An itibariyle cev kupası finalinde kupayı alsın ya da almasın destan yazmaktadır. Sözlüğün pek umrunda değil ne yazık ki. Yıllardır amatör sporlardaki başarılarıyla övünen Fenerbahçe taraftarları da görmezden gelmeye devam etsin. Üzülmesinler fazla.
Gece gece beni derinden etkileyip 10 dakikada 3 dal sigara yaktıran tam anlamıyla iç burkan haber.
'' Kocaeli'nin Körfez ilçesinde, ismail Devrim (45) girdiği bunalım sonucu, kendisini banyoda iple asarak yaşamına son verdi. Oğluna, okulun istediği pantolonu alamayan baba, çocuğu okuldan gönderilince gururuna yediremedi. Çaresiz baba, eşine “Çocuklarıma bakamıyorsam, çocuğuma bir pantolon alamıyorsam niye yaşıyorum ki” dedi ve kendini iple asarak yaşamına son verdi.''
Allah belamı verseydi de o fındığı ağzıma atmasaydım dedirten durum.
Su içebilmek için odamdan mutfağa nasıl koştum bilmiyorum.Siz siz olun özellikle fındık köyden gelmişse çürük mü değil mi iyice inceleyin sonra atın ağzınıza.
Ulan biz bu juve'yi çok değil 4 sene önce elemiştik.Onlar o günden sonra 2 defa şl finali oynadı serie a 'da şampiyonluğa ambargo koydu 4 sene boyunca.Yetmezmiş gibi bugün de madrid'e deplasmanda futbol dersi veriyor.
Biz ise sene başında östersunds'a elenerek avrupa kupalarına veda ettik.
Başta dursun özbek olmak üzere emeği geçenlerin allah belasını versin.
https://youtu.be/YxqWktSes_A?t=157
Burcu Esmersoy saçmalaması.
Pek bir şey diyemiyorum rezalet bir ifade.
Bunlar sorsan entelektüel kişiler.Erkeği banka gibi gören zihniyetten tez zamanda kurtulmak dileğiyle.
özellikle 6-7 aydır şiddetli bir şekilde hissediyorum.Heyacan yok aşk yok macera yok kısacası hiçbir şey yok.
Yeni bir şeyler denesem bile hemen sıkılıyorum, bunalıyorum.Nereye kadar böyle devam edecek bilmiyorum.
Eskiden en ufak şeylerden bile zevk alırdım, eğlenirdim.Ne ara böyle oldum merak ediyorum.
Hemen hemen her şehrimizde hissedilen eksiklik.Kültür Bakanlığı ve belediyeler el ele verip bu ihtiyacı ortadan kaldırmalı.Daha yaşanılabilir şehirler için üstüne düşülmeli bu konunun.En büyük hava limanlarını yapıyoruz.En büyük camileri yapıyoruz.En büyük köprüleri yapıyoruz.Bir kere de gelin en büyük kütüphaneyi yapın.Bir de böyle reklam yapın.Oturup alkışlayalım hepimiz.
Bugün bitirdim kitabı.Her futbolseverin okuması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Borussia Dortmund tarihinin en dramatik sezonlarından birini konu ediniyor kitap.Alın okuyun derim eğer futbolu sevip üstüne dortmund'a da sempati duyuyorsanız kesin okuyun.
Benim altını çizdiğim yerler şöyle:
Herkes yeniden ayağa kalkan ve bir kazanana dönüşen kaybedenlerin öyküsünü sever.
insan mesleğini, eşini, oturduğu şehri, hatta dinin değiştirebilir ama tuttuğu takımı asla değiştiremez.
Maçın izlendiği stadyumlar vardır.Buna karşın Dortmund'da maç izlenmiyor,yaşanıyor.Bunu itiraf etmek zorundayım. Bayern taraftarı olsam bile.
Gerçek kahramanların kostüme ihtiyacı yoktur, onlar Ruhr cennetinde sarı-siyah giyinirler.
Gerçek aşk bitmez.Gerçek aşk unutmaz.Ve her şeyden önemlisi, gerçek aşk affetmez. Mario, evine
hoş geldin!
Taraftar, öteden beri kendisini kadere teslim etmiş bir insandır.Taraftar olmak, aynı zamanda korkunç derecede aciz olmak anlamına gelir.Eğer bunu yapamıyorsa, taraftar değil başka bir şey olması lazım.
'Futbolu bir ölüm kalım meselesi olarak görenler var.Bu yaklaşımı doğru bulmuyorum.Futbol bir ölüm kalım meselesi değil, ondan öte bir şeydir.'
Futbolun zirvesinde, bahanelerin pek hükmü yoktur.Futbol son derece dürüsttür.Bu da şu anlama gelir:Her şeyi yaparsın ve bunun karşılığını mı alacağın, yoksa yanlış günde yanlış rakibe çattığın için canına mı okunacağı kesin değildir.
Ve son olarak,
Duvar'da, o sarı siyah duvarda
Nasıl göründüğünün önemi yoktur.
Dışarıda müdür mü olduğun
yoksa hapis mi yattığın
Umurunda değildir Duvar'ın,
renklerini taşıdığın
ve dakik olduğun sürece.
diyecek söz bulamıyorum.böyle faul yapılmaz.insanlık suçu bu.futbol böyle bir şey değil.hakem sen ayrı komedisin zaten.bu pozisyona kırmızı vermemek nedir?
Akşama doğru zil çaldı.Baktım aşure gelmiş.içimden bu aşure daha kaç gün daha dağıtılacak geçmedi mi bunun vakti derken mutfağa yöneldim.Tabağı temizleyip sonra da evde olan taze kekten iki üç dilim koyayım tabağı boş vermek olmaz derken tabak bir anda elimden kaydı yere düştü.Halıya da düşmediğinden kırılması kaçınılmaz oldu.Elimde kırık tabakla durumu yüzünü ilk defa gördüğüm komşumuza açıklarken bulunduğum durum gerçekten içler acınası haldeydi.Tabak zaten antika gibi bir şeydi.Kadının yüzünden sanki kendinden bir parça gitmiş gibi bir hal vardı.Üzülsem mi utansam mı bilemeden iyi günler deyip kapıyı kapattım.Şimdi de bari bir tabak takımı alayim hediye edeyim diye düşündüm ama kadının oturduğu daireyi bile bilmiyorum.
Kısacası siz siz olun.Tabağı dolu vermekle falan uğraşmadan sağlam verin gerisi mühim değil yoksa benim durumuma düşersiniz.
Galatasaray'ın 17 yaşında gelecek vadeden kanat oyuncusu.
Roma'nın takibinde olduğu söyleniyor şu sıralar.Cengiz'in performansı roma yetkililerinin dikkatini çekmiş olacak ki yeni bir cengiz daha bulma peşindeler.
Tipi de griezmann'ı andırıyor sanki.
Yolu açık olsun.
Kendimi teselli etme cümlem bu sanırsam.Bir olay karşısında üzülürken hemen bu cümle aklıma gelir.Kendi derdimi unutmaya çalışırım.Başkasının dertlerini düşünürüm.Acımı hafifletmiş oluyorum bu şekilde.Tavsiye ederim size de.