nickalmakistemeyenyazar
316 (vizyon sahibi)
altıncı nesil yazar 4 takipçi 12.20 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    akplilerin hiçbir değere yürekten sahip çıkmaması

    1.
  1. toplum içerisinde çok net olmakla beraber mide bulantısıyla hissedilmekte olan hadisedir. gerçekten hiçbir ama hiçbir konu hakkında net bir fikirleri yok. kendilerine sorduğunuz vakit;

    - suriye lideri ile tatil yaparken alkış kıyamet, daha sonra ne olduysa kanlı bıçaklı olundu yine alkış kıyamet.

    - 2001 yılında fethullah gülen cemaati ile sarmaş dolaş iktidara gelirken alkış kıyamet, 2013 yılında yollar ayrılınca 260 bin polisin yeri değiştirilip, hakimler, savcılar, avukatlar içeri atılıp üstüne birde parelel damgası vurulunca yine alış kıyamet.

    - davos toplantısında "one minut" deyince aklış kıyamet, 2 dakika sonra tepkim israil yönetimine ve halkına değil moderatöreydi deyince yine alkış kıyamet.

    - darbeci diye adlandırılan generaller bir bir tutuklanırken alkış kıyamet, daha sonra "aldatıldık" deyip hepsi çıkınca yine alkış kıyamet.

    - "biz dindarız" diyorlar.

    fakat gelin görün ki liderlerinin yaptıkları yolsuzluklara, hırsızlıklara, haksızlıklara asla ses yükseltmez hatta haklı bulurlar.

    - "biz milliyetçiyiz" diyorlar.

    fakat ülkemizin yurtdışında kalan tek toprağı olan şah fırat mezarlığını nakliye kamyonlarına yükleyip, ülkenin 100 metre dibine kaçırılmasını asla garip karşılamıyorlar. dahası "terör örgütü ile görüşen şerefsizdir" deyip aynı masada pkk temsilcileri ile öcalan maddelerini okuyorlar. yine alkış kıyamet.

    daha örnekler arttırılabilir. benim aklıma gelmeyenler elbetteki yazarların aklına daha çok gelecektir. bu kadar malzemesi bol, hep ofsaytta bir zihniyet türkiye ye daha önce gelmemiştir sanırım.
    3 ...
  2. lazın türkiyeye kürtlerden daha çok zarar vermesi

    1.
  3. özellikle büyük şehirlerdeki karadenizlileri tahlil ettiğimizde açıkça ortaya çıkan gerçek. alt alta zararlarını sıralarsak daha net anlaşılır.

    - bu lazlar para ve çıkarları için hiç acımadan bütün bir yeşil alanı katledip inşaat yapabiliyorlar

    - allah, vatan, bayrak ayağıyla mafyacılık oynayıp esnaflardan bazı bölgelerde haraç kesebiliyorlar

    - toplumda kendini dindar olarak tanımlayıp hırsızlık, yolsuzluk yapanlara hemşericilik zihniyetinden ötürü ölesiye sadık kalabiliyorlar

    - kendilerine karşıt görüşlü insanların düşüncelerinin doğruluğunu veya yanlışlığını sorgulamadan inanılmaz derecede kin tutuabiliyorlar

    - milliyetçi söylemler ortaya atıp, bir avuç teröristten kaçıp toprağını terkeden zihniyete yine aynı hemşericilik zihniyetinden ötürü ses çıkarmıyorlar

    - ayrıca bugün bütün aklı başında insanlarının kurtulmak istediği malum zihniyet yine aynı bölge insaları tarafından kurulmuş ve aynı bölgenin insanları devlet arazilarini peşkeş çekerek birbirlerini zengin etmişlerdir. bu olayda kürtlerin asla yapmadığı bir hadisedir.

    - lazların suratlarına bölücü olduklarını söylerseniz, kafanıza glock mermisi ile sıkabiliyorlarmış. bunu yaptıkları içinde kendilerine türk milliyetçisi ve vatansever diyorlar.

    fakat kürtler kendileri gibi saçma sapan nedenlerle kafanıza mermi sıkarsa, kürtler vatansever değil bölücü birer faşist oluyorlarmış. işte cehaletin topluma yansıması.

    - trabzonlu laz kardeşlerimiz ülkenin güneydoğusunda 30 bin insan ve doğuya giden hizmetleri baltalayan fabrikaları yakan kürt asıllı köpekler ile aynı masaya oturup al gülüm ver gülüm zihniyetindeki çok vatansever hemşerileri hakkında tek laf etmezler.

    bu yukarda yazılanların üzerine daha çok şey sıralanabilir. mesela develetin bütün kurumlarınının özelleştirilmeside yine "benim adamım istediğini yapar" düşüncesinden ötürü desteklenmektedir. eğer bu kadar özelleştirmeleri kürtler yapmış olsaydı sayın çok vatansever lazlar emin olun sokaklarda insan yakıyor olacaklardı. ayrıca eğer bu yazdıklarım yalansa silmeye hazırım.
    11 ...
  4. akpsiz bir türkiyenin artık hayal bile edilememesi

    1.
  5. plajlardan çıkmayan alkolik kitap kurtları ve seçim kaybetme sayısı makinaları bozan çakma vatanseverlerin mafyavari bir yönetimle hala başta kalması nedeniyle ortaya çıkan bir gerçektir.

    eğer bikinilerinizin ve şortlarınızın üstüne bir tşört geçirme zahmetinde bulunup oy kullansaydınız belki hayal edilebilirdi. sonra yolsuzluk soruşturmasının üstü örtülüyor diye utanmadan ağlıyorsunuz ya söylecek söz yok. bu zihniyet resmen ülkenin el freni.
    7 ...
  6. türkmenler ölürken deniz kenarında güneşlenmek

    1.
  7. ülkemizin kıyısında daha çok görülen tatlısu vatanseverlerinin içlerinde bulundukları inanılmaz çelişki. ağaçlar, köpekler, kediler için ülke çapında eylemler düzenleyen, atatürkçü, milliyetçi geçinen bu zihniyet kendi kardeşlerinin adeta katledilmesi için ne yapıyorlar acaba merak ediyorum?

    belki televizyonlarda, radyolarda türkmen kardeşlerimizin ölüm haberini aldıklarında sevgililerine dönüp;

    "aşkım şu güneş kremini sırtıma sürer misin?" deyip şezlonglarına uzanarak sağlıklı bir şekilde bronzlaşmayı diliyorlardır. bravo kemalistler. bu ülkede kendiniz dışında yüzüne bakabileceğiniz bir insan yoktur herhalde.
    2 ...
  8. tübanlı bir kızın tek gecelik ilişki teklif etmesi

    1.
  9. bir erkeğin iç dünyasını alt üst edecek bir hadisedir. bu teklifi izmirli entel bir hatun yapıyor olsaydı yapılcak şeyler ve verilecek tepkiler yine aynı olurdu. farkedecek olan tek şey alıncak haz diye düşünüyorum. el değmemiş bir türbanlı ile artık sex konusunda kaşarlaşmış tiplerden alıcak zevk aynı değildir herhalde.

    teklifin en can alıcı noktası ön sevişmenin sonunda "korunarak" bir ilişkinin mutlaka gerçekleştirilmesi şartı. evet siz türbanlıları sevişmez, işemez, sıçmaz zannediyorsunuz ya bakın işte güzel ülkemde ne tipler var. resmen madde madde isteklerini sıralamış;

    - uzun bir ön sevişme olacak
    - dudaklarının vücudumda değmediği yer kalmayacak
    - meme uçları ve göbek deliğine kesinlikle özel muamele edilecek
    - zevkten 2 tarafta ateşler içinde kaldığı an "korunarak" uzun bir ilişki başlayacak
    - seks sonrası yavaş sevişmeli bir dinlenmenin ardından gusül abdesti alınarak bir daha hiç karşılaşılmayacak

    sanıyorum bazı siyasi nedenler islama epey bir zarar vermiş. olsun bana yaradığı sürecek sıkıntı yok. o kapalı vücudları açmak hem de kendi istekleriyle gerçekten zevkli.
    2 ...
  10. atatürkçülerin türbanlı kadınları kıskanması

    1.
  11. akp iktidarı ile birlikte türbanlıların yükselen hayat standartlarını çekemeyen kemalist hatunların davranışları ve bakışları ile ortaya koydukları bir gerçektir.

    artık türkiyede en lüks otellerde türbanlılar baş tacı ediliyor, en lüks arabalara türbanlılar biniyor, gayet şık ve pahalı kıyafetleri türbanlılar giyiyor, 400 milyon dolarlık uçağa bir ilkokul mezunu bile olmayan türbanlı binecek.

    sanırım kemalist hatunlara bodrum kattaki evlerinde köpekleri ve içkileri ile beraber ölümü beklemek kalıyor.
    2 ...
  12. türk kızını okutmanın gereksiz olması

    1.
  13. yaşaması dahi hata olan bu kız türünü ebeveynlerin canlarını dişlerine takarak belki kendi şahsi ihtiyaçlarından bile fedakarlık yapıp okutmaya çalışması gerçekten çok gereksizdir.

    tarihte okuyarak vatana millete katkı sağlamış bir türk kızı yok denecek kadar azdır. okuyup başarılı olanı en fazla kendine 2-3 tane sevgili bulup zina yapar. eline üç beş kuruş geçtiği vakit sırf hava atmak için gider bir araba, uyurken dahi çıkarmayacağı kafasından büyük bir güneş gözlüğü, bol çanta ve ayakkabı alır.

    böylesine boş yaşayan bir canlı türü için hiç sıkıntı çekmeye değmez.
    2 ...
  14. üniversiteli kızların sevişmeye olan aşırı merakı

    1.
  15. birçok kızın bitirdiği halde hiçbir yerde iş bulamayacağını bildiği anadolu üniversitelerinde okumasının sebebi olan meraktır. öylesine bir sevişme merakıdır ki bu anneyi, babayı binbir türlü maddi zorluklara sokmasına rağmen yine de vazgeçilememektedir.

    yazık. özellikle kendisi okuyamadığı için varını yoğunu ortaya koyup, gecesini gündüzüne katıp kızını okutmaya çalışan anne, babalara gerçekten çok üzülüyorum. kızlarının okuyup kendi ayakları üzerinde durarak sağlam bir hayat kurmalarını dilerken işin arka planında neler döndüğünden haberleri yok gariplerimin.

    anadoluda tanıştığım balık etli, bembeyaz bir tene sahip, kızıl saçlı kız ve hemen hemen aynı tipte 2 arkadaşının aileleri tarafından her ay kirası ödenen dairelerine bir akşam davet edildim. tanıştığım kız tarafından başbaşa bir akşam geçirme vaadiyle kandırıldım. evet kandırıldım.

    evin içine girdikten sonra hatun birden arkamdan telaşla kapıyı kilitlemeye başladı. yaptığı bu harekete anlam veremeden boş gözlerle kapıya doğru bakarken aniden arka odadan 2 adet çırılçıplak hatun daha çıktı. en son bir tanesinin tırnaklarımın kirli olan iç bölgesini yaladığını hatırlıyorum. nasıl yokluksa anasını satayım. yaşaması hata olan bu tip kızların ölmelerini diliyorum.
    2 ...
  16. meme fotoğrafı ile kandırılıp sevişmeye zorlanmak

    1.
  17. türbanlı hatunların yokluk sebebi ile internet ortamında sıkça başvurdukları mide bulandırıcı hadisedir. hayattan öyle bir soğumuştum ki tekrar ısınmak için kışın gelmesini bekledim.

    sorguluyorum. bazen acaba diyorum hayat benim için neden bu kadar tersliklerle dolu ve neden bu hayatta türbanlı bacılarımız bu kadar sevişmeye aç. aslında cevabı çok zor değil. günümüzün göz önündeki ünlü dindarlarının aslında hırsız ve dolandırıcı olarak kötü örnek oluşturması, kitabımızın okunmaması, iman eksikliği vb nedenler. yani islam dinininden haberi olmayan ruhu orospu kızların başına bir örtü geçirerek namuslu olmalarını bekliyoruz. tuhaf değil mi?

    aslında umrumda değil. cehennemin en dibinde yanmalarını diliyorum. beni ilgilendiren kısım; benim. evet neden ben?

    facebook denen zımbırtının yeni açıldığı dönemde nedir ne değildir diye merak edip sahte isimle bir hesap açtım. bu sebeble hiçbir arkadaşım falan yok. sadece sitenin içinde bildirimlere bakıyorum, sohbet kutusunu açıp kapatıyorum, öylesine hesap bilgilerimi değiştiriyorum planım sitenin özelliklerini iyice öğrenip daha sona gerçek kimliğimle bir hesap açmak.

    bu şekilde zaman geçirirken aniden mesaj kısmının yanında "1" yazdığını farkettim. inanın hesabın ismi herhangi biriyle arkadaş olabilecek veya mesaj alabilecek bir isim değil. demek türbanlı bacılarımız adeta bir ajan gibi çalışıyorlar bu mecralarda. neyse amacımız zaten siteyi kurcalamak olduğu için tıkladım mesaja.

    sadece iki adet bembeyaz dolgun meme ve altında beraber bir akşam geçirelim mi yazılı bir fotoğraf mevcut. genciz ve erkeğiz dostlar. bu sebeble ulan nedir, nasıl olur diye fazla düşünmeden hemen neden olmasın diye karşılık verdim. daha sonra ev adresim istendi. halbuki ben bana bir adres verilecek de ben gideceğim diye bekliyorum. ulan insan tuhaflığı buradan çakamaz mı? gençlik işte anasını satayım.

    memelere baktığımda en fazla ne olabilir ki? gelirse sevişirim, gelmezse de gelmesin zaten diye düşünürek veriyorum adresi. sadece 1 gün sonra kapı çalıyor. açtığımda o bembeyaz meme fotoğrafına inat simsiyah başörtüsü, uzun kollu tşört, daracık kot pantolon ve ayakkabı. her şey simsiyah. içimden kandırıldığımı anlayıp şansıma küfür ederken mecburen içeri davet ettim.

    nasıl bir yokluktan geliyorsa içeri girip kapıyı kapatır kapatmaz dudaklarıma yapışıyor fakat ağzında iğrenç bir koku var. inanın dilini dudaklarımda gezdirdikçe kokudan beynim sarsılıyor. o simsiyah elbiselerini çıkardıkça koku giderek artıyor. içindeki o beyaz iç çamaşırlar inanın kirden sararmış. ve duduklardan kurtulmak için çaresizce memelere dil attığımda kese yaparken çıkan o küçük kirler dilime yapışıyor. yaşamsal fonksiyonlarımı yitirdiğimden nasıl kurtulduğumu hatırlamıyorum.

    aylar boyunca penisim hiçbir hatuna karşı tepki vermedi. bu tip türbanlıların ölmelerini diliyorum.
    2 ...
  18. kırmızı ışıkta duran bayan şoförü rahatsız etmek

    1.
  19. ülkemizin çok tuhaf ve gereksiz insanlarla dolu olduğunu gösteren bir eylemdir. dünyanın herhangi bir yerinde bu eylemi gerçekleştirmek için özel çaba sarfetmeniz gerekir. fakat bahsettiğimiz ülke türkiye ise ve olaydaki bayan şoför bir türk kızı ise hiçbir çaba göstermenize gerek yok.

    kıllı, anlamsız huyları olan bu kezbanlar zaten gördüğünüz üzere doğuştan rahatsız.

    izmirli bir hatunla yaşadığım cinsel ilişki sonrası mutlu ve huzurlu bir şekilde evime ulaşmak için yola vuruyorum. arabamla iki şerit gidişli, iki şerit gelişli etrafında lüks restoranlar, marka giyim mağazaları, atatürkçülere özel lüks bayan kuaförleri olan geniş bir caddede ilerliyorum. ilerliyorum derken ilerlemeye çalışıyorum demek daha doğru olur.

    neredeyse 100 metrede bir o yarıçıpılak, sözde modern özgürcüklerin geçmesi için kırmızı ışıkta durarak bütün o iç huzurum, mutluluğum azalıyor. içimden bizi yönetenlere ve bu yönetimi beğenenenlere iyi dileklerimi gönderirken yine bir kırmızı ışıkta duruyorum.

    yeşilin yanmasını beklerken yanıma omuzları, kolları ve göğüsleri ortada bırakan askılı beyaz bir tşört giymiş, civciv sarısı saçları olan ve akşam akşam yüzünün üzerinde yüzünden büyük kocaman anlamsız güneş gözlüğü takmış ve kadının tipinden alın teri ile alınmadığı, "sahipleri" tarafından kendisine hediye edildiği belli olan lüks arabalı bir hatun denk geldi.

    benim sol, kadının ise sağ camı açıktı. kendisini az önce bahsettiğim iyi dileklerimi arabamın içinde kendi kendime sesli olarak dile getirdiğimde, yan taraftan bana doğru "sapık" diye bağırıp sağ camını yavaş yavaş yukarı çekerken farkettim. şimdi ben bu kadının bir şekilde hayatına girip, kendimi sevdirip daha sonra hayatı boyunca unutamayacağı bir cinsel ilişki yaşatsam rahatsız mı etmiş olurum?

    hayır. çünkü kadının giyim tarzı, bakışları, hırçınlığı cinsel arzularını açık bir şekilde belli ediyordu. eğer bir cinsel ilişki yaşarsam onun istediği olurdu. bu sebeple istediğini vermedim. kendisini profesyonel bir şekilde takip ettim. yolun devamındaki ışıklarda beklerken bilerek yanında durarak siyah camın arkasından kendisine doğru bakıp gözlerimi hiç ayırmadım.

    uzunca bir süre aynı hareketleri tekrar ettikten sonra bir yerde arkasından yanaşarak hafifçe tamponuna sürttüm. alın teri ile almadığı için inip hasar var mı diye bakmadı bile. keşke inseyedi neler söylemeyecektım ki ona. ama inmedi işte. kader. panik yapıp kırmızıda geçti ve üstelik ters yöne doğru. arabası karşıdan gelen kocaman halk otobüsünün altında yuvarlanırken bir yandan gülüyor bir yandan içimi dökemediğim için üzülüyorum.

    ölmüş olmasını diliyorum.
    0 ...
  20. atatürkçülerin soma daki işçileri ölüme terketmesi

    1.
  21. acı bir gerçektir. evet gerçek! biliyorum siz kedinizde asla bir kusur göremezsiniz, eleştiri kabul etmezsiniz zaten ülkemizin eğitimsiz insanlarının kendini akp nin eline "seve seve" bırakması bu yüzden.

    gerçek. şimdi işçi sınıfı bakıyor bu günümüzün "modern" atatürkçülerine. sizce ne görüyor? ezan sesinden rahatsız olan, namaz kılmayan, cinselliği ve alkol kullanmayı büyük bir özgürlük meselesi kabul eden, gereksiz ne kadar gündem varsa onu takip eden, insanının gerçek sorunlarını dile dahi getirmeyen bir grup görüyor.

    kendi cumhuriyet kaleleri olarak ilan ettikleri şehirlerine bakıyorlar. çırılçıplak kadınlar, hayatını o kadınların seks ihtiyaçlarını gidermeye adamış eşcinselliğe meyilli erkekler. vajina ve alkol kokan bir şehir görüyorlar. belki içerden böyle değildir ama dışardan bakıldığından net anlaşılan bu.

    işte bu tiplere bakıp ne yapıyor o işçi sonra, karşısında allah ın adını ağzından düşürmeyen bir grup görüyorlar. her gün google ile tarayıp ayet paylaşan bakanları olan, türbanlı eşleri olan, çalarken bile "hamdolsun" diyen bir grup. iki resmi yan yana koyuyor ve kendine yakın olan tarafı seçiyor.

    halbuki o taraf onu ömür boyun çalışmaya mahkum bırakan, kendi yaptıkları yolsuzlukları onların 3 kuruş maaşlarından aldığı vergiyle kapatmaya çalışan, rant uğruna yokeden, onları sürüm sürüm süründüren taraf. ama ne farkeder adamların ağzından en azından allah ismi çıkıyor. en azından algıyı iyi yönetiyorlar.

    merak ediyorum. bu allah ile aldatanlar bu insanların yakasına sülük gibi yapışırken siz; çağdaş, eğitimli, özgürlükçü çakma atatürkçüler siz neredesiniz acaba?

    aşağılamadan, hor görmeden onların ekmeğini, suyunu içtiniz mi hiç? onların dertlerini dinlediniz mi? hayır. suratınızda kilolarca boya ile, yarıçıplak gavur gibi görüntünüzle sadece uzaktan zili çalıp, belki parmaklarınızla burnunuzu tıkayıp yalandan bir baktınız.

    350 kişinin öldüğü söylenen bir kazadan sonra biri çıkıp "bu işin fıtratında bu tip kazalar var" diyebilecek gücü kendinde buluyorsa bunun tek sebebi sizlersiniz. söyleyene değil söyletene bakacaksın demiş büyüklerimiz.

    keşke o madencilerin yerine siz ölseniz.
    7 ...
  22. türbanlı bir kızla sevişmek

    14.
  23. insanı çelişkiler içersinde bırakan bir hadisedir.

    hiçbir çaba göstermedim. aramadım, sormadım, peşinden koşmadım. tam aksine takip edilmişim, karşı konulamaz bir şekilde şehvetle arzulanmışım. bir günah var ortada ama bunun sorumlusu ben değilim. vicdanım bu yüzden rahat.

    ona türban takmasını emreden dinin asıl amacı; onun namusunu korumak, kuvvetli bir iman ile sağlam bir irade sahibi olmasını sağlamak, allah a inanarak helal bir yuva dilemek. ama o bunu tercih etmiyorsa bunun günahı benim değil.

    "ben, türbanlı bir kız, zina"

    neden diye soruyorum kendi kendime. neden? böylesine bir güzellik bir anlık zevk uğruna inandığı dinin emrinden neden vazgeçer? hangi ruh hali ile büyük günah kabul edilen bir eylemi göze alır. hani çirkin, kimsenin dikkatini çekmeyen bir kız olsa günahı azalmaz fakat dışardan bakıldığında en azından mantıklı bir nedeni olabilir. varlıklı bir aile, muhteşem bir ev, masmavi gözler, esmer bir ten, etine dolgun bir vücut.

    duvarı, kapısı, örtüleri her şeyiyle bembeyaz bir odadayız. sadece ikimiz göz gözeyiz. sorguluyorum sürekli. belki ondan daha fazla sorguluyorum.

    ben sorgularken küçücük eller gömeliğimin düğmelerini tek tek çözmeye başlamıştı bile. dudaklarıma yapıştığında ateşler içinde yandığını hissettim. benim dışımda gelişiyordu her şey sanki.

    vücudumun her yerine öpücükler kondururken acemiliğine rağmen yılmadan çabalamasından onun yerine ben utanıyordum. kaşları, teni, bembeyaz örtüleri ter içindeydi. durmuyordu, kararlıydı.

    istediğini almak için son hamlesini yaptığında, evet o an; sanki zihnimde şimşekler çakıyordu. karşımda benliğini, ruhunu ve inancını bir zevk uğruna mahvetmiş türbanlı bir kız vardı. o bembeyaz örtüler kadar kirlenmişti artık. acı içinde kıvaranırken "devam et" "durma" diye çığlık atan türbanlı bir kız. evet. eğer bir günah varsa onun boynuna. o istedi ve o gerçekleştirdi.

    ve o kız hala türbanlı.
    7 ...
  24. hatunların kuklası olan eşcinselliğe meyilli erkek

    1.
  25. seksi ses tonunuz ve siz lütfen defolup gider misiniz? daha çok ilk bakışta bir erkek gibi görünmenizden kendi adıma utanıyorum ve hemcinslerim adına üzülüyorum. iş yerinde, trafikte, otobüs duraklarında, sosyal medyada her yerde karşımızdasınız. midem bulanıyor artık sizi görmekten.

    hayatlarından sadece bir kesit sunayım mı sizlere? ;

    "işyerinden çıkıtım çok yorugunum. bir an önce evime gitmek istiyorum. otobüsümü beklerken bir hatun geldi. nereye gittiğini bilmiyorum. bildiğim tek şey artık o nereye giderse benim de oraya gideceğim. ilk bakışta masmavi gözleri, bembeyaz teniyle uyumlu kızıl saçları, kulağındaki kulaklıkla dünya ile bağlantısını keserken sergilediği umursamaz tavrı beni kendimden geçirdi. allah ım galiba aşık oluyorum. ne yorgunluğum kaldı, ne eve gitme istediğim. şu an tek istediğim şey karşımda duran muhteşem güzellik"

    evet. bu yazdığım sadece hayatlarından sosyal medyaya yansıttıkları kısa bir başlangıç örneği. 250 sayfa yazabilirim ama midem bulanıyor. daha bunun gelişmesi, ilerlemesi ve sonlanması var. uğraşamam.

    üzüldüğüm bir başka kısım ise hatunların bu meyilliler ile mutlu olacaklarına inanıp, onlarla birlikte olmaları. ne üzülmesi allah daha beter etsin. "kişi sevdikleriyle beraberdir" diye bir söz var. belki bilmiyorlar, beklemiyorlar o erkek fiziğine sahip olanlardan böyle bir ihanet ama malesef gerçek apaçık ortada.

    sen! trafikte araba kullanırken insanların hayatını tehlikeye atacak şekilde "sevgilisi" olarak seçtiği hatunun elini tutan omzundan tutup başını göğsüne yaslayan,
    sen! hatunların gölgesinde kalacağı işler seçen. onlar gibi gülüp, onlar gibi çalşıp, onlar gibi ağlayan,
    sen! bütün gününü hatunların egolarını tatmin edecek hikayeler anlatarak geçirsen sen!

    senin romantizmini s.keyim. eğer sen aynaya bakıp kendine erkek diyorsan bana o.ç diyebilirsin.

    bana gelince, cm ile ölçülebilen küçücük vajinaların egolarını tatmin etmek için benliğimi ve ruhumu satamam. yaratılış amacımı çok iyi biliyorum. bundan asla sapmaya niyetim yok. aslanlar gibi bir erkeğim. bu mecaz bir tabir değildir. yaşayış şekliyle kesin bir gerçektir.
    4 ...
  26. taytszkral

    306.
  27. karşılaştırılmaları gerekmeyen dört adet birbirinin aynısı yazarlardır. açtıkları başlıklar ve o başlıkların altına yazdıkları tek cümlelik entryler ile sözlüğün kalitesini aşağı çekmek en büyük ortak nokları sanırım.

    5 yıl silik kalmış olan sözlük hesabım canlandığında çaylak olarak açıldı. bu sürede gözlemlediğim kadarıyla bu yazarların öne çıktıklarını farkettim. açıkçası ne yazarak bu kadar popüler oldukları beni ilgilendirmiyor. ilgilendiğim kısım kalitesizlik.

    aslında bu durum ilerleyen zaman içerisinde toplumun kalitesizliğe olan yönelimini gösteriyor. 5 yıl öncesine göre sözlük formatı adına çok daha fazla serbestliğin ve yazar sayısının artmış olduğu ortamda kalite yükselmesi gerekirken tam tersine düşmüş.

    bunun değişmesi ve kalitenin artması için yetersiz kelime hazineleri, edebi üsluptan yoksun entryleri ile bir hegemonya kurmuş bu tipleri zamanla azaltarak yoketmeli ya da daha fazla kitap okumaya ve bilinçlenmeye zorlamalıyız. sergilemiş oldukları umursamaz tutumlarından utanacak hale gelmeliler.

    şu an koskoca uludağ sözlük sadece 46 enty ile sözlüğe damga vurmuş bir ahmet yıldız ölmedi kadar etmeyen dört adet yazarın peşinden ilerliyor.

    edit: sen kimsin tarzında mesajlar aldım. eskilerden birisiyim sadece.

    (bkz: #23698924)
    30 ...
  28. izmirli hatunların kendilerini atatürkçü sanmaları

    1.
  29. atatürk ülkesinin geleceği için canını ortaya koyan adam
    atatürk cephelerde sabahlayan adam
    atatürk batıda ülkesini en mükemmel şekilde temsil eden adam
    atatürk anadolu insanına sahip çıkan adam
    atatürk köylüsünün sofrasına oturan ekmeğini, suyunu içen adam
    atatürk sömürülmeyen dini inançlara en saygılı olan adam

    peki siz? kendinizle bu özellikler arasında bir bağ kurabiliyor musunuz? civciv sarısı pasparlak saç, yüzde kilolarca makyaj ve olmazsa olmaz fil kadar büyük simsiyah gözlükler, kapitalist sistem ürünü ayakkabılar, saatler, dekolte elbiseler, daracık pespembe taytlar bu halinizle mi kendinize çağdaş, atatürkçü diyorsunuz?

    sizin için ulu orta alkol alıp sevişmek çağdaşlık öyle değil mi? islam dinini, türbanı, bakireliği korumayı gereksiz, boş, gerici unsurlar olarak görüyorsunuz. sizin gibi tipler yüzünden atatürk ün en nefret ettiği din sömürücüleri cumhuriyetten önce olduğu gibi saf anadolu insanını istediği gibi yönlendirebiliyor. bunun sizin suçunuz olduğunun farkında mısınız?

    anadolu insanı sizi, mitinglerinizde yukardan toplu olarak kameralara yansıdığınız zaman et yığını olarak gördüğünü ve sizin gibi "atatürkçü" olmaktan korkarak malum siyasi partinin yalanları ile kandırılıp ezildiğini görüyor musunuz? uzaktan bakıldığında hiç bunların bilincinde gibi durmuyorsunuz.

    nerden, nasıl türediniz, bu şekilde nasıl yetiştirilip kendinizi cumhuriyet kadını, atatürkçü olarak tanımladınız bilemiyorum ama tek bir ricam var; ülkenin geleceğinin daha çok kararmaması için silkelenip kendinize gelin. anadolu insanından çok daha lüks imkanlarda yaşayıp kendinizi çağdaş atatürkçü, onları gerici olarak tanımlamayın. buna hakkınız yok.

    anadolu insanı vatanını, atatürk ü sizden daha çok sevmesine rağmen size baktığı zaman bu sevgi malesef azalıyor. kendi seks ve alkol üzerine kurulu "çağdaş" yaşamınızı atatürkçülükle kamufle etmeye çalışarak atatürk ün zihinlerdeki o muhteşem hatırasını kirletmeyin.
    3 ...
  30. recep tayyip erdoğan ın elitlerden aldığı intikam

    1.
  31. kendisi toplumun hangi kesimleri tarafından dışlandı? kimler tarafından hor görüldü? kimler tarafından aşağılandı? hangi hakaretlere maruz kaldı? ona bu yapılanları duyduklarında gülüp geçenler, hak görenler, alay edenler, az bulanlar şimdi neredeler?

    şahsen kendisinin ülke yönetiminden, ak belediyelerinden, tutarsız açıklamalarından hiç hoşlanmıyorum ama haklı bulduğum, ayakta alkışladığım, özendiğim bir yönü var; hayallerinin peşinden gözü kara bir şekilde kusursuz ilerlemesi. neler söylenmedi ki recep tayyip erdoğan a; kasımpaşalı, yobaz, ayak takımı, yalancı, kenar mahalleli, fakir aile çocugu vb neler söylenmedi ki?

    ama kendisi bu hakaretler karşısında gençliğinden itibaren sabırla bekleyip susarak sadece çalıştı. istanbul büyükşehir belediye başkanlığına yükseldiğinde bu fırsatı çok iyi değerlendirerek halkın nabzını çok iyi yokladı. gücün nereden geldiğini ve elde edeceği muhtemel gücü halkın hangi kesimiyle korumaya alabileceğini mükemmel bir şekilde analiz etti zira; kendisine halk destekli bir güç gerekliydi.

    önce yoksul halka sağlık alanında ciddi hizmetler verildi. düşük faizli krediler sağlanarak alım gücü arttırıldı. çamur içinde musluklarından su akmayan evlerde oturan insanlar toki ile yeni bir yaşam tarzına kavuşturuldu. 2003-2007 arasında gerçekten muhteşem bir akp vardı. ve şuan hepimiz görüyoruz ki gerekli olan o güç fazlasıyla kazanıldı. öyle bir halk destekli güç ki bu; doğru kullanıldığında türkiye'yi gerçekten dünyaya meydan okuyabilecek bir konuma getirebilirdi. ama hayır. çarşaf yırtan, ezanın sesine tahammül edemeyip rahatsız olan, ülkeyi kendi malı zanneden, halk fakirlikle boğuşarak teknolojiden yoksun bırakılırken deniz kıyısı villalarda şaraplarını yudumlayan ve utanmadan kendini "elit" diye tanımlayan kesimden alınması gereken bir intikam vardı. bir hayaldi bu ve kusursuz bir şekilde gerçekleştirildi.

    bu kesim teker teker cezalandırıldı. ellerinde tuttukları gazete ve televizyonlar satın alındı. sesleri kesildi. o bolluk içinde yaşamları cehenneme çevirildi. hapislerde ağlarken, eskiden sadece kendilerinin yaşayabildikleri lüks hayatı şimdi görmekten rahatsız oldukları insanlar yaşıyor; hem de özgürce. artık o hor gördükleri kesimin kendi giyim, yaşam, lüks, moda merakı var. bu yaşam tarzı dine aykırı olmasına rağmen sizi çıldırttığı için özellikle, bilerek sağlandı.

    evet. bu recep tayyip erdoğan ı bir başbakan iki erdoğan videosunu izleyip eleştirebilirsiniz. ama hayallerini tek tek gerçekleştirmesine saygı duymaktan başka çareniz yok. siz daha sevgiilinizi idare edemezken, o hor görüp aşağıladığınız adam koskoca bir ülkeyi yönetiyor. kudurun işte, sinirden çatlayıp ölmekte özgürsüniz. şahsen ben bu "elit" kesime yapılanları regl kanı kattığım portakal suyumu içerek takip ediyorum.
    1 ...
  32. sevgilisiyle ilk buluşmada sevişemeyen tuhaf insan

    1.
  33. sevgiliyle ilk buluşmasını sevişemeden tamamlamış tuhaf insandır.

    açıkcası saklayacak veya utanılacak bir yönüm olmadığı için perde kullanmadığım odamda beni her sabah penceremin camından yansıyan kışın; kapalı küskün puslu bir gökyüzü, yazın güneşin mükemmel sarı ve sıcak ışığı uyandırır. eğer yanımda uzun penisimin hazzını yaşamış bir hatunum varsa cherry domatesim, özenle kesilmiş salatalığım, zeytin yağlı yeşil zeytinim, bıldırcın yumurtasının uzerine yöresel gıda pazarından alınmış kayseri sucuğum ve suriye'den özellikle getirtilmiş kaçak çayım kusursuz bir şekilde demlenerek başucuma getirilir. kahvaltımı yapar ve yaşattığım haz karşısında yapılan bu hazırlıgı yeterli bulmadığım ıçin teşekkür bile etmeden çıkar işime gücüme bakarım. uzun penis herkese nasip olmuyor arkadaşlar. bu özen ve hürmeti hep ona borçluyum. kusura bakmayın gençler sizde bu özellik yoksa bunun sebebi ben değilim.

    seks konusunda yeterli tecrübeye sahip olmadığını düşündüğüm bir kitleye bile hitap ederken yalan söyleyemem. her gecemiz bu şekilde geçmiyor. bazen nadiren de olsa yalnız uyanıp iş başa düşebiliyor. üzeri çıplak, sadece uzun penisimi kapatacak şekilde yattığım için tek başıma uyandığım zaman yaptıgım ilk iş robdöşambr giymek olur gençler. kusura bakmayın ama çoğunluğu yeni yetme, ergen ve eşcinsel olan modacıların çıkardığı yukarısı v yaka gri tişört ve aşağısı pembe, apaçık sarı, mor tonlarında kareli olan pijamaları giyenemem. eğer dikkat ederseniz bu yeni moda pijamalar kadın ve erkek reyonlarında şekil olarak aynı, sadece boyut olarak farklıdır. zaten bu yüzden yeni yetmelerin cinsel hayat sıfıra yakın. kendinize dikkat edin gençler eşciselleştiriliyorsunuz.

    çıplak olan pürüzsüz bedenimi robdöşambr ile örttükten sonra banyoya girer, dudakları tahrik eden bembeyaz dişlerimin bakımını yapar, robdöşambrımı çıkarıp duşumu alır ve üstüme en erkeksi kıyafetlerimi giyerek zengin kahvaltı menümün eksiklerini gidermeye çıkarım. evimin önündeki kaldırımlardan rant meselesine kurban giden parke taşları sökülmüş onların yerine eşsiz, mükemmel, inanılmaz, 2014 yılında yeni keşfedilmiş, bir siyasi partiye onlarca yıl oy vermeye mecbur bırakacak bir hizmet yapılmış. sıcağı ve soğuğu fazlasıyla hissettiren iğrenç, dümdüz gri beton dökülmüş. kaldırımların üzerinde 10 metre aralıklarla dikilmiş oldukça yaşlı ağaçlar 1+1 ev yapmaya müsait genişleğe sahip olmadıkları için hala duruyorlar. olsun bu da güzel bir detay.

    bu hizmet karşısında moralimi bozmayarak marketimize doğru ilerledim. sabahları vazgeçilmezim olan cherry domatesimi ve sıcacık ekmeğimi alıp çıktım. fakat çıktığımda bir detay dikkatimi çekti. o iğrenç gri beton yapının üzerinde balık etli, beyaz spor ayakkabılı, balık etli olmasından ötürü üzerine giyidiği daracık bembeyaz badinin iplikleri genişleyerek göğüsleri ve göbek deliği gözüken, onun altına giyidiği daracık pembe ve göt bölgesinde "peach" yazan sarışın bir hatun yürüyordu. işte bu sarışın hatun öpüşmeye, dokunulmaya, sevişmeye, sürprizlere benden daha aç ve daha muhtaçtı. adres sorma bahanesiyle durduğum bu kadın elimdeki kahvaltıklıklar ve poşetten dumanı tüten sıcacık ekmeğime baktığı vakit adresin değil cinsel arzuların ön planda olduğunu çabuk farketti. beni, onu arzuladığımdan daha çok arzulayan bu kadının, aynı günün gecesi bir sahil kenarında artık kıyafeti değil dudakları, yanakları, gögüsleri, teni pespembeydi. kısacası birazdan yazcaklarım benim için değil, siz abazan hemcinslerim için bir amme hizmeti olacaktır.

    bu türk kızının dünyanın en kıllı ve kezban kızı olmasına rağmen götünün gökyüzünde dolaşmasının sabebi malesef benim hemcinslerim. bunun sebeblerini yazmadan önce türk kızını biraz tanıyalım. tanıyalım ki; gidip yüzlerce tl harcayıp, sülalesini doyurup, tek bir kere bile öpemeden saçını yakmayın.

    "bilgi, disiplin, takip, organizasyon" zamanında bu sözcükleri erbakan hocamız türkiye'nin kalkınma planını açıklarken kullanmıştı. biz burada türk kızından bahsedeceğiz. hayat ne tuhaf lan vapurlar falan...

    yetersizliklerini iyi bilmeli ve faydalanmalıyız. bunlar seksenli, doksanlı yılların sonuna kadar baba sevgisinden mahrum yetiştirilmiştir. aile içinde erkek çocuk fermuarı açık gezerken kızların babalarıyla aralarında hep bir mesafeleri vardır. anne ise güvenilecek, sır paylaşacılak biri değildir. çünkü annenin her zaman babaya bilgi akışı sağladığı, sağlamasa bile "şantajcı" olduğu kızlar tarafından bilinmektedir. bu yüzden aile içinde türk kızı için tam bir güvensizlik ortamı vardır. isviçreli bilim adamları baba sevgisinden yoksun yetişen ve annesiyle iletişimi kopuk olan bireylerin her zaman ona kendini değerli hissettirecek, yanında olduğu vakit kendini güvenle kucağına bırakabileceği bir karşı cins aramaktadır ve yaratılışlarından ötürü annelik duygusu ile her zaman döllenmek isterler. zaten onların bize daha muhtaç olduğunu kanıtlayan en önemli bilgi bu.

    abazan hemcinslerim, bu cinse yaklaşırken sadece iş yerinin veya evinin önünde pipetle kola içerek beklemeyin. bilinçaltını da iyi yönetmeniz gerekli. bu sebeple kendisine ayırdığınız zaman kadar çevresine de ayırın. ne yerler, ne içerler, nerelere giderler bir bakın. hemen öyle ezbere taksim'e çıkarıp, türkü barlarda sarhoş etmeye çalışmakla olmaz bu iş. zaten türkü bar ne amk. bilinç altına çalışırken bahisleri annelik duygusuna yatırın. gündüz vaktini anne, baba, çocuk üçlüsünün bol bol bulunduğu aile ortamlarında geçirin. gittiğiniz kafelerde, restoranlarda, açık alanlarda hep aile olmalı. bilinçaltına vurun, vurun, vurun vurabildiğiniz kadar beyler. doğayla içiçe olun. ailelerin mangal yaptığı, çocukların karşılıklı ağaçlara ip bağlanarak yapılan döşekten salıncaklar ile sallandığı, annenin, babanın, dayının, amcanın, yengenin, halanın, bütün akrabaların halka oluşturarak bir sofrada toplandığı piknik alanları mükemmeldir.

    disiplini kesinlikle elden bırakmayın. ipler hep sizin elinizde olmalı. kızlar mıymıntı tiplerden hoşlanmazlar. onlar acıktık birşeyler yiyelim demeden siz farkına varıp harekete geçmelisiniz. seçimi onlara bırakmadan söylediğim tarzda ortamlara çoktan gitmiş olmalısınız. bakışlarınızdaki netliği karşı taraf iliklerinde hissetmeli ve size koşulsuz bir güven duymalı. günün sonunu bilinç altına vurduğunuz ortamlardan birinde bitirin. özellikle gündüz piknik yapılan ortamlar geceleyin tam bir doğal yataktır. eğer başarılı bulunduysanız emin olun bol bol sevişeceksiniz.

    daha bir sürü detay var fakat biraz kendi tuhaf hemcinslerimden bahsetmek istiyorum. ulan elin tüysüz ingilizi, fransızı, almanı, rusu at gibi kızları kendilerine muhtaç bırakırken, resmen peşinden koştururken, sizin oluşturduğunuz bu sistem yüzünden biz dünyanın en çirkin, en kıllı, en saçma sapan huyları olan bu kezbanların götünü gökyüzünde dolaştırıyoruz. mükemmeliyetçi karakterim yüzünden sizin oluşturduğunuz bu sistemde geçmişte gereçekten yukarıda yazdığım gibi kısa vadeli çözümler bulabilmek için çok araştırdım, çok kovaladım, çok yoruldum ve size içimden çok sövdüm.

    hem sevişememekten şikayet edip hem de azgın bir avcı gibi takılmaya devam ederseniz bu kezbanların götünü yere indirmek mümkün olamaz. elin gavuru kadar olamıyorsunuz. biraz delikanlı olun, efendi olun onlar değil siz biraz kendinizi ağırdan satın. ağızdan salyalararınızı saçarak saldırmayın. "avcı" değil "av" olmayı deneyin biraz. uzun vadeli en iyi çözüm bu. çenemin altından atılan bir dille uzun penisime varılabilen pürüzsüz vücudum ve ben, daha ilk buluşmanızda depremi yaşayamadığınız için gereçekten çok üzlüyoruz. bizi bu kadar üzmeye hakkınız yok. yeter artık.
    1 ...
  34. beni kimse anlamıyor deyip ağlamaya başlayan kız

    1.
  35. elinden tutulup düşdüğü karanlık ve anlaşılmaz duygulardan arındırılmasına yardımcı olunması gereken bir kız tipidir *. sanırım bu ruh haline girmelerinde en çok payı olan sebeb büyük bir ihtimalle sevgiliden ayrılma olabilir. bu ruh halinden çıkamayıp ağlama sebebi bu derdin ne anne ne baba nede abi veya abla ile paylaşılamaması olabilir. tek paylaşabilecekleri kendilerine en yakın kız arkadaştır ve bu kız arkadaşlarında ilişki sırasında kötü kaynana ilişkiden sonra çözüm bulamayan genel ev işletmecilerine dönüştükleri bilindiğine göre bu kız tipleri doğal olarak beni kimse anlamıyor deyip ağlamaya koyulacaklardır.
    2 ...
  36. küçük kadınlar dizisiyle dalga geçmek

    1.
  37. normal karşılanması gereken bir harekettir zira dizi reytin kovalama amaçlı bir kaç dert ve sıkıntı üreten senarist bulmuştur ve bu şekilde yoluna devam etmektedir.

    -lan küçük kadınlar

    -söyle abi

    -açık konuşmak gerekirse sizin bu yaşta başınıza gelenleri daha bu yaşımızda yaşamadık

    -anlamadık abi

    -yani kusura bakmayın ama siz senaristlerin elinde folloş olumuşunuz bu dizi izlenmeye devam ettikçe sizi daha çok s.ktirirler hazırlıklı olun benden söylemesi.
    5 ...
  38. küçük kadınlar dizisindeki elif in hamile kalması

    6.
  39. karadeniz in kolbastı yı horon a değişmesi

    1.
  40. malesef televizyonlarda ve karadeniz sokaklarında görülen üzücü bir olaydır.
    8 ...
  41. türkiye yi çok seviyorum istanbul çok güzel

    1.
  42. türkiye ye gelen ünlü yabancıların kağıttan okuyarak söyleyip türk halkına kendilerini sevdirdiklerini zannetikleri cümle. siz geliceksiniz türkiye ye bir reklam filmi vb işler yapıp milyon dolarları götürüceksiniz sonra uçağa atlayıp ülkelerinize dönüp çıtır çıtır yiyiceksiniz bizde malız sizi bu cümleyi söylediğiniz için size şirin gözüyle bakıp sevicez diymi öyle yağma yok.
    4 ...
  43. kamer genç in elli sarışında yarışmacı olması

    1.
  44. cumartesi akşamı fox ta gerçekleşmiş hadisedir. kamer amcamız çeyiz isteyen bir kıza "seni tunceli nufüsuna kaydedelim hükümet sana verir" diyerek tek başına muhalefetliği elden bırakmamıştır.
    4 ...
  45. türk futbolundaki hakem sorunu

    1.
  46. üç büyükler yenildikleri zaman daha çok gündeme gelen ve gittikçe büyüyen bir sorundur. evet sorun büyük fakat çözüm gerçekten yanlış kişiler tarafından bulunmaya çalışılıyor örneğin adnan polat derbide doğru düzgün iki pas yapamayan iki takım adınada çıkıp ortada bir tezgah var diye demeç veriyor hakemliği döneminde galatasaraya çıkardığı kırmızı kartlardan dolayı büyük oğuz diye lakap takılan insan mhk başkanı fenerbahçede bir dönem aktif çalışmış kemal dinçer gözlemciler ve temsilciler kurulu başkanı üç büyük kulübün özellikle adnan polat gibi başkanların bu kadar yardımcı olmayan demeçleriyle bu çeşitli kulüplerle sorun yaşamış veya bir dönem aktif çalışmış insanlar ne kadar sorun çözmeye yönelik adımlar atsada malesef samimi bulunmayacaklar ve bu sorunda çözülmeden kalacak. maçlara futbol izlemek için giden tarftarlar malesef hakem izlemeye mahkum bırakılacak.
    0 ...
  47. islam misyonerliği

    1.
  48. malesef hıristiyan misyonerliği ile kıyaslandığında daha eli kolu bağlı bir misyonerliktir. nedeni islama sadce teşvik vardır zorlama veya maddi imkanlarla aşılama olamaz fakat ne yazıkki hıristiyanlarda bu var özellikle afrika ülkelerinde hatta bir ara türkiyede bile 100 dolar gibi bir para verip misyonerlerin hıristiyanlık dinlerini anlattıkları bilinen bir hadise malesef.
    1 ...
  49. soyadları ile uyuşmayan ünlüler

    46.
  50. sürekli sevişiyor muamelesi gören bekar kiracı

    1.
  51. evde oturmaktan daha çok zamanını kapı deliğinden sürekli gözetleyen komşu lara derdinin her apartman sakini gibi bir evde yaşmak olduğunu anlatmakla geçiren insandır.
    1 ...
  52. zorla küfür ettiren olaylar

    4.
  53. gülse birsel in oyunculuğu

    1.
  54. yazarlığı kadar başarılı olamadığı hadise. şahsen dizilerde senaristlerin aynı zamanda oyuncu olmalarına karşı çıkan biri olarak avrupa yakası dizisinde bu konuda haklı çıktığım bir çok olay yaşanmakta. örneğin dizide burhan veya herhangi bir oyuncu daha senaryonun gerektirdiği cümleleri söylemeden cümlenin gelişine göre önceden gülse birselin güldüğü veya kaşlarını çatıp kızmaya başladığı birçok kez görüldü. belkide senaristi olmadığı bir dizide oynasa başarılı olabilir fakat avrupa yakasında herşeyi önceden bildiği için kendi sahnelerinde erken tepki vermesi hiç hoş olmuyor ve belkide bu gerçek oyunculuğunu gölgeliyor yada gerçekten oyunculuk konusunda yeteneksiz. sanırım bu hadise senaristi olmadığı bir dizide oynağında ortaya net çıkar.
    12 ...
  55. camide namaz kılarken sureleri sesli okuyan insan

    1.
  56. insanı camiye gitmekten soğutan, yanındaki kişiyi aşırı derecede rahatsız ettiğinin bir türlü farkına varamayan insan tipidir.
    6 ...
  57. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük