birkaç fenerbahçe taraftarının başlattığı kampanya.
ekşisözlükten alıntı yapıyorum;
"evet arkadaşlar, sevgili fenerbahçeli dostlar. hepimiz gördük sanıyorum van persie gittiği için ağlayan minik taraftar dostumuzu, içi gitmeyen yoktur diye tahmin ediyorum.
ragıp ulaş altun isimli bir fenerbahçe sevdalısı bu çocuğun ailesine ulaşmış ve van persie'nin ilk çıkacağı maça götürüp istanbul'da konaklama teklif etmiş. babası haliyle biraz şaşırıp sorguladıktan sonra kabul etmiş fakat maalesef londra istanbul arası uçak biletini karşılayamayacağını söylemiş.
işte burda iş bize düşüyor, hem küçük bir dostumuzu sevindireceğiz hem de bu tür hareketler dünya çapında ilgi çeker ve fenerbahçemizin prestijini arttırır. yönetim değil de taraftar yapmış olsun bu işi sizden ricam. ben elimden geldiğince yardım edeceğim ama elimden çok bir şey gelmiyor açıkçası öğrenci adamım sonuçta.
tüm ailenin uçak bileti 5500 tl'ye denk geliyormuş sanırım, 3 tane çocukla birlikte. parayı aldı naptı kim bilir olmasın birbirimizin kalbini kırmayalım diye her şeyin ortada olduğu esnek bir platform olan indiegogo'yu seçmiş, şöyle de https://www.indiegogo.com...cok-adam-cikar#/storylink link bırakıyorum detaylıca açıklamış zaten, size güveniyorum sağlıcakla kalın.
unutmadan arkadaşın twitter hesabı : bunu kaldırdım rahat bırakın bari adamı yamyamlar
edit: ulan bu kadar adamız güzel bi şey yapalım dedik sizin yaptığınız ayıp aq. fenerbahçe için daha aptal şeyler yapmadık sanki. vermem falan de kabul de dünya çapında reklamımızın yapılacağı bir olay sonuçta bu, nedir bu kadar tepki göstermenizi sağlayan?
edit 2:galata'da küçük bir butik oteli varmış adamın. konaklama, transfer ve sair masraflarını o üstlenecek. sadece uçak bileti için bizden yardım istedi utana sıkıla, bu mudur yani? hee daha kötü olaylar var o zaman böyle olaylar sikimizde olmamalı mı? aklına yatan isteyen varsa bi el atın diyor. bu kadar.
edit 3: gece gece kalbimi kırdınız olm. kampanyayı ben hazırlamadım, hazırlayan arkadaşı twitter'da gördüm ve destek olmak istedim. ama yazılanlardan sonra benimmişcesine üzüldüm. elalem taraftar görsün istedik çok mu şey istedik? en ifrit olduğum konu da suriyeli çocuklar savaş falan diye girenler, bak kalıbımı basarım bu tür insanlar arkadaş çevresinde bıktık bu suriyelilerden diye konuşuyordur. iyilik karşılaştırma amk yerinde, yardım et veya etme önemli değil ama ne bana ne de kampanyayı hazırlayana hiçbir şekilde hakaret etmeye hakkın yok."
yardım etmek isteyen eder işte, fazla söze gerek yok.
"Çok tatil yapamıyorum. Eskiden çok yapardım. Politika öncesinde 43 ülke gezdim. O zamanlar eşim çok çalışıyordu. Benim bir kadın arkadaşım vardı, onunla çok gezdim. içimde kaldı, Moğolistan'dan trene binip Moskova'ya uzanmak istiyorum. Gemi yolculuğu da yapmadım, yapmak isterim. Birçok şehri gezdim, insanların davranışlarını, farklı kültürleri izlemeyi de çok severim. Çok iyi yüzerdim. Uzun zamandır giremiyorum, çünkü mayoyla fotoğrafım çekilir korkusu yaşıyorum. Çok zor bir durum bu. istemem mayoyla fotoğraflarımın çekilmesini. Ben muhafazakâr bir aileden geliyorum. Ben gençliğimde de dikkat ederdim. Sportmen bir kişiliğim vardır. Uzun yıllar voleybol oynadım. Şimdi çok yürüyorum."
iyi yüzdüğü halde, yüzmeyi sevdiği halde mayoyla fotoğrafı çekilir korkusundan yüzemeyen bir insanı kıyaslıyorsunuz.
her şeyiniz gibi bu da sapkın. ha defne samyeli olsa bile özellikle bir kadına atılan iftiranın her hali aşağılık ama siz bu olaya tepki göstermeyip hala bir şekilde savunmaya çalışıyorsunuz ya diyecek bir şey yok...
gereksiz yazarlara, trollere, kız olduğu anlaşılanlara hoş geldin yağdırılırken kendi isminin altı boş kalmış olan yazar. savunduğu şey türklük olunca prim yapmıyor bu devirde tabi.
neyse, güzel entrysi (bkz: #27590740) vesilesiyle kendisine hoş geldin demeyi bir borç bilirim.
--spoiler--
"isminin içinde ^ottoman ^ yazanların tabiki de mhp diyip salağa yatacakları oylamalardır. neymıs bilmiyormusun bunlar şu şu şu anlaşmayı yaptı bunlar sunu sunu soyledi . sız bu kadar salak mısınız asdadşlas . he aq bi sen akıllısın . neymıs mhp ve chp hıc olmadıgı kadar haerektlıymış . lan bunlar senelerdir şamar oglanına donduler ortalarda bir yuzde 23 bi yuzde 13 ne beklıyosun sen bu partılerden . bunların oy potansıyellerı zaten bellı . bunların yaptıgı kendını kandırmaktan baska bısey degıl . neymış terorıst partiymiş ellerı kanlı fasa fiso . o kadar demokrat aydın senın elıne aldıgın kıtaplarını okudugun bırcok yazar bu partıye oy verecegını soyledi . ac da iki kelam bişeyler oku . cahilliğini buralarda serpiştirme. sonra neden norveçe taşınma planları yapıyoruz. senın gıbi beyni olmayıp fikri olanlar yüzünden .."
--spoiler--
silinirse diye entry linki vermiyorum. kendisinin bana bir başlık altında yazdığı cevap bu.* böyle bir "yazar" çıktı kendisi. başlığının ilk entryisini girmem de iyi oldu aslında. millet ne bok olduğunu anlayıp sikine takmasın hiç.
edit: hdp ye oy verme sebebi de çok aydın insanlar veriyor diyeymiş. *
amına koyayım şu sözlüğe bir yaş sınırı getirin diyoruz 6 yıldır ya.
edit 2: vazgeçtim entry linkini de verdim. (bkz: #27357786)
güzel içimli şaraplardan biri. fiyatı 24 liraydı 1-2 gün önce migrostan aldım. daha ucuza bulunduğu zamanlar da olmuş, bakın derim sağa sola.
işin ilginci; genelde şarap açıldıktan sonra bekletilince tadının bozulacağı söylenir. bunu 1 gün beklettim tadı daha güzel oldu. 3. 4. günde bozulur tadı muhtemelen ama 2. gün güzel oluyor, aklınızda olsun.
günlerdir ne günü hatta 1 aydır, umutsuzca transfer bekleyen, başkanları tarih vermesine rağmen o tarihlerde bile yalnızca babayı alabilen, bu nedenle de fenerbahçe nin gs ye "al la senin olsun ezik" diyerek verdiği futbolcuyla bayram eden gs lidir.
alın tepe tepe kullanın.
4 milyon euro istedi diye, diarra yı almadık daha. hamit kim la ? *
yanlış anlaşılmasın ne gs yi ne bjk yi severim. benim gözümde şu an birbirlerine düşmüş kız kardeşlerdir. ama galatasaraylıların ne bok olduklarını unutarak onlarla dalga geçmeleri işin komik yanıdır.
öncelikle bu yeni çıkan bir şey değildir. uzun süredir vardır ve şiddetini arttırarak devam etmektedir. tavan yaptığı dönem ise son 10 yıllık süredir ki fanatik galatasaraylı olarak bilinen hıncal uluç tarafından da adeta itiraf edilmiş ve gslilerin dünyası bütün çıplaklığıyla şu yazıda http://spor.milliyet.com.....2011/1441753/default.htm anlatılmıştır.
şimdi bakıyoruz, şampiyon olan bir gs var ama taraftarları neyle uğraşıyor, ne düşünüyor ya da sevinçlerini nasıl yaşıyorlar ? hayır hayır gelecek sezon ne yapacaklarını falan düşünmüyorlar. şampiyonlar ligine direkt olarak katılacak olmanın heyecanını da yaşamıyorlar. hala tek düşündükleri şey fenerbahçe.
v.s gibi başlıklar ortada ve bilin bakalım bu başlıklara yazanlar kimler ? evet, gsliler.
bir de maçtan sonra karı gibi oynayan gs futbolcularına bakıyoruz, o gerçekten ayrı bir rezillik zaten. kendi futbolcum olsa utanırdım. gerçi ben fenerbahçeliyim orası ayrı. bunlar sevebilir öyle şeyleri.
peki bu son 10 yılda galatasaray camiasındaki fenerbahçe ezikliği artışının nedenleri nelerdir acaba ? bi bakalım.
öncelikle herkesin beklediği gibi tabii ki her gslinin rakamını bile duyduğunda içini daraltan 6 kasım 2002
sonra fenerbahçe nin galatasaray ın 100. yılında şampiyon olması
tesisleşme de fenerbahçe nin galatasaray a kat kat fark atması.
galatasaray ın gelirinin fenerbahçe nin gelirinin yalnızca 3 te 1 i olması.
fenerbahçe nin son 10 yılda 4 kez ikinci, 4 kez şampiyon olması.
fenerbahçe nin emre belözoğlu nu kadrosuna katarak galatasaray a tarihi bir kapak yapması.
son 10 yıldaki gs başkanlarının toplamının bir aziz yıldırım etmemesi.
alex de souza nın fenerbahçe de oynaması.
fenerbahçe taraftarının her maç 35 bin üstü maça katılımı.
tabi bunlar uzar gider ve yukardaki nedenler bu ezikliğin sadece çok küçük bir kısmını oluşturmakta.
şampiyon olmuş bir takımın taraftarı ya da futbolcuları bunlar sözde. ama dediğimiz gibi büyüklük; şampiyonluk, kupalar, yıldızlar v.s değil.
büyüklük ne değildir size onun tanımını da yapayım. bariz şekilde gözüken bir şey vardır ki o da bu sezon galatasaray liderlik koltuğuna oturduktan sonra yeniden hortlayan galatasaraylıların fenerbahçe ye karşı olan eziklikleridir. ama ondan öncesinde ne bir sataşma ne bir şike sürecini takip etme hiçbir şey yok. bunlar son 3-4 gündür en büyükler, dünya da bunlardan büyük kimse yok, ama hatırlayan var mı acaba, geçen sene bir tane galatasaraylı herhangi bir fenerbahçe başlığına yazabiliyor muydu ?
işte büyüklük takımın 3-5 puan aldı mı çenenin açılması değildir. takımın son maçta şampiyonluğu kaybetse de bu yazıyı yazabilmektir.
not: ha ayrıyeten, diğer fenerbahçeliler gibi ben gs yi tebrik etmiyorum. çünkü galatasaray adil bir şekilde şampiyon olmadı. evet iyi top oynuyorlardı fakat tarihinin en sancılı sürecini yaşayan bir fenerbahçe vardı karşısında. bu halimizle ancak baş edebildiklerine göre, ya 3 temmuz süreci olmasaydı sorusunu sormaya hiç gerek yok sanırsam.
taraftarın düşüncesiyle, yönetimin düşüncesi aynı sanan taraftarlara sahip ezik bir kulüp tarafından yenilen fenerbahçe dir.
taraftarınız başbakan ı yuhaladı. sadece taraftarınız. taraftar yuhaladı diye galatasaray kulübü hükümete karşıdır diye düşünmek hangi ergen beyine sahip bir kulüp taraftarının düşüncesidir acaba ? acaba hangisinin ? çok zor bi soru oldu be.
ilginç geliyor bana. günümüz dediğime de bakmayın, bende yaşı daha 25 i geçmemiş bir bireyim. dolayısıyla burada geçmiş zaman ilişkilerini falan da övecek değilim. amaç 20-30 yaş arası insanların yaşadığı ilişkilerin tümünü kendi çapımda, ayrılık açısından ele almak.
yaklaşık 1-2 saat önce kız arkadaşımdan ayrıldım. 3. ve kesin olarak son ayrılığımızdı.
şimdi bu durumdayken bundan 3-4 ya da 5-6 ay sonrasını ve 2 tarafında yeni birini bulduğunu hayal ediyorum.
sizin şu an o kadar alışmış olduğunuz eller, dudaklar, başka ellere ve dudaklara alışmaya başlayacak. sizin şu an onun bağımlısı olmuş elleriniz, dudaklarınız, gözleriniz de yeni bir yüze, yeni bir tene, yeni ellere alışmaya başlayacak.
boktan değil mi ? ama asıl olay şu.
bu alışma dönemi tamamlanınca eskiye baktığınız da şu an aklınızdan çıkaramadığınız, o kadar alışmış benimsemiş olduğunuz sevgilinizin her şeyi size daha yabancı gelecek ve yeni sevgilinizin -eğer değer veriyorsanız- her şeyi daha alışılmış gelecek ve karşı taraf için de aynı şekilde tabii ki.
zamanın etkisi budur bana göre. ayriyeten gözden ırak gönülden ırak sözü de tam bu durum için geçerlidir.
tabi bana göre sadece insanın boktan bir varlık olmasıdır bu.*
bir başka açıdan da sizin şu an sevgilinizle olan iletişiminiz yani her açıdan eğlenme biçiminiz, 2 nizin benzer huyları, farklılıkları önünüze çıkacak hiçbir kimse de olmayacak.
bunu daha da açarak şöyle anlatmak istiyorum. her insan birbirinden farklıdır. 2 insanın bir araya gelmesi ise farklılıkların ve benzerliklerin birleşmesi yani bir bütün olmasıdır. her insan birbirinden farklı olduğu içinde oluşturulan bu bütün benzersizdir. yani o sizin o insanla olan iletişim biçiminizdir ve karşınıza çıkacak hiçbir insanla aynı şekilde bir iletişim içine giremezsiniz. kısacası onla birlikteyken yaşadığınız duyguları eğer ayrıldıysanız bir daha yaşayamayacaksınız. belki daha iyisi olacak ama sonuçta aynısı olmayacak.
bütün bunların olmasında ilk sırayı ilişkilerin genel bitiş nedeni olan gurura verelim. sonrası için de zaman mı diyelim yoksa insanın yapısı mı diyelim yoksa 2si birden yani dünya nın düzeni mi.
tabii ki öyle. dünya bu, hayat bu.
ilk defa bi ayrılık sonrası böyle derin düşünmeye başladım. beni en çok düşündüren kısım da "aynısı olmayacak" kısmı. ben bunu seviyordum galiba cidden. neyse artık hayırlısı.
bu yazıdakiler bir çoğunuz tarafından bilinen şeyler olabilir ama benim açımdan ilk defa düşündüğüm şeylerdi. inanılmaz bir tespit yaptım edasıyla yazmış olabilirim bu yüzden.
neyse.
edit: yok lan sevmiyormuşum. ayrıyeten bu yazıyı yazan duygusal götüme koyayım. aslında güzel tespitler ama neyse. * (bkz: zamanın etkisi)
edit 2: bu yazıyı yazmamın üzerinden kaç zaman geçmiş amına koyayım. biz daha yeni ayrıldık gerçekten ve kesin olarak son kez. böyle de değişik işte günümüz ilişkileri.