jose saramago' nun kırmızı kedi yayınları tarafından dilimize isa'ya göre incil isminde çevrilmiş kitabı. isa' yı sıradan bir ailenin en büyük çocukları olarak anlatmıştır. isa' nın erkek kardeşleri, kız kardeşleri, tanıştıktan sonra hayat kadınlığını bırakan birlikte yaşadığı sevgili vardır. yazarın imla kuralları kendine göredir. romanda geçen diyaloglarda - " gibi noktalama işaretlerini kullanmaz. izleyici, hikaye anlatıcısı gibi yaklaşıp ara ara açıklamalarda ve yorumlarda bulunur. tanrı ile arası bozuk olan yazarımızın kitapları ülkesi portekiz' de sansürlere uğramıştır. baskılar sonucu ülkesinden ayrılıp kanarya adaları' na yerleşmiş ömrünün sonuna kadar burada yaşamıştır. tabi tanrıyla arası bozuk olan abimiz kilise tarafından da nasibini alır. aforoz edilmesi gündeme gelmiştir. halbuki bir röportajında ateist olduğunu da açıkça belirtmesine rağmen. bir de spolier vereyim. isa kitabın sonunda çarmıha geriliyor.
amerikalı ekonomist. görünmeyen ekonomi - dünya gerçekte nasıl işliyor? isimli kitabında amerika' nın chicago kentinde kürtajın serbest bırakılmasına ve şehirdeki bir takım değişikliklere değinmiştir.
insanın canıyla oynaşırken bıdı bıdı konuşan partneri karşısında konuşamaması durumudur. yadırgamıyorum konuşanı da. her iki taraf için de iyi bir şey hatta. hani partnerinin hoşuna gidecek şeyler fısıldamak falan. ama olmuyor, konuşmak isteyip konuşamıyor insan. bir de soru soran hatun geldiğinde eyvah eyvah. evet, hayır bile zor çıkıyor ağızdan ama sorular bitmek bilmiyor.
istanbul' un gaziosmanpaşa ilçesinde özel bir hastahanedir. bülent ersoy ayağına cam batması sonucu tedavi için gittiği bu hastahanenin reklamını yapmıştır vakti zamanında. hastahanedeki bir doktorun yanında bir kız arkadaşım çalışıyordu. doktor erken çıkması gerektiğinde, bir iki hasta varsa bekleyen bu kızın bakmasını istiyormuş. okey oynarken işi çıkıp oyuna devam edemeyecek olan birisinin, yerini yancıyı bırakması gibi.
iki müthiş sesi bir araya getiren düettir. sözleri aşağıdaki gibidir efendim:
This is a man' s world, this is a man' s world but it wouldn' t be nothing, nothing, nothing without a woman or a girl
You see, man made the cars to take us over the road
Man made the trains to carry heavy loads
Man made electric light to take us out of the dark
and man made the boat for the water, like my Bible says Noah made the ark
This is a man' s world but it wouldn' t be nothing, nothing, nothing without a woman or a girl
l` uomo rincorre il potere ma lui non sa
che il grande limiti ad essere come si parrà
nel palmo stringe un` idea che non vive
che nella sua fantasia volle
se non si accorde che poi
nulla ha più senso te si vive solo per sè
Man, thinks about a little bitty baby girl and a baby boy
Man makes then happy cause man makes them toys
and after man made other things he can
Man makes lira, pesos, dollars, rupees to buy for every good woman from every man
Nulla ha più senso se si vive solo per sè
solo per sè
He' s lost in the wilderness, he' s lost in bitterness
Se non si accorde che poi
nulla ha più senso se si vive solo per sè
solo per sè......