nasıl yansırsa buğulu bir cama bir elma
öylece bir şey
şunu da söyleyeyim, sen benim
bilmemin başlangıcısın olsa olsa.
Bugün sarı renge fobisi olan biriyle tanıştım. Üzerimdeki kazağı görünce çığlık attı resmen. ilk olarak sarı en sevdiğim renk, resmen kalbim kırıldı. ikinci olarak böyle bir fobi cidden zor olmalı. Kimin bedduası tutmuşsa artık, Allah kurtarsın*
dört beş gündür mobil uygulamadan entry giremiyor, mesaj gönderemiyorum. hata veriyor. Mobil siteye de girmeye üşeniyorum. Bu tavşanı bu dağa küstüreceksiniz haberiniz olsun.