trabzonspor'a laf atan bursa'nın "61" damgası yemesi bir ilahi göstergemidir acaba... bugün dostum diyenler yarın post diye yere sermeye kalkarsa, post ayağa dolanır elbet, dememenin elde olmadığı bir olay...
bir sabaha karşı gecesi bardan sarhoş çıkan öğrencilerden birisi bindiği taksinin şöförünün beynini okşamaktadır;
Ö: abi ayda ne kadar kazanıyorsun?
Ş:....
Ö: abi ankara da binlerce taksi varmış, müşteri bulmak zor olmuyor mu?
Ş:....
ö: abi...
Ş: aaaaaaaaaaaa!
inmeye yakın..
Ö: abi...
Ş: lan bi sus atacam aşşa seni
indikten sonra... Öğrenci arkadaş tekrar kapıyı açar..
Ö: abi ankaraya helikopterle bakınca heryer sapsarı gözüküyomuş...
Ş: lan s.tir git...
Ö: seninde bunda katkın varsa ne güzel diycektim... (bkz: yallah şöför yallah)
mersin'de bir caminin önünde fesli ve cübbeli bir şekilde evet eylemini dua eşliğinde yapan emekli polise vurulmuş tokattır. adamın duası akıllara zarardır: güçlü türkiye için, güçlü demokrasi için, güçlü bir demokrasi çıkaralım yarabbi, sevaba evet, günaha hayır, iyiliğe evet kötülüğe hayır yazılı pankart açmıştır. fatiha suresini okuyan herifcioğlu evet duasını yerine getirmiştir. akabinde bu olayın saçmalığını idrak eden bir aşka herifçioğlu da tepksini kaba bir şekilde göstermiştir.. (bkz: allah im sen nelere kadirsin)
"bu ülkede siyaseti adam gibi yapan bir lideri bırak bir siyasi kişilik var mı ki oyumu ona veriyim" diye düşünen bir çok kişi var bu ülkede. insanlar bu yüzden olmadık kişilerin kitlesi oluyor...
gereğinden fazla elde edilen bir malın, artanını ihtiyaç sahiplerine dağıtmak ve yahut paylaşmak yerine gereksiz şekilde heba edenler için kullanılan bir deyiş...
uzun yıllar memleketinden uzakta öğrencilik hayatını geçirip, rahatlık sınırlarını en üst düzeye taşıyıp, hesap verme duygusundan arınmış olan kişinin, mezun olup ailesinin yanına dönmesiyle birlikte yaşadığı psikolojik gerilimlerle birlikte iş bulmak için kıç yırtan biri haline gelme olayı... (bkz: sıkıntı)
doktorlar sezaryan dedi
ben olmaz karımın vücudu bozulur dedim ve
doktoru bi kenera savurduğum gibi
vajinal bölgeye ben geçtim
ıkın hatun ıkın diye bağırmaya basladım
ondan derin derin nefes almasını istiyordum,evet
küçük co'nun başı gözükmüştü
bölge yeterli genişliğe kavusmustu
allahın bir hikmetiydi bu
hem cocugun babası hemde ebesi oluyordum
cocuguma biri ebeni s.kyim dese
küfür direk bana gelecekti
bunu kaldıramazdım...
e ne b.k yiycektim şimdi...
genel olarak karadeniz bölgesinde kullanılan bir sözdür. sıklıkla, kendini bilmez ve ne gördüm delisi olan kişilere karşı kullanılır bu cümlecik. (bkz: kendini bilmez)
sabah saat 6 buçuk 7 sularıdır. uykunun en tatlı yerinde vızzzz diye bir ses duyulmaya başlanır derinden, ses giderek yakınlaşır yakınlaşır ve şılap sesi eşliğinde yüze yapışır namussuz. silkinirsin, kovalarsın gitmez. sen pes edip yataktan çıkana kadar eylemini tekrarlar ve rezil eder uykusunu insanın... lanet olsun... (bkz: kara sinek)
okul hayatı boyunca zemin kattan yukarısını göremeyen öğrencilerin çektiği hasret ve bunun akabindeki yüksek hayal merciyi... (bkz: teras) (bkz: öğrencilik hayatı)
solistinin adı özgür. bir gece şarap içmişliğimiz vardır kendisiyle. yaptıkları müziğin tadı belki de sokakta hayat bulmasındandır. şarkıları insanı kendinden geçiriyor. kafanızın kendi kendine yoga yapması gibi bişey onları dinlemek...
karadeniz teknik üniversitesi orman fakültesinde profesör olan gürsel çolakoğlu aynı zamanda bir dönem fakülte dekanlığı yapmıştır. yerel bir gazete olan karadeniz gazetesinde de köşe yazarlığı yapmaktadır.