grupça hareket ederler bunlar, gözlerine yazdıkları zoruna giden bir yazarı kestirirler, ondan sonra, entrylerin içeriği ne olursa olsun, başlarlar yazarın bütün entrylerini kötülemeye.
(bkz: kim takar yalova kaymakamını)
tutarsızlık insanı repliğidir. daha kötü olan ise ayardan anlamayan bazı kendini bilmez densizlerin, etraflarına ne olduğunu anlamadan körü körüne yaşamalarıdır. bunlar yazacak şeyleri olmayınca hemen argo ve küfür içeren yazılar yazarlar, prim yaptıklarını zannederler.
ramazan müslümanı'nın primitif hali olan, helal ile haramı ayıramayacak kadar kör cahil ara geçiş formu repliği.
edit: kötüleyin anasını satayım*
(bkz: zoruna mı gitti torun)
içki içmenin, namaz kılmamanın sadece ramazan'da günah olduğunu zannedip, geri kalan 11 ay boyunca din adına hiç birşey yapmayan müslüman(ımsı) modeli.
korn'un coverladığı klibinde özellikle ön sıradaki hafif toplu kırmızılı kızın dikkatimi çektiği şarkı.
kız klip boyunca sırf korn'a yakın olabilmek için arkadaki tüm fortçuların saldırılarına göğüs germekte ya da onlar karşı hissizleşmekte iken, daha arkalarda öndeki arkadaşının işini bitirip, sıranın kendisine gelmesini bekleyen çakallar da görülmektedir. velhasılıkelam; klip, sonunda hem kız şarkıyı en önden dinleyebildiğinden hem de fortçular muratlarına ermekten dolayı mutlu olduklarından, mutlu bitmektedir.
(bkz: tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya bak)
kırkından sonra azanın teneşirde paklanmaktan kaçmak adına buldugu numaralardan biri,
hadi ben genç sayılırım bunu yaşlanmanın ne demek olmadıgını bilmedigim için aşşağılamakta bir mahsur görmem ama bir gün pedere dedim gel sana anti aging yapalım diye takılmak babından, de get lan dedi, o neymiş öyle dedi, o an, ömrünün son demlerini yaşamakta olan rahmetli babaannem söze girdi, oğul dedi, şu alnımdaki kırışıklıkları görüyon mu dedi. kör degilim babaanne dedim şımarıkça...
2. dünya savaşı dedi, rahmetli deden 4 yıl boyunca askerdi dedi,kore dedi, 31 mayıs dedi, 12 mart dedi, baban 24 ay askerlik yaptı dedi,kıbrıs dedi, 12 eylül dedi, sonrasını takip etmeyi bıraktım dedi... çocuklar dedi, torunlar dedi, torunların çocukları dedi, torunların torunları dedi... genclik genclikte kalmalı dedi, yaşlılığın da kendine göre güzelliği var dedi, gençliğimi yaşamışım, yaşlılığımdan neye kaçayım dedi... o kırışıkların barındırdığı anıları hiç bir şey geri getiremez, o kırışıklıkları da hiçbir şey götüremez, onlar görüntü asıl ruhumuz yaşlandı dedi, insan kendinden utanmamalı dedi...
gökyüzünün ağlayışıdır, insanoğlunun kendine ve dünyaya yaptıklarına.bu yüzden pek bi hüzün barındırır yağmur yağdığında havada...izlemesi ve dinlemesi insanın yüreğinde buruk bir mutluluk * uyandırsa da, ıslanmak pek hoş karşılanmaz ** insanoğlunda. *
her sabah gittiğin otobüs durağında bir faklılık vardır bu kez, ötekilere benzemeyen bir çift gözle karşılaşırsın, düşünürsün ama çıkaramazsın, hayır bu daha önce gördüklerine benzemez, eminsindir, sen ona o da sana bakmaya çalışır kaçamak bir şekilde ama cesaret bulamazsın içinden geçeni yine de söylemeye , anlar nasıl geçer bilemezsin ömründen bir ömür geçmiştir tutamazsın, an gelir o araca biner gider arkadan bir tatlı tebessüm ile ilk ve son defa gözlerinin tam içine bakar,gülümser...
araç gider,
"aşk"ın gider
ve o an biter.
işte bu anlık aşktır.
zeki müren'i sadece radyoda duyduğu şarkılardan bilen, hayatı boyunca hiç tv görmemiş, tv'de zeki müren'in de kendisini göreceğiniz zanneden primitif insan modelinin fix repliği.