bağırsakta, çevrede, solunum yolunda ve genital yolda bulunabilen, çubuk şekilli, kapsüllü, flagellası bulunmayan bir bakteri türüdür.
laktoz, üreaz, Voges proskauer pozitifir.
Kültürlerinde büyük mükoid koloniler görülebilir.
saprofit ve fakültatif patojenik olabilirler.
inekte mastitis
kısrakta metriris
buzağıda bronşit ya da bronşopnömoni
insanda pnömoni
habitatı bağırsak ve çevre olan çubuk şekilli, kapsüllü bir bakteri cinsidir. Kültüründe mükoid koloniler oluşturur. laktoz pozitif ve Voges Praskauer pozitiftir. Genellikle saprofittir nadiren bazı türleri insanlarda solunum enfeksiyonlarına yol açabilir.
Coccoid rod şeklinde, habitatı su ve bağırsaklar olan, gram negatif boyanan, kolay kültür edilebilen ve kültüründe küçük koloniler görülebilen laktoz negatif bakteridir. O ve H antijenleri vardır.
Hindide ve güvercinde septisemiye ve apselere
sığır, koyun, insan, domuzda yavru atımına sebep olabilir.
Genel olarak çubuk şekilli, gram negatif boyanan, flagellası bulunan, seçici kültürü olan, habitatı su, toprak, bitkiler olan, kültüründe pigment üreten bir bakteri cinsidir.
Burkholderia mallei
flagellası yoktur.
pigment üretmez.
habitatı canlı vücududur.
gram negatif boyanır.
katalaz oksidaz pozitiftir
At, eşek türlerinde malleus(glanders) denilen hastalığa yol açabilir.
Burkholderia pseudomallei
habitatı toprak ve sudur.
Kültüründe büyük koloniler görülür.
flagellası vardır.
sığır, keçi, koyun, insan, köpek, domuz türlerinde melioidosis hastalığına yol açabilir.
Virgül biçimli, gram negatif boyanan, flagellası bulunan, habitatı müköz membranlar olan bakteri cinsi. Mikroaerofiliktir.
A.cryaerophilus türü sığır ve domuzda mastitise ve düşüğe;
A. Butzleri türü insanda düşüğe ve enteritise sebep olabilir.
Gram negatif boyanan bir bakteri cinsi. Lawsonia intracellularis önemli bir türüdür. Domuz enterosit hücreleri habitatlarıdır ve domuzlarda proliferativ enterositise yol açabilirler. Mikroaerofiliktirler.
Gerçekleşen patlamalardan sonra genelde akp'lilerden duyulan dünyanın en ikiyüzlü cümlelerinden biridir. Patlama sonrası ölümlerin sebebini sorgulayıp hesap sormak isteyen insanlar çıktığında bu cümleyi durmadan tekrar eden bir kitle belirir. Ağızlarından salyalar saça saça bağırırlar etrafa:
"Siz nasıl insanlarsınız?! insanlar ölmüş siz siyaset yapıyorsunuz! Vicdansızlar!"
Korkuyorsunuz. Ölümlerden sorumlu tutulmaktan korkuyorsunuz. Yeni Türkiye rüyanızda sadece iki sene içinde sayısız insan evladının sayısız patlama ile ölmelerinin sebebi olarak görülmekten korkuyorsunuz. Ülkenin geldiği hale işaret edenlerin ağzını tıkamaya çalışıp bu ikiyüzlü cümlenizi kullandıktan sonra "başkanlık sistemi olsaydı böyle olmazdı" diyecek kadar da alçaksınız.
Kusura bakma kardeşim. Ben hesap soracağım. Yüzlerce masum insan bir hiç uğruna öldüyse, Ülkeyi ortadoğu bataklığına sürüklediyseniz, insanlar artık bomba patlar korkusuyla rahat rahat dışarı bile çıkamıyorsa ben bunun hesabını sorarım. Ardından konuyu başkanlık sistemine bağladığın o ikiyüzlü cümlenin maskesi çoktan düştü.
Halen devam eden erasmus dönemimde Avrupa'dan çeşitli insanlarla tanışırken fark ettiğim gerçek. Ciddi anlamda insanlar Türkiye'ye ve Türkiye'de yaşayanlara acıyorlar. Özellikle türkiyede olanları bilenler, biraz haber takip edenler Türkiye'ye bakıp kendi hallerine şükrediyor gibiler. Türkiye'de bombalar patlıyor hep korkmuyor musun diye soranlar, neden olan her şeye rağmen her seçimde bu adamı seçiyorsunuz diye soranlar, tecavüzün meşrulaştırılma çabaları hakkında Türkiye için büyük bir ayıp bu nasıl olabiliyor diyenler ve bunlara benzer başka sorular soruluyor. Hiçbirine adamakıllı cevap veremiyorum. Bizim millet "biz dünya gücü olacaz, siz bizi kıskanıyorsunuz onun için böyle düşünüyorsunuz" diye düşünüyor mu diyim adamlara. Halimize acıyorlar diyecek bir şey bulamıyorum. Adamlar Türkiye halkının neden inadına aynı hataya düştüğünü, ülke gittikçe boka batarken Avrupa için acınarak bakılacak ülke durumuna gelmişken neden aynı insanları yönetimde tuttuklarına anlam veremiyor.
Ben de hiçbir şey diyemiyorum. Ne diyim anasını satıyım adamlar haklı. Bizim boynumuzu büktürüp ülkemizden utanmamıza sebep olanlar utansın.
Edit: bu bahsettiğim "avrupalı" insanların hepsi sevdiğim arkadaşlarım. Hiçbiriyle Ülkeleri yarıştırmıyorum. Bu entrynin amacı sadece Avrupa insanlarının Türkiyenin şuanki durumu için Türkiye halkına üzüldüğünü göstermek. Kimse gelip ülkemle dalga geçmedi ya da ülkesini yüceltip Türkiyeyi yermedi. Bu insanlar Ne ırkçılar ne türkiye düşmanılar. Hepsi sevdiğim, iyi niyetli ve tatlı insanlar. Onun için sen niye onun yüzüne bunu çarpmadın falan demeye gerek yok. Öyle bir durum yok çünkü.
Evet gerçekten gerekli bir kampanyadır. Avrupada, bu kezbanlardan çok daha güzel kızların nasıl egolarından sıyrılmış, nasıl erkek kız ayırt etmeden insanlara samimi olabilen ve bunda bir sakınca görmeyen, nasıl herkes bana yavşamaya çalışıyor yaaa diye düşünmeden erkeklerle arkadaş olabilen kızlar olduğunu görebilmeleri ufuklarının genişlemesi lazım.
Acayip gıcık olduğum insan tiplerinden biridir. Tokalaşmak için elini uzatıp adını söylersin. Aldığın cevap "Ben doktor bilmemne." dir. Ya da Profesör Doktor. Ya da avukat.
Ben sana ne meslek yaptığını mı sordum kardeşim? Banane senin doktorluğundan avukatlığından. Neden unvanını kullanarak saygınlık kazanmaya çalışıyorsun? Aksine saygı duyacaksam da saygı duyasım gelmiyor. Unvanının arkasına gizlenmeye ne gerek var?
Kesinlikle zaman kaybıdır. Edebiyat, sanat ve kültür ile ilgilenmeyi, okumayı seven bir insan olarak bu ve bunlar gibi dergilere asla ısınamadım. Çabuk üretilen ve tüketilen, sanatı ve Edebiyatı basitleştiren, popüler kültür malzemesi yapan dergilerdir bunlar. Bunun için çok okunurlar. Bu dergilerde yazılan saçma ya da anlamlı yazılan her şey edebileşir. Bu ne saçmalık bu ne bayağılık diyene ise sanattan anlamıyorsun denilir.
Benim derdim burda Darwin teorisi ya da başka teori savunmak değil. Yanılgıyı düzeltmekti benim istediğim. Kimse evrim teorisine kesin demiyor. Şuana kadarki canlı türleriyle ilgili en iyi açıklamamız evrim teorisinin modern sentezdir. ileride yanlışlığı gösterilebilir. Kimse kesin demedi evrim teorisine.
Edit: Değişmeyen canlılar evrim teorisinin hangi kısmına aykırıdır?
Güzellik, yakışıklılık, uzun boy, göz rengi vs. özelliklerle övünmektir. Aptallıktır. Anne babanın genetik özelliklerini sana aktarışı bu özelliklere sahip olmana sebep oldu. Sen hiçbir bok yapmadın. Hiçbir şey başarmadın, hiçbir çaba sarf etmedin. Ve bununla övünüyorsun. işte bu aptallıktır.
Doktorasını bitirdiğini öğrenince çok sevindiğim hocamızdır. Artık bayram abi değil de bayram hoca demeli ama "bayram abi" daha bir babacan geliyor kulağa onun için daha bir uyuyor bayram abiye.
Sadece benim başıma mı geliyor bilmiyorum. Belki ben çok yalancıyımdır.
Dışarıdasınızdır. Biri arar ve size nerede olduğunuzu sorar. Gerçekten nerede olduğunuzu söylemek istemez ve yalan söylemek istersiniz. Ancak etrafınız çok kalabalık olduğu için bunu yapamazsınız. Zira istiklal'de yürürken, etrafınızda onlarca insan varken "evdeyim ya yatıyorum evde boş boş." demeye utanırsınız.
gerçekten böyledir. adam sırf kendi egosu için bilimi reddeder. en kuvvetli argümanları "tamam senin dedelerin maymundu tamam. ehe ehe nasıl koydum ama lafı."dır. adama varyasyon oluşumundan ve seçilim mekanizmalarından bahsedersin anlamaz. Ama yine de dedeleri maymun olamaz onun o üstün türdür çünkü. Onun dedeleri anlı şanlı osmanlıdır. Aslan gibi heybetli güçlü bir hayvandan geldik desek evrimci olur bunların hepsi. Çünkü bilimden bihaberdirler egolarına göre bilimsel teori çürütür ya da doğrularlar.
Yapanları gördüğümde çok özendiğimdir. Bir Bob Dylan ya da Neil Young havası estirir. Birlikte çok güzel giderler. Sırf bunun için mızıka ve mızıka askısı sipariş etmişimdir.
Az önce yine denk geldiğim, etrafımda sıkça gördüğüm ve tekrar başlamaları konusunda ısrar ettiğim insan tipidir. Genelde noktalama işareti olmayan, uzun bölümde bırakırlar.
Kalabalık içinde tek başına ağır ağır yürürken, biriyle bir yerde sohbet ederken, bambaşka düşünceler içerisindeyken insanı aniden irkilten ve çaresizce etrafı süzmesine sebep olan durumdur. içinden ya da kendi kendine fısıldayarak "Nerdesin? nerdesin??" dedirtir. Onun yüzünü görme umudu içerisinde hafif heyecanlı bir mutluluk vardır. O an tek ilgilenilen onu bulmaktır. Evet. O çaresiz ve heyecanlı gözler onu bulamaz. Önce üzülünür. Sonra parfüm kokusunun nerden geldiği düşünülür. Bazen de onun parfümünü kullandığı düşünülen yabancılara sövülür.
Etrafındaki insanların yaptığı, uğraştığı, bildiği şeyleri kendisinin bilmediğini fark edip bunları gereksiz ilan etmeye çalışan insandır. Öz eleştiri yapmaktan uzaktırlar bunlar. Kendileri yapıyorsa gerekli yapmıyorsa gereksizdir. Eğer bir konu hakkında bilgileri varsa önemli, bilgileri yoksa önemsiz bir konudur.