Şimdi isa'nın yaşadığı döneme gidersek o Çağın filozoflarını incelersek o dönemin gezginlerini incelersek o dönenim yazarlarlarını incelersek hiÇ biri suda yürüyen ölü dirilten bir adamı yazmamışlardır.2
internet sayesinde kuranın türkçe okunmasıyla ateist sayısının artması durumudur. bazıları ise hala çeviri hatası sondan 2 bölü 3. ayetine bak burda oyle demek istemedi. demeyle göt korkusuyla islamın son demlerini yaşatır. bir kaç yüzyıl sonra islam arap mitolojisi olacak. buradan da tarihe geçeçeğim.
erkeklerde küpe takma adetinde asıl önemli bulgu, kıpçaklarda baş gösteriyor şöyle ki:
kıpçak töresinde bilgece kanunlar koyulmuş. ülke, evladı için yaşardı. onların için kaygının en büyüğü gösterilirdi. daha sonrasında atasına sahip çıkabilmesi için çocuğu koruyabildiği en üst düzeyde koruyup dirayetli tutmaya çalışırdı.
ailede küçük oğul baba evinde kalıp atasına, anasına yardım eder büyük oğul ise genelde orduda hizmet ederdi.
herhangi bir sebeple ailede bir oğul olursa delikanlının kulağına bir küpe takılırdı. askerde komutan küpeli askeri görünce onu tehlikeli görevlere vermezdi çünkü türk töresi ona bu yetkiyi vermezdi. soyu içerisinde sonuncu erkek olan kişi ise kulağında iki küpe taşırdı. türk töresi, soyunu sürdürebilmesi için onu bilhassa korurdu.
orduda herkesin hizmet etmesini zorunlu kılan zamanlarda erkekler için askerlik mecburi ve şerefli bir hizmetti ve askerliğini yapmamış erkeğe kız bile verilmezdi. kız vermeyi bırakın, kızlar askerlik yapmamış erkeği var bile saymazlardı. küpe, böylesine sert ve kesin törenin hüküm sürdüğü türk topraklarında bir ailenin neslini sürdürebilme imkanını koruması açısından cengaverler için sadece toplumsal bir nişan görevi görmüştür.
kaynak:
türklerin ve bozkırın eski tarihi,
murad adji,
almanyanın merzig kentinde kurt araştırmacısı werner freund korkusuzluğuyla şaşırtıyor. 1972de kurduğu hayvan barınağında kurtlara bakan freund onları ağzıyla besliyor. ölü hayvanların etlerini ağzına alarak kurtlara yediren freund tüm günlerini hayvanlarla geçiriyor. son 40 yılda 70den fazla kurt yetiştiren ve eski bir paraşütçü asker olan freund eşiyle birlikte barınağın yakınındaki bir evde yaşıyor. bazen kurtlar gibi uluyan freund'a kurtlar da uluyarak cevap veriyor.
Uzun kapsamlı bir şey araştırırsın taratırsın uğraşırsın sözlükle paylaşırsın alıntı yaptığın yeri belirtmedin diye konuşur uzun bilgi iÇerikli yazı yazarsın tek harfi yanlış yazmıssınızdır bakınıza alır o söz öbeğini artı almak iÇin değişik değişik hareketler. Kesin birisi ayar eden bakınıza alacak.
papua yeni gine'deki bir yamyam kabilesinin yakalandığı hastalık incelendiğinde doğal seçilimin canlı bir örneği ortaya çıktı.
yalnızca insan beyni yiyerek geçen bir hastalık olan kuru'ya karşı bir genetik mutasyon sadece son 200 yılda oluştu ve yayıldı.
papua yeni ginede bulunan fore kabilesinin insanları öldüğünde, diğerleri cenaze töreninde bir saygı işareti olarak ölünün beynini yiyorlardı. kuru hastalığı bu yolla yayıldı ve en az 2500 foreliyi öldürdü, 20. yüzyılın sonlarına kadar. 1950lerin sonunda hastalığın sebebi belirlendi ve bu uygulama(beyin yeme!?) durduruldu.
kurunun belirlenmesi ve nasıl yayıldığının ortaya çıkması, araştırmacıların bsenin deli dana hastalığı- nasıl hastalıklı sığır beyinlerini diğer hayvanlara yedirerek yayıldığını ve nasıl sonunda ingilterede şu ana kadar 166 kişinin ölümüne sebep olan creutzfeldt-jakob hastalığına sebep olduğunun belirlemesine yardımcı oldu.
college london üniversitesinde ki british prion araştırma merkezinden simon mead, anti-kuru geninin keşfinin insan evriminin faaliyette olduğunun apaçık kanıtlarından bir tanesi olduğunu söylemekte.
umuyorum ki bu durum evrimin nasıl olduğuna dair klasik bir örnek olacaktır diyor simon mead, ve şöyle devam ediyor darwinin türlerin kökeni kitabının basılmasının 150. yıldönümünde gerçekleştiği düşünüldüğünde çok çarpıcı ve zamanında bir örnektir
roberts işçi sınıfı kökenli, fransız asıllı bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. melbourne üniversitesinden burs kazanan. Tarih bölümünde okuyan ve "bence temelde ikimiz de dinsiziz. sadece ben, senden bir tane fazla dini daha reddediyorum. sen diğer tüm olası dinleri neden reddettiğini anladığın zaman, benim de neden senin dinini reddettiğimi anlarsın." sözünün sahibi mükemmel insan.
arap ordularının türk katliamı (talkan ve curcan katliamları) :
türkler nasıl müslüman oldu?
bu soruyu genellikle sormadık kendimize.çünkü ''türklerin, din ve hidayet aşkıyla kendiliğinden islamiyeti benimsediği'' yolunda koşullandırılmıştık.
peki ama bu yargımız doğru muydu? ne yazık ki hayır!
gerçeği aradığımızda ,türklerin müslümanlaştırılması sürecinin insanı irkilten bir vahşet süreci olduğu soğuk gerçeği yüzümüze çarpıyor. daha ötesi arap ordularınca uygulanan ,benzerine az rastlanır bir zulme rağmen türklerin i̇slamiyete çok uzun zaman direndiklerini görüyoruz.
resmi ve geleneksel söylem ise bu gerçekleri ısrarla gizlemeye çalışıyor. oysa sorunun aydınlığa kavuşturulması şeriatçılığın insanlarımızı yakabilecek denli pervasızlaştığı günümüz türkiye'sinde her zamankinden büyük önem taşımaktadır. çünkü türklerin ''hidayet aşkı ve coşkuyla müslüman oldukları'' ön yargısı ,kişi ile tanrısı arasındali o saf ilişkiyi istismar ederek ,toplumumuzu 7. yüzyıl karanlığına götürmeye çalışan şeriatçıların en temel ideolojik argümanlarından birini oluşturuyor.
unutulmamalıdır ki bugünü anlamak ,aydınlık ve ve gerçekten demokratik türkiye yaratabilmek için doğru bir tarih bilincine sahip olmak zorundayız.
aşağıdaki döküman tamamen i̇slami kaynaklardan, taberi ve zekeriya kitapçı gibi i̇slami tarihçi ve yazarlardan düzenlenerek hazırlanmıştır.
müslüman arapların türklere i̇lk saldırıları:
seyhun ve ceyhun nehirleri arasında bulunan bölge tarihi ipek yolu üzerindedir.. türk beylikleri, bu bölgedeki, buhara, semerkant, talkan, baykent gibi şehirlerde yerleşmiş yaşıyorlar, deri imal ediyor ve pamukdan kağıt üreterek bunları satıyor ve iyi de para kazanıyorlardı.. bu üretimlerinin yanı sıra altın madenleri çalıştırıyorlardı.. özellikle adı zengin şehir manasına gelen, semerkantın zenginliğinin o devirde dillere destan olduğu söylenir.. bu zenginlik ötedenberi talancı arapların iştahını kabartıyorduysa da, türklerden çekiniyorlar ve araya sınır olarak koydukları ceyhun nehrini geçmeye pek cesaret edemiyorlardı.. çünkü daha önce halife osman zamanında, muhammed bin cerir komutasındaki araplar i̇slamı yayma bahanesiyle oraları talan etmek için 2700 kişilik bir ordu ile ferganeye kadar girdiysede türkler tarafından yok edilmişlerdi.. ancak daha sonraları muaviye tarafından, ceyhun nehrinin altında kalan horasanın tamamiyla işgal edilmesi ile o bölgede ilk araplaştırma ve i̇slamlaştırma girişimleri başlamış oldu..
buhara'nın talan edilmesi
horasanın kendileri tarafından tamamen işgal edilmesinden cesaret alan araplar, muaviyenin ilk horasan valisi olan, ubeydullah bin ziyad 673 yılında bu sefer ilkinden çok daha kalabalık 24000 kişilik bir ordu ile ceyhun nehrini geçerek kibac hatun yönetimindeki buharayı kuşatır. kibac hatun diğer türk beyliklerinden yardım istersede bu yardım kendisine gelmez ve araplar verdikleri kayıplardan dolayı buharayı işgal edemezlersede tam anlamıyla talan ederler.. daha sonra, muaviyenin ikinci horasan valisi, halife osmanın oğlu saidde buharaya saldırmaya hazırlanır.. kendisine diğer türk beyliklerinden yardım gelmeyeceğini anlayan kibac hatun, saidle anlaşma yapmak zorunda kalır.. bu anlaşmaya göre, kibac hatun, saide diğer türk beyliklerine yapacağı saldırılarda önüne çıkmayacağına dair güvence ve bu güvencenin teminatı olarak da buharadaki türk asilzadelerinden rehinler verir.. ( bu sayı kimi tarihcilere göre 50 kimine göre de 80 dir... ) bu anlaşmanın verdiği rahatlıkla said, zenginliğini öteden beri duyduğu semerkanta saldırır.. semerkantı baştan aşağı talan eder ve topladığı binlerce türk gencini, köle pazarlarında satmak için horasana getirir.. said daha sonra kibac hatundan aldığı 80 kadar rehine tarafından bir punduna getirilmiş ve hançerlenerek öldürülmüştü....( saidi öldürdükten sonra dağa kaçmayı başaran rehinlerin orada açlıktan öldüğü söylenir ) saidden sonra, horasan valisi salim bin ziyad olur. horasanda muaviyenin oğlu yezide bağlıdır.. ziyadda ayni şekilde 680 yılında türkleri i̇slamlaştırmak ve şehirlerini talan etmek için saldırır fakat püskürtülerek geri çekilirler.. bu sefer, kendi orduları türkler tarafından talan edilerek silahları alınır.. daha sonra araplar daha güçlü bir orduyla tekrar saldırır ve türkleri gene talan ederler.. bu talandan her arap 2400 dirhem alır.. ( bir kölenin satış fiyatı 300 ile 500 dirhem arasında olduğu düşünülürse, bu durumda aldıkları ganimet adam başına 7 veya 8 köleye eş değerdedir..)
haccac ve rutbil
i̇slamda ilk asimilasyon 685 yılında abdülmelik ile başlar.. abdülmelik, etrafını i̇slamlaştırmaya adı i̇slam tarihine kandökücü zalim olan haccacı kendisine yardımcı seçerek başlar.. abdülmelik önce civar halkların dillerini arapçalaştırdı.. harac karşılığı önceden bazı hakları kabul edilmiş olan gayri müslimlerin bütün haklarını geri aldı.. bu arada haccacı irak genel valiliğine atadı.. haccacın iraka genel vali atanmasından sonra türklerin kaderinde ilk köklü değişikler başlamış oldu.. haccac ilk olarak ubeydullah ibni ebi bekriyi sicistana, muhalleb ibni ebi sufrayi da horasana vali yapar.. o tarihte, sicistanın türk hükümdarı rutbildir ve araplara vergi vermektedir.. haccac, bununla yetinmez ve ubeydullahı rutbilin üzerine göndererek ondan tam olarak teslim olmasını ister.. rutbil önce bu teklifi kabul etmek istemez.. bunun üzerine ubeydullah rutbilin üzerine yürür.. rutbil 18 fersah geriye çekilerek ubeydullah ve ordusunu kuşatma altına alır..ubeydullah, rutbilden kurtulmak için 700000 dirhem teklif ederse de rutbil kabul etmeyerek arap ordusunu büyük bir bozguna uğratır.. buna çok kızan haccac 40000 kişilik büyük bir ordu toparlayarak, abdurrahman ibn esas komutasında rutbilin üzerine gönderir.. rutbili yenemiyeceğini anlayan esas, bu sefer onunla anlaşır.. bu olay karşısında çılgına dönen haccac, esası yakalatmak üzere bir birlik gönderirse de, esasın ordusu bu birliği yenilgiye uğratır ve geri kalanları da basraya kadar sürer. ancak burada yenilen esasın ordusu dağılır ve esas rutbile sığınır.. bunun üzerine haccac, esası kendisine vermesi için rutbili tehdit eder.. vermediği taktirde çok büyük bir ordu ile üzerine yürüyeceğini ve bütün türk şehirlerini harap edeceğini, verirse de kendisinden 7 sene hiç vergi almayacağını söyler.. türk şehirlerinin tekrar bir savaşa girmesini istemeyen rutbil, 7 sene haraçtan muaf tutulacağını da düşünerek haccacın bu teklifini kabul eder ve esas ve yakınlarını haccaca teslim eder.. ancak, rutbil haccaca güvenmekle hata yaptığını daha sonra anlayacaktır.. haccac rutbilden esası teslim aldıktan sonra derhal yeni bir ordu düzenleyerek 699 yılında muhelleb bin ebi sufyan komutasında türk şehirlerinin üzerine gönderir.. hocente, kes, sogd ve nesefi ele geçirirsede türkler direnirler.. horasan valiliğine muhellebin oğlu yezid gelir.. yezid ibni muhellebde türk şehirlerini talan eder.yezidin savaşçıları, harzemden ele geçirdiği türkleri boyunlarına damga vurarak köle pazarlarında satarlar.. bu tarihlerde, araplar türklerin yurtlarını devamlı olarak istila edip şehirlerini talan ettilersede kalıcı bir üstünlük sağlayamamışlar, elde ettikleri yerleri sonunda tekrar türlere geri vermek zorunda kalmışlardı..
kuteybe ibni müslim
705 yılında abdülmelik öldüğünde yerine oğlu velid geçer.. ve türk tarihini önemli şekilde etkileyecek olay, kuteybe ibni müslimin horasana vali atanması olur.. bu zamana kadar kalıcı bir başarı elde edemeyen araplar onun zamanında türk yurtlarında kalıcı başarılar elde etmişlerdir.
türklerin gerçek anlamda kılıç zoru ile müslümanlaştırılmaya başlamaları kuteybe zamanında olmuştur..vali olduğu andan itibaren, türk beyliklerinin toptan işgal edilerek i̇slamlaştırılması için çok güçlü bir ordu kurmaya başlar.. mervde askerleri toplayarak, allah kendi dininin aziz olmasi için size bu toprakları helal kıldı der.. sanki, bakara suresi 193ü .... yalnız allah dini kalana kadar onlarla savaşın... yada 8.enfal /.39u din tamamen allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! . ayetlerini savaşçılarına hatırlatarak arap ordusunu türklerin üzerine sürer.. kuteybe ilk olarak baykenti kuşatır.. diğer beyliklerden türk savaşçılar baykentin savunmasına yardıma gelirler.. i̇ki ay süren bir savaş olur. kuteybe tam bir zafer kazanamazsa da, türkleri haraca bağlayan bir anlaşma yapmaya zorlar.. şehir yıkımdan kurtulur ama, şehre giren araplar anlaşmaya rağmen şehrin bir kısmını yağmalarlar ve şehirden ayrılırlarken arkalarında bir de askeri garnizon bırakırlar.. başlarına gelecekleri anlayan türkler ayaklanmaya başlarlar ve kendi aralarında silahlanarak karşı bir mücahit birliği kurarlar, baykentde karışıklıklar başlar.. bunun üzerine kuteybe baykente tekrar gelerek nekadar silahlanan türk varsa hepsini öldürtür.. kadınları ve çocukları esir alır ve şehri tekrar baştan aşağı yağmalar..
taberinin anlatımlarına göre, kuteybenin aldığı ganimetlerin haddi hesabı yoktur.. taberi, bütün horasanı işgal ettiklerinde dahi bu kadar ganimet toplayamadıklarını söyler..
şehrin yağmasından sonra, daha önce horasanda merve getirilmiş olan arap aileleri, mervden getirilerek baykente yerleştirilir.. muhafız birlikleri oluşturulur.. valilik den vergi tahsildarlığına kadar bütün denetim organları araplardan oluşturulur.. türklerin budist ve zerdüşt inançlarını simgeleyen bütün heykeller toplatılır, taş olanlar kırılır, altın olanlar eritilerek ganimet olarak araplar tarafından alınır.. bunlar, enfal suresinde yazdığı gibi, sanki araplara allahın verdiği ganimetlerdir.. daha sonra esir edilen kadın ve çocuklar kocalarına ve babalarına geri satılır.. müslümanlar, baykentli türklerin neleri var neleri yoksa almışlar, şehrin onarımı da gene türklere kalmıştır..bundan sonra sıra gelir buharanın tamamen işgal edilip müslümanlaştırılmasına..
buhara'nın tekrar kuşatılması ve i̇lk türk katliamı
kuteybe mervde büyük bir hazırlık yapar.. bu arada vardana ve buhara beylikleri arasında çatışmalar vardır.. müslümanlara karşı mücadele etmek için bu çatışmalar derhal durdurulur ve vardan hudat, kuteybeye karşı türklerin başına geçer.. kuteybe önce, numiskent ve ramitana saldırır ve buraları kolayca istila eder.. demirkapı önlerinde vardanla çarpışırlar.. vardan savaşı kaybeder ve buharaya doğru çekilir.. ancak kuteybede, savaştan yorgun düştüğü için buharayı alamadan merve geri döner.. haccac bunu başarısızlık olarak kabul eder ve, buharayı mutlaka almasi için kuteybeye emir verir..kuteybe büyük bir hazırlık yaparak bir sene sonra tekrar buharayı kuşatır.. türkler direnir ve kuteybe başarılı olamaz, ordusu dağılmaya başlar.. bunun üzerine kuteybe her bir türk başı için askerlerine 100 dirhem vaad eder.. para hırsı ile gayrete gelen araplar, şehri istila ederler..bütün direnen türkler kılıçtan geçirilerek tam bir katliam yapılır, araplar türk kadınlarına tecavüz ederler, beğendikleri kadınları ya cariye olarak kullanmak yada köle pazarında satmak üzere alıkoyarlar.. erkeklerden de binlerce kişiyi köle olarak satmak üzere beraberlerinde götürürler.. araplardan oluşan yeni bir idari kurumlaşma yapılır.. diğer beyliklerden tepkiler gelmeye başlayınca da, buhara melikesi hatunun oğlu tuğ sad kukla hükümdar yapılır.. tuğ sad tarihe hain bir işbirlikçi olarak geçer.. daha sonrada müslüman olarak oğluna da, efendisi kuteybenin ismini vererek bağlılığını kanıtlar.. etkili bir kolonizasyon yapmak isteyen kuteybe bunun için öncelikle yerli halkı i̇slamlaştırmaya başlar.. buhara halkı önceleri müslüman olmuş gibi görünselerde bu dini kabul etmek istemezler..kuteybe türklerin aslında müslüman olmadıklarını, evlerinde i̇slami kuralları tatbik etmediklerini anlar ve yeni bir yöntem geliştirir..bu yönteme göre türkler evlerini araplarla paylaşmak zorunda bırakılırlar ve bu şekilde bire bir kontrol altına alınırlar.. i̇slami kurallara uymayanlar ise ağır cezalara uğratılırlar..
( bugün, bazı i̇slami yazarlar bu getirilen tedbirlerin i̇slam'ın türkler tarafından kabul edilmesinde çok yarar sağladığını açıkca ifade ederler..bu yaklaşım da üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.. )
kuteybenin bu zorlamaları karşısında, halkdan bazı direnişçiler çıkar.. gizlice silahlanırlar..bu durum karşısında araplar camiye dahi silahsız gidemez olurlar..kuteybe baskıları arttırır, kendi aralarında örgütleşen türkleri yakalattırıp öldürtür.. bu arada yeni vergi yasaları getirir.. yerli halk, halifeye senede 200000 dirhem, horasan valisi haccaca da 10000 dirhem vergi ödemeye mecbur bırakılır.. bunun dışında arap askerlerinin atlarına yem temin etmeye, oraya getirilip yerleştirilen arap ailelerine odun temin etmeye ve onlara tahsis edilen arazilerde çalışmaya mecbur bırakılırlar.. kadınlar, kızlar araplara cariye yapılırlar.. buhara türkleri bu yıllarda dünyadaki çok az milletin yaşadığı vahşeti ve ızdırabı yaşar.. kuteybenin getirip türk evlerine yerleştirdiği araplar, türklerin o zamana kadar yaptıkları bütün birikimlerinin üzerine konarlar, türklerin tarlalarını alır ve türkleri o tarlalarda çalıştırırlar.. i̇ste tek din i̇slam oluncaya kadar savaşın diyen ayet, arapları türklerin sırtından geçimlerini sağlayacak ortamı yaratmıştır..allah dini dedikleri i̇slam, ahzab suresi / 50 de olduğu gibi, savaşta gasp edilen türk kızlarınıda ganimet olarak görür, ve araplara cariye olmalarını helal kılar..cuma namazı zorunlu hale getirilir.. genede türkerden rağbet görmez. bunun üzerine kuteybe, namaza gelenlere 2 dirhem vaad ederek önce fakirler üzerinde i̇slamın etkili olmasını temine çalışır.. bu uygulama nispeten başarılı olur.. fakir halktan para için camiye gidenler olur..
1. büyük katliam (talkan katliamı)
buharada olanlar diğer türk beyliklerinde de etkilerini gösterir.. aynı şeylerin kendi başlarına geleceğinden korkmaktadırlar.. sogd meliki neyzek tarhan şehrinin yıkıma uğramaması için kuteybe ile anlaşmak zorunda kalır.. bu anlaşmaya göre tarhan haraç verecek ve tarafsız kalacaktır.. ancak bu tarafsız kalmalar ve türklerin birleşememeleri arapların işlerini kolaylaştırmış ve türk beyliklerini istedikleri gibi istila edip talan etmişlerdir.. i̇lk olarak saldırıya uğrayan kibac hatuna diğer beyliklerden yardım gelmeyince, o yardımı esirgeyenler aynı akibete uğramışlardır.. bu olaylarda türklerin belli bir şekilde organize olamamaları da onların araplar tarafından istila edilmelerini kolaylaştırmıştır.. neyzek tarhan daha sonra kuteybe ile yaptiğı anlaşmada hatalı olduğunu ve bu anlaşmanın kendisine hiçbir güvence getirmeyeceği gibi diğer türk beylerine de ihanet etmiş olacağını anlar.. tohoristana dönerek bütün türk beyliklerine birer mektup yazar ve onları ortak bir direnişe girmeleri için uyarmaya çalışır.. i̇lk olumlu yanıt talkan meliki sehrekden gelir..tarhanın planlarını öğrenen kuteybe, buna karşılık belh şehrinde hazırlık yaparak, baharda büyük bir ordu ile talkan şehrine doğru yürür.. o ana kadar bir direniş hazırlığı yapamayan talkan şehri meliki sehrek, kuteybenin gelişinden önce şehri terkeder.. şehre hiç savaşmadan giren kuteybenin adamları şehirde eli kılıç tutabilen nekadar erkek varsa hepsini kılıçtan geçirirler.. bu katliam o zamana kadar yapılanların en büyüğüdür.. kuteybe bu katliamı diğer beyliklere ibret olması için yapar.. kuteybenin askerleri öldürebildikleri kadar öldürürler, geri kalanları da, talkan yolu üzerindeki ağaçlara asarlar.. bu yolun 4 fersah ( 24 km.) mesafelik bölümü türklerin ağaçlara asılan cesetleri ile doludur.. talkan katliamı tarihe, arapların o güne kadar yaptıkları katliamların en büyüğü olarak geçmiştir.. halk, müslüman araplarla savaşmadığı halde, kuteybe ve askerleri sırf diğerlerine örnek olsun diye 40.000 kadar kişiyi kılıçtan geçirmiş, ağaçlara asmıştır.. bütün bunlar hep i̇slam adına yapılmıştır..
kuteybe, talkan katliamından sonra sumana girer.. erkeklerin pek çoğunu öldürterek, kadınlarını ve kızlarını cariye olarak alıkoyar.. daha sonra kes ve nesefde aynı şeyleri yapar.. erkekler öldürülür, türk kadın ve kızları utanç verici bir şekilde araplara cariye olurlar.. daha sonra faryaba yönelir ve faryabın teslim olmasını ister.. faryab halkı başlarına gelecekleri bildiklerinden teslim olmaya yanaşmazlar.. erkekleri dövüşerek ölürler.. bütün şehir yakılır.. araplar bu şehre yakılmış şehir anlamında muhtereka derler.. kuteybe, faryabdan sonra, tarhanın çekildiği kale bazgisi kuşatır.. 2 ay süreyle devamlı olarak buraya saldırır fakat bir sonuç elde edemez.. bu arada kış yaklaşır..kuteybenin kışın savaşacak gücü yoktur ancak, kale içindeki türklerin de yiyecekleri bitmiştir.. her iki tarafta savaşın kendileri için kaybedildiğini düşünür.. kuteybe son olarak bir hileye baş vurur.. tarhanın yanına muhammed bin selim adındaki adamını gönderir.. muhammed ibni selim tarhanın teslim olması durumunda kendisine hiç bir şekilde zarar gelmeyeceği güvencesini verir.. kalenin açlık içinde olmasından dolayı tarhanın kuteybenin teklifini kabul etmesinden başka yapılacak bir şeyi yoktur.. komutanları ile görüşüp teklifi kabul ederler.. silahlarını teslim ederek kaleden çıkarlar.. tarhan kaleden çıkar çıkmaz yakalanır, etrafı hendek açılmış bir çadırda zincire vurulur..kuteybe bu arada tarhanı hemen öldürmez.. haccaca haber göndererek ne yapacağını sorar.. haccac tarhan için, o bir müslüman düşmanıdır hiç aman vermeden öldür der.. kuteybe önce tarhanın iki oğlunu, tarhanın ve toplanan halkın gözü önünde öldürtür.. arkasından 700 kadar türk savaşçısının başlarını gene tarhanın ve halkın gözü önünde kestirir.. tarhanı da bizzat kendisi öldürür.. bütün kesilen başlar haccaca gönderilir.. kuteybe sanki kurandaki ayetleri yerine getirmiştir..
9 tevbe. 123. ey iman edenler! kâfirlerden yakınınızda olanlara karşı savaşın ve onlar (savaş anında) sizde bir sertlik bulsunlar. bilin ki, allah sakınanlarla beraberdir.
tarhanın öldürülmesinden sonra, kuteybe, aral gölünün altında bulunan harzem bölgesine yürür.. harzemde caygan ile havarizat arasında taht kavgası vardır.. kuteybe cayganla işbirliği yapar.. önce havarizat ile etrafındakileri öldürtür.. arkasından camhud melikini yenerek 4000 civarında esir alırlar.. ancak, daha sonra bunlar kuteybenin emri üzerine öldürülürler..
bu olay, ziya kitapçı'nın, i̇slam tarihi ve türkler adlı kitabında aynen şöyle anlatılır;
bu harblerden birinde, et-taberi'nin bütün tafsilatı ile anlattığına göre, bir defasında abdurrahman b. müslim, kuteybe'ye, 4000 esirle gelmişti. kuteybe, abdurrahman'ın böyle kalabalık türk esirleri ile geldiğini görünce hemen tahtının çıkarılmasını ve bir meydana kurulmasını istedi. tahtının üzerine mağruru bir eda ile oturan kuteybe, bu türk esirlerinden bin tanesini sağına, bin tanesini soluna, bin tanesini arkasına ve bin tanesinide önüne dizilmelerini söylemiş ve sonrada arap askerlerine dönerek yalın kılıç bu türklerin kafalarının koparılmasını emretmiştir. cebbar, zorba, insafsız arap komutanının etrafının bir anda bu türklerin kafa kol ve gövdeleri ile bir kan gölü haline geldiğinden hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır. bu harblerde öldürülen türklerin haddi hesabı yoktu. nitekim bu vahşetten adeta gururlanan bir arap şairi kaah el-aşkari şöyle haykırmıştır,
kazah ve facfac önlerinde korkudan birbirlerine sarılmış zavallı türkleri öldürdüğünüz geceleri hele bir hatırlayınız.
herkesi kılıçtan geçirdiniz. sadece ata dahi binmeyecek yaşta küçük çocuklar kaldı. binenlerde o hırçın atların sırtında sanki bir yük gibiydiler. ( sayfa 314 )
harzemde ayaklanan halk, kuteybe ile işbirliği yaptığı için cayganı öldürür..bunun üzerine, kuteybe bütün harzemi yakıp yıkar, halkı kılıçtan geçirir.. harzemli ünlü türk bilgini, biruni harzemdeki uygarlığın yok edilişini şu şekilde anlatır.. kuteybe, her çareye baş vurarak harzemlilerin yazılı dilini bilenleri, geleneklerini koruyanlarını, bütün bilginleri öldürttü, böylece herşey karanlıklara gömüldü.. i̇slam harzemlilerin içinde girerken, onların tarihi hakkında bilinenleri artık öğrenme olanağı bırakmadı..harzemi yıktıktan sonra kuteybe, semerkant üzerine yürür..semerkant meliki gurek üzerine gelen müslümanlara karşı diğer türk beyliklerinden yardım ister.. taşkent ve ferganeden yardım gönderir, fakat gelen birlikler yolda kuteybenin askerleri tarafından pusuya düşürülerek yok edilirler..semerkant, kuşatılır.. araplar mancınık ateşi ile saldırırlar.. daha fazla dayanamıyacağını anlayan gurek, kuteybe ile anlaşmak zorunda kalır..bu anlasmaya göre,
1.semerkant araplara hersene 2.200.000 altın ödeyecektir..
2.bir defaya mahsus olmak üzere 30.000 türk gencini esir olarak verecektir..
3.şehirde cami yapılacaktır..
4.şehirde eli silah tutan kimse dolaşmayacaktır..
5.tapınak ve putlardaki tüm mücevherler kuteybeye teslim edilecektir..
daha sonra kuteybe, altından yapılan putları erittirerek alır ve merve geri döner.. dönerken kardeşi abdurrahman bin muslimi semerkantın başına vali olarak bırakır..
kuteybenin merve dönüşünden sonra, türkler kendi aralarında işgalci müslümanlara karşı bir direniş birliği kurarlar.. zaman zaman ceyhun ırmağını geçerek araplara pusu kurar ve ciddi zararlar verirler.. haccac kuteybeye taşkent ve ferganayi işgal etmesi talimatını verir.. kuteybe taşkente gider fakat başarılı olamaz.. bu arada haccac ölür. halife velid, kuteybeye türklere karşı savaşları devam ettirmesini söyler.. kuteybe bu sefer kasgara doğru yola çıkar.. tam kasgarı kuşatacakken halife velid ölür, yerine süleyman ibni abdülmelik halife olur.. bu yeni halife ile arası hiç iyi olmayan kuteybe kasgar seferini yarıda bırakarak ona karşı ayaklanır, ancak kendi komutanları tarafından 11 yakını ile birlikte 716 senesinde kafası kesilerek öldürülür.. çünkü kuteybenin komutanları halifeye karşı gelmek istememişlerdir..
2. büyük katliam.. (curcan katliamı)
kuteybe ve haccacın ölümü, arapların türkleri müslümanlaştırmak ve türk şehirlerini talan etmek politikalarında bir değişiklik yapmamıştır.. öncelikle, araplardaki türklere karşı olan korku ortadan kalktığı için, araplar, kuteybeden sonra da aynı şekilde türk yurtlarına saldırılarını sürdürmeye devam etmişlerdir.. kuteybenin öldüğü aynı yıl olan 716 da, yezid ibni muhelleb horasana vali atanır.. i̇lk iş olarak dağıstanı işgal eder.. dağıstan meliki saltekin, yezite karşı uzun süre dayanır.. sonunda dağıstan düşer.. şehir yağmalanır ve 14000 kişi öldürülür..dağıstandan sonra curcana yönelir.. curcan 300.000 dirhem karşısında savaşmadan teslim olur.. yezid, curcana bir bölük asker yerleştirerek, taberistan a doğru yola koyulur.. taberistan meliki, i̇sfehbed, deylem melikinden 10000 kişilik bir yardım alarak savaşa başlar.. i̇sfehbed savaşırken, curcan halkı da ayaklanarak esed ibni abdullah komutasındaki askerleri imha ederler.. yezid öfkeye kapılır, curcanlı türkleri yendiğinde kanlarından değirmen döndürüp ekmek yiyeceğine dair allaha yemin eder.. askerlerini toplayarak curcan üzerine yürür.. curcan beyi, şehirden çıkarak curcan kalesine çekilir. 7 ay süren savaştan sonra, kale düşer.. curcan beyi öldürülür.. kaledeki askerler esir alınır.. araplar, daha sonra curcan şehrine girerler.. burada da aynı şekilde kuteybenin yaptiğı katliama benzer bir katliam yapılır.. türkleri öldürerek, 4 fersah boyunca sağlı sollu ağaçlara astırır.. allaha verdiği sözü yerine getirmek için, esir aldığı binlerce türkü, enderiz vadisindeki nehrin kenarına sürükler, orada askerlerine korumasız türkleri öldürtür.. öldürülen türklerin kanlarını nehire akıtır.. nehrin suyuyla akan kanlardan, ilerideki değirmenden un ve ekmek yaptırarak yer ve allaha verdiği sözü yerine getirir.. katliamdan geriye kalan kız ve kadınlardan beş de biri cariye olarak halifeye ayrıldıktan sonra, geriye kalanlar askerler arasında ganimet olarak paylaştırılır..
kaynaklar curcan katliamında talkan katliamında olduğu gibi yaklaşık 40.000 türkün öldürüldüğünü söylerler..
717 yılından sonraki zaman, arapların kendi aralarındaki çatışmalarla geçer.. buraya kadar dikkat ederseniz, ilk arap saldırıları başladığında kibac hatun diğer türk beyliklerinden yardım istediği halde istediği yardım kendisine verilmemişti.. sonra o yardımı göndermeyenler, yardıma muhtaç duruma düştüler.. bu olaylardan türklerin daha o zaman da aralarında tam bir birlik ve beraberlik sağlayamamış olduklarını görüyoruz.. 717 yılında ömer ibni abdulziz halife olur..i̇ki yıl sonra hastalanır yerine, 719 da, yezid ibni abdülmelik geçer.. yezid ibni abdülmelik ile yezid ibn mehlebin arası iyi değildir.. yezid ibn mehleb hapse attırılır ancak, yezid ibni mehleb hapisten kaçarak, basrada örgütlenir ve yezid ibni abdülmelike karşı ayaklanır.. 721de abbas ve mesleme adında iki komutan önderliğinde kurulan hilafet ordusu yezid ibni mehleb ile savaşır.. bu savaşta abbas ve yezit ibni mehleb olur.. yezitin kafası kesilerek halife yezit ibn abdülmelike yollanır.. mesleme, mehlebin yakını olan yaklaşık 300 kişinin daha kafasını kestirerek öldürtür. yezid ibni mehlebin oğlu olan, muaviye ibni yezidde elinde bulundurduğu 32 kadar mesmele taraftarının kafasını kestirtir.. aralarındaki savaş, mehleb taraftarlarının tamamen yok edilmesi ile biter mesmele, mehlebden ele geçirdiği aralarında türklerin de bulunduğu cariyeleri cerrah ibni hakeme satar..bu arada, yezid ibni mehlebin yerine getirilen yeni horasan valisi, cerrah ibni abdullah, türkmenistanın iç kısımlarına bazı saldırılar yaparsada başarılı olamaz..
kuteybenin ölümüyle birlikte türk topraklarına yapılan akınlar eskisi kadar başarılı olamamışlardır.. bu dönemde i̇slam yayılmacılığı bir duraksama içine girer.. halife ii. ömer ibn abdülaziz, işgal altında bulunan yörelerdeki arap egemenliğinin her geçen gün biraz daha zorlaşır bir hale gelmesinden dolayı bu bölgelerde yaşanan gerginliğin azaltılarak i̇slamın kuvvetlendirilmesine çalışır.. kendisine bağlı yöneticilere, bundan böyle türk beyliklerine saldırmayın, hakimiyetiniz altında bulunan bölgelerde gücünüzü arttırarak i̇slamı yaymaya çalışın demiştir.. ayrıca, ii. ömer, müslüman olan halklardan cizye alınmamasını istersede, arapların gelirlerinde önemli ölçüde düşme olmasından dolayı bu karardan daha sonra, türklerin müslümanlıkarında samimi olmadıkları bahane edilerek vazgeçilmiştir.. bu arada horasanda cerrah ibni abdullah, yerine abdurrahman ibni nuaym atanmıştır..
hakan sulu'nun göktürk boylarının başına geçmesi
türkler, arapların istilasına karşı direnişlerini çinden yardım isteyerek sürdürürler.. daha önce araplarla işbirliği içinde olan tugsad da, 718 yılında çin imparatorundan yardım ister.. çin, türklere yardım göndermez.. turgis kaani sulu, bati göktürk boylarının başına geçerek, 720 yılında sogddaki türklerin araplara karşı isyanını desteklemek için bir birlik gönderir.. sulunun, kur-sul adındaki komutanı, seyhun nehrini geçerek, sogda gelir ve oradaki diğer türklerle birleşerek, semerkanta doğru yürür.. arap valisi, said ibni haris, türkleri durduramaz ve semerkanta çekilir.. ancak türkler semerkantı kuşatamazlar.. bu arada said ibni haris yerine 721 yılında horasana said ibni harasi atanır.. 722de hisam halife olur, said ibni harasiyi görevden alarak yerine müslim ibni saidi atar.. müslim ilk olarak afşini haraca bağlar.. seyhunu geçerek bütün ekinleri ve ağaçları yakarak ilerler.. bunun üzerine turgis hakanı sulu, müslimin üzerine yürür.. sulunun üzerine geldiğini ögrenen müslim geri çekilmeye başlar.. seyhun nehri yakınlarında, bir başka türk birliği tarafından durdurulur.. bir yandan yukardan sulunun birlikleri ilerlediği için acele eden müslim, zayiat vermesine rağmen, seyhun nehrini geçerek semerkanta çekilir.. bu yenilgi üzerine, müslim görevden alınır, yerine esed ibni abdullah atanır..esed ilk olarak hoten şehrini ele geçirerek yağmalar.. ancak, turgis hakanının müslimi kovalamasından cesaret alan halk araplara karşı ayaklanır.. 726 yılında turgis hakanı sulu kararlı bir şekilde esedin üzerine yürür.. huttalda çarpışırlar.. esed, sulu karşısında ağır bir mağlubiyet alır.. bunun üzerine 727de esedde görevden alınarak yerine esres ibni abdullah atanır..
esres halk üzerinde baskı uygulayarak denetim kurabileceğini düşünürsede başarılı olamaz.. bir kısım halk müslüman olduklarını söyleyerek vergi vermek istemezler ve turgislerden yardım isterler. turgis hakanı sulu 728 yılında buharayı zapteder.. bu arada esresin yerine cüneyt ibn abdurrahman geçer..araplar semerkanta çekilir..hakan sulu ve kur-sul idaresindeki turgis kuvvetleri 729 yılında 58 gün süreyle arapları kemerce kalesinde kuşatma altında tutarlar.. açlıktan ölme noktasına gelen araplar kemerceden çıkarak teslim olurlar, yapılan anlaşma gereğince teslim olanlar debusiaya gönderilirler.. daha sonra hakan sulu, semerkantı kuşatır.. semerkantın işgal komutanı savra ibni hurr, cüneyd ibni abdurrahmandan yardım ister.. cüneyd yardıma gelmeden savra ve hakan sulu semerkant yakınlarında savaşırlar.. araplar savaşı kaybeder, semerkantın arap karargah komutanı savra bu savaşta ölür.. halife hisam, kufe ve basradan 20000 kişilik ek bir kuvveti cüneyd ibni abdurrahmana gönderir.. hakan sulu 732de buharayı terk ederek çekilir.. 734de cüneyd ibni abdurrahman ölür, yerine asım ibni abdullah geçer, bir yıl sonra onun da yerine halid ibni abdullah geçer..
hakan sulu'nun ölümü ve cuzcan beyinin ihaneti
hakan sulu, 737 yılında halidin üzerine yürür.. araplar zayiat vererek ceyhunun güneyine çekilir.. türkler ceyhun nehrini geçerek arapları belhe kadar çekilmeye zorlar, ancak cuzcan önderi, araplarla birleşerek hakan sulunun ülkesine çekilmesine sebep olur.. göründüğü kadarı ile eğer cuzcan önderi araplarla işbirliği yapmamış olsaydı hakan sulunun ordusu muhtemelen arapları türk topraklarından temizleyecekti.. hakan sulu ülkesine döndükten sonra bir zamanlar araplara karşı beraber savaştiğı kur-sul tarafından şahsi nedenlerden dolayı öldürülür..
bu gelişmenin birazda çin tarafından tezgahlandığı, ve tarihte çinin türk beyliklerini birbirine düşürme siyaseti olarak görülür.. hakan sulunun ölmesi araplar arasında sevinçle karşılanır.. öyleki horasan valisi araplara hakanın öldürülmesinden dolayı şükür orucu tutulmasını ister.. haberi halife hisama ulaştırırsa da, halife bu haberin doğruluğunu anlamak için güvendiği adamlarını yollayarak haberin doğruluğunu öğrenmelerini ister.. hakan sulunun öldürülmesinden sonra türkler bir daha toparlanamazlar.. arapların türk yurtlarından temizlenmeleri ile ilgili umutları bir anda söner.. öncelikle dikhanlar denen yerel egemenlikler araplara büyük tavizler verirler.. müslümanlığı kabul eden kişilere büyük ekonomik çıkarlar sağlanır.. cizye olarak alınan vergilerin miktarları düşürülerek önceki zorlamalara göre çok daha yumuşak bir sömürü politikası uygulanır.. buraya kadar ki tarihte türklerin zorla müslümanlaştırılmalarına hizmet etmiş olan en önemli 2 isim, arap komutanı kuteybe ve hakan sulunun tam önemli bir darbe indirmek üzereyken kendini araplara satarak onlarla işbirliği içine giren hain cuzcan beyidir.. kur-sulda, turgis hakanı suluyu şahsi çıkarları uğruna öldürerek ister istemez arapların korkulu rüyasını ortadan kaldırmış, müslümanlığın türk topraklarında daha rahat bir şekilde yayılmasına neden olmuştur..
kur-sul'un ölümü ve türk ordularının dağılması
emevilerin son valisi, nasır ibni seyyarın valiliğe gelmesi ile birlikte güney türkistanda arap güçlerinde bir toparlanma başlar. nasır, arap hakimiyetinin yumuşak bir politika ile daha kolay bir şekilde yayılabileceği bilinci ile güçlü bir ordu kurarak türk topraklarına yayılır. 739 yılında araplar semerkanta tamamen yerleşirler.. ancak, seyhun nehrini geçmeye çalışırlarsada, kur-sul komutasındaki türk ordusu tarafından durdurulurlar.. sayı olarak kur-sulun ordusundan daha kalabalık olmalarına rağmen, nehrin öte tarafına geçmeye cesaret edemezler.. ancak bu arada araplar için hiç beklemedikleri bir gelişme olur.. araplara karşı saldırı düzenlemeyi planlayan ve bu nedenle nehrin etrafında keşif yapan kur-sul, arap askerlerine yakalanır.. nasır, kur-sulu hemen öldürerek cesedini türklerin görebileceği şekilde seyhun nehrinin kenarına astırır.. bu manzara çok geçmeden türkler üzerinde beklenen etkiyi yapar ve türk ordusu zaten sayıca üstün olan araplar karşısında dağılır.. taşkent ve fergana da teslim olur.. nasır,bundan sonra arap hakimiyetini daha yumuşak politikalar uygulayarak sürdürür.. yurtlarını terk ederek giden türklerin geri dönmeleri halinde vergi borçları affedilir.. halk içinden müslüman olanlara bazı ekonomik ve sosyal çıkarlar sağlanarak, onların kendiliğinden müslümanlığı seçmeleri teşvik edilir.. i̇slamın taraftar bulabilmesi için, gerek korkutarak, gerek teşvik ederek gereken her türlü tedbiri alınır.. bu alınan tedbirler yavaşda olsa sonuç verir.. türk topraklarındaki son emevi arap valisi nasır ibni seyyar türklere i̇slamı kabul ettirtmeyi başarmıştır..
bizi ilgilendiren tarih buraya kadardır.. bundan bir süre sonra arap topraklarında, emevi hanedanının egemenliği son bulur ve abbasilerin devri kendini gösterir..
749da abbasiler emevi hanedanını zorlamaya başlar.. arap topraklarında başlayan iç savaş, emevilerin dışarı yayılmaları için gerekli olan kuvvetin bölünmesine yol açar.. abbasilerle birlikte, müslümanlaştırılan halklar üzerinde daha uyumlu, onların örf ve ananelerine uyan bir i̇slam uygulanır.. emevilerden sonra i̇slamiyetin evrensel bir din olduğu şeklinde uygulamalar yapılarak i̇slam'ın daha geniş kitlelere yayılmasına özen gösterilir.. bu şekilde önceleri arap dini olarak kurulan din, giderek daha bir evrensel görünüm kazanır.
bu arada araplar arası çatışmalar da giderek şiddetlenir.. araplar arası kavgada mevaliler, yani azat edimiş köleler de belli bir önem kazanırlar..
bu çatışmaların içinde olan arap şefleri mevaliyi kendi taraflarına çekmek isterler.. ancak, bütün müslümanları eşit gören i̇slam karşısında mevalinin durumu belirsizdir.. mevali, eşitliği öngören i̇slam adına, arap üstünlüğüne karşı çıkar.. ali tarafı ve peygamberin amcası abbasın soyu, emeviler tarafından kendilerinden hile ve zorbalıkla alınan iktidarlarının asıl sahipleri olarak görünmeleri, beraberinde bir takım siyasal sorunları da başlatır.. bu arada, sınıfsal farklılıklar ve beraberinde yaşanan olumsuzlukların nedeni olarak, ezilen sınıf tarafından i̇slamın kendisi değil, emevi hanedanın iktidarı sorumlu tutulur..
aberi anlatımları
aşağıdaki pasajlar doğrudan taberinin anlatımından alınmıştır.
tarih-i taberi / cilt 3/(syf-343)
her kim türklerden baş getirirse yüz dirhem vereceğim. i̇mdi müslümanlar bir bir türklerin başını kesip getirip 100 dirhemi aldılar. ve türkleri dağıtıp hesapsız kırdılar ve mübaleğa ile mal ve ganimet alıp yine dönüp merve geldiler.
yaz gelince kuteybe horasan şehirlerine nameler gönderip asker topladı. sonra göçüp talkana vardı. şehrek ki talkan meliki idi. neyzekle müttefik idi. kuteybenin geldiğini işitince kaçtı. kuteybe talkana girdiği vakit hükmetti ki ahalisini kılıçtan geçireler. nekadar kırabilirlerse kıralar. bunun üzerine kuteybenin askeri orada hesapsız adam öldürdü.
rivayet ederler ki 4 fersenk yol iki taraftan muttasıl ceviz ağacı dallarına adamlar asılmış idi. oradan göçtü. mervalarüde kondu. oradaki melik kaçtı. kuteybe onun da iki oğlunu tuttukta kalan şehrin beyleri itaat edip istikbale geldiler.(syf-344)
kuteybe dedi: - vallahi eğer benim ömrümden üç söz söyleyecek kadar zaman kalmış olsa bunu derim ki (uktülühü uktülühü uktülühü). ( hepsini öldürün, hepsini öldürün, hepsini öldürün )
bunun üzerine neyzeki ve iki kardeşi oğulları ki biri sol ve biri osmandır. ve yine o kendisi ile mahsur olanların hepsini öldürdüler. hepsi 700 adam idi. buyurdu başlarını kesip haccaca gönderdiler.(syf-347)
kuteybe deve palanı demek olur.(syf-351)
ganimet malının beşte birini haccaca gönderip semerkantın fethini de ilan etti. haccac da bu haberi işitip sevindi. kuteybe tekrar merve döndü. kardeşi abdullahı semerkanta emir yaptı. askerlerinin bir miktarını onun yanında bıraktı ve lüzumu kadar harp aleti verip, abdullaha dedi: kafirlerden hiç kimseyi semerkanta girmeye bırakma, ancak eline bir parça balçık ver ve o balçığın üzerine mühür vur.(syf-353)
kuteybenin havarizem şehrine gitmesi haberi
havarizem melikinin adı çaygan idi. ondan küçük havarizad adlı bir kardeşi vardı. çayganın üzerine galebe etmiş idi ve onun bütün işini tutmuş idi. i̇şitse ki çayganın eline güzel bir cariye girmiş, yahut bir nefis bir kumaş almış derhal adam gönderip aldırırdı. yine işitse ki bir kişinin güzel kızı var yahut güzel bir avreti var derhal mecal vermez,çekip alırdı. hiç kimse men edemezdi. ve çaygana ondan şikayet etseler ben ona bir şey diyemem, derdi. çaygan da onun elinden bunalmış idi.bu işi bu şekilde uzatınca çayganın tahammül etmeye takatı kalmadı. el altından kuteybeye adam gönderdi. havarizem şehirlerinden üç şehrin kilitlerini bile gönderdi.
ve kuteybeye dedi: havarizeme gelip kardeşimi öldürürsen her ne dilersen vereyim,dedi. lakin bu haberi hiç kimseye bildirmedi. bu haber kuteybeye ulaşınca gaza vaktı idi. kuteybe kavmine segat gazasına varırız diye bildirdi. çayganın adamını geri gönderdi. havarizade haber verdiler ki kuteybe segada gazaya gider. o da gayet sevindi. ve kavmine bildirdi ki bu yıl cenkten eminsiniz,zira kuteybe segada gidermiş. ve bizde işe meşkul olalım dedi.bilmedi ki kuteybe kendi üzerine gelir. bu esnada kuteybe ansızın bin atlı ile medinetül fil ki havarizemin ulu ve muazzam şehridir. zira havarizem ülkesi üç şehirdir. ondan ulusu yoktur. kuteybe çıkıp geldi. havarizem halkı kuteybeyi görüp korktular. kuteybe doğru çayganın yanına geldi. ve havarizada haber verdiler ki ne gafil durursun işte kuteybe erişip alemi fesada verdi. havarizad anladı ki bu iş çayganın başı altındadır. diledi ki çayganı öldüre. lakin fırsat ve mecal bulamadı. i̇mdi hazır bulunan sipahi ile sürüp medinetil file geldi. çaygan o üç şehri kuteybeye verip kendisi de kuteybenin yanına geldi. ve havarizad şaşkına döndü. nihayet kuteybeye adam önderip aman diledi.
kuteybe dedi: amanı kardeşinden dile eğer o aman verirse benden emin ol.
havarizad dedi: -i̇mdi bildim ki benim ölmem lazım. zira benim kardeşime boyun eğmem ölmek demektir. belki ölmek muti olmaktan iyidir, dedi. bunun üzerine cenge koyuldu. bir saat cenk edip sonunda tutuldu. kuteybeye getirdiler. kuteybe dedi: kendini nasıl görürsün.
havarizad dedi: -ey emir,beni melamet etme ki ben kılıca eli onun için vurdum ki seninle benim aramda bir hüküm zahir ola. i̇mdi fırsat senin oldu, bana ne öğünmek gerek, ne dilersen et. bunun üzerine kuteybe buyurdu. dışarı çıkıp boynunu vurdular.
çaygan dedi: -ey emir,henüz gönlüm şifa bulmadı.
kuteybe dedi: -daha ne dilersin?
çaygan dedi: -dilerim ki onunla bile olan kimselerin hepsini öldüresin.
kuteybe dedi: -i̇mdi sen benim yanıma topla, ben öldüreyim.
çaygan da hepsini tutup getirdi. kuteybe cümlesini öldürüp mallarını aldı. çaygan şöyle şart etmiş idi ki: bin baş esir ve nice bin kumaş vere. i̇mdi kuteybe medinetül file girip o malı çaygandan aldı.
çaygan kuteybeden yardım diledi. zira camhüd meliki daima gelip çaygan ile cenk ederdi. ve çayganı gayet incitirdi. kuteybe abdurrahmanı ona yardıma gönderdi. ve abdurrahman varıp muharebe etti ve o meliki öldürdü. çaygan o yerleri fethedip dört bin baş esir aldılar. kuteybe buyurdu. hepsini öldürdüler. (syf-349-350)
-şaş askeri bize gece baskın etmek dilerrmiş, imdi varın onların yolunda filan yerde pusuda durun. ve onlar çıktığı vakit üzerlerine sürünüz. ola ki bir fetih edesiniz,dedi. muslih b. müslimi bunlara kumandan tayin etti. muslih de gelip o 700 adamı üç bölük etti. bir bölüğünü yolun sağ yanına,bir bölüğünü sol yanına koydu ve kendisi bir bölükle yolun üzerine durdu. gece yarısı geçince şaş askeri çıkıp geldiler. muslihi yol üzerinde görünce cenge meşgul oldular. ve o iki bölük gaziler de iki taraftan hamle edip aç kurdun koyuna girdiği gibi kafirleri tarumar ettiler. gazilerde şübe adlı bir bahadır yiğit vardı. kendisini şaş güruhuna ve kalabalığına vurdu. onların ortalarında bir melikzadeleri vardı.yetişip şübe onu kulağı tözünden kılıç ile çaldı. öyle bir çaldıkı başı top gibi havaya uçtu. şaş askeri bu heybeti gördüklerinde hepsi bozguna uğradılar. müslümanlar ardına düşüp onları hesapsız kırdılar. onlardan kurtulan pek az oldu. ve onların ekserisi melikzadeler idi. ziynetli ve silahlı kimselerdi. onların başlarını ve silahlarını ve elbiselerini hepsini aldılar geri dönüp sürür ile kuteybenin yanına geldiler. ertesi gün kuteybe hükmetti ki cenge atılalar.
gavrek kuteybeye adam gönderip dedi: -bu ettiğin harbi öyle zannetme ki arapların kuvveti ile edersin belki acemden benim kardeşlerimdir ki sana yardım edip cenk ederler. yoksa harbe arapları gönder.gör ki biz de neler ederiz,dedi. kuteybe bu sözü işitip gadaba geldi ve münadilere çağırttı. müslüman mübarizleri toplanıp kafirlerin üzerine yürüyüş ettiler ve buyurdu ki mancınık kurdular ve bir burcu döğe döğe yıktılar. ve müslümanlar o yıkılan yerden hücum ettikte kafirlerden bir bahadır er gelip o gedikte durdu her kim ileri gelse mecal vermez öldürürdü. müslümanlarda silahşörler çok idi. kuteybe onları çağırtıp dedi ki: sizden kim ki o şahsı ok ile vurursa ben ona on bin dirhem veririm. o silahşörlerden biri ileri yürüyüp ok ile o şahsı atıp gözünden vurdu ve ensesinden çıktı. derhal düştü. o kişi kuteybenin yanına gelip on bin dirhemi aldı.(syf-351-352)
rivayet ederler ki 4 fersenk yol iki taraftan muttasıl ceviz ağacı dallarına adamlar asılmış idi. oradan göçtü. mervalarüde kondu. oradaki melik kaçtı. kuteybe onun da iki oğlunu tuttukta kalan şehrin beyleri itaat edip istikbale geldiler.(syf-344)
kuteybe dedi: - vallahi eğer benim ömrümden üç söz söyleyecek kadar zaman kalmış olsa bunu derim ki (uktülühü uktülühü uktülühü). ( hepsini öldürün, hepsini öldürün, hepsini öldürün )
bunun üzerine neyzeki ve iki kardeşi oğulları ki biri sol ve biri osmandır. ve yine o kendisi ile mahsur olanların hepsini öldürdüler. hepsi 700 adam idi. buyurdu başlarını kesip haccaca gönderdiler.(syf-347)
kuteybe deve palanı demek olur.(syf-351)
.......
bu 70 yıl süren türk-arap savaşlarının en önemli noktaları ve sonuçları ;
1- 100.000'in üstünde türk katledilmiştir.
2- 50.000'in üstünde türk genci köle ve cariye yapılmıştır.
3- şehirler yağmalanmış , ganimet diye halkın herşeyi talan edilmiştir.
4- tüm zenginlikler , tarihi eserler yokedilmiş , yakılmış , yıkılmıştır.
5- dünyanın en büyük katliamlarından biri olan "talkan katliamında" 40.000 türkün kafaları kesilerek 24 km yol boyunca ağaçlarda sallandırılmıştır. (tarihte örneği çok azdır.)
6- aynı şekilde "curcan katliamında da esir alınan 40.000 türk'ün nehir kenarında kafaları kesilmiş, nehrin suyu kıpkızıl olmuş, cesetler yine ağaçlarda sallandırılmıştır.
7- "teslim olursanız canınız bağışlanacak" sözü hiç bir zaman yerine getirilmemiş, "şeriat söz tanımaz" denilerek kadın-erkek kılıçtan geçirilmiştir.
8- araplar tarihte yaşadıkları bu en büyük yağma ve talandan çok büyük servet elde etmişlerdir.
9- türkler böyle bir vahşet ve mezalimi çinlilerden dahi görmemişlerdir.
10-bu tarihi gerçekler "islama leke gelmesin, islam etkilenmesin" düşüncesiyle gizlenmekte, hic bahsi bile edilmemektedir.
türkçü siyasetçiler dahi konuyu geçiştirir.
Edit:Bu yazıyı 16 saniyede okuyup eksileyen hızlı okurlarımız var.
1.5 milyar insana göre muhammet ilahidir son peygamberdir. 2.2 milyar insana göre isa tanrının oğlu olabilecek kadar önemlidir. dünyanın en zengin 1000 2000 kişisine göre musa, koskoca denizi yarmıştır yahu. (hazreti demiyorum çünkü onlar benim efendim değiller.) ama bana göre ben önemliyim. tanrı varsa insanlarla konuşmayacak kadar yücedir. isa musa muhammet birer sahtekar bence. bence sende önemlisin bir adamın salladığı şeyleri 5 vakit yapmayacak kadar önemlisin. araştır sorgula.
yanlış önermedir. pkk bütün emperyalist güçden yardım alan şerefsiz toplumudur. eroin kokain satıp çocukları zehirleyerek geçinen adi adamlardır. komünizm bu değildir. sosyalizm bu değildir.
Bazı orrrospu cocukları affedersiniz ama yoksullugu eziklik olarak niteliyorlar lan yavsak zengin ailede dogmak senin tercihin mi sonradan okuyamamak okutulamamak senin tercihin mi lan piç kurusu? Tanıma gelirsek orospu cocuğu olabilir temiz.
6 ay gündüz 6 ay gece insan hint fakiri olsa dayanamaz lan. birde soyle bir sorunsal var öğlen ile ikindi namazı kılarsın. şimdi aynştaynlar diyecek saatleri var kasyo saatlerinden bakacaklarını zannedenler bile olucak ama gerek ayetlerde gerek ise hadislerde saat belirtmez güneşin konumuna gore iner. inmiştir. inmemiştir de neyse. Evrensel bir din değil arab yarım adasına göre inmiştir. birde söyle bir olay var cennette vaad edilen seyler hurma agacı yumusak yastık şarap kadın. somut gecenler bunlar simdi size soruyorum aga bu nedir. git 5 yıldızlı tatil köyüne en krallarını bulursun. arabistan yarım adasında en büyük dertlerden biri sıcaktı o yüzden cehennem ateş diye betimlenir. yine arabistan yarım adasında olmayan yeşillik dereler ırmaklar cennette boyle betimlenir. yani.. soyleyeceklerim bu kadar.
Ergenlerin hala beyni olgunlaşmamış yazarların ota boka sigaraya iÇkiye doğalgaza benzine ve herseye ya herseye zam gelirken tartıştığı sıÇıntılar silsilesi.
Arkadaşlar bütün müslümanlar maymunlar insan olacakmış 'evrim öyle diyor' diyor. şimdi gelelim konunun özüne maymunlar insan olmaz maymunun milattan önceki uzun yıllar önce atası ile insanın aynısı. evrim bunu savunur. yalnız maymunun eli kolu evrimleşerek özelleşmiştir. insanın beyni. buna inanmazsınız ilk insan adem ile havva dersiniz saygı duyarım inançlara karısacak kadar orospu cocugu değilim lakin diğer türlü demeyin komik gözüküyorsunuz. iyi akşamlar.
bütün yüce beyinlere sesleniyorum. maymunlar ile şempazelerin atası ortak olduğundan lütfen daha fazla kasmayın beyninizi tahrip olur filan beni ugrastırmayın birde.
türkiyenin gelişememesinin temel nedeni dindir. ateist toplumlara bakalım kanada japonya isveç çinin büyük bir cogunlugu. bir tane müslüman kalkınmıs ülke gosterin. kuran-ı kerime gore yonetilen kalkınmıs bir ülke yada karnını doyurabilen bir halk gosterin yoktur birader.
Türklerden korkma amacı değildir. Boyle olsaydı sınırın güneyle kuzeyi dümdüz ayırması gerekirdi. o gn amacı, çindeki hanedanlıkları birbirinden ayırmasıdır.
Arkadaslar bir galatasaraylıyım ama futboldaki bu Türk düşmanlığını anlayamıyorum, Galatasaray yenmiş fener yenmiş hala birbirlerine laf atıyorlar hakaret ediyorlar sağ sol olayları ile cok benziyor Türk milleti birbirini kırmayı ne cok seviyor.
stanbulun Fethi nedeniyle en büyük padişahlardan sayılan Fatih sultan Mehmed, Osmanlı'daki çocuk boğdurtma rezaletinin büyük mimarıdır.
Atatürkçü'den dindar kesime bir çok kişi tarafından sevilen padişahın bu yaptıklarını, sevenleri normal göstermek her türlü uç noktaya gider. Tabiki ilk yaptıkları marifet karşısındakini cahil olarak suçlamaktır. Çünkü bizim insanımıza göre onların fikirlerine katılmıyorsan kesinlikle cahilsindir. Ateist müslüman deist Vegan fark etmez. Onlardan değilsen insan değilsin cahilsin.
Fakat bu konu da üretilen bahaneler pekte yeterli değildir konuyu açıklamak için. (Nasıl olabilir ki?)
1-Fatih, bahane olarak büyük babası I. Mehmed dönemindeki fetret devrini göstermiştir. Bu dönemde I Mehmet babasının esir düşmesi ile diğer 4 oğlu taht kavgası uğruna büyük bir savaşa tutuşmuştur.Bunun üzerine bir Fatih Sultan Mehmed'in çıkarttığı kanun ile bir padişahın çocuğu olur olmaz, bütün kardeşlerini boğdurtma emrini verirdi.
2-ikinci Bahane ise diğer Türk Hanlıkların çok çabuk yıkılmasıydı. Bu nedenle Osmanlı padişahları cana yakan tamamen fedakar halkı için kardeşini ve kanını hiçe sayan iyilik timsali melek insanlar olarak nitelendirildi.
"kardeşi ileride sorun çıkartmasın diye onları çocukken boğdurtmak eminim en sıradan ve akla en yatkın çözümdür"
Halkın diğer kardeş ile iş birliği yapıp isyan çıkartması da farklı bir olay. Sizce bu halk bu hükümdarlar çok iyi kalpli ise niye durduk yere isyan çıkartıyor?
Tekrar ingiltere'den bir örnek verebiliriz. I. Mary'nin koyu katolik olması ve protestan halkı yok etme çabası halk tarafından büyük tepki gördü. Bunun üzerine Protestanlık üzerine'de eğitim görmüş olan I. Elizabeth başa geldi ve Mary idam edildi. Osmanlı'da diğer dinlerden olan belli azınlıklara ne tür katliamlar yapıldığını hepimiz az çok biliyoruz. Halkını çok düşündüğünü ve benim cahil olduğumu düşünen kitle, halkını çok seven padişah neden katliam yapıyor din adına? Başka potansiyal bir padişah adayı olsa ve bu halk bunu desteklese bu padişahlar bu kadar tanrı gibi davranmaya cesaret edebilir mi?
Ama tahmin edeyim siz şöyle dersiniz. Alevilerin Ezidilerin katliammı Osmanlı'nın bütünlüğü için gerekliydi. Nasıl olsa bebek ölümü gerekliydi dediniz. Başkasına karşı yapılan bir vahşeti basitleştirmek ne kadar kolay değil mi?
Osmanlı Padişahları bu cinayetleri kendi koltukları için yaptı. Halk için değil. Halkı bu kadar düşünseler bu kadar kolay isyan yada iş savaş çıkmaz.
Peki bu yöntemdeki diğer bariz sorunlar nelerdi?
1-Bu iş 4. Murat döneminde o kadar abartıldı ki, I. ibrahim dışında kardeşlerini boğdurtan Murat, genç yaşta hastalanması ile bütün OSMANLI HANEDANLIĞINI BiTiRME NOKTASINA GETiRDi. Ölüm döşeğindeyken kardeşinin ölümünü emreden Murat'ın emri yerine getirilmedi ve Osmanlı devam etti. Bu emri gerçekleşseydi 1640 yılında OSMANLI SON BULMUŞ OLACAKTI. Sadece bunu 1 dakikalığına düşünün sizce bu padişahlar halkını düşündüğü için mi bu kararları aldılar?
2- Zamanına göre değerlendirin bahanesiyle olayın üstünü kapatma olayları olsa da Aynı tarihlerde yaşamış diğer uygarlıklarda böyle bir durum yok. Kardeşi olan ingilizler Fransızlar birbirlerini kesmiyorlar. Herkes yerini ve haddini biliyor. Kral olmayan kişi diğer soylular ile evleniyor.
3- Bu olay Özellikle Hürrem zamanıda kontrol'den çok sorun getirdi. Sadece Hürrem'in açısından düşünmeye çalışın:
Köle olarak saraya satırdı ve Sultan oldu. Ama kuralları biliyordu. Kocası ölür olmaz, diğer kadından olan büyük çocuk HÜrrem'in oğlu'nu öldürecekti. Bunun üzerine sinsilik yapan Hürrem Süleyman'ın aklına girdi ve büyük oğlunu boğdurttu. eğer bu tarz bir kural olmasaydı Hürrem bunu yapacakmıydı?
4- Osmanlı'da bilindiği gibi soylu bir kesim yoktur. Bütün Saray ve Hanedanlık istanbul'da toplanmıştır. Dolayısıyla yıkılması bir hayli kolay olmuştur. Çünkü ingilizler Padişah ortadan kalktıktan sonra isyan çıkartabilecek bir soylu kitlenin olmadığını fark etmiştir. Padişahı satın alan ingilizler bütün Ülkeyi kısaca ele geçirmiştir. Buna karşı çıkan Mustafa Kemal'in Padişah tarafından yakalanması emri çıkartılmıştır.
Bu rezalet 17. yüzyıla kadar devam etti. 17. yüzyıldan sonra boğdurtmak yerine kafes yöntemine geçtiler. Bu şekilde diğer potansiyal padişahlar hayatları boyunca gözetim altında tutuldu.
Mümin halka sorarım Musa hikayesindeki Firavun'a firavun'da firavun dersiniz. Efsaneye göre o sene doğacak bir çocuğun devleti elinden alacağını öğrenen firavunun o seneki bütün bebeleri öldürmesi Osmanlı Padişahlarının kardeşlerini öldürmesinden çok mu farklı? bir efsaneyi gerçek hayata uyarlamış bir devlet Osmanlı.
rahman 24. denizde yüce dağlar gibi yükselen gemiler de onundur.
titanik onun değildi.
rahman 5. güneş ve ay bir hesaba göre (hareket etmekte) dir.
güneş hareket etmez.
kamer 1. kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
acıklama yok.
zariyat 23. göğün ve yerin rabbine andolsun ki bu vaad, sizin konuşmanız gibi kesin ve gerçektir.
tanrı yemin etmez ki. ayrıca galiba zariyat 7 de de yemin ediyordu.
hûd 6. yeryüzünde yürüyen her canlının rızkı, yalnızca allahın üzerinedir. allah o canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekanı bilir. (bunların) hepsi açık bir kitapta (levh-i mahfuzda) dır.
afrikanın tanrısı yok heralde.
bakara 223. kadınlarınız sizin için bir tarladır. tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın..
mearic 4. melekler ve rûh (cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.
cebrail allahın yanına gidip tekrar muhammetin yanına dondügünü biliyoruz. kuranı kerimi okuyanlar olarak. nasıl 55 bin yıl ? bir muamma daha.
nahl 108. işte onlar allahın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. ve onlar gafillerin kendileridir.
bile bile yakan bir merhametli tanrı.
rahman 13, 16, 18, 21, 23, 25, 28, 30, 32, 34, 36, 38, 40, 42, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75, 77
butun hepsi aynı tanrı floodlamış.
lukman 31. size varlığının delillerini göstermesi için, allahın lütfuyla gemilerin denizde yüzdüğünü görrmedin mi? şüphesiz bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
ibretlik gemi yüzüyor (!)
nahl 79. göğün boşluğunda emre boyun eğdirilmiş olarak uçuşan kuşları görmediler mi? onları orada allahtan başkası tutamaz. kuşkusuz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
Kusları allah tutuyorsa ucakları kim tutar.
tevbe 30. yahudiler, uzeyr allahın oğludur, dediler. hıristiyanlar da, mesîh (i̇sa) allahın oğludur dediler. bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (sözlerini) daha önce kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. allah onları kahretsin! nasıl da (haktan bâtıla) döndürülüyorlar
Allah onları kahretsin nedir abi kahrediceksen kahret muhammetin allahın agzına almayı unuttugu bir ayet.
tevbe 29. kendilerine kitap verilenlerden allaha ve ahiret gününe inanmayan, allah ve resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.
Kuran barıs dinidir.
zariyat 50. o halde allaha koşun. çünkü ben, size onun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
zariyat 51. allah ile beraber başka bir tanrı edinmeyin. zira ben size onun tarafından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım
BU KiTAPTA KiM KONUSUYOR YA !
Yoruldum beyler sonra devam ederim. Bol eksili günler.