çocukken oynanan; topaç olarak ta bilinen fırıldağın, demir kısmının çıkarılıp, içerisine yakalanan bir arının öldürülerek konması sonucunda ortaya çıktığına inanılan vınlama sesinin arkadaş ortamında diğerlerini ezmek için kullanıldığı sokak efsanesi.
benim gibi naharda alerjisi olan insanların kaşıntıdan muzdarip olmaları göz önünde bulundurularak, parmaklarına tırtıklı prezervatif geçirip burunlarının çileden çıkaran kaşıntısını giderme eylemidir. dışarıda görüldüğü zaman iğrenilmemesi gereken bir durumdur.
2 sene boyunca su yüzü görmeyip, görmemişin bir oğlu olmuş ta çekmiş pipisini koparmış sözü misali saatlerce denizden çıkmayan insanın duyacağı emsalsiz his.
Yoğurdun ilk defa nasıl yapıldığına dair yeterli miktarda bilgi mevcut olmamakla birlikte Kaşgârlı Mahmut tarafından 10. yüzyılda yazılan Divan-ı Lügat-it Türk ve Balas Gumlu Yusuf Has Hacip tarafından yazılan Kutadgu Bilig adlı eserlerinde yoğurt sözcüğüne rastlanmaktadır. Yoğurdun Avrupa'da yayılışıyla ilgili ilk bilgiye Fransız tıp tarihinde rastlanmaktadır. 16. yüzyılda Fransa krallarından I. Fransuva ateşli ishal hastalığına yakalanmıştır. Hiçbir doktorun tedavi edemediği kralı Osmanlı imparatorluğu'ndan gelen bir doktor yoğurt ile tedavi etmeyi başarmıştır. Bu hadise neticesinde yoğurt daha geniş bir coğrafyada tanınmış, yeni dünyada yoğurt üretimine başlanmıştır.
Günümüzde birçok millet yoğurdun ilk kez kendileri tarafından üretildiğini ileri sürmekte, bu besini sahiplenmektedir. Başlangıçta yoğurdun hangi millet ya da kavim tarafından bulunduğuna dair somut bir bilgi olmamakla birlikte, yoğurt öz Türkçe bir kelimedir. Bu nedenle Orta Asya Türkleri tarafından bulunduğu kabul edilmektedir.
Tarih boyunca çeşitli dillerden yoğurt isimleri:
* Mast
* Yoghurt
* Süttül Koyu
* Yæoete
* Yorchiskie
* Yogı
* Yogurtı
* Aase
* PasoMilkea
Görüldüğü üzere yoğurt bizim buluşumuzdur. Fakat tek buluşumuz olduğu için * her derde deva olarak görmekteyiz. Zehirlenene, sırtı yanana hepsine yoğurt veririz. Bu nasıl bir anlayıştır ya da kıymet bilişimizden mi kaynaklanmaktadır diye ikileme düşürecek olay.
Evet bu ülke bizim ülkemiz ne yazıkki. Elbette bir zamanlar 56K ile bağlanıp cırcırcır öttüren bir sistemden buraya kadar geldik. O zamanlar filmlerdeki çocuklara özenirdim internete girer bakar öylece açık bırakp giderdi ve ben de yahu para yazıyor ne açık bırakıyorsun gibi cümleler kurar sinirlenirdim ki öyle değilmiş. ilk ADSL aldığımda da bu fantezimi gerçekleştiriyordum.
Evet çok değil bundan 5 sene önceye kadar saniyede 4-5 Kb ile download yaparken şimdi 900KB'lara kadar çıkabiliyoruz.Fakat kaç paraya? 99TL'ye. Buyrun dibimizdeki Bulgaristan'da insanlar 30mbit internete aylık Türk Lirası cinsinden 35TL ödüyorlar. Eniştem USA'da 10mbit internet + sınırsız yurt içi telefon görüşmesi aylık 45$ ödediğini söyledi. Bizde? 1Mbit sınırsız(!) internet 49TL, 2Mbit 63TL, 4Mbit 83TL, 8Mbit 99TL, 16Mbit 112TL, 32Mbit 123TL. Şimdi biz bu hızları söylendiği fiyata alabiliyor muyuz? Elbetteki hayır! Danimarka'daki aile dostumuz ISS'ye başvuruda bulunuyor 50/20Mbit hızındaki internet tarifesine, adamlar arayıp izah ediyorlar; "Biz sizin bulunduğunuz bölgeye 50Mbit verebiliyoruz fakat stabil olarak 20Mbit kullanabilirsiniz. Biz size 20Mbit verelim boş yere kullanamayacağınız internetin ücretini ödemeyin" diyerek öneride bulunuyorlar. Ya bizde? Çıldıracağım.Az önce forumun birinde adam 2-5MB/Sn hız ile download yaptığı sırada ekran görüntüsü alarak kasıla kasıla gösteriyor. Ben ne yaptım? TTNet'e bir güzel ana avrat kaydım oturdum ağlayacaktım. Ciddi ciddi! Şaka değil! LAnet olsun sana TT lanet olsun!
Faturayı saymaya 4 arkadaş birlikte oluyoruz parmaklarımız yetmiyor internet hızına gelince bir elin parmaklarını geçmiyor. Hatta arkadaşın biri 4'e kadar sayabiliyordu düşünün artık öteki rakamları tanımıyor.Hatta ve hatta kendini 4 parmaklı sanıyor.
edit: bu yazıma eksi veren eyy yüce zihniyet! TT çalışanı mısın? Yoksa lübnanlı mısın?
çok yorgun olduğunuz dönemlerde kafanızı koyduğunuz zaman anında uykuya dalarsınız.biliyorsunuz ki insanlar rüyalarında hiç ölmezler, ölürlerse de gerçekten ölürler.yorgun olduğunuzdan dolayı hiç birşey yapacak haliniz kalmadığından uykuya dalarken herhangi bir tehlike anında tepki veremeyeceğinizden dolayı dikkat edilesi durudur.
Atom ağırlığı : 53,6 kg olarak kabul edilmiştir ancak 40
kg'dan 200kg'a kadar değişik çeşitleri bulunmaktadır.
Bulunduğu yerler : Gezegendeki tüm kırsal ve kentsel alanlar
Fiziksel özellikleri
1- Yüzeyi renkli film tabakasıyla kaplıdır.
2- Değişik sıcaklıklarda kaynar.
3- Bilinen bir sebep olmaksızın donar.
4- Özel ilgi gördüğünde erir.
5- Yanlış kullanımlarda ısırır.
6- işlenmemişinden sıradan maden filizine kadar pek çok halde
bulunur.
7- Doğru noktalara basınç uygulandığında ürün verir.
8- Standard ölçüleri varsa da kolay bulunmaz.
9- Çekici özelliği nedeniyle fazla yaklaşılmaması önerilir.
Kimyasal özellikleri
1- Altın,gümüş,platin ve diğer kıymetli madenlerle yakın
akrabalığı vardır.
2- Büyük miktarlardaki pahalı maddeleri ve değerli taşları
absorbe edebilir.
3- Belli bir sebebe bağlı olmaksızın patlayabilir.
4- Sebepsiz yere çıkıp gidebilir.
5- Likitlerde çözünürlüğü yoktur fakat alkolle doyurulduğunda
aktivitesi büyük oranda artar.
6- Dünyada bilinen en büyük servet indirgeyicidir.
7- Özellikle kapalı alanlarda bir arada tutulmaları
tehlikelidir. Çok sayıda bir arada olmaları merkezi sinir
sistemini etkiler.
Genel kullanım alanları
1- Genelde süs olarak.
2- Üretimde kullanılır.
3- Belli dozda kullanılması halinde rahatlamada büyük yardımcı
özelliği vardır.
4- Çok etkili temizleyici özelliği vardır.
Testler
1- Saf numunesi doğal halde bulunabilirse rengi parlak pembeye
döner.
2- Daha iyi bir numunesiyle kıyaslandığında rengi yeşile
döner.
3- Kulağa zarar verdiği tespit edilmiştir.
Potansiyel tehlikeleri
1- Tecrübesiz ellerde çok tehlikelidir.
2- Birden fazlasıyla ilgilenmek yasal olarak engellenmiştir
ancak değişik mekanlarda ve birbirleriyle direkt temas etmelerini
engellemek koşuluyla bu yapılabilir.
3- Ayni mekanda, uzun süre bir arada olmak,çeşitli sakıncalar
oluşturmaktadır.
d: korkuyor musun?
b: evet
d: korkacak ne var?
b: acıyacak ama
d: sana birşey söyleyim mi?
b: söyle.
d: sünnet olduktan sonra pipin kocaman olacak ehuehuehu
arkadaş ortamlarında anlatılan ve farklı türevleri olan, halk arasında müstehcen diye tabir edilen fıkralardan birinin ismi.
örneğin;
Kadının biri bir petshop a gider ve :
- "Bir papağan almak istiyorum".
der.Mehmet ismindeki petshop sahibi :
- "Hanımefendi elimde bir tane papağan kaldı fakat bu papağan çok küfürbaz almak istemezsiniz sanırım".
Bir papağan sahibi olmak isteyen kadın :
- "Hayır almak istiyorum".
der ve papağını alır. Evine geldiğinde bir bakar ki gerçekten papağan kadını her eve geldiğinde :
- "Hoşgeldin o***pu".
diyerek karşılar. Buna dayanamayan kadın papağanı alır ve petshopa geri götürür.
- "Mehmet bey bu papağan gerçekten çok terbiyesiz. Her eve geldiğimde beni hoşgeldin o***pu diyerek selamlıyor ve ben buna dayanamıyorum. Papağını geri getirdim ve paramı geri istiyorum".
Fakat o anda paraya ihtiyacı olan Mehmet bey :
- "Hanımefendi merak etmeyin birkaç gün bana bırakın ben terbiye edeyim daha sonra gelin alın..."
Kadın inanmayarak da olsa "tamam" der ve gider. Mehmet papağanı alır ve bir çaydanlık su kaynatır.
- "Ne diyeceksin lan kadın eve geldiğinde?"
diye sorar papağana.Papağan da :
- "Hoşgeldin o***pu diycem."
der. Bunun üstüne papağanın kafasını kaynar suyun içine sokar ve tekrar sorar.Papağan yine aynı yanıtı verir. Bir olur , iki olur ve papağan işkenceye dayanamaz
- "Hoşgeldiniz hanımefendi diycem"
der. Ertesi gün kadın gelir ve Mehmet bey kadına papağanı terbiye ettiğini söyler. Kadın bunu kontrol etmek istediğini söyler ve papağana sorular sormaya başlar.
- "Ben eve geldiğimde bana ne diyeceksin?"
- "Hoşgeldiniz hanımefendi"
diyeceğim der papağan. Kadın çok şaşırır ama emin olmak için devam eder.
- "Peki yanımda bir kız arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?"
- "Hoşgeldiniz hanımefendiler"
diyeceğim.
- "Peki yanımda bir erkek arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?"
- "Hoşgeldiniz beyfendi"
diycem. Peki yanımda iki üç erkek arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?" Papağan biraz duraksar ve cevap verir :
- "Oğlum Mehmet suyu kaynat bu karı harbi o***pu!!!"