97 ya da 96 tarihli matthew marsden şarkısı. güzeldir, buruktur en önemlisi çok fazla bilindik değildir. sözleri;
fire has to burn
ateş yanmalıdır
rain has to fall
yağmur düşmeli
world has to turn
dünya dönmeli
snake has to crawl
yılan sürünmeli
but the heart's lone desire is to love someone
ama kalp sadece birini sevmeyi arzular
the heart's lone desire is to love someone
kalp yalnızca birini sevmeyi arzular
lightning has to strike
şimşek çakmalıdır
lion lives to kill
aslna öldürmek için yaşar
a day needs the night
günler geceye ihtiyaç duyar
winter has to chill
kış soğuk olur
why is it so hard to do
neden yapmak bu kadar zor?
when we need each other so
birbirimize ihtiyaçduyduğumuzda
we both know that it's true
ikimizde doğru olduğunu biliyoruz
my heart's lone desire is to love you
kalbim seni sevmeyi arzuluyor
my heart's lone desire is to love you
kalbim seni sevmeyi arzuluyor.
roots need to think
kökler düşünmeye ihtiyaç duyar
water has to flow
su akmalıdır
brain needs to think
beyin düşünmeli
woman wants to know
kadın bilmek ister
'cos her heart's lone desire is to love someone
çünkü kalbi yalnızca birini sevmeyi arzular
her heart's lone desire is to love someone
kalbi yalnızca birini sevmeyi arzular
why is it so hard to do
neden yapmak bu kadar zor?
when we need each other so
birbirimize ihtiyaçduyduğumuzda
we both know that it's true
ikimizde doğru olduğunu biliyoruz
my heart's lone desire is to love you
kalbim seni sevmeyi arzuluyor
my heart's lone desire is to love you
kalbim seni sevmeyi arzuluyor.
now i have finally found you
şimdi sonunda seni buldum.
i won't let you go
gitmene izin vermeyeceğim.
i've waited all my life
tüm hayatım boyunca bekledim
but now i know
ama şimdi biliyorum
from the moment we are born
doğduğumuzdan andan
'til the day we die
öleceğimiz güne kadar
inside every joyous laugh
her sevinçli kahkahaların içinde
behind every tear we cry,
döktüğümüz her gözyaşının ardında
the heart's lone desire is to love someone...
kalp yalnızca birini sevmeyi arzular...
sean paul'un bir şarkısı. mutlaka dinlemişsinizdir aha şöyle bir şeyler söylüyordu şarkıda;
the gal dem schillaci...sean da paul
so me give it to...so me give to...so me give it to...to all girls
böylece onna ver?böylece ona ver?böylece ona ver?bütün kızlara
five million and forty naughty shorty...
beş milyon ve kırk yaramaz kısaca
baby girl...baby girl...sean da paul sey...
bebek kız?bebek kız..sean paul der ki
well woman the weather turn cold
pekala kadın soğuk zamanlarda
i wanna be keepin' you warm
seni sıcak tutmak istiyorum
i got the right temperature to shelter you from the storm
seni fırtınadan korumak için doğru sıcaklıktayım
oh lord, gal i got the right tactics to turn you on, and girl i...
oh kral, seni havana sokmak için doğru taktiklerim var ve kız ben
wanna be the papa...you can be the mom....oh oh!
baba olmak istiyorum?sen anne olabilirsin?oh oh!
make i see the gal them bruk out pon the floor from
kız, görmemi sağla
you don't want no worthless performer
değersiz olmayan performans istemezsin
from you don't want no man wey can't turn you on gal make
kız, yapmak için dönemeyeceğinde bir adam istemezsin
i see your hand them up on ya..
elinin onun üstünde olduğunu görüyorum
can't tan pon it long.....naw eat no yam...no steam fish....or no green banana
onu uzun tutamazsın..şimdi yerelması yeme? haşlanmış balık da..veya yeşil muz da yeme
but down in jamaica we give it to you hot like a sauna..
ama jamaica'da dana sauna gibi sıcak vermiştik
[chorus:]
bumper exposed and gal you got your chest out but you no wasters
gerçekler ortaya çıktı ve kız göğsünü açtın ama israfçı olmadın
cause gal you impress out...
çünkü kız sen hayran bırakıyorsun kendine
and if you des out a me you fi test out,
ve eğer beni kabul edersen test edeceksin
cause i got the remedy to make you de-stress out....
çünkü senin stresini atmak için bir çare buldum
me haffi flaunt it because me god bless out...
ona hava atarım çünkü tanrı beni kutsuyor
and girl if you want it you haffi confess out...
ve kız eğer onu istiyorsan günah çıkartmalısın
a no lie weh we need set speed a fi test the mattress out..
ve hızımızı ayarlarken yalan yok, yatağı test edeceğiz
[chorus:]
gal don't say me crazy now, this strangelove it a no bridgette and flava show..
kız,şuan çılgın olduğumu söyleme, bu strangelove ve bridgette and flava şovu
time fi a make baby now so stop gwaan like you a act shady yo...
bebek kız, bir oyun oynuyormuşsun gibi şüpheci olmayı bırak
woman don't play me know, cause a no fred sanford nor grady yo....
kadın,şimdi benimle oynama, çünkü ben fred sanford veya grady değilim
my lovin' is the way to go...my lovin' is the way to go.....
benim sevgim akıcıdır? benim sevgim akıcıdır
[chorus:]
when you roll with a player like me...
eğer benim gibi bir oyuncuyla yuvarlanırsan
with a bredda like me girl there is no other
benim gibi biriyle, kız, başka biri daha yok
no need to talk,it right here just park it right here keep it undercover from me
konuşmaya gerek yok, sadece park et buraya ve burada onu gizli tut benden
love how you fit inna you blouse
bluzunun içinde aşk nasıl da güzel duruyor
and you fat inna you jeans and mi waan discover..
ve kot pantolonunun içinde dolgun duruyorsun ve ben keşfetmek istiyorum
everything out you baby girl can you hear when me utter...
her şeyin dışında,bebek kız, ben çığlık atarken sen duyuyor musun
klasik çetin çetinkaya şarkısı. genelde dinleyenler almanca arabesk derler ancak benim yine de türü konusunda derin şüphelerim var.
bu arada sözlerini yazmak adettendir.
es tut mir weh
zu dir nur geh
die grenze erreicht
doch es ist nicht leicht
ich seh dich an es tut mir weh
und nun sag ich zu dir nur geh
das leid es reicht die grenze erreicht
ich habe es satt doch es ist nicht leicht
der mond scheint
mein herz weint
der schmerz schreit
durch dein leib
tränen aus blutenden augen durch mein neid
eine zeile die in mir drin steht
zeigs mir tiefen die keiner versteht
es ist dir egal was mit mir nun geschieht
es ist dir egal,stimmt es ist nur ein lied
ich sage nun auf wiedersehen(2x)
auf wiedersehen
ich seh dich an es tut mir weh
doch nun sag ich zu dir nur geh
das leid es reicht die grenze erreicht
ich habe es satt doch es ist nicht leicht
denn irgendwann da hört es auf
hoffentlich komm ich hier dann raus
was geschah es hat mir gereicht
ich habe es satt doch es ist nicht leicht
der mond scheint
mein herz weint
der schmerz schreit
durch dein leib
tränen aus blutenden augen durch mein neid
eine zeile die in mir drin steht
zeigs mir tief in mir keiner verstehts
es ist dir egal was mit mir nun geschieht
es ist dir egal,stimmt es ist nur ein lied
ich sage nun auf wiedersehen(4x)
auf wiedersehen
es ist dir egal, was mit mir nun geschieht
es ist dir egal,stimmt es ist nur ein lied
the third aoi hitomi no shojo adlı animenin açılış müziğidir. ve yuko sasaki tarafından söylenir. çok hoştur, dinlenilesidir.
şu adresten dinlenilebilir.
2006 yılında yayınlanmaya başlamış 24 bölümlük harika bir animedir.
konusu; yüzyıllar boyunca devam eden gezegen savaşları uygarlığı yerlebir etmiştir. insanoğlu her şeyini kaybetmiştir ve nüfusu da oldukça azalmıştır. savaştan sonra pseudo-insan, "3'üncü" bir canlı ırkı ortaya çıkmıştır. alınlarında 3. bir gözleri vardır ve bu gözler kırmızı renktedir. bu gözler sayesinde bilgisayarları kontrol edebiliyorlardı. dünya'yı onlar yönetiyordur. bu arada dünya'da devasa büyüklükte böcekler yaşamaya başlamıştır ve bunlar şehirlere saldırmadan önce yok ediliyordu. bu işi para için yapanlardan biri olan honoka, yapay zekaya sahip büyük bir tanka sahiptir ve onun içinde yalnız başına yaşıyordur. bir gün adı ikus olan bir gençle tanışır. onun teklif edeceği işi kabul edecektir ve büyük bir maceraya ilk adımını atmış olacaktır.
son olarak " opening theme "ile dikkatimi cezbetmiştir. büyük bir güvenle en iyi açılış müziğine ve şarkısına sahiptir diyebilirim.
(bkz: sajou no yume)
tamamen rezilliktir. zaten herşey kurmaca olan herhangi bir mantığa dayanmayan film yıllar boyunca tarafımızca görmezden gelinerek bir nevi sineye çekilmiştir ki anlamsız çığlıklara ( yada duruma göre ohaa bunu almasına rağmen bağırmıyor la bu hatun? vay anasını durumlarıda olur) rağmen yinede izleriz. ancak son durumlar öyle ileri raddeye varmıştır ki stephanie swift'in başrolünü oynadığı secretary olmuştur Los Secratos ve film içerisinde konuşmalardan inlemelere kadar herşey ispanyolca dublajlanmıştır. olurda bu kadar olmaz diye düşünmekteyim. insan bu kadar salak yerine konmaz ayıptır günahtır be. sahte bağırmaların bile anlamı kalmamış. kimsenin başına gelmemesini dilerim.
falco'nun jeanny sarkısının 4. ve son bölümüdür. sözleri ve türkçesi:
sie haben sie gefunden, sie lag einfach so da, als schliefe sie nur und würde jeden moment die augen öffnen.
wie ein engel, mit gebrochenen flügeln, der nicht mehr fliegen kann.
nicht mehr fliegen? wir fliegen doch, auf einer weißen wolke, aus schnee!
frau: wollen sie sich zu der tat äußern, angeklagter?
ich will ihnen ein geheimnis verraten, frau staatsanwalt.
(sing-sang) ich bin krank und nicht normal, sie ließ mir einfach keine wahl:
erst kam sie mit, dann wollt sie gehn,da ist es einfach so geschehn.
ihr mund war rot, jetzt ist sie mein.
[refrain]
und wer fragt nach jeanny?
und wer spricht von jeanny?
wieviel träume bleiben ungeträumt und wieviel tränen bleiben ungeweint?
frau: herr professor, hier spricht die mutter von jeanny.
der staatsanwalt hat mir gesagt, ich soll sie fragen,
was geschieht mit dem kerl, der unser kind auf dem gewissen hat,
was ist das nur für ein mensch?
mann: bei f. handelt es sich um einen typischen triebtäter.
wir haben uns eingehend mit ihm beschäftigt und sind zu der überzeugung gekommen,
dass er zum zeitpunkt der tat unzurechnungsfähig und somit schuldunfähig gewesen ist.
wir fragen uns, ob das opfer ihn nicht sogar zu der tat provoziert hat.
[refrain]
[refrain 2]
und wer fragt nach jeanny?
und wer spricht von jeanny?
soviel träume bleiben ungeträumt,
denn sie kommt nie zurück.
nachrichtensprecher: und hier noch eine aktuelle meldung.
im fall des in die nervenklinik eingelieferten triebtäters f. hat sich in der vergangenen
nacht eine dramatische wende ergeben.
trotz starker polizeilicher bewachung ist es der mutter des opfers gelungen in einem
unbeobachteten moment zu dem täter vorzudringen und ihm mit einem messer erhebliche verletzungen zuzufügen.
f. ist inzwischen außer lebensgefahr.
unbestätigten berichten zufolge soll er vorraussichtlich noch in dieser woche auf freien fuß gesetzt werden,
da nach meinung der ärzte auf grund seiner verletzungen die gefahr einer wiederholungstat ausgeschlossen werden kann.
[refrain]
[refrain2]
[refrain]
onu buldunuz. bir daha uçamayacak olan kırık kanatlarıylaher dakiaka gözleri açık olarak uyuyan birini yakalamak kolaydı.
bir daha uçamayacak mı? biz zaten uçuyoruz. beyaz bulutların üstünde, karların üstünde!
bayan: suçu dile getirmek istiyor musun, zanlı?
size bir sırrı ifşa etmek istiyorum, bayan savcı.
ben hastayım , normal değilim. bana başka bir seçenek bırakmıyorsunuz:
önce benimle geldi, sonra gitmek istedi.çok kolay oldu.
ağzı kırmızıydı. şimdi o benim.
jeanny'yi kim soracak?
jeanny'yle kim konuşacak?
pek çok hayal kurulamadan kaldı
pek çok gözyaşı ağlanmadan kaldı...
bayan: profesör bey, konuşna jeanny'nin annesi.
savcı bana size sormam gerektiğini söyledi.
çocuğumuzun vicdanına göre bu adama ne olacak?
bu nasıl bir insan?
adam: f tipik bir seks suçlusu.
onunla meşgul olduğunu ve bir kanaate varacağını anlamak durumundayız.
doğru ile yanlışı ayıramayan ve bu yüzden kusur ehliyeti olmadığı hususunu.
kurbanın onu tahrik edip etmediğini soruyoruz.
jeanny'yi kim soracak?
jeanny'yle kim konuşacak?
pek çok hayal kurulamadan kaldı
çünkü o geri gelmeyecek.
haber spikeri: şimdi sırad güncel bir haber daha.
seks suçlularının teslim edildiği sinir kliğininde kalan f geçtiğimiz gece dramatik bir dönüm noktası geçirdi.
çok sıkı polis gözetiminde olmasına rağmen, kurbanın annesi başarılı bir biçimde gözden kaybolarak suçluya yaklaştı ve bir bıçakla
oldukça fazla yaralayıcı zarar verdi.
f. nin hayati tehlikede olduğu belirtildi.
kaynağı belirsiz rapora göre bu haftada tedbir olarak oturması gerektiği belirtildi.
doktorlara göre sakatlığının tehlikeli kısmının tekrar nüksetmesi imkansız olabilir.
kopuk penguenlerdir.
-şşş bak hacı bak kosuyorsun... kosuyorsun... sonra kupa kazanmış futbolcu gibin atlıyorsun.
* lan olm göbeğin kaçacak yapma manyak mısın?
-yok be insanoğlu bunları yapmak icin aquaparklara dünya para veriyor. bize beleş. salaklar.
/:baksana bu ne iş.
-: yüzmeyi kendi kendine öğrendi ya hava yapıyor şerefsiz.
2005 te çıkan tatu albümü. hatırlarsanız. lena baya bi değişime uğramıştı. ( kızıl saçlı olan)
çıkış parçaları all about us tı. ( lena gerçekte öyle araba kullanıyorsa bende astronotum a.q)
2005 yılında çıkan dangerous and moving adlı tatu albümünün en baba şarkısıdır. tek kelimeyle mükemmeldir. tatu how soon is now adlı parçalarından sonra ikinci bir mucizeye isimlerini yazdırmışlardır.
cosmos adıylada bilinir. hatta bazı öküzler " she wants revenge" olarak bilirler ki yanından geçmez aman diyeyim.
tabii ki de sözleri
2005 yılında çıkan dangerous and moving adlı tatu albümünün en baba şarkısıdır. tek kelimeyle mükemmeldir. tatu how soon is now adlı parçalarından sonra ikinci bir mucizeye isimlerini yazdırmışlardır.
cosmos adıylada bilinir. hatta bazı öküzler " she wants revenge" olarak bilirler ki yanından geçmez aman diyeyim.
tabii ki de sözleri
games we don’t want to play oynamak istemediğimiz oyunlar
same winner everyday hergün kazanan aynı
kill for the second best en iyi ikinciyi öldürmek için
feel no more, feel no less ne eksik ne de fazla hisset
we have our minutes cut zamanımız daralıyor
we lose our feelings but hislerimizi kaybediyoruz ama
that’s what the movies show film hala devam ediyor
this is where stories go hikayenin gitti yöne doğru
stars we don’t want to reach erişmek istemediğmiz yıldızlar
scars we don’t want to stitch dikiş izi istemediğimiz yara izleri
go where we haven’t been daha önce olmadığımız yere gitmek
fly away, time machine uzaklara uçmak, zaman makinesi
cloud we will chase him out peşine düşeceğimiz bulut
crowds, we will face them down yüzleşeceğimiz kalabalıklar
this is our secret place bu bizim gizli yerimiz
outer space, outer space uzaklarda, uzayın derinliklerinde
our home forever is outer space evimiz sonsuza dek uzaklarda
black stars and endless seas, outer space kara yıldızlar ve sonsuz denizleri uzayın derinlikleri
new hope, new destinies, outer space yeni umutlar, yeni kaderler uzaklarda
forever we’ll be in sonsuza dek uzaklarda
outer space, outer space uzaklarda olacağız.
ground we don’t want to feel hissetmek istemediğimiz yerler
found what they didn’t steal çalmadıkları gömüler
time, we were really lost gerçekten kaybettiğimiz zaman
bridges burnt, fingers crossed köprüler yandı,parmaklar kilitlendi
we, shall we ever be free biz,hiçözgür olacak mıyız
with no guarantee garantisiz
life on another plane başka gezengende ki yaşam
same before, same again önce de aynıydı sonrada aynı
go where you want to go gitmek istediğin yere git
so no one ever knows kimsenin bilmediği
only what we decide sadece ne karar verdiysek
is it gone hepsi gitti
has it died hepsi öldü
dry every tear in my eye gözlerimde ki tüm yaşlar kurudu
you can tell me why neden olduğunu söyleyebilirsin
this is our secret place bu bizim gizli yerimiz
outer space, outer space çok uzaklarda,uzayın derinliklerinde
our home forever is outer space evimiz sonsuza dek uzaklarda
black stars and endless seas, outer space kara yıldızlar ve sonsuz denizleri uzayın derinlikleri
new hope, new destinies, outer space yeni umutlar, yeni kaderler uzaklarda
forever we’ll be in sonsuza dek uzaklarda
outer space, outer space uzaklarda olacağız.
outer space is where we get together beraber olduğumuz yer çok uzaklarda
and this place we’re meant to be ve bu yer bizim dediğimiz
stars are dancing and the time is fading yıldızların dans ettiği ve zamanın solduğu
dead forever, sonsuza dek öldüğü yer
you and me, sen ve ben
you and me sen ve ben
racing stars and common moons are planets kayan yıldızlar ve gezengenlerin ortak ayları
in the cosmos, we are free uzayda, özgürüz
there’s no atmosphere atmosfer yok
and no obsessions ve saplantılarda
it’ll always be orası her zaman
it’ll always be orası her zaman
our home forever is outer space evimiz sonsuza dek uzaklarda
black stars and endless seas, outer space kara yıldızlar ve sonsuz denizleri uzayın derinlikleri
new hope, new destinies, outer space yeni umutlar, yeni kaderler uzaklarda
forever we’ll be in sonsuza dek uzaklarda
outer space, outer space uzaklarda olacağız.
our home forever is outer space evimiz sonsuza dek uzaklarda
black stars and endless seas, outer space kara yıldızlar ve sonsuz denizleri uzayın derinlikleri
new hope, new destinies, outer space yeni umutlar, yeni kaderler uzaklarda
forever we’ll be in sonsuza dek uzaklarda
outer space, outer space uzaklarda olacağız.
artık size ait bir hayatınızın olmaması demektir. her an her şekilde basılıp evin diğer üyelerine madara edilebilirsiniz. her hangi bir eşyanızın karıştırılıp karıştırılmadığını öğrenmek için eşyaların duruş şekillerini ezberleyecek kadar paranoyak. pcnize şifre koyacak kadar ketum bi siktir git çay koy diyecek kadar öfkeli olursunuz.
tüm öğrencilik hayatı boyunca okul hayatını aşılmaz bir dağ olarak gören erkişi sanır ki o dağı aştığında ardında salt saadet var. sanır ki güneş o dağın ardında farklı parıldar. fakat okul hayatından emekli olduğunda anlar ki tüm o düşünceleri asılsızmış. en kötüsü bu hayalle o kadar avunmuş ki dostlukların en sadakatli olduğu dönemi es geçmiş.tüm hayalleri '' sik olmuş'' dusturu ile son bulurken erkişinin sarfettiği cümle bu olsa gerek.
aşırı duygusal insan modelidir. bir bakıma efkara doymuş insan olarakta incelenebilir.
* ne iş lan belgesel izlerken bira mı içiyorsun?
- sorma aga şerefsiz miha ( belgesel ekibinin dişi aslana taktığı isim) kıydı gencecik ceylana... ahh ulan ahh daha yürüyemiyordu bile bee.
açgözlü insanlardır. doymak bilmezler. download ettikçe hayvani bir kılığa bürünürler rapid linkleri gözlerinin önünde uçuşurken aynı anda bir comette torrent ararlar hatta o kadar çizgiyi aşarlar ki. listeleri
buffy the vampire slayer 7 sezon 148 episode ( kış dönemi)
angel 5 sezon ( kış dönemi)
smallville 6 sezon ( boş bulduğunda aban.)
lost ( nerde beleş direkt yerleş.)
the godfather
scent of women
into the blue
bangbus new episode
mikesapartment....
öte yandan limewire ve ares porgramları eş zamanlı mp3 ve video klip indirmekle meşguldur. pclerinin olmazsa olmazları arasında hatırı sayılır bir hard disk ile dvd yazıcı vardır. o kadar vahşidirler ki elektrik kesintisi olduğunda , sistemleri çöktüğünde ya da misafir çocugu tüm planlarını alt üst ettiğinde agresifleşirler." lan mına kodumun üretim durdu şerefsiz" mantığıyla saldırganlaşabilirler.
evet insan değillerdir. ya da insanlarla aynı boyutta yer almazlar. zira onlar download büyüsüyle lanetlenmişlerdir.işin ilginç yanı bununla o kadar meşguldürler ki indirdiklerini hiç bir zaman izleyecek vakitleri yoktur.
kendimden biliyorum.
son istatistiklere göre ya clark kent tarzı. ancak onun dünya doğumlu olmadığını göze alırsak eğer o zaman bileğinden ağ çıkartan erkekleri severler.
(bkz: mary jane watson)
güney almanya'nın bavyera eyaletine bağlı regensburg'a 30 münih'e 110 km uzaklıkta bulunan bir kasaba. paso dağ bayırdır. ama insan sevmeyenler için birebirdir.