one more for the road
263 (çağından bir adım önde)
sekizinci nesil yazar 1 takipçi 6.60 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    eski sevgiliyi orospu ilan etmek

    27.
  1. kendi kız kardeşininde birileri tarafından orospu ilan edileceğini unutan er * kişinin son sözleridir.
    1 ...
  2. aniden terk eden sevgili

    3.
  3. sevdiği adamı her şeyiyle kabullenen kadın

    16.
  4. dr

    54.
  5. kımıl kımıl kıpır kıpır kenan doğulu iskender paydaş ortak yapımı.

    --spoiler--

    Dur dinle şu derdimi
    Kim bilebilir ki aramızda var bir mesele
    Ben kulağı tıkalı ona takıntılı
    onda kaldım her şeyimle
    Ah bu kanepenin bir dili olsa
    Anlatsa dünya sarsılsa
    Yok çok sevişmenin hiç zararı yok
    Aşktan ölen varsa söyle
    Doktor derdime bul bir çare
    Ona doyamıyorum yaz bir reçete
    Sabah akşam yemekten önce ve sonra

    Her anımda yanımda istiyorum
    Gel sevenleri düşün
    Düşün hepimizi
    Bir tavsiyen yok mu birader
    Sen anla şu halimi
    iyileştir bizi
    Ne demişler aşk ilaçtır
    Ah bu kanepenin bir dili olsa
    Anlatsa dünya sarsılsa
    Yok çok sevişmenin hiç zararı yok
    Aşktan ölen varsa söyle
    Doktor derdime bul bir çare
    Ona doyamıyorum yaz bir reçete
    Sabah akşam yemekten önce ve sonra
    Her anımda yanımda istiyorum

    --spoiler--
    1 ...
  6. sayım

    17.
  7. cemal süreya sözlerine sezen aksu'nun sesi ile eşlik edilen şiir.

    ağlatır.
    istisnasız.
    bahçede çocuklar vardı, çocuğundan öptüm
    zamanında çok aşık olduğunuz adam geçip karşınıza evvelce sen aklıma düştüğünde bu şiir eşlik ederdi sana, sezen ses verdi seneler sonra ama ne sen geldin ne şiirin hissettirdikleri değişti derse, ağlarsınız dinleyip ağlarsınız.
    o kadar.
    3 ...
  8. can alıcı şiir dizeleri

    225.
  9. --spoiler--

    sokaktayım
    gece leylâk
    ve tomurcuk kokuyor
    yaralı bir şahin olmuş yüreğim
    uy anam anam
    haziranda ölmek zor!

    --spoiler--
    2 ...
  10. kısa boylu sıska geri zekalı parasız çirkin erkek

    31.
  11. saftrix

    60.
  12. kullanılmak için can atılan replikler

    81.
  13. türk lirası nın simgesi

    93.
  14. aldatan erkeğin başına gelebilecekler

    35.
  15. ağır can acıtma içeren entaridir.
    er kişilerin okuma sırasında hissettiklerinden sorumlu değiliz.

    aldatma eyleminden emin olduktan sonra bir kaç gün/ sabrınıza göre bir kaç hafta hiç bir şeycikler olmamış gibi davranılır akabinde bir gece yatısı planı yapılır.
    er kişi büyük umutlarla teklife icabet eder, sevişme donu olarak adlandırılan tekstil ürünü altındadır.
    hayde gel fantezi yapalım cümlesinden hemen sonra yatak başı olarak adlandırılan suc ortaklarına kişinin elleri bağlanır, önce ingiliz anahtarı ile yumurtaları iyicene sıkılır hemen arkasından üstüne kolonya sıkılır sonrasında kendisini kadınlardan ayıran en temel organına cımbız ile kücük kücük cimdikler atılır.
    gogus kısmı kıl yumagı ise sanslıdır, sir agda ile bir güzel bal dök yalat o pespaye karılara sarkısı eşliğinde temizlenir.
    tekrar acısını dindiği düşünüldüğü için malum organa dönülür ve ucu cakmak ile ısıtılmış çatal ile küçük dokunuşlar yapılır.
    son olarak kerpeten ile mudahale edilir.

    bahse konu entari hayal ürünü olup, aldatan canlıların aldatma eylemi öncesinde taahül etmeleri için yazılmıştır.
    1 ...
  16. iki harfle elde edilebilecek mutluluk tanımları

    7.
  17. (bkz: ah)

    artık nerede ne şekilde söylendiğine bağlı tabii.

    iki harfle mutlu olan insanlar. *
    3 ...
  18. hakan şükür

    1588.
  19. hocasından icazet alma dönemi gelmiş, ne dediğini bilmeyen torinolu kukla.
    4 ...
  20. sözlük yazarlarının itirafları

    43389.
  21. eski sevgilimin yeni actıgı bistroya gittim, adamla sırf menu icin evlenebilirim ya da ascısıyla.

    süslenip, hazırlanıp kapıdan cıkıyorum sonra üşenip eve geri dönüp esofmanlarımı giyip ''ben gelmiyorum'' diye mesaj atıp sürekli küfür yiyorum.

    gecenlerde cok ünlü bir radyocuyu tam tabiriyle göt ettim, üstüne sigara yaktım istanbul manzarasına karşı keyifli içtim.

    çok parlak düşüncelerim var ama üzerine gölge eden insanlar mevcut.

    sürekli oramdan buramdan bir seyler pörtlüyor artık o kadar alıstım ki, hastaneye bile tek basıma gidiyorum, kendimi nesterletip geliyorum.

    sanırım narkoz bagımlısı oldum.

    cagın hastalıgı agız ishaline yakalanmıs umutsuz vakalar ile muhattap oluyorum, cok egleniyorum, fitili agızlarına değil kıçlarına sokmayı planlıyorum.

    uzun zamandır almak istedigim beatsbydre kulaklıgım an itibariyle kurye tarafından teslim edildi ve aşık oldum. kuryeye degil, kulaklıga.

    alıp alıp, iptal ettigim ucak ve otobüs biletlerim var, en yakın arkadasım yakın zamanda beni koliliyerek uzak diyarlara gönderecek sonunda.

    dogdugu günü bildigim gözümün önünde büyüyen minik adamlarımdan biri on bir martta nişanlanıyor, aklıma geldikçe ağlıyorum.

    her tip erkeği gördüm, duydum, bildim sanırdım ama erkegin fahişe olmus halini bu sene gördüm, artık hic bir seye sasırmam.

    geçenlerde her daim gittigim benzinci de 50 liralık dedim, ''abla sen hep lütfen derdin, canın sıkkın herhalde'' diyen görevliye son altı ayımı anlatmamak icin kendimi zor tuttum.

    dövme delisiyim hatta boynumda bile dövme var ama gidip camii de namaz kılıyorum, insanların tuhaf bakışlarını hiç umursamıyorum, cunku imam ''kalbini şeytanlar dövmesin kafii'' dedi.

    biscolata erkeklerini begenmiyorum, erkek dedigin sert ifadeli olur dedim diye iki kız arkadasım ''sen delirdin herhalde'' dediler. ama hala begenmiyorum, o heriflere geceleri anneleri süt iciriyormus gibi geliyor.

    bütün organlarımı bağışladım, önce ailem karşı çıktı ama kimseyi dinlemedim, gittim imzamı attım. tek meragım acaba bugun ölsem, organlarımdan birini alacak olan insanla bir yerde bir sekilde karsılasmıs olabilir miyim? cok merak ediyorum ya.

    basıma ne gelıyorsa meraktan geliyor anneannem ''sen meraktan ölünün gtündeki pamugu cıkarırsın'' der, ohaa çok igrenc töbe yapmam.

    uykum varsa bıraktıgınız yerde, hangi sartta pozisyonda nerede oldugum önemli degil, uyurum. tepinseler, halay cekseler, davul calsalar uyanmam ki bunların hepsi denendi.

    anormal derecede kilo kaybediyorum herkes bu duruma isyan halindeyken, ben üstümden düşen jeanlerim ile cok mutluyum.

    biri bana bunu alsın.

    --spoiler--

    http://galeri.uludagsozlu...n%C4%B1n-itiraflar%C4%B1/

    --spoiler--

    hee ayrıca en büyük fenerbahce.
    6 ...
  22. saipsiz

    918.
  23. efsane radyoculardan cem arslan ile best fm' de skeclere başlamış zat. *

    ilk radyo tiyatrosunu da aşağıdaki linkten dinleyebiliriz.

    --spoiler--

    http://www.bestfm.com.tr/...0628#.T0Zaz3QudAI.twitter

    --spoiler--
    6 ...
  24. kız arkadaşı dövmek

    7.
  25. beraber how i met your mother izliyorsunuzdur, Barney' nin çıktığı sahnede ''ya bu herife hastayım'' dersiniz ve birden yüzünüzün sol tarafında 87 kiloluk bir adamın tüm gücünü kullanarak elmacık kemiğinizi kırmasına sebep olan şamar ile tanışırsınız.
    akabinde binlerce kez özür diler ama siz yaşadığınız şok ile evden çıkıp arabayı şile'ye kadar sürer orada bağıra bağıra ağlarsınız.

    kız arkadaşı değil, herhangi bir canlıya bedensel/ ruhsal şiddet uygulamak tanımlanamaz derece korkunç bir ruh haline tekabul eder.

    tanım da istersiniz siz şimdi : ruhu hasta insan eylemi.
    7 ...
  26. orhan boran

    6.
  27. diksiyon kralı.
    ve ne yazık ki bu aralar hepimizin desteğine ihtiyaç duyan efsanelerimizden,

    --spoiler--

    büyük usta orhan boran için "a negatif" kana ihtiyaç var. i̇rtibat için eşi güler hanım` ın numarası 0 532 734 00 81

    --spoiler--
    2 ...
  28. saipsiz

    916.
  29. benzini başımdan aşağıya döktüm, kibrit elimde giderse kendisini yakarım diye tehdit ettiğim yazar. *
    4 ...
  30. boşnak vs kürt

    8.
  31. adı cemre olan birine ne zaman düşüyorsun demek

    9.
  32. ben düşmüyorum, kayıyorum cevabı karşısında nasıl bir tepki verilmesi gerektiğini düşünmeye sebep olan zeka üç insan komikliği.
    2 ...
  33. sözlük yazarlarından aforizmalar

    6580.
  34. yüzünü öperek soldurmak istediklerim var, böyle de sadistim.
    3 ...
  35. yengeç burcu erkeği

    465.
  36. alaturka sözlük

    28.
  37. sözlüklerin pıtırcık kıvamında costugu bugunlerde, açık ara sıyrılacak ve kalitesini farkettirecek olan fikir boşaltma sitesi.
    2 ...
  38. sözlük yazarlarının doğduğu hastaneler

    38.
  39. dayanamayıp aramak

    6.
  40. neden dayanmanız gerektiğini hatırlatan durumdur.
    telefonu kapattığınız an pişman olursunuz.
    2 ...
  41. türk kızı

    4709.
  42. vay * gene mi kız diye karşılanır bir çoğu.
    sanki kadının suçu.
    bilmezler ki cahiller
    dölüdür sebep kadının kabahatine.
    üstüne bir de kaynana çıkar lohusanın başına
    sanki kendi nedir ki konuşur evlat saymaz kundaktakini.
    ayaklanmaya başladığında çay koyar ahaliye
    sofra kurar, kaldırır
    doğuştan hizmetlidir ailesine.
    okumak ister evlat sayılmayan saçı uzun,
    a'yı b'yi fazla görürler dölü kuruyasıcalar.
    bacak arasında ki çukur engeldir hayata.
    anasını bi gece vakti beceren beyin
    sanarki her er kendi gibidir.
    kahve yap dediklerinde memeleri ağrımaya yeni başlamıştır.
    ses etmeden oynar kaderinde,
    beyaz giydirip kırmızı kurdela ile salarlar namuslarını
    sırtına vura vura odaya soktukları adam
    anasının kaderini yaşatır.
    devran döner, bir çok türk kızı için hayat durur.
    hep aynı senaryo bir yerlerde oynanır, ağlanır, kimse duymaz.
    7 ...
  43. 00 00 dan sonra sözlükte bulunan bayan yazar

    145.
  44. sözlükte türk kızı türk erkeği çatışması

    10.
  45. erkek sözlük yazarlarına vermek istenilen mesaj

    2.
  46. -slm sana mesaj vercem ben
    +ne!? bismillah anlamadım ne vercen ?
    -sen sözlük eri değil misin ?
    +hee sözlükcüyüm ben.
    -eee tamam mesaj verceeem gerizekalı
    +olur mesajlı olsun farketmez ver ben alırım.
    5 ...
  47. aşk tümseğinde düşmek

    1.
  48. (bkz: gri şehrin yeşil aşkı/#14548242)

    devamı niteliğinde. *

    ”uzun zamandır görmediğim bi arkadaşı gibiyim kendimin, aklıma geldikçe özlerim” dedi sigarasının dumanını ciğerlerine yapıştırırken cektiği son nefeste. sessiz bi hırıltı çıkardı boğazından..

    bu aralar duyduğu en rahatsız edici sesti. huzuru keşfedeli çok olmamıştı bu küçük köy evinde.. aklına geldi bi an neden burada olduğu, kadehlere şarap doldururken…

    bi yudum aldı ve daldı, gitti gözleri uzaklara..

    -park da bulutlara ulaşan çocuğu bir süre daha izledi bilmem kaçıncı sigarasını topuklarının altında ciğneyerek öldürürken ve aslında hırsına yenik düşerken..

    uyandığında kapkaranlıktı odası. ağır sigara kokusunu aldı üstünde ki, alkol sanki sıkılmıştı tenine dunyanın parasına satılan ama korkunç kokan parfümler gibi yapış yapış, ağır..

    içerden sesler geliyordu ya da artık delirmişti ve gaipten ses duyuyordu. kendi kendine konuştu tam bu an da ”ben ne yaptım!?”

    oturma odasında ki beyaz üstüne kocaman çiçekleri olan koltuğunda can arkadaşı uyuyakalmıştı, battaniyesi kaymıştı. üşürdü o hemen, bilirdi. gözleri doldu. battaniyeyi üstüne örttü sanki bebeğini sarıp sarmalayan anne naifliginde.. ve televizyonu kapattı.

    mutfağa yürüdü ve farketti ki, kafasının içinde beyni onun adımlarına ayak uyduruyorlardı tüm damarlardan bağımsız. bu nasıl bir ağrı dedi sesli ve ekledi ”ben ne yaptım kendime?”

    -sen ne yapmadın ki kendine dedi tanıdık ses.

    döndü ”can arkadaşı” tam arkasında duruyordu. en az kadın kadar perişandı hali, en az onun kadar bitkin.. ve en az onun kadar üzgün..

    takatı olmayan bacaklarına son bir enerji ile adım atma emri verdi, sarıldı sımsıkı ”canına”.. bi süre öyle kaldılar..

    ayrıldıklarında ıslaktı omuzlar. zaten her düşüşlerinde birbirlerinin omuzlarıydı limanları ya da son durakları..

    -sen otur dedi, ben yaparım kahveleri..

    sessizce bekledi kadın..

    masaya bardakları koyup, sukunetini koruyan fırtına gibi can arkadaşı oturdu karşısına ve anlattı..

    gece yarısı telefonu caldığında aklına sadece annesi gelmişti can arkadaşının hastaydı çünkü biraz, besmele ile kesmişti telefonun dijital sesini ama karşıdan gelen ses ”kadın”ın adını söylüyordu ve acilen hastaneye gelmesini.

    evden nasıl çıkıp gittiğini bilememişti ”can”ı, - seni dedi, öyle gördüğüm an ömrümün bir kısmını kaybettim o acil servis odasında ilac kokuları arasında..

    gene sustular.

    bu sefer o kadar uzun sürmedi sessizlik , kadın bozdu yitirilmiş sesi ile..

    -ne yaptım ben ?

    +çok içmişsin önce mekanda sorun cıkarmışsın sonrasında da kazayı yapmışsın işte.. dedi ve kahvesinden bir yudum aldı sanki birazdan çıkacak kelimelerini yumuşatmak ister gibi.

    -ne kazası dedi kadın korkuyla, kendi yaşıyordu aşikar da başkasına zarar vermiş olabilir miydi !?

    hemen anladı ”can”ı tedirgin sorularla dolu gözleri,

    -yok, kimseye bir şey olmadı merak etme, gene her zaman ki gibi kendine ettin.

    caddebostan’ da bir mobilya mağazasına girmişti direksiyon hakimiyetini kaybedip sonra da sinir krizi geçirmişti.. hastaneye kaldırılmıştı hemen iç kanama icin kontroller yapılmıştı ama zapedememişlerdi, polis son aramada ki numarayı çevirmişti cevap alamayınca ikinci numarayı aramıştı..

    ilk numara..

    adam.

    susan adam..

    hatırladı..

    park da arkasını dönüp giden adamın soguk sesini hatırladı..

    ama sonrası..

    rezillik.

    babasına haber vermıstı ”can”ı hemen müdahale etmişlerdi, sikayetçi olmaması icin dükkan sahibi ikna edilmisti, kamu davası icinde tanıdıklar sokulmuştu araya.. hastaneden 48 saat sonra baygın cıkarmışlardı ”kadın”ı, -agır bir kriz demisti doktor, ellerine recete tutuştururken..

    ve şimdi aklı eriyordu ki, üç günden fazladır uyuyordu..

    -aman tanrım dedi aslında içinden söylemek isterken kulağına çığlık gibi gelen sesi ile.

    -tamam dedi ”can”ı kahveni iç hadi, unut geçti bitti atlattı-k-.

    her zaman böyleydi işte, ne yaparsa yapsın, ne derse desin ”can” hep kendini de katardı. atlatmışlar-dı-.

    kahvesini içti, duş aldı, bi sigara yaktı.

    emaillerine bakmak istedi, yapamadı.

    uyuyacağım dedi oturma odasında ki koltukta üstünde bornozu..

    bir kaç saat sonra,

    rüyalar da yorulmuştu ama ne gördü hatırlamıyordu.

    ”can” arkadaşı not bırakmıştı, taze poğaçaya ev sahipliği yapan tabağın altında

    ”hemen döneceğim, ofise uğramam lazım ve bu poğaça yenecek ”.

    gülümsedi ya da gülümsediğini sandı..

    bilmiyordu refleskleri de onu terk etmişti galiba.

    bir ısırık aldı görev gibi poğaçadan, bıraktı.

    üstünde hala bornoz vardı, odasına gitti, giyindi, mekanik hareketlerle sanki robot gibi içinden ruhu çekilmiş insan olarak.

    telefonla konuştu, on dakika sonra korna sesini duyunca asağıya indi elinde küçük bir çanta üstünde esofmanları.

    -havaalanı dedi.

    taksicinin gözleri parladı, kadın umursamadı.

    -gidiş dönüş mü diyen uçak şirketi calışanının sesi ile anımsadı kendini.

    -hayır, tek gidiş.

    elinde portakal suyu ile salona geçti, birazdan kapıları acacağız diyordu arkasında ki adama görevli kız sinirli bir ses tonu ile kelimelerin üstünde tepinerek.

    telefonunu açtı, belli daha eve gelmemişti ”can arkadaşı” yoksa aramış olurdu binlerce kez. hemen dedi mesajı çekip kapatayım telefonumu ve yazdı ,

    -bi süre izin ver bana, iyiyim yani aslında değilim ama iyi olacağım.. bi sure.. seni seviyorum. ”kızma”

    hemen kapattı telefonunu mesaj eline ulastığı an delirecek olan arkadaşının suratı belirdi gözlerinin onunde, ürktü.. en son üzmek isteyeceği insandı o, ailesinden bile kıymetliydi baharlar getiren ”can” arkadaşı.

    anons, vakit geldi diyordu..

    kadın aşk’ı terketmek için ayağa kalktı ve yürüdü cam kapıya doğru elinde bir kağıt parçası ile..

    …ve bir seyler yolunda gitti, şirket hisselerini devretti, huzurlu olduğu bu evi aldı, eşyalarını gönderdiler ”metropol” şehirden..

    mba yapıyordu, bir kaç şirkete de danışmanlık veriyordu ama asla istanbul’a gitmiyordu, insanlar deli olduğunu düşünüyorlardı, sebebini bilmeden sanki aşktan tek delirmiş olan oymuş gibi..

    neyse,

    tek eksiği can arkadaşı da gelmişti kırgınlığını, kızgınlığını bırakıp. sadece hafta sonu bile olsa gelmişti işte..

    —

    aşk herkeste bu etkiyi mi yapıyor acaba dedi şarabın tadı boğazında dans ederken..

    -bilmem dedi kadının ”can”ı..

    bilmiyorlardı hakikaten, veranda da uyku keyfi yapan kopeğe daldı gözleri ikisinin de.

    ve bahçe ışığına yakalanmış minicik bir fare geçti hayatından endişe ederek, peşinde bir kedi ile..

    canı için kaçanlarla doluydu dünya ve canı için kovalayanlarla..

    sessizliğin içindeki ses nina’ya aitti o sırada sadece..

    ”feeling good” diyordu, her şeye herkese inat gibi.

    köpeği göstererek ,

    -ismini ne koydun bunun dedi ”can” arkadaşı..

    kadın cevap verdı ;

    ”çocuk”..
    *
    --spoiler--

    http://www.youtube.com/watch?v=h8tuTSi6Sck

    --spoiler--
    2 ...
  49. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük