bu markanın bazı bebek ürünlerinin faturasını olur da kaybederseniz, garantiden yararlandırılmıyorsunuz.
sebep ise ürünlerinin orijinal olduğunu ve satış tarihini kontrol edebilecekleri bir takip veya numaralandırma sistemi kurmamış olmaları.
müşteri memnuniyetini bu çerçevede önemsemeyen firma.
zamanında 150 gb akk, taahhütsüz 35 mbit hız paketlerini 60 TL'ye sunmaları sebebiyle tercih etmiştim.
ancak son birkaç aydır 19.00 - 00.00 saatleri arasında bazen hız 1 mbit seviyesine iniyor. müşteri hizmetleri canlı destek sunmadığı için çeşitli yollarla arıza kaydı bıraktığımda gelen cevap aynı: "altyapımızda sorun yok, iç tesisatınızı ve modeminizi kontrol edin." hatta bir kere modemin çok ısındığı için hızın düşüyor olabileceğini ve fişini çıkarıp 5 dk sonra taktığımda sorunun gideceğini söyledikleri bir çözüm üretmişlerdi, komik.
sağladığınız hizmetler karşılığında istediğiniz ücret ne olursa olsun -ki 60 tl az bir para değil- müşteri memnuniyetinin en önemli şartlarından biri etkin müşteri hizmetlerine sahip olmak. turknet son zamanlarda bu konuda sınıfta kalmış gibi görünüyor.
altyapı sağlayıcının kısıtlayıcı tasarrufları olabilir ancak standart bir müşteri kendine taahhüt edilen hizmetten fazlasını istemez ve bunun için sorun çıkarmaz. hal böyleyken sorunların kaynağı olarak müşterinin kendisini göstermek çok ucuz bir yöntem gibi geliyor.
önümüzdeki aylarda kendi saha elemanlarının hizmet vermeye başlayacağını duyurmuşlar.
sorunları üstlenici bir anlayışta olmaları ve hızlıca çözmeleri konusunda gelişim kaydetmesi gereken iss.
sikayetvar.com'dan son 1-2 aylık performanslarına dikkat ederseniz, dolandırıcı kategorisine girmelerine az kaldığını görebilirsiniz.
kesinlikle tavsiye etmiyorum.
adamlar "anlaşılır" olmanın ne demek olduğundan bihaberler.
yazım kuralları ile ilgili küçük hatalar sebebiyle ceza verebiliyorlar.
kardeşim sen moderatör değil misin? evet dedin değil mi? pekala moderatör türkçe mi? bu bir.
senin işin ne? modere etmek, yönetmek.
pekala yönetmek, ceza vermek midir? yönetmeyi sadece ceza vermek olarak kim algılar? çocuk musunuz siz?
gönderiye bakarsın, genel itibariyle anlaşılıyor ama küçük hatalar mı barındırıyor?
düzelt kardeşim! işin ne senin? düzelt ve geç. içerik üretiminin en önemli ayağını gerçekleştiren kullanıcılara ceza vermek ne haddine?
sosyal medya platformlarında şimdiye kadar ceza yöntemleri ile ilgili yerden yere vurulmalarına anlam veremiyordum ancak bugün anladım.
satırlarca yazının içerisinde bir noktalama işareti eksik olduğu için ceza verebilen ergen ruhlu moderatörlere sahip sözde "forum".
doğrudan ultimate edition almak yerine standart edition (se) + premium pass (pp) alırsanız baya zarar ediyordunuz.
origin platformunda steam gibi iade olayları var mı bilmiyorum o yüzden beğenmeme ihtimaline karşı ayrı ayrı almak mantıklı gelmişti. sonra keşke ultimate alsaydık dedim.
ancak şimdi her şeyi içeren revolution edition gibi bir şey çıkarmışlar, fiyat 150 tl civarında, yani ultimate editiondan daha ucuz ve se+pp maliyetinin yarısı kadar! acım katlanarak büyüdü, bakalım daha neler göreceğiz fiyat politikalarında.
oyuna gelirsek oynanış, oyun dinamikleri, atmosfer kesinlikle iyi. yaşanmış bir dönemi ele aldığı için uydurulmuş senaryoların olduğu benzer oyunlardan ayrılıyor.
bugünlerde rakibi cod ww2 betasının oynanışına bakıyorum da bf1 kesinlikle çok başka seviyede.
hile gibi olaylarla 3-4 aydır oynadığım sunucularda karşılamadım. bazı sunucuların ping değerleri yüksek olabiliyor, çok da ısrar etmemek lazım yüksek pingli sunucularda oynamak için.
ayrıca yakın zamanda pc için community test environment * kaydını yapmayı başardım diye sevinirken yaklaşık 60 GB oyunu tekrar indirmek zorunda olduğumu görünce baya şaşırmıştım. koy kardeşim ana oyunun içine ayrı bir bölüm, büyük kısmı aynı olan oyun dosyalarını neden tekrar indirmeye zorluyorsun insanı.
her neyse, sonuç olarak indirdim ve şimdi daha kimsenin görmediği haritaları neredeyse 4-5 hafta önceden hem de kısıtlama (silahlar, araçlar, vs.) olmaksızın oynamanın ayrı bir zevk olduğunu görüyorum.
şimdi rekabetçi mod bf1 incursions kapalı alfa kayıtlarını pc için almaya başlayacakları haberi var, bekliyorum.
oyun içeriği sürekli olarak gelişiyor, kabul etmek lazım ki single player modu multiplayer moduna göre oldukça zayıf ve sönük. ancak bu oyunu alacak olan kişi multiplayer oynanış için almalı. sunucular dolu, 2018'in ilk çeyreğine kadar yeni özellikler eklenmeye devam edecek gibi görünüyor ve daha iyisi çıkmadan popularitesini 2018'de de sürdüreceğe benziyor.
eksileri olsa da oynanacak en iyi mutliplayer oyunlar listesinde ilk 3'tedir.
uluslararası taşıma operasyonlarının ortalama kalitesi nedir bilemem ancak türkiye operasyonları kesinlikle diğer kargo firmalarından daha kötüdür.
bir günde istanbula giden kargoyu aynı gün teslim edemiyorlar. takip sistemlerinde "çağrı sonucu alındı" gibi anlaşılmaz ifadeler kullanıyorlar. çalışan profilleri müşteriye nasıl davranacağını bilmiyor. fiyatları yüksek.
çok zorda kalınmadıkça kullanılmasını tavsiye etmediğim kargo firmasıdır.
fiyatını bilmem ama kullandıkları takip sistemi dandik olan kargo firmasıdır.
size bir kargo gönderildiğini biliyorsanız şubeye gittiğinizde kargo takip numaranızı bilmiyor/yanınızda bulundurmuyorsanız kargonuzu bulamıyorlar.
alıcı veya gönderici isminden, telefon numarasından, adresinden veya başka herhangi bir detaydan sorgulama yaparak kargonuza ulaşamıyorlar.
yıl olmuş 2017, sadece tek bir parametre ile sorgulama yapılabilen bir takip sistemleri var. bu bile sınıfta kalmalarına yeterli.
doğru karardır.
sokak sütü, köylü sütü denilen şey; sütün en tehlikeli halidir.
işlenmemiş süt; içerebileceği hastalıklar, sağım, taşıma ve saklama koşulları nedeniyle artabilecek mikrobiyolojik yük, tağşiş gibi olasılıklar düşünüldüğünde büyük riskler içerir.
denetimi zordur.
izlenebilirliği zordur. ürünü satın aldıktan sonra oluşabilecek olumsuzluklarda kimseyi suçlayamazsınız.
"işlenmiş süt almayın, kanser yapıyor; hadi yapmadı diyelim, beyaz bir sıvı içmiş oluyorsunuz!" diyenlerin çözüm olarak "çiğ sütü sokak satıcılarından, köylülerden alın, iki taşım kaynatın; sonra kullanın." demelerinin bilim dışı olduğunu birkaç literatür taraması sonucunda görebilirsiniz.
aynı konu hazır yoğurtların uzun süre bozulmaması konusunda da var.
az okuyan toplumlarda medyanın yaptığı, bilimsel konuşmanın sıkıcılığını öne sürerek basit cümlelerle mesnetsiz iddialarda bulunan adamları popülerleştirmesidir.
aslında yasaklamaya gerek yok. ülkemizde çiğ sütün kalitesi hakkında insanları biraz bilgilendirsek yeterli olur.
telefon operatörlerinin numara taşıyanlara, eski müşterilerine göre daha ucuza paket satması gibi bu 0,99 tl / 3 ay kampanyaları.
konuyla ilgili kendilerine attığım mesajda; "neden eski müşterilerinizi düşünmüyorsunuz, illa her kampanya döneminizde yeni hesap mı açalım?" diye sitem ettim ama cevapları "bu bakış açısını doğru bulmuyoruz" oldu *
10 tl çok mu? belki değil. ama artık yeni müşteri kazanayım derken eldeki müşterilerinden olmayacakları bir kampanya da planlamaları lazım. her dönem eski müşteriler dışlanarak küstürülmemeli. zira bu kampanya döneminde 0,99 tl verip almadık, sırf bu sebeplerden.
kafasına göre bilet saati değiştiren bir sisteme sahip ve bu sebepten yanan bilet konusunda müşteri memnuniyetini pek önemsemediğini düşündüren firmadır.
artık tercih edilesi değil.
ilk filmden sonra beklenenin altında kalan film.
salonlar genellikle gülmek için kendini şartlandırmış insanlarla dolduğundan komik olup olmadığını bile anlayamıyorsunuz.
black friday kapsamında 3-5 lira aralığında oyunlar almak isterken ısrarla tavsiye edildiği için sepete attığım oyun.
satın aldıktan sonra yükleme boyutunu 40 gb üzerinde görünce, "aha bizim bilgisayarda oynanmaz" bu dedim. uzun süren bir yükleme sürecinden sonra video ayarlarını low yaptım ve gayet akıcı oynuyorum.
adamlar yaptıkları oyunda illa donanım çok iyi olması lazım dememiş, low yaparsan düşük donanımda da oynarsın demişler.