mücadele sadece askere var sanırsam artık. diğer alanlarda fetö unutuldu gibi. yusuf ziya kavakçının yazdığı yazı, fetöcü gazetecilerin serbest kalmaları, zenginler zaten çoktan tahliye oldu. ergenekon hakimlerinin serbest kalması,bank asya yöneticilerin serbest olması hata başkan yapılması, fetönün gündemden düşmesi hatta unutulması vs vs sanki müzakere dönemine mi girildi ne oldu?
okadar attık tuttuk, yazdık çizdik, sövdük saydık, ya sulh olursa ? 15 temmuz, fetö artık eskisi gibi değil gündemden düştü. milletvekilleri unutalı çok oldu, bürokratlar zaten oralı değil. çoğu siyasetci kendine birşey olmazda yakınlarına birşey olur iş çıkar diye artık bitsin istiyor. inşallah hocaefendili günlere geri dönmeyiz. birileri arabulucuğa soyunur, zaten tam yapılmayan mücadele biter diye tırsıyorum.
esenyurtta 3 suriyeli aileyi ugurlamak için protokolle, özel araçla ve mehteranla yapılan tören. beş milyon suriyeli gitmeye kalkarsa bu ülke bunu kaldıramaz.
4 yıldır durmadan geçici geçici yükseliyor ekonomiden ve ülke yönetiminden sorumlu kişiler hala geçici yükseliş, sıkıntı yok normale dönecek diyor. nedir bunun normali bir bilen anlatsa bari. dinlenip dinlenip yükseliyor melet. anlaşılan yıl sonu 5 lira. neredeyse benzin fiyatıyla kafa kafaya.
umudumuz başkanlık sistemi. bu gaz bana 1 yıl yeter.
2 aya kadar gelecek olan et. hey allahım ne günlere kaldık. tarımda kendi kendine yeten ülke değilmiydik biz ya. neyse helal gıda etiketiyle gelir artık afiyetle yeriz.
sosyal medya ve youtube de hızla yayılan, saçma sapan çıkarım ve paylaşımlarla güya insanlara dini anlattıklarını düşünen, anlatılanlara bakınca seviyenin ve espiri kalitesinin yerlerde olduğu gözlerden kaçmayan yeni tayfa takımı.
kapitalist düzenin avm, kültür merkezi ve benzin istasyonlarındaki tuvaletlerde ücret alınmıyor, temiz ve dünya klasikleri dinlettirilirken camilerin tuvaletleri paralı fakat aynı hizmet yok. en azından halk müziği olsa fena mı olur. halkımız bunu hak ediyor bence.
gece gündüz israil ve aby'ye söven, iphone kullanmaya gelince elinden bırakmayan, kandil, bayram ve dini günlerde mesajlarını iphone den paylaşan siri'yi sekreter gibi kullanan insanlar bana çokta samimi gelmemekteler.
karamanoğlu mehmet bey üniversitesinin öğretim üyesi alım ilanına bak hele. hey allahım bir de fetöyle mücadele var. fetö uzmanı ilahıyatçı olsa hadi anlarım. ama şeytan uzmanı ne ya.
hey allahım bu nedir ya. sende mi bedirhan. gerçi hiç dinlemem ve dinlemedim ama. adamın işler kesatmış. hoca efendisinden icazet alıp elini eteğini öpmek istiyormuş. hoca efendisinden nedamet bekliyormuş. eğer mailler doğruysa.
15 temmuz darbe girişimini sulandırmaya çalışan fetöcü dalkavukların tiyatrosu. tayyip erdoğanın yargılanacağı günleri çekirdek çitleyerek izlemek isteyenlerin yazıp yönettiği tiyatro. unutmadık o dersane olaylarında açılan 'dersanenin ahı indirir şahı' pankartlarını. ama olmadı 17 - 25 aralık tutmadı, mit krizi tutmadı, 15 temmuz da tutmadı. şerefsizler pişkin pişkin gülüyorlardı. turpun büyüğünü gördüler. tankın namluları bir yerlerine girdi. onu çıkarmaya çalışıyorlar. ama malesef kamuda hala güçlüler.
seçilmiş hükümeti devirmeye yönelik emniyet ve yargının organize çalıştığı 17 - 25 aralık polis darbesi. nerde o şerefsiz polisler. bir zamanlar kahramanlar gibi elini kolunu sallaya sallaya serbest bırakılan ve çoğu şimdi yurt dışına kaçan şerefsiz fetöcü polislerin organize ettiği bazı vekillerin ve bürokratların el altından veya direk destekledikleri darbe teşebbüsü. utanmasalar buna da tiyatro diyecek acizler var. 17 - 25 aralıkta başaramadıklarını 15 temmuzda asker eliyle denediler. 15 temmuzu sulandırmaya çalışanlar 17 - 25 aralığa nasıl sarıldığının hep beraber gördük. hala fetö diyemiyen kurumlar var, idareciler var, vekiller var. bazı ergenekoncular bile 15 temmuza bazı bürokrat, bakan ve vekillerden daha çok sahip çıkıyorlar. hala birileri fetöcüleri koruyamaya kollamaya el altından savunmaya çalışanlar var. 15 temmuz 2016 tarihinden 1 gün önce bankalardan paralarını çeken, borsadaki hisselerini satan, marketlerden stok yapanlar kendilerini gizlediğini düşünüyor ama nafile. 17 - 25 aralıktaki sloganları 'turpun büyüğü' bunları unutmadık ama bunları diyeler hala elini kolunu sallaya sallaya geziyor ve kamu da çalışmaya devam ediyor. ve hala el atından 15 temmuza tiyatro diyorlar. diyanet bile cuma günkü vaaz ve hutbede fetö diyemedi daha ne diyeyim. diğer idareci ve yöneticiler ne yapmaz.
bu işi de organize ettiler ya.daha ne diyeyim. hala güçlüler ama anlamıyorlar. bakalım daha neler organize edecekler. gelenlerin çoğuda zaten fetöcü olacaktır. bu yürüyüş ve mitingin gizli kazananı fetö olacak.
fetönün yeni kitabının adı, gene ümit ve umut pompalamış. nedir bu adamların bahardan beklentileri. ne var bu baharda hala, mücadelede taviz verenlerin, gevşeme gösteren, birilerini korumaya kollamaya çalışanların derdi yoksa bahar korkusu mu, nedeni bu mu acaba bahar beklentisi. bir sonraki kitabının adını söyleyeyim 'ramak kala' nede olsa az daha başarılı olacaklardı. 15 temmuzdan önce çok manidar bir isimle çıktı. ne de olsa bu ve elemanları hala çok güçlü. her şey ortada kim ne derse desin inanmıyorum artık adam gibi mücadele edildiğine. yıllardır mite yazdık ilgilenilmedi, 15 temmuzda önce adamlar geliyor diye yazdık duyan olmadı. başta üniversiteler ve kamu kuruluşları bunlarla dolu diye milletvekillerine mail attık takan olmadı. hala takmıyorlar ve takamazlar. sorsan öyle bir mücadele ediyorlar ki sorma. fetöyle mi yoksa fetöylemi mücadele edenlerle mi belli değil. bunlar solcuları, kürtleri, muhalifleri azınlıkları kışkırtmaya kalkışmasınlar sakın. gene bir çakallıkları var bunların. yoksa tayyip erdoğana bir şey olacak diye mi bunların beklentileri ve umutları. tek sıkıntıları zaten tayyip erdoğan onlar için gerisi hikaye. bahar neşidesi anlamı bahar şiiri demek. lafa bak hele "yüreklere ürperti ve korku salarak esen rüzgar, rahmet bulutlarının aşılayıcısı ve ilk müjdecisidir; kış ortasında yağan kar, baharda fışkıracak pınarın menbaıdır"
yakında inşallah az kaldı evde işe, işten eve atla gidip geleceğiz. son dönemdeki bütün dizi ve filmler atlı, oklu, şaha kalkmalı. hani insanın canı istemiyor değil.
Bugün iki saat diyanet işleri başkanını dinledim kutlu doğum haftası hakkında konuşurken feto diyemedi ya. Rektörler diyemiyor, müdürler diyemiyor, kurum başkanları diyemiyor, sanki birşeyler var bizim bilmediğimiz. gerçi bazı siyasiler de diyemiyorlar. cuma hutbelerinde de feto denilemiyor. varsa bir bildikleri bize de söylesinler. sonra dimdizlak kalmayalım ortada. demekki bu yapı bizim tahminimizden daha güçlü. gerçi kumpasları hala kuruyorlar. kim varsa kendileriyle uğraşan rüşvet, karı kız, porno haberleri ile itibarsızlastırma gayreti içindeler. son zamanlardaki emniyet, yargı, ve bazı kurumlarda feto ile uğraşanlar bu kumpaslara kurban edilmiştir. sanırsam bizede birşeyler yaparlar diye korkuyorlar. üzerlerine gidemiyorlar.
bu sabah haberleri okurken şok olduğum saçma haber. sulandırmayın şu fetöyü, fetöcüleri. onların oyun programlarına falan ihtiyacı yok. cep telefonlarıyla normal bir şekilde hala konuşabiliyorlar. bu tip haberlerle sanki yeni birşeymiş gibi sulandırdılar fetöyü. işlerini hala tıkır tıkır hallediyor adamlar. ellerindeki arşivle her işini bir güzel yaptırmaya muktedirler. onlar için sıkıntı yok. candy crush saga da neymiş.
bu şebegin takipçileri kimlerdir nedir ne değildir. niye araştırılmaz acaba? bylooccuları tespit etmekten daha kolay olsa gerek. ıp leri belli, saati belli, begenenler belli, yazanlar belli, bu salaga ümit bağlayanlar belli ama esmi geçiyorlar ne? niye araştırılmaz, sorgulanmaz neden fetocu kriterleri arasinda sayilmaz anlamadım.
yabancı dil ve ales sorularını çalarak, üniversitelerde özellikle tıp fakültelerinde kadrolaşan fetö azmanları bi doymadınız. kul hakkı falan sizin umurunuzdamı. gelsin maaş artı döner aldığınız paralar burnunuzdan gelsin pis fetöcüler. ondan sonra türkiyede bilim niye gelişmiyor. hırsızlar doymuyorki çal, çal, oyna. şimdi saklandılar başka başka cemaat falan ayaklarına yatıyorlar. anabilim dalında öğretim üyesi yok ama ne hikmetse asistan alınmış. bu asistan burada ne iş yapacak diye sonran yok. eeee yatacak, rahat rahat yüksek lisans, doktora yapacak. allah bunları ve bunlara göz yumanları, görmezden gelenleri aman 16 nisanı bekleyin ondan sonra extrem bir durum olur deyip saman altından su yürütenleri bildiği gibi yapsı ülke nasıl olsa referandum havasına girdi. onlarda ufaktan ufaktan işlerini bi güzel yürütüryor pis hırsızlar. şimdi belki doçentlik sınavlarına bile giriyorlardır.
anlaşılan bu fetöcü şirketlerin döşemiş olduğu mobese, güvenlik kameraları, köprü geçiş, hgs, ogs, kurum ve kuruluşlardaki kameralar bu heriflere çalışıyor. bu sistemlerin yazılımlarına dışarıdan (abd ve cia) müdahale edebilme olanak ve imkanlarına sahipler. hatta bizim bilmediğimiz nice sistemlere hakimler allah bilir. aklıma bile getirmek istemiyorum ama hızlı tren, hava kontrol, elektrik santralleri, iletişim vs. vs.
kaçırmazlar böyle haberleri. başlarlar kara propaganda yapmaya bunlar. nede olsa halk tedirdin olsun. severler böyle terör eylemlerini. terörün kralını yapmış adiler bunlar. bakmayın ateist gibi başlık açtıklarına fetöcü hepsi, hepsi abdist.
fetösü, deaşı, pkksı ve bilimum terör örgütleri bu yılda bu ülkede rahat durmayacak. bunların ortak özelliği cia'ya, abd'ye çalışıyor olmaları. türkiye'nin rusya'yla anlamaşı, suriyedeki siyasi gelişmeler onları rahatsız etti. abd ve cia bunun için her türlü pis işi yapmak için bu şerefsizleri günü ve yeri gelince kullanmaktan geri kalmayacak. amaçları halkta güvensizlik duygusu oluşturmak. milleti diken üstünde tutmak. terör olaylarına ve milletin tedirgin olmasına sevinenler belli fetöşcüler ve diğer terör grupları. yarın başlarlar kara propaganda yapmaya.
allah ömrünü uzun etsin. lakin bir şey olursa fetö ile mücadele o an biter gibi geliyor bana. kurumlardaki söylemden öteye geçemeyen mücadelenin nedeni bu olsa gerek. korkuyorlar hala fetöden. siyasetçiler, bürokratlar korkuyor sanki. niye korkuyorlar onuda bilmiyorum. hala fetö diyemeyen siyasetçi ve kurum yöneticileri var. sorsan harıl harıl gece gündüz fetö ile mücadele ediyorlar. lakin mevcut açığa alınanların üstünde dönüp dönüp duruyorlar. geri göreve başlatsak mı başlatmasak mı diye. ohal bir bitse diye bekliyorlar heralde. baskı var sanırsam. fetö elinden geleni yapmaktan geri kalmıyor ama hala birileri çekimser, ürkek, korkak. ucu banada dokunur. gün gelir devran döner bu 40 yıllık yapı gene gücü eline geçirir korkusu. abd, cıa, mossad fetönün arkasında, uluslararası para baronları arkasında diye korkuyorlar. belirsizlik endişesi. malesef kurumlarda hala aktif hala güçlüler. üniversitelerde açığa alınan ver bir şekikle görevlerine iade edilen yardımcı doçentler sanki bir şey olmamış gibi harıl harıl doçentlik sınavına hazırlanmakla meşguller. umarım birileri görür.
fetöö liderinin salak avanelerine bu dünyada elinize yüzünüze bulaştırdınız ama öbür dünyada kesin yırttık diye verdiği son mesajı. neymiş bu çakallarla uğraşanlar öbür dünyada cayır cayır yanacakmış. bunlar da cennet bahçelerinde zevki sefada olacakmış. ulen bu dünya sizin sahte cennetiniz değilmiydi? bir hurileriniz eksikti. neyse bu dünya gene fetöcülere güzel. gene hala kaymağı onlar yiyor. başka başka adlar ve kisveler altında.
artık ümidimi kaybettim. bu iş olmayacak galiba. fetö anketinde bile fetöö diye yazamamışlar. fethullah gülen hareketi ve hizmet hareketi hakkında ne düşünüyorsunuz diye sormuşlar. böyle bir hareket mi kaldı. adamların adı artık fetö, ama yazamamışlar. niye yazamadılar acaba, anlaşılan fetöö diye yazmaktan korktular. soruları fetöcüler hazırlasa ancak bu kadar olurdu. oyalayın bakalım bu milleti, derdiniz ohal bitsin, durumu idare edelim. akıllarınca ekomik kriz de kapıda. avrupa türkiyeye ayar vermeye de başladı, hükümet düşecek ve eski günler geri gelecek beklentisindeler. uluslaraası lobi faaliyetleri de hızlandı. dolar aldı başını gidiyor. tam onları istediği hava oluştu. bakalım sırada ne var veya ne yapacaklar? şimdilik sadece cumhurbaşkanına mücadele ediyormuş gibi gözükme telaşındalar. kurumlardaki fetö komisyonları araştırılsın, herhalde komisyonları ya fetöcü ya fetö sempatizanı (fetönün getirdiği adamlar) veya fetöye yakın solculardan oluşturmuşlar galiba.
son zamanlarda kamu kuruluşlarında iyice yavaşlayan, ohal bitene kadar durumu idare edelim çapalarından ve15 temmuz şehitleri parkı veya bahçesi adı altına sosyal alan adı değiştirme faaliyetinden öteye gitmeyen mücadele türü. maalesef bazı kamu kurumlarında özellikle de bazı üniversitelerde hala işi ağırdan alma, günü kurtarma, mücadele ediyor gibi gözükme faaliyetinden öte gitmiyor. belki de gidemiyordur. mücadele edecek kişiler birşeyden ve ya birilerinden mi korkuyor anlamadım. üniversitelerde şöför, memur, hizmetli istisnasız sorgulanırken dekan. dekan yrd. müdür. müdür yrd. genel sekreter. rektör yardımcıları acaba neden sorgulanmaz anlamadım. demek ki buralara sızma falan olmamış. demek ki hiç abd ye giden de olmamış bu kişilerden. bilim jürilerini birileri de ayarlamamış. bakın bakalım kaçının jürisi açıkta, cezaevinde veya ihraç edilmiş. milleti kandıranların allah bin türlü belalarını versin. bizde yiyiyoruz bu yalanları. birde devlet denetleme kurulunda mücadele ettik, ediyoruz ve edeceğiz diye rapor gönderiyorlar. bizde inandık.