otuzyedinoktasekiz
382 (ali ağaoğlu nun kültürlü hali)
yedinci nesil silik 1 takipçi 1.20 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    sözlük yazarlarının itirafları

    39934.
  1. her seferinde aynı terane dönmek zorunda mı ya. iyi hoş yazdığın senaryoyu oynuyoruz da yoruldum ki ben kendimi böyle yetersiz hissetmekten. bir insana verdiğin değerin karşılığını görememek değil, ısrarla var olduğunu iddia ettiği şeyi görebilmek hissiyatın gerçek olduğuna inanabilmek için bir taraflarını yırtmak yoruyormuş, kırıyormuş insanı. toparlayamıyorum ben yüzümü artık, benim de elimden gelen bu ne yapabilirim. aptal aptal sırıtıp rol yapamıyorum, neyse o.
    4 ...
  2. sevgilisinin gamzesini parmağıyla dürten kız

    2.
  3. gülümsetebildiğini fark edip mutlu olmuştur o.
    *
    4 ...
  4. ben bu yazıyı sana yazdım

    8497.
  5. uyuyorsun ya şimdi biraz ötede, huzurun gözle görülür halisin resmen.
    6 ...
  6. sözlük yazarlarının itirafları

    39475.
  7. her 'affettim, affedebildim. benden yana özgürüz ikimiz de artık' diyişimde sanki affedemeyeyim diye yapıyormuşçasına kırıp dökmese keşke bakışlarımı. farkındayım onun öyle bakamadığının, içinde onların olmadığının ama çabaladım, arada kalmasın ya gelmesin gelirse de ikimizin tek bir hakkı olduğunu bilip yaşadığının hissettiğinin hakkını versin diye. bir boka yaramadı ya. mesele de o değil zaten. olsun kapasite bu kadarını alıyorsa hala daha yanlış zaman'mış şansına küs ona darılma dedim kendi kendime. bugün çok zorlandım mesela yaşlarımı saklarken. bu ne acizlik, ne ihtiyaç, üzüntü değil hiç değil. hani incinirsin de içinde çok saçma bir şeyin çatırdamasını duyarsın ya onun hüznü. acıtmasını anlayamadı haliyle, o sadece hüznü görebildi. neden diye sormak belki anlamaya çalışmaktan çok daha kolaydı onun için. hem gücü de yok biliyorum. onun yorulmaya, incinmeye, kırılmaya gücü yok. her şeyi geç hadi madem bana sen güçlüsün de, yine de bunları zibilyon kez duymanın bana verdiği bir his var şu an kelimelerle tarifi çok güç sayın sözlük. toparlayabilirsem editlerim bir ara.
    bütün bunlar çok ortadalar hani görmemesi imkansızdır ya zaten,
    ya görüyor ve sesini çıkarmıyor ya da görmek istemiyor.
    ama her seferinde yıllarca diktiği duvarlarına bu kadar kısacık zamanda defalarca çarpıp yine de yüzümü düşürmememin bana ne kadar zor geldiği konusunda en ufak bir fikri yok.
    3 ...
  8. random stranger

    13.
  9. bu ve bundan sonraki sessiz sedasız geçecek her yıl için. **
    1 ...
  10. ben bu yazıyı sana yazdım

    4896.
  11. ne kadar ihtiyacım var desteğine, 'ya sen baya baya benim abim gibisin' demeye, kafama bir şey takıldığında orda olduğunu bilmeye. dışarısı çok büyükmüş, ben ufacık kaldım birden. fikirlerine, yol göstermene, kafa dağıtmaya o kadar ihtiyacım var ki. bunlar sana hiçbir zaman söyleyemeyeceğim şeyler. yaşanan bir şeyler var ve şimdi ne dersem diyeyim yanlış anlaşılmaktan bir adım öteye gidemeyecek bunu da biliyorum. seni artık sevmiyorum ama hala çok değerli olduğun gerçeğini değiştirmiyor bu ve inan bir abiye çok ihtiyacım var şu sıralar. yine de umarım denk gelip de okumazsın bunu. çünkü ben bilmeni değil, içimi dökmek istemiştim sadece.

    edit: imla
    3 ...
  12. sevgiyi göstermenin yolları

    24.
  13. çıkıp gittiği anda geri gelmemesini istemenize rağmen onu değil ama her zaman orada bir yerde oluşunu özlediğinizde tarifsiz bir biçimde yalnız kaldığınızı hissetseniz de kalkıp bunları ona sırf kendini kötü hissetmesin diye susmaktır. bunun üzerine duyduğunuz zilyon tane iğrenç kelimeyi de yutmaktır üstüne. * *
    1 ...
  14. insanlara değil onların hayatlarına aşık olmak

    7.
  15. en son yaptığım hatadır. ağlayamadığımda anladım sözlük, hissettiğim belki de sadece; 738 bölümle finale koşmuş bir dizinin bitişindeki boşlukla eşdeğerdi.
    her zaman hayatınızda olamayacak birinin hayatına aşık olduysanız bu bir hata oluyormuş evet. onun dışındaysa tamamen tavsiye edilesi.
    1 ...
  16. aralık

    19.
  17. her zaman 'o iyi ki doğmuş, iyi ki var' diyebileceğim birinin doğduğu aydır.
    0 ...
  18. otuzyedinoktasekiz

    2.
  19. sana yazılmış birkaç entryi bıraktım sadece sözlüğe. onların da silinmeleri ihtimaline karşılık bunu kendi başlığıma gireyim istedim.*teoride sen gittin ama yıkılmamak, devam edebilmek, en önemlisi de bir şeyleri kaybetmemek adına benim de gitmem gerekiyor şimdi. fark etmediğin bir şey değil açık açık söylemesem de gördün zıt yöne attığım her adım başlangıcını. güzel insanlar tanıdım burada, yazmak iyi gelirdi zaten hep. buradan da gitmek iki kat zor olacak o yüzden.
    anlayabilmek isterdim dedin ya anlatayım ben de öyleyse oradan buradan biraz beni;

    kendimi genelde yalnız hissederim, insanların anlamaya çabaladığı çok şey var da ben anlatamıyormuşum gibi.

    ilgi budalası biri değilim, henüz kimsenin hayatına şöyle ya da böyle etki edebilecek biri de değilim. kimsenin kimseyi gözünde büyütmemesi gerek.

    kimsenin ardından kötü sözler sarf edemedim henüz, çok kızdım çok kırıldım belki ama ne ah ettim ne beddua. yine aynı kapıya çıkıyor bu da birilerinin benim ah'ımın altında ezilmesine gerek yok, ne olmuşsa olmuş onları aşması gereken benim başkalarına yüklemek anlamsız.

    insanların bana hayatımda oldukları bir dönem hiç istisnasız 'sen fazla iyisin bu kadar iyi olma' demelerinden inan nefret ediyorum. salak değilim saflıkla bu hayatta zorlanacağımı ben de görüyorum ama kimi zaman karşımdaki hakkında gerçekten iyi düşündüğüm için, kimi zaman da içimdeki çocuğu öldürmeden hissetmek istediğim için iyiyim ben. iyi olmak iyi hissettiriyor bana. kötü olursam, yıkıcı olursam biliyorum ki birilerinin canı sıkılabilir belki bir zaman hayatları zor geçebilir ama onlardan çok ben zedelenirim ben yaralanırım kendimden uzak düşerim, bunu görmeden fark edebildiğim için mutluyum. hala kendi yüzüme bakabiliyor olmak güzel şey.

    melankoliyi seviyorum bazen, ondan bu halim zaten yoksa daha sorunsuz bir hayatım olamazdı herhalde. nankörlük değil ama bu sadece insan olduğumu yaşıyor olduğumu umuda ihtiyacım olduğunu anlamamı sağlıyor acı çekmek. çok acıtıyor ama geçtiğinde ben biraz daha büyümüş oluyorum. sonuçta pişmeden yaşanmıyor.

    sahip olamadığım hiçbir şey için hayıflanmadım, babam öyle bir yetiştirmiş ki bizi aza düşmesek de yetinmeyi bilen insanlar olmuşuz. o yüzden bu yaşımda kendimi her şeyimle seviyorum. beğenmediğim yerlerim var evet, zayıflıklarımın da farkındayım, değişmesi gereken huylarımı görüyorum ve elimden geldiğince yumuşatmaya çalışıyorum keskin yerlerimi. ama işte; zaman hep lazım.

    seninle yazışırken daha rahat anlatabiliyorum kendimi, bir de karşındayken hep engelleyen bir şey var gibiydi hissettin mi bilmiyorum ama sanki belli bir hacme sıkıştırılmışım gibi, garip tarafı bu değil yanındayken aynı zamanda hiç olmadığım kadar ben'dim. olan şey şu; olduğumda ortaya çıkacak insanı gösteren sensin yanındayken oluyor bütün farkındalığım işte bu yüzden hem ben hem o birlikte duramıyor farklılar çünkü biri dünyayı hala toz pembe görmeye inat eden küçük çocukken diğeri bambaşka bir şey, bu beni rahatsız etti senin de kalkıp anlayabilmeyi isterdim demene neden oldu giderayak. ama kısa bir süreliğine de olsa değişimi en azından erkenden hissedebilmek güzeldi. ben hani şimdi güçlüyüm bazı noktalarda, bazı yerlerim ise çok zayıf. tahmin edemeyeceğin kadar hem de. kırılganım ya hala. o kadında onların hiç biri yoktu işte. zayıflık göstermem gereken yerde bocalamam bu yüzdendi, yoksa sana asla hayatımdan çık git tabii, haklısın, görüşmeyelim konuşmayalım diyemezdim.

    onları diyebilmek yine de çok zordu.

    seni sevebilmek de zordu inan. çok kere çarptım duvarlarına. acıdı canım, yıprandım belki. ama pes etmemiş olmak, sonuna kadar gidebilmiş olmak inan zaten gidecek olmanla ilgili değildi.

    karşılaştık, merak ettim, anlamaya çalıştım seni, o sırada sen yüreğime dokundun, ben mutlu oldum, mutlu olmanı istedim, elimden geleni yaptım.

    sana hep sen mutluysan mutluyum dedim. mutlu olamasaydın da mutsuzluğunu paylaşacaktım çünkü. burada mutsuz olacağım lan dediğin bir ayı paylaşacaktım.

    varlığını çok özlerim, yalan söylemeyi sevmiyorum ne yapayım. sana hoşça kal demekten belki bin kat zor gelecek yokluğun.

    çünkü sen olmasan da hep vardın.

    bunca zaman sonra varlığını belirsizliğe itmek ağır ya hani. dayanamadığım isyan ettiğim zamanlar olacak bazen, her gidişinde oldu. ama şimdi öyle zamanlarda sol koluma bakıp sırıtmak gibi bir şansım var, senden kopyalanıp bana yapıştırılmış gibi duran bir iz var orada*

    olmasan da var olacaksın. ben de varım. hissettiğin sürece oradayım. çözemezsen kendi içinde, çok ihtiyacın olursa anlatmaya, yorulursan, sıkılırsan çık gel yine. niye geldin demem. beni düşünme ama ben kendimi sakınmayı öğrendim çünkü senden. sana iyi geliyor olmak en fazla mutlu eder beni. hepsi o.

    hayatımıza uzakta, ayrı devam etmemiz bunu değiştirmeyecek. hiç değiştiremedi.

    sabah teslim alabildim ancak bilekliği. çantamda birkaç tane akrep yelkovan var şimdi sana verebileceğim. yetişmiş olmasını isterdim içimde kaldı böyle ama dert etmiyorum da bir taraftan günü geldiğinde seni bulur o da nasılsa.

    hayat olur da bizi bir yerde bir şekilde tekrar karşılaştırırsa o zamana kadar mutlu ol. iyi ol. gülümse. bir de;

    hoşça kal tabii, gamzelerine aşık olduğum adam.
    4 ...
  20. © 2025 uludağ sözlük