Şu an Bolu Abant izzet Baysal Üniversitesi Medeni Usûl ve icra iflas Hukuku ana bilim dalında doktor öğretim üyesi olan, hakimlik ve savcılık hazırlık kurslarının en bir sevilen hocası, öğrencilerinin Barış Hocam diye dillerinden düşürmediği, kafası saat gibi işleyen, onca işe yetişirken gelecek nesillere miras niteliğinde kitaplar da yayımlamayı ihmal etmeyen kıymetli hukukçumuzdur.
Şahsi olarak benim için ise 23 yıldır tanıdığım, daha lisenin hazırlık sınıfında "günlük konuşma" adını verdiğimiz ve bir önceki gün neler yaptığımızı değerlendirdiğimiz ancak bununla sınırlı kalmayarak edebiyattan kültür sanata uzanan oradan da psikolojik çıkarımlara ulaşan sohbetler ettiğimiz dost ötesi bir kardeştir.
varlığı hem yakınları hem de Türk Hukuk camiyası için bir armağandır.
şarap adlı epsi ile kavurucu 2022 yazına yağmurunu armağan eden, Ankara sokaklarını şarkıları ve ep'si ile aynı adı taşıyan şarkısının klibiyle gezmenin ayrı bir keyif olduğu samimi müzisyen.
Şarkılarını piyasa için yapmadığı, kalbinden geçenleri notalara döktüğü aşikar. Bu da onu dinleyenlerle kalpten bir bağ kurmasına vesile oluyor.
Olmak istediği yerde olduğunun huzurunu dinleyicisine aktarabilen, kendisine içtenlikle yaklaşan herkesi güzel kalbiyle kucaklayan bu müzisyene kulak verdiğinizde siz de onun renkli ve sıcak dünyasının bir parçası oluyorsunuz.
Bir rivayete göre yarın doğum günü olan bu güzel yürekli adama aşağıda paylaşacağım şarap adlı şarkısı kadar güzel bir yaş diliyorum *
Rising star Türkiye'de yarışan, ege üniversitesi devlet konservatuarı temel bilimler 3. sınıf öğrencisi şirine. hepimiz onu ilkin 17.08.2015 tarihinde yayınlanan programda söylediği enfes şebnem ferahyalnız performansı ile tanıdık. sonrasında lal ile farklı bir şeyler denemek istediğini de bizlere gösterdi.
yüksek enerjisi, seyirciyle sahne şovuna gerek kalmadan kurabildiği telepatik iletişim gücü ve şansının da yaver gitmesiyle yarışmada finale kalabilen Merve'nin bu yarışmadan güzel bir sonuçla ayrılacağını düşünüyorum.
eğer buraları okuyorsa o'na bir nebze de olsa kendisiyle aynı yollardan geçmiş bir arkadaşı olarak tavsiyem çok çalışması, başaracağına olan inancını kaybetmemesi.
çok çalışmak derken başta zinde bir vücut ve kontrollü bir şan gerektirir bu işler. doğru sesleri dinleyerek kulağını doğru eğitmesi çok önemli. sonrasında yediğine içtiğine ve eforuna hatta kilosuna kadar dikkat etmeli ki başarı tesadüfe bırakılamayacak kadar ciddi bir çalışmanın sonucunda gelir. bir de başarısızlıkların kendisini yıldırmasına fırsat vermemeli, bunlardan ders çıkararak hep daha iyisini yapmaya gayret göstermeli. her zaman kusuru kendinde araması bir adım ileriye gitmesi için çok büyük bir yol gösterici olacaktır.
neyse efendim, uzun lafın kısası, bu şirinenin bu pazar günü ne yapacağını hep birlikte göreceğiz ve kendisini yüzümüzde gülücüklerle izleyeceğiz tv başından.
kocaeli'de fethiye caddesinin inönü caddesi'ne bağlandığı üst kısmında, yukarıya çıkarken solda aşağıya inerken sağda, işletmeciliğini istanbul'da tekstil sektöründe uzun süre tekstil mühendisi olarak çalışmış çok tatlı bir büyüğümüzün yaptığı, ortamından konseptine, çalışanların güler yüzlülüğünden 40 çeşit dünya mutfağından lezzeti barındıran geniş ürün gamına kadar kocaeli'de gidilebilecek ir iki mekandan bir tanesi.
tavsiye lezzetler; garniture cafe (mutlaka soslarından da isteyin ve pizzanızı tatlandırın" köri soslu tavuk ve viyana usûlü et schinizzel.
kocaeli'deki dünya mutfağı yenile bilecek en güzel cafe/restorantlardan birisi. yürüyüş yolu'nun üzerinde olmaması ancak bir o kadar da yakın olması nedeniyle hem aşırı kalabalıklık ve gürültü hissini yaşatmayan hem de ulaşımı kolay bir cafe. yürüyüş yoluna cephesi olan cafe de la rue'nun sokağından aşağıya inildiğinde hemen sağ tarafta kalıyor.
fiyatları Kocaeli standartlarının üstünde olsa da sunulan yemeklerin lezzet ve sunumlarıyla eşit orantıda. il dışından eş dost sevgili akraba geldiğinde keyifli bir sohbetin eşsiz lezzetler eşliğinde gerçekleştirilmesi için bire bir.
tavsiye lezzetler: 4 peynirli fettuçini, pizza çeşitleri ve akdeniz salatası
ülkemizde kadınların belki de seslerini en güzel duyurabildiği alanlardan birisi olan jazz dünyasına yeni bir soluk getirmiş, aldığı kimya eğitiminin üzerine bir de müzik eğitimini katmış genç ve güzel vokal.
müzik expres dergisinin dağıtmış olduğu 2014 yılının en iyi türkçe jazz albümü ödülünü de bir parça ay biraz kuş adlı albümüyle kapmış bu hanımefendinin müziği ile tanışmam ise ankara'da gözde müzik mekanlarından olan shadeste türkçe jazz albümlerine bakarken gerçekleşti. benim için başka bir sebeple büyük önem arz eden çağıl ismini taşıyan bu hanımefendinin müziğinden bi haber olmama rağmen kendisine yönelmemde ismi etkili oldu ve albümünden bir tane kendime bir de çağıl ismini anlamlı hale getiren insana alarak hayatıma dahil ettim sesini. ayrıca bu çok alçak gönüllü hanımefendiye durumu facebook üzerinden mesaj ile iletince kendisi hep böyle güzel tesadüflere vesile olmak istediğini söyleyerek kibar cevabıyla da gönlümüzü ısıtmıştır.
kendisine müzikal yolculuğunda başarılar dilediğimiz çağıl kaya'nın sesinin su sesi gibi kulaklarımızı okşayarak geçtiği nice hoş anların tadını çıkarmak ümidiyle entrymi burada sonlandırıyorum *
Andrea Bocelli'nin 2006 yılında yayınlanan, içerisinde genellikle 2006 çıkışlı amor albümünde yorumladığı şarkıların yer aldığı, bununla birlikte güzel klasik müzik ve jazz standartlarına da rastladığımız belki de en başarılı konser dvdsi.
her müzik severin arşivinde bulunmalı, pazar öğleden sonraları bu dvd ile renklendirilmeli.
insanın kendisini ve kıyafetlerini kirli hissetmesine yol açan koku.
kış mevsiminin gelmesiyle birlikte izmit'in havası yine o kirli, dumanlı ve puslu halini aldı. eve geldiğimde ceketimi çıkardığım oda sanki kömür sobası yanmış gibi kokuyor ve elimi saçıma götürdüğümde aynı kokunun üzerime de sindiğini anlıyorum. yazın günde bir duş yapmak gerekirken bu hava kirliliği nedeniyle kışın da günde bir duşa ihtiyaç oluyor, bu kadar çok kömür kullanımı hem doğal kaynakların tüketimi hem de havanın kirlenmesi, dolaylı yollardan da benim gibi temizliğine önem gösteren bilinçli insanlar için fazladan su kullanımı olarak geri dönüyor. petrolün fiyatının dünya çapında varil başına 30 dolar ucuzladığı şu günler de doğal gaz fiyatlarında da indirime gidilip saçma vergilendirme uygulamalarından cayılsa hem sağlığımız hem de doğanın daha fazla korunacağı su götürmez bir gerçek. ancak devlet gelir piramitinin %90'ının üzerinde oturan %10'luk kesimden toplayamadığı vergiyi %10'luk dilime sahip %90'lık halktan suspanse etmek istediği için bu indirimler bizim iç piyasamıza tesir etmiyor. yalnızca ne kadar acı demekle kalabiliyorum.
yazık! hem bize hem dünyaya!!!
not: yerin yüzlerce metre altında yer üstündekiler ısınsın diye hayatlarını hiçe sayarak çalışan madencilere sonsuz saygı ve şükranlarımla. onların bu işi yapmaya muhtaç olmadığı günlerin gelmesi ümidiyle kaleme alınmıştır.
Etilerakatlar'da yer alan selim çaldıran'a ait stüdyo. yıldız tilbe,kutsi,hande yener ve mustafa sandal bu stüdyodaki mikrofonlara şarkı okuyan onlarca isimden yalnızca bir kaç tanesi. bir de merve isminde bir çalışanları var ve istanbul'da içtiğim en güzel çayı yaptığını söylemekte bahis görmüyorum.
2014 yılının şüphesiz en iyi çıkış yapan kadın sanatçısı olan elif kaya'nın da albümü bu stüdyoda kaydedilmiş.
geçtiğimiz günlerde kendisiyle stüdyoda keyifli saatler geçirdik ve üstad selim çaldıran'ın parmaklarından dökülen müthiş notalar eşliğinde elif'in keyifli şarkılarını dinledik.
mart sonuna kadar dolu olan stüdyonun işlerinin daha da bol olmasını temenni ederim.
gündemi takip eden herkeste fazla ya da az ortaya çıkan, gelecekte neyle karşılaşacak olacağını bilmemenin vermiş olduğu korkudur. bu kan duracağa benzemiyorken bir nevi haklı bir korkudur da kanımca. acaba haritalar bu şekliyle kalır mı? T.C. bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdürür mü? Işid mi PKK mi emperyalist güçlerin asıl göz ağrısı olur, bilemiyoruz sonumuz ne olur...
geçtiğimiz ramazan bayramında cnntürk'de suriyeli mültecilerin belgeselini izlemiştim. belgeselde görmeye alışık olmadığımız profilde bir suriyeli ailenin evine konuk oldular. adam suriyede başarılı bir avukat, eşi ise teknik üniversitede bilg. müh. böl. öğr. üyesiymiş. savaş çıkınca 3 bin dolar vererek kaçak yoldan türkiyeye kaçmışlar. 8 bin dolarları varmış ve onunla ev tutmuşlar geçinmeye çalışıyorlarmış. adam bu para 1 yıl gider/gitmez, ben türkçe bilmiyorum, bilsem de tr. avukatlık yapamıyorum. halim sokaktaki suriyeliler gibi olursa 1 yıl içinde şaşırmam diyince kendimi tutamadım ve duygulanarak bir kaç damla göz yaşımı akıttım. neyse aradan aylar geçti geldik bugüne, ben haberleri izliyorum, kobanéde olanlar, ülke gündemi ve sürüklendiğimiz gaybın sonu ne olur bilememenin vermiş olduğu çaresizlikle ramazan bayramında cnntürk'ün belgeselinde izlediğim o aile ve dahası avukat aklıma geldi. birden dünya haritasını getirdim aklıma ve kendime kaçacak ülke düşündüm. italya mı olsun? hem akdeniz kültürü bize de yakın, eee biraz da sanatçı ruhumuz var sanatın da başkentidir roma, milano, venedik... yoksa kuzeylere mi gitmeli? norveç isveç demokrasisi mi ancak benim harcım? sonra insanın öz yurdunu terk edip gitmesinin ne kadar iç burkucu bir şey olduğunu anladım... suriyeli mülteciler için şu güne kadar bir tane kötü söz sarf etmediğim için kendimle haddim olmadan gurur duydum belki de... malesef insanların birçoğunun empati yoksunu olarak sergilediği çirkin davranışları sergilemediğim içindi bu gururlanmam elbette. allah sonumuzu hayır etsin, aklımdan geçen tüm planlara ihtiyacımın kalmadığı, her zerresine yürekten bağlı olduğum vatanımdan temelli ayrılmayı nasip etmesin inşallah.
aslında kurban ibadetiyle insanlarda oluşturulmak istenilen erdem "bir canlının canına kıymak ne kadar canice, ne kadar insanlığa sığmaz bir şey, bunu en azından bir hayvan kurban ederek görün de birbirinizi kesmekten vaz geçin caniler!" ancak yıl olmuş 2014, ışid başta olmak üzere onlarca müslümanlık (!) adına başka insanların ki çoğunlukla yine müslüman olduğunu söyleyenlerin boğazını kesenler bu erdeme hala erişememiş. islamın sonsuza uzanan bir din olmasında temel amaç insan fıtratında bulunan modern ifadeyle hep buglar üzerine çalışmış olmasından kaynaklanır. ne zaman insan oğlu kendi cinsindekinin kanını akıtmayı bırakır (kadın erkek değil insan olarak konuşuyorum) kurban o zaman gereksiz olur. ki kurbanın menkıbesini bilirseniz onun arkaplanında yatan asli konunun allah'a bir can bağışlama olmadığını, evladını feda etmeyi bile göze almış bir insana ki hz. ibrahim oluyor, allahın bir insanın canına kıyılamayacağını göstermek istemesidir. elbette sokak ortasında canice yapılan hayvan boğazlamalara ve her yere marifetmiş gibi bu kanı yaymaya ben de karşıyım ve içim parçalanıyor ancak tüm bu yazdıklarım için değil 2014'te, insan kanı akmaya devam ettikçe bu dünya çöplüğünde kurbanlar kesilmeye devam etsin! sizin gibi, benim gibi aklını kullanabilen insanlar da kurbanımızı keselim ki (kendimiz kesmekten bahsetmiyorum bu bir deyim olarak) iki üç fakir hanesine et girsin, bizim karatay diyeti yapabilmek için günde yediğimiz 400 gram eti yılda bir kere yiyebilen çocukların yüzü gülsün!
Kocaeli'de Ekim 2012'de %90'ının hiçbir sahne deneyyimi olmayan farklı mesleklerden ve yaşlardan 45 gönüllü koristin bir araya gelerek oluşturduğu, başta klasikleşmiş müzikal şarkılarını çok sesli olarak yorumlamayı amaç edinmiş ve geniş bir dil/müzik tarzı yelpazesinde icraları olan korodur. Agah Eroğlu ve Aysun Yılmaz önderliğinde provalarını yapan koro şimdiye kadar 3 konser vermiş olup mart ayındaki yeni konserine hazırlanmaktadır. şimdiye kadar verdiği konserleri kocaeli'nin en önemli gösteri salonlarında gerçekleştiren koro konser salonlarını tıkabasa doldurmayı başarmıştır. Türkiye'nin ve dünyanın her bir köşesindeki ciddi müzik organizasyonlarından gelecek teklifleri de değerlendiren koro bundan sonra yerelden genele açılmayı planlamaktadır.
kısa adı iÇSES olan koromuzun içindeki sesi çok sesli koro disiplini içinde müzikal şarkılarına vermek isteyen tüm gönüllü müzik severlere kapısı daima açıktır.
evet doğru okudunuz, mason yemini değil masör yemini. masörlük mesleğini icra etmek isteyenlere Genel masörler ve spor masörleri birliği derneği tarafından verilecek belgeyi alabilmenin önşartı bu yemini yerine getirmekmiş.. bu mesleği yapmak isteyen herkesin bu yemini etmesi gerekiyor. bir nevi hipokrat yemini yani. ismi masör yemini olmasına rağmen masözlerin de bu yemini yapması şart ruhsat alabilmek için.
bu da yemin metni:
"Masörlük sanatı ile ilgili öğrendiğim bütün pratik ve teorik bilgileri en iyi şekilde uygulayacağım. Mevcut bilgilerimi arttırmak için durmadan yenilik ve tekamülleri takip edeceğim ve araştıracağım. Tıp meslekleri andı içenlerle masörlük andı içenlere, meslekle ilgili bilgilerimi herhangi bir karşılık almaksızın öğreteceğim. Bunun dışındakilere öğretmeyeceğim. Hangi mekanda olursa olsun sanatımı, gücümün yettiği kadar insanlara yardım için kullanacağım. Kasıtlı olan bütün kötülüklerden kaçınacağım. Milliyet, ırk, din, mezhep, siyasi kanaat cinsiyet, zenginlik- fakirlik farkı gözetmeksizin, ister rüşte ermiş, ister rüşte ermemiş, kadın- erkek ayrımı yapmadan karşımdakinin kendi isteği ile de olsa vücudunu kötüye kullanmaktan şiddetle kaçınacağım. Gerek sanatımı icra ederken, gerekse sanatımın dışında insanlarla münasebette iken etrafımda olup bitenleri, görüp işittiklerimi, bir sır olarak saklayacağım. Tıp mensupları ve meslektaşlarımla en iyi münasebet içinde olacağım. Benden doping isteyenlere onu vermeyeceğim gibi, böyle bir hareket tarzını da tasvip etmeyeceğim. Yüce Allah'ın huzurunda, hayatımı, sanatımı tertemiz koruyacağıma namusum ve şerefim üzerine yemin ederim."
baştan aşağı müzisyen olan yurdatapan ailesinin bir ferdi. yurdatapan kardeşlerin en büyüğü. 70'li yıllara kadar müzik piyasasında gerek yorumcu gerek de besteci olarak kendi adıyla yer almış olsa da 70'li yıllardan itibaren gerçek mesleği olan jeofizik mühendisliğine yöneldiği için piyasada mahlaslarla yer almayı tercih etmiştir. 70'li yılların başında iki oğlunun isimlerinin bir araya geldiği Oğuz Emre ismiyle bir 45'lik yayınlamış, bu ismi 80'lere kadar kullanmamıştır. kardeşi onur yurdatapan'ın o zamanlar eşi olan banu'nun ilk uzunçaları olan bir demet müzikte yer alan mutluluklar dilerim adlı şarkının söz ve bestesinde oğuz emre ismini tekrar görmekteyiz. aynı şarkıyı daha sonra zerrin özer ve ferdi özbeğen de seslendirmiş ve iki sanatçı da bu şarkıyı yer aldığı albümlere isim yapmıştır.
Yurdatapan'ın 70'li yıllarda kullandığı mahlaslardan bir diğeri ve belki de en önemlisi ise tuğrul dağcı'dır. bu isimle sözlerini yazdığı bir çok şarkı hit olmuştur. dünya dönüyor,oh olsun ve bim bam bom bunlardan sadece birkaçı.
Türk pop müziğine katkısı tartışılmaz derecede büyük olan bu değerli müzik adamını 2005'te kaybetmiş olmanın verdiği acı hala kalbimizdedir. belki de son zamanlardaki şarkıların kalitesizliği güzel müzisyenlerin bizi terk etmesinden kaynaklıdır.
baştan aşağı sanatçı olan yurdatapan ailesinin bir ferdi. geçtiğimiz günlerde kendisini sonsuzluğa uğurladık. ayrıca pop müziğin 70 ve 80'li yıllarında güzel işler ortaya koymuş ve sonradan da özgün müziğe yönelmiş Banu'nun da eski eşiydi.
yeşil su kaplumbağası olarak da bilinen caretta carettadan bir boy daha büyük su kaplumbağası. onların da türkiye'deki nesilleri tehlike altındaymış. turkuazo adlı bir kaplumbağa rehabilitasyon merkezi ile mersin üniversitesi işbirliğiyle yaralı kelonia midaslar tedavi edilerek doğal yaşama kazandırılıyorlar. ülkemizde sayıları oldukça azalan ve korunması gereken cinslerden..
almanya'dan çıkmış en başarılı rock gruplarından silbermond'un solisti olan melek sesli abla. sanki almanca kaba bir dil değildir demek için dünyaya gönderilmiş bir misyoner.
karşısındaki kişinin ifade edilenin tam tersini yapacağını bilen insanın yapacağı psikolojik telkindir.
ben şimdi size kırmızıyı düşünmeyin desem aklınızda ilkin kırmızı rengi belirecektir. bazen kendi kendimize de negatif telkinde bulunabiliriz. örneğin sakarlık yapmamam lazım diye düşünürken direk elimizdeki şeyi düşürebiliriz.
güncel bir terim olan enerji vampiri insanların enerjisini sömüren, ortamdaki pozitif enerjiyi bir sünger gibi emerek bulunduğu ortama negatif enerji yayan insanlar için kullanılan bir söz. modern psikoloji dergilerinde de sıklıkla kullanılmaktadır.
sigara içmek uğruna hayatını hiçe sayanların yapabileceği bir eylem.
Yeryüzünde insanlar ya sigara içerler ya da içmezler. içenler, sigaralarını çakmak ya da kibritle yakarlar. Ve bunların bir kısmı da kanserden ölür. Ama, dünyada demir çelik haddehanesinde çalışan hiçbir işçinin, sigarasını yakmak amacıyla 600 tonluk pres makinesinin arasından emekleyerek geçip 2450 santigrat sıcaklığındaki fırına ulaşmaya çalışırken can verdiği görülmemiştir. Türkiye'de görülmüştür, Karabük'te...
1. pop the glock
2. art of uff
3. add suv (feat. pharrell williams)
4. give it away
5. mc's can kiss
6. difficult
7. first love
8. sex dreams and denim jeans
9. our song
10. illusion of love (feat. mattie safer)
11. neuneu
12. brand new car
13. hong kong garden (siouxsie and the banshees'ten cover'lamışlar)
14 ricky