paul mccartney imzalı beatles şarkısı. özgürlüğü yaşayamadığımız anlamı mı çıkartılır, kafası güzelken mi yazmış bilinmez. ama harbi lan neden yolda yapmıyoruz diye abazan düşüncelere dalabiliriz.
bi yerlerde okuduğuma göre mccartney bu şarkıyı, iki köpek yolda sevişirken "lan onlar yapıyor, biz neden yapamıyoruz?" diye düşünerek yapmış.
why don't we do it in the road?
why don't we do it in the road?
why don't we do it in the road?
why don't we do it in the road? no one will be watching us
why don't we do it in the road?
why don't we do it in the road?
why don't we do it in the road?
why don't we do it in the road?
why don't we do it in the road? no one will be watching us
why don't we do it in the road?
why don't we do it in the road?
why don't we do it in the road?
why don't we do it in the road?
why don't we do it in the road? no one will be watching us
why don't we do it in the road?
küçük bir çocukken hep büyüklere özenmek vardır. onlar gibi davranmak, onlar gibi konuşmak falan. bunun da başında küfür etmek geçer. aslında cok kolay gibi gözükse de çok az aile terbiyesi almış bir çocuk zorlanır bunda. bi de büyükleri hep düzgün konuşmuştur, o küfürü sadece okulda arkadaşlarından duymuşdur anlamlarını da bilmez zaten işte çoğu zaman.
bu çocuklar babası ile yavaş yavaş babasının arkadaşlarıyla toplantılara katılınca; maça gitmek falan gibi; küfür duymaya başlar. babasına bakar masum masum güler kıkırdar falan. aslında çok tatlı da gözükürler.
Şu günlerde fırsat buldukça küçük kuzenimi maçlara götürüyorum. sanırım kendisi biraz hanımevladı olucak. ortabire geldi hala gülüyor deli. oğlum diyorum koca adam oldun artık gülme, hatalı bişi yaptığında patlat küfürü diyorum olmuyor.
want you to hear me when i say
that the blues is back,
and it's here to stay.
i wanna tell you a story,
a story all about the blues.
i want you to listen to me baby,
while i sing it to you.
want you to hear me when i say
that the blues is back,
and it's here to stay.
i used to have me somebody,
she mean't the whole world to me.
but she left me for someone else,
left my heart in misery.
yes, she did!
but i knew the day she left me
that the blues was gonna be a part of me.
yes, it was.
since you left me with the blues,
it was the last thing i thought i could use.
but i'm glad that you left me,
left me with the blues.
if you hadn't given me the blues,
i wouldn't find myself someone sweet as you.
and i'm gonna tell you.
i said hey, hey, the blues is allright.
hey, hey, the blues is allright.
i said hey, hey, the blues is allright.
hey, hey, the blues is allright.
allright (allright),
allright (allright),
every day and night.
here we go albert!
one more time!
since you left me with the blues,
it was the last thing i thought i could use.
but i'm glad that you left me,
left me with the blues.
if you hadn't given me the blues,
i wouldn't find myself someone sweet as you.
and i'm gonna sing it.
hey, hey, the blues is allright.
hey, hey, the blues is allright.
i said hey, hey, the blues is allright.
hey, hey, the blues is allright.
allright (allright),
allright (allright),
every day and night.
i said hey, hey, the blues is allright.
hey, hey, the blues is allright.
i said hey, hey, the blues is allright.
hey, hey, the blues is allright.
allright (allright),
it's allright (allright),
every day and night.
one more time!
i said hey, hey, the blues is allright.
hey, hey, the blues is allright.
i said hey, hey, the blues is allright.
hey, hey, the blues is allright.
it's allright (allright),
it's allright (allright),
it's allright (allright),
it's allright (allright),
it's allright every day and every night.
yes, it is!
want you to hear me when i say
that the blues is back,
and it's here to stay.
the blues is allright!
nedir arkadaşım bu mühendislerin çektiği, hepsini hayatında kız görmemiş, konuşmasını bilmeyen adamlar olarak görülüyorlar. yalan arkadaşım. hepsi de çok yakışıklı vallahi, hiçbiri de termodinamikten, akışkanlar mekaniğinden kafayı yememiş.
özellikle okulu bırakıp gerçek birer mühendis olanlar paraya da para dememenin verdiği gazla, müthiş insanlar olmuşlar vallahi bak.
hem bakıyorum da mühendislerin abazanlık dramı gibi olgular var. yalan arkadaşım. bir tane yavşayan gıda mühendisi hatun görmedim ben. ha mühendis olarak kastettiğiniz inşaat veya makina ise o ayrı tabi. ama o gıdacılar yok mu yerim sizi.
sözlüklerle ilgili dedikodular içeren, zevkli bir blog. uludağ sözlük ile ekşi sözlük en çok haber çıkanı.
edit: troll lerle ilgili o kadar haber yaptıktan sonra, böyle kapatıp bizimle taşak mı geçtiğini zannetti acaba çok merak ediyorum. evet güldüm, ama kapanış yazısı olmamış be hacı.
burdan öncelikle doğmama yardımcı olan, bu yaşa getirip makina mühendisliği okumama ön ayak olan babama selam ederim.
şimdi burda artislik olsun diye mi yazdım makina mühendisliği kesinlikle hayır. babamın oğlum mühendis ol, iyidir mühendislik diye gaza gelmesi ile girdim bölüme. ama gel görki kız sayısı eksik parmaklı elin parmak sayısını bile geçmiyor. hali ile tatil zamanı gelen telefonlar hep erkeklerden oluyor.
şimdi lisede edinilen iki-üç kız arkadaşla memlekete dönüldüğünde görüştüğüm zaman babamdaki heyecanı anlatamam. lunaparka gidip çarpışan araba kapmak için koşan çocuk heyecanı. hemen kesenin ağzı açılıyor, istersen arabanın anahtarı verileyim deniyor. dışarda iken, arada bi arayıp "oğlum kızlar meşgul kızları sever şimdi önemli birisi var yanımda diyip kapa telefonu" diye öğütler veriyor falan.
yine subjektif olarak baba ile hep gittiğin bi bara gidersin, bi kız arkadaş gelip aa berkcancım nasılsın? nasıl geçti yıl gibi klişe muhabbetleri sarıla sarıla yaparken baba büyük bi gururla izler. sonrasında "e olm neden gitti kız?", neden vermedin ayarı diye sorar. e baba koydun ismimi berkcan diye kızlar gidip başkalarına veriyor. ben onların en yakın arkadaşıyım anlamıyorsun ki.
sen ismimi berkcan koy, makina mühendisliği iyidir diye öv; sonra neden sevgilin yok. ah baba ah.
bir nick altı entry efsanesi. entrye gülmekle yetinmeyip, artı oy verirsin, mesaj yazıp mesaj kutusunu aydınlatırsın, en sonunda nick altına yazarsın, bu can sana kurbaan olsun. why high one why
bitirme ödevinden sonra gerçekleşecek hadisedir. tabii önemli olan sonrasında olucak olaylardır. sözlük askeri disiplinle mi yönetilecek, gammazlara rütbe mi verilecek, gelişmeler bölümünün adı muhturalar olarak mı değiştirilicek?
aramaya inandım bulamadım. "derbinin adını siz koyun" adı ile sabah gazetesinin başlattığı ankettir. dünya üzerindeki her derbinin bir adı vardır ama türkiye'nin en büyük derbisinin adı yoktur. güzel düşünülmüş bir ankettir. benim oyum boğaziçi derbisi yönünde.
--spoiler--
Pazar günü Türk futbolunun en önemli gecelerinden biri yaşanacak; Galatasaray ile Fenerbahçe karşı karşıya gelecek. Bu iki takım arasındaki rekabet, Türk futbolunun en önemli derbisi olarak gösteriliyor. Ancak bu derbinin bir eksiği var. Daha adı konmadı.
Barcelona-Real Madrid, bütün dünyada El Classico olarak biliniyor. Boca-River maçları ise Superclassico. Zaten Güney ve Orta Amerika'da birçok derbi bunlardan esinlenerek isimlendirilmiş. Örneğin, Flamengo-Fluminense maçları Classico Vovo (Kalabalıkların Derbisi) veya Fla-Flu olarak adlandırılıyor. Ya da Flamengo-Vasco da Gama maçlarına Classico dos milhoes (Milyonların derbisi), Ekvador'daki Barcelona-Emelec derbilerine El Classico del Astillero (Liman derbisi) deniyor.
Avrupa'daki derbiler isimlerini şehir veya bölgeden de alıyor. liverpool-Everton, Merseyside Derbisi; Athletic Bilbao-Real Sociedad, Bask Derbisi; B.Dortmund-Schalke, Ruhr Derbisi; Atletico Madrid-Real Madrid, El Derbi Madrileno adını taşıyor.
Ancak çok farklı isimler de dikkat çekiyor. Olympiakos-Panathinaikos derbilerinin bir adı da "Bütün savaşların anası." Inter-Juventus'a Derby d'Italia, yani italya Derbisi denilmiş. Inter-Milan derbisi adını Milano'nun ünlü katedrali Duomo'daki Meryem Ana heykelinden alıyor: Derby della Madonnina. Roma-Lazio ise başkentten: Derby della Capitale.
Anketimize katılımınızla Fenerbahçe-Galatasaray rekabetine bir isim arıyoruz. SABAH Spor Servisi olarak birkaç isim önerimiz var. Bu ankete eklenen yorum bölümüne sizler de isim önerilerinizi iletebilirsiniz. Yoğun önerilen isimler de ankette değerlendirmeye alınabilecek
--spoiler--
hani uludağ sözlüğün okunmama gibi bir durumu var ya, acaba diyorum adamlar o kadar okumayı sevmeyip özel mesajları da mı okumuyorlar.
şu sözlükte 3 yıla yakın bir zamandır yazarım, arada bi bırakıyorum yazmayı bi 3 ay okuyorum falan, bugünler de biraz daha fazla vakit geçirmeye başladım -vizeler yaklaşıyor ya hali ile- 4-5 entry giriyorum, onun dışında okumaya da devam ediyorum, okurken de şukela mı verdikten sonra bi aydınlatayım yazar arkadaşın mesaj kutusunu diyorum, atıyorum mesajı; "arkadaşım inşallah tutmuştur kuponu ağzına kırdığım ronaldosu bi top oynamadı zaten diye de ekliyorum sonuna, cevap gelmiyor."
ondan sonra beğendiğim başka bi entry oluyor döşemişte döşemiş abim okuyorum, çok hoşuma gidiyor hatta arkadaşlarıma linklerini yolluyorum "lan adam ne güzel yazmış" diye. hadi diyorum kuru bir + oy ile geçiştirilmez. "hocam eline sağlık ne güzel kelimeler bunlar diyorum" cevap gelmiyor.
ondan sonra bi tane sol başlık görüyorum. adama ana avrat düz gidiyorum o bile cevap vermiyor. sağcılara söveyim bari diyorum da korkuyorum aslına bakarsan biraz o konuya değinmek istemiyorum.
bu entrynin bağlanacağı yer şudur. şurda ne güzel yazıyoruz arada bi okunuyoruz falan. mesajlaşalım olm. konuşalım. birbirimizi tanıyalım. eskiden bi entry gördüğüm zaman lan biz bu adamla bunun muhabbetini döndürmüştük falan diyelim.
sonra neden zirvelere 3-5 adam geliyor diye üzülmeyelim.
güzel bir fotoğraf paylaşım sitesi. öyle fotokritik.com gibi değil. gündelik hayat içerisinden yakalanmış komik fotoları burda bulabiliyoruz. öyle karışık falan da değil valla bak. facebook gibin basıyorsun yeni fotoğraf geliyor, basıyorsun yenisi geliyor. arada ateşli hatunlar çıkıyor. arada bi ilginç dövmeler. güzel yani.
beşiktaş başkanı yıldırım demirörenin 2009-2010 yılında inönü stadyumu yapılırken uygulamayı düşündüğü projesi. amaç anadoludaki beşiktaş sevgisini artırmak falan filanmış.
eğer gerçekleşirse seçilcek iller nereler olucak acaba. anadoluda kent bilinci olan şehirlerde zor bir uygulama olabilir. özellikle istanbul yakınlarında bursa, sakarya, kocaeli gibi şehirlerde uygulanması zor olur. gerekli izinler alınsa bile taraftar grupları buna engel olmak isteyecektir.
ankara, izmir, antalya gibi büyük adedilen şehirlerde de sorunlar çıkabilir ama burda ilk başta verdiğimiz şehirler kadar sorun çıkacağını sanmıyorum.
ee burdan sonra ne kalıyor elimizde kayseri, sivas falan. burlarada takım her hafta giderse, ne hale gelir o futbolcular düşünmüyor bunu sanırım sevgili demirören. bakalım izleyip görücez.
picnicface isimli olması muhtemel bir grubun piyasaya sunduğu yaran reklamlara sahip enerji içeceği. herşeyi kenyalılara bağlayarak yarmaktadır.
--spoiler--
give shockolate to your babies and they'll be good at sports. make your babies run abnormally fast. they'll run as fast as kenyans. people will watch them running and think they're kenyans. they'll race as fast as kenyans, in a race with actual kenyans, and it'll be a tie, and they'll get deported back to kenya.
--spoiler--
bunlar yakışıklı öğrenci evi sahibi elemana yavşamak için bu yolu seçen kızdır. aynı zaman da temizlik yapmayı da seviyorlardı, yemek yapmayı da. samimiyetsizliklerinden zerre haz etmesem de, işe yarıyorlar doğrusu.
(bkz: boş bkz dım doldum)
(bkz: geçen gün yine eve kız attım)
bir efsanenin ısparta gibi bir yere geleceğini müjdeleyen konserdir. ismail hakkı demircioğlu ile çıkacağı konser için bilet fiyatları istanbulda 36 lira iken ısparta 10 lira olması ayrı şukeladır. süleyman demirel üniversitesi batı kampüsünde gerçekleştirilecektir. biletler orda bi yerde satılıyor.
ergenlik döneminde bıyıkların yavaş yavaş terlemeye başlamasıyla oluşan tüy topluluğudur bu. orta 1 ile orta 2. sınıf öğrencilerinin %87sinde vardır bu. hatta 2-3 gün kesmezseniz belki kendinizde bile görebilirsiniz. en azından ben böyle bir isim taktım buna.
kesinlikle içkiden, sigaradan, kimine göre uyuşturucudan daha keyif verici bir şeydir. o anda ikisi de aynı şeyi düşünüp aynı sözlerle birbirlerine aşklarını ifade etmektedir. bu aktivite konserlerde çok fazla olur ama o anda söylenen şarkı sadece ikinizin değildir, o konserdeki çoğu çift bunu yaşamaktadır. önemli olan size özel bi andır. ya sarhoş bi şekilde eve giderken söylediğiniz alla beni pulla beni , yada denize karşı otururken kulaklık paylaşılmış bi şekilde onun şarkısına eşlik etmektir. ya da bir karaoke barda endless love söylemektir.
süleyman demirel üniversitesi delikanlı kız öğrencilerinden aslında yeri makine mühendisliği iken radyo televizyonda bulmuştur kendisini. antalyanın en sağlam tribüncülerinden birinin elinde büyümüş olmasından dolayı saygıda kusur edilmemeli.
yoktur bu tatlılık balda
zor iştir çalmak gayda arkadaşa kıyak entry yazdırdın
mutlu musun artık sevda
kafa güzel bi şekilde tuvalete gidersiniz ayakta veya oturarak işinizi görürken pat diye ışık söner. "lan noluyor? bu kadar mı sarhoş oldum" diye düşünürken aklınıza gelir fotosel. eğer ayakta isenin kafanız da güzel olduğundan baya bi uğraşırsınız onu yakmak için ayağı arkaya doğru kaldırırsın yanmaz, vücudunu çevirirsin yanmaz. karanlıkta göreyim işimi desen zaten dengede duramıyorsun etrafı batırırsın. burda erkeklerin yapıp kızların yapamadığı hareket devreye giriyor. işeyen er kişisi geri geri giderek ışığı yakıp işemeye devam eder.
eskiden bir bkz verilirdi hede hödö diye yanına da bir yıldızlı çakılırdı doludur diye. ama sözlükte dolu bkzlar mavi olmaya başladığından beri o büyük kolaylık sağlayan yıldızlı bkz üvey evlat muamelesi görmeye başladı. rağbet azaldı. eskiden kalma yıldızlılar da pek işe yaramıyor, sadece hüzünlendiriyor beni.
eski lara yolunda bulunan oldukça şukela bir bar. antalya kriterlerinin biraz üstünde olan bu mekanda haftanın her gününde farklı müzik türleri hakimdir. çarşamba gecesi olan oldies ile perşembe günü olan az biraz caz dinlenesidir.
gelenler orta yaşlı insanlar olsa bile öğrenci halimizle 6 tlden 2 bira içip rahat rahat müziğimizi dinleyebiliriz.
hayretler içerisinde kalarak başlığının olmadığını gördüğüm konser. şimdi ifenim zamanın ötesinde geyikler dönüyordu manowartürkiyeye gelmez manowarsystem of a downun abisiymiş diye. hatta hep ekşi de başlıklar açılırdı bilmem kaç eylül 2004 manowar istanbul konseri falan deyü. kimse inanmamıştı geleceğine manowarın kutsal topraklara. resmi sitede açıklandığı gün yer yerinden oynadı metal camiasında.