NNietzschnin biyigi
132 (şirin baba)
onuncu nesil yazar 14 takipçi 242.05 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    22 mart 2018 kadıköy tavşantepe metro rezaleti

    1.
  1. Dakikalar önce yaşanmış olan rezalettir. Gencecik maksimum 18-19 yaşlarında,muhtemelen okulundan çıkıp huzur içinde eve gitmeye çalışan bir arkadaşımızın ayağı yanlışlıkla yanında oturan orta yaşlı bir hanımefendiye deydi diye metroyu ayağa kaldıran, " Siz ne diyorsunuz çocuk daha o " diye karşı çıkan diğer vatandaşlara bilip bilmeden " ne çocuğu ya 20 yaşında" diyerek hem genç kardeşimizi zan altında bırakan, " o çocuğum yaşında benim" diyen orta yaşlı hanımefendiyi de " demekki alan memnun veren memnun" gibi iğrenç bir ifadeyle zan altında bırakmaya çalışan rezil adam sana sesleniyorum. Ortada herhangi bir " namussuzluk" bile söz konusu değilken sen kime, neyine güvenerek namus bekçiliği görevini üstlenip başta o hanımefendi ve genç arkadaş olmak üzere bütün metro yolcularını rahatsız edersin? Nasıl iki tane masum insanın gününü mahvetme hakkını kendinde bulabilirsin? Yeter artık sustukça tepemize çıktınız! O iğrenç zihniyetlerinizi de alıp çıkın gidin artık hayatımızdan.
    1 ...
  2. çarşambadaki hukuk fakültesi

    1.
  3. 19 mayıs üniversitesi hukuk öğrencisi kardeşlerimizce yazılan oldukça güzel bir hak arayışı, umarım hak ettikleri ilgiyi çekebilirler, yazı tarafıma ait değildir.

    #OMÜhukukmerkeze ruhu bitti mi, bir
    ilerleme kaydedildi mi, ruh gelip 3 defa vurdu mu tartışıp duruyoruz..
    Aslında o ruhu öğrenciler koklaya koklaya öpmekte. Biz OMÜ Hukuk Fakültesi öğrencileri olarak size bilmediğiniz birkaç konuyu anlatmak için düşüncelerimizi bu beyaz kağıtta topladık. ilk olarak size fakültemizin, Samsun’un Çarşamba ilçesinde, merkez kampüse arabayla, tramvayla veya uçakla ortalama 45 km mesafede olduğu söylemek isteriz, tabi bu pek de önemli bir konuda değil sadece coğrafya bilgimizi vurgulamak istedik. "Merkez kampüse uzaklığından bize ne?" diyebilirsiniz. Haklısınız da, sonuçta kulüp etkinlikleri olmayan, sosyal etkinliklerden mahrum kalan, öğretmenlerin bile görev yapmaktan kaçındığı, ilçede rahat rahat gezmek için özel koruma ordusu tutan... (son örnek şakaydı) sizler değilsiniz belki, siz ya da sizler kendinizi daha iyi bir öğretmen daha iyi bir hukukçu ya da daha iyi bir doktor olarak yetiştirmek için okul dışında kendinize birçok şey kattınız ve bu katmış olduğunuz şeyler sizi daha iyi yaptı ve meslektaşlarınızdan farkınız var. Biz de, bizden alınan bu farklılıkları en doğal hakkımız olarak geri istiyoruz. Coğrafyamızın ne kadar güzel olduğuna dem vurduktan sonra size Çarşamba’nın bize kazandırdığı birkaç şeyden bahsetmek istiyoruz. ilk olarak okulun ve kız öğrenci yurtlarının etrafında gezinen saldırgan köpeklerden dolayı, birbirimizden ayrılmadan, el ele verip birbirimize güç vermeyi, zorlukları aşmayı öğretti. Kız arkadaşlarımız, hukukçular olarak kendilerini yasalarla savunmanın yanında, fiziksel olarak savunmayı da o kadar iyi öğrendi ki hukukçu olamazlarsa özel sektörde yakın koruma sporları eğitimi verebilirler. Kimlere mi? Tabi ki kendilerinden sonra gelenlere. Çarşambanın bize kattığı bir öğreti daha var: Hukukçu olmamıza rağmen yol problemlerinde artık hiç zorlanmıyoruz. Saatte bakarak aradaki yol ve zamanı hesaplayarak yurdumuza yetişiyoruz ve tabi ki zamları takip edip parasal hesabımızı doğru yaparak yontuluyoruz. Sonuçta yontulmadan öğrenci olunmuyor, sizi de yontmuşlardır. Yontmak deyince yalnış anlamayın bizi, iyi anlamda, sonuçta belediye bir şekilde para döndürmeli, ticaret işleri bunlar, kırılmaca darılmaca olmaz.
    Bir dileğimizi de buraya yazmak istiyoruz; sınavlarda daha çok yol problemleri ile zam problemleri çıksın. Çünkü biz bu sorularda usta olduk artık. Öğretilerimiz bunlarla bitmiyor tabi özlem ne demek onu da öğreniyoruz. Sabaha kadar açık kütüphanemiz olmadığı için, sevdiklerimizi bekler gibi bekliyoruz kütüphanenin açılışını. Bakın böyle öğrenciler de bulamazsınız, bizden söylemesi. Yeni çıkan telefonu özlemle beklemek varken, biz ne yapıyoruz sınav zamanı bile sabaha kadar açık olmayan kütüphanenin açılmasını bekliyoruz. Gerçi bu konuda mezun olma telaşesi içinde olan(!) 4. Sınıflar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Amfilerin sıkıcı havasından ayrı onlara geniş ve rahat koltukları olan konferans salonu sunulmuş kıymetini bilen yok. Derste bile uyuyorlar yahu! Hocalar niye not almıyorsunuz demeye korkuyor ona da bir bahaneleri var: aparat sehpalar küçükmüş..
    Çarşamba sayesinde sesli ortamda ders çalışmayı da öğrendik. Araba kornaları hakkında bile tez yazacak kadar bilgisi olan arkadaşlara sahibiz. Mesela ben eskiden araba kornalarını tek tip zannederdim, oysa yurdun önünden geçen arabaların kornalarından zamanla çözdüm ki onlarca farklı korna sesi varmış. Bir de güncel şarkıları Çarşambalı gençler sayesinde yakından takip ediyoruz yani sanattan da yoksun değiliz ara sıra yurdun önünde arabalar eşliğinde şarkılar bile söyleniyor. Bir de, sınav zamanı olunca değmeyin keyfimize.

    Sizden bir isteğimiz var, fakültemizde olan tek profesörümüzü koruma altına almak istiyoruz. Profösörümüz o kadar değerli ki başına bir şey gelir diye çok korkuyoruz. Biz diğer üniversitelerdeki hukuk fakülteleri gibi değiliz, öyle bizim de beşer onar profesörümüz olsun demiyoruz; elimizde olan tek nadide profesörümüz koruma altına alınsın istiyoruz, çok mu şey istiyoruz? istek kısmına geçmişken, diğer üniversitelerdeki arkadaşlarımız gibi çift anadal da yapmak istiyoruz. Fakülte binalarının toplu halde bulunduğu kampüste bir fakülteden çıkıp diğerine girmek istiyoruz.Biz rektörümüzle de tanışmak istiyoruz, Çarşamba'da aramızda görmek istiyoruz.Öyle özel olarak değil hiç olmazsa mezuniyet törenlerimizde görelim diyoruz. Böylesine güzel bir fakülteyi bize verdiği için ona teşekkür etmek istiyoruz. istiyoruz da istiyoruz.. Abartırsak söyleyin nolur. Biz de başka üniversitelerdeki arkadaşlarımızı gördükçe özeniyoruz işte. Neyse, özel insanlara sahibiz ama onları göremiyoruz bu bizim için büyük eksiklik. Çarşamba Belediye Başkanı bizimle yakından ilgileniyor, aramızda belediye başkanının gizli rektör olduğunu düşünenler bile var. Ben ise bazen ikinci evlat olarak köşeye atıldığımızı düşünüyorum sonra diyorum ki "Aman canım sen de çok abartıyorsun."
    Hukuk fakültesinin merkez kampüste yeni açıldığında Türkiyede ilk beş fakülte arasında yer alırken; şimdi ise son beşlerde olmamızın bizlerle alakası yok bunu da yazımızda belirtmek isteriz. Bu bize karşı yapılan bir ayıptır. Öğretmenler gelmek istemiyor, ders vermek istemiyorsa biz ne yapalım. Bir ara arkadaşlar arasında şarkılar besteleyip başka üniversitelerden profesör olsun, öğretim üyesi olsun çekmek istedik ama sanatsal anlamda sınıfta kaldık ama bizim dışımızda sınıfta kalan birçok kişi var ve onları da unutmamak lazım. Evet, biz bunları niye anlatıyoruz. Aklınızdaki soru bu değil mi? Bir amacımız yok aslında, sadece bilin istiyoruz. Gece başınızı yastığa, tüm bunları bilerek koyun istiyoruz; gözlerinizi tüm bunları bilerek yumun istiyoruz. içiniz rahat olsun istiyoruz. Biz öğrendik, öğreniyoruz ve öğrenmeye devam ediyoruz... Sevgi ve Saygılarımızla OMÜ HUKUK FAKÜLTESi ÖĞRENCiLERi..
    Aklınızdaki sorulara ek bizden de birkaç soru:

    1.Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz öğrencilerin
    ulaşım sorununa dikkat çekmeleri üzerine ne dedı?
    A) ister ulaşsınlar ister ulaşmasınlar
    B) Biz de öğrenciyken yol masrafımız olurdu
    C) Samsun-Çarşamba arası 20 dk yol zaten
    D) Ben bir şey demedim öğrenciler dedi

    2.AFBHF’nin taşınması konusu belediyece nasıl çözümlenmeye çalışıldı?
    A) Yargının yolu tutuldu
    B) Muhtarlarla görüşüldü
    C) Bu yılın yakıtları şimdiden alındı
    D) Çarşamba il, Samsun ilçe oldu

    3.Öğrencilerin aynı konuyu çözme çabaları ne oldu?
    A) Twitterda gündeme girmekle yetindiler
    B) Fakültenin bayraklarını yarıya indirdiler
    C) Vizelere çalıştılar
    D)Stockholm sendromuna tutuldular
    6 ...
  4. anneye sinirlenip bir anda sevişmeye başlamak

    1.
  5. Başlığın boktanlığını bir kenara bırakırsak 2010 yapımı , başrollerini eva green ve matt smith'in paylaştığı ( reklam yapar gibi oldu ) womb filminde buna benzer bir olayla karşılaşmaktayız.
    0 ...
  6. sıfır beden cehennemi

    1.
  7. Sarai walker'ın ikinci ve bildiğim kadarıyla türkçeye çevrilen ilk kitabıdır , feminizme merak sarmanıza yol açabilir, kendimden biliyorum.
    1 ...
  8. yabancilarda evlilik vs bizde evlilik

    1.
  9. onlarda evlenmek:
    -flört, birlikte yaşama
    -ailelerin tanışması ya da önceden tanış olmaları
    -nikah, ardından aile ve dostlarla küçük bir kutlama
    -maddi durum elveriyorsa güzel bir tatil (hayır ter kokan garsonların rus turistlere yavşadığı beş yıldızlı oteller değil)
    -normal hayata dönüş
    bizde evlenmek:
    -anadan babadan gizli saklı flört
    -kızın konuştuğu çocuğu itiraf etmesi, kavga gürültü
    -söz
    -kavga (söz gününe eltinin iştirak etmemesi)
    -nişan bohçası (kekoluk+masraf kapısı+damat bohçasından çıkan pijama ipekli değildi diye kavga)
    -nişan alışverişi (elin kadını sana don sütyen alıyor sanki incir yaprağıyla geziyormuşsun gibi)
    -kavga (alışverişte görümce suratını sarkıttı)
    -nişan (büyük masraf kapısı)
    -kavga (takılan bilezikler yeterince kalın değildi)
    -kavga (oğlanın kıza bayramda getirdiği keçinin boynuzundan pekmez akmadı)
    -ev düzmece (kalantor, tipsiz mobilyalar, stor perdeler, fakir geçmişin acısının orta-üst sınıfa yakınsanan minimalist mobilyalı, ankastre mutfaklı şeylerle giderilmesi, 30-100k arası masraf tahminimce)
    -düğün (devasa masraf kapısı)
    -kavga (görümce düğün günü kırık beyaz elbise giydi)
    -kavga (kaynana bir şey takmadı)
    -kavga (gelinliği straples olsun isteyen gelin, muhafazakar kayınpeder engeline takıldı ve bolero giymek zorunda kaldı)
    -balayı (ter kokan garsonlu, yılışık animatörlü, fakir rus turistli tatil köyünde, en aşağı 10k)
    -kavga (kayınvalide yeni evli çiftin evinin anahtarının kopyasından yaptırmış)
    -kavga (kayınpederin masraf yaptım gerekçesiyle takılara el koyması)
    -kavga (koca işten dönünce sığır gibi yatıp önüne yemek bekliyor)
    -kavga (kayınvalide evleneli bir ay olmasına rağmen yemeğe çağrılmadı diye bozuk attı)
    -kavga (kayınbirader cep telefonu dükkanı açmak için ağabeyinden borç istiyor)
    -kavga (kızın kardeşi eve çöreklendi, otel gibi kullanıyor)
    -borç harç (düğün masrafı, eşya borcu, taksitle gittikleri balayı masrafı, aldıkları sıfır aracın masrafının üstüne ev kredisinin bellerini bükmesi ve evliliklerinin ilk beş yılını bu borçları ödeyerek, diğer beş yılını da tüp bebek tedavisi ve sonunda kavuştukları tüylü ve bıyıklı mira bebeğin masraflarını karşılayarak geçirmeleri)
    allah mesut etsin.

    DiP NOT :inci sözlükte sonsigarayikiranpantoloncebi adlı yazardan alıntıdır.
    21 ...
  10. hello my name is doris

    1.
  11. Michael Showalter tarafından yönetilen 2015 Amerikan yapımı romantik komedi filmi , yaşlı bir kadının birlikte yaşadığı annesinin ölümünün ardından kendisinden oldukça küçük bir adama aşık olmasını ve ardından yaşadıklarını konu alıyor. Görüşlerime gelirsek bir kere konu orijinal , konunun işlenişi oldukça akıcı ve samimi, tabii bunda başrolümüz sally field'in de katkısı büyük, max greenfield'in tatlılığı da cabası. 7/10 verdim gitti.
    2 ...
  12. barış arduçun overrated olması

    1.
  13. Bir kere burnu estetik onu anlamayan kaldı mı bilmem , fiziği iyi amenna ona lafımız yok da yüz kötüyle ortalama arası benim kanaatimce, oyunculuk desen peeeh , dünyada chris hemsworth'ler sebastian stan' lar , Johnny Depp 'ler varken nasıl lafını edebiliyoruz anlamak güç.
    3 ...
  14. bütün dinleri tanımaya çalışmak

    1.
  15. Tüm dinlerin felsefelerini çözümlemeye çalışarak kendini ait hissettiği dini seçecek( ya da seçmeyecek ) olan insan eylemi . kendini kimliğinde yazanla sınırlamaz.
    1 ...
  16. mantar gibi türeyen yaz dizileri

    1.
  17. yok çilek kokusu , yok efendim yaz'ın öyküsüdür derken sayıları günden güne artan dizi türleridir. Yaz ayından tiksinme sebebidir.
    3 ...
  18. zayn malik in one directiondan ayrilmasi

    1.
  19. one direction hayranlarini dumur etmis olan hadisedir.
    1 ...
  20. © 2025 uludağ sözlük