yediğimiz yiyecekler ile bu yiyeceklerin nihai çıkışı arasındaki ters orantı ve ay ortası olduğundan nakit yetersizliği ev arkadaşımın canına tak etmiş olacak ki böyle bir çözüm ile karşıma geldi. kendinden emindi. bak bu kullanılmamış uzun rulo peçetelerden tuvalet kağıdı yapacağım dedi. tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra neden rulo peçeteyi kullanmıyorsun soruma verdiği yanıt; çünkü tuvalette tuvalet kağıdı kullanılır ve bu uzun rulo peçete tuvalet kağıdına hiç benzemiyor, tuvalet kağıdına oranla daha uzun. bu yüzden onu bu tırtıklı bıçak ile keseceğim dedi. susmasını beklerken ardın sıra kurdu cümlelerini üzerime. bir tüketici bir malın tüketim miktarını artırırsa o mal miktarının marjinal faydası azalır anladın mı beni dedi. kendini bilmiyordu. ben de hala niçin bu evde ona maruz kaldığımı bilmiyordum. zaman geçmeden becerdiği rulo peçete iki adet tuvalet kağıdına dönüşmüştü. gerçekten haklıymışsın bu olmuş sayılır uzun rulo peçete biraz deforme olmuş ama iki adet tuvalet kağıdına dönüşmüş dediğimde ise bu işin onun için bebek işi olduğunu söyledi. olay final haftası yaşandığından, endişeye mahal yoktu sanırım.
iç ses: onu sevmediğimi, yakamdan düşmesi gerektiğini söyleyeyim de köpek gibi sevsin beni. hiç gitmesin. x: şimdi defol git, sevmiyorum seni. y: ölümü gör gitmeyeyim.
- bence sen evde kaldın. zaten ölmek üzereyim. bari benim için evlen. eczacının oğlu da mezun olmuş. bi' gün hastaneye sen götür beni. oradan ilaçlarımızı alırız. zaten o beğenir seni güzel torunum benim. okulun bitiyor zaten. bir sene flört edersiniz. ailesi de okumuş. hem dengin. uzun boylu da çocuk maşallah. evi de var. sitelerden ev almış babası. güvenlikli falanmış site. hem çocuklarınız da pek güzel olur. ölmeden torunumun torununu görmek benim de hakkım değil mi canım?
- anneanne ben evlenmicem. tamam. bye.
bana göre mekruhtur. hiç bir zaman anlaşamam böylesi ile. bu tarz insanla anlaşan insan da herkesle iyi anlaşan insandır zaten. bu durumda teorik olarak herkesin iyi anlaştığı mıç mıç bir dünyada yaşamamız gerek iken benim gibiler yüzünden mümkün olamıyor sanırım. teşekkür ederim benim gibiler.
özürlü olmayı gerektirir. istisnalar var tabi. misal benim babaannem i pad yardımı ile namaz vakitlerine bakıyor. lakin dayım mesaj geldiğinde eve kuş girdi sanıyor. oksimoron aile insanları; insanın kaçamadığı, kaçsa dahi kurtulamadığı şahıslardır. olsundur.
meram anlatmaya başlarsa beyin ölümü gerçekleşeceğinden ötürü yapılabilecek taktiksel hareketlerden yalnızca biridir. can kaygısı ile yapılan her eylem mübahtır.
açıkçası iltifat etme eylemini reel yaşamımda pek yapmıyorum. nedeni tamamen feedback samimiyetsizliği. elbette ki iltifat bir çok eylem silsilesini ardın sıra getirebilitesinden dolayı tercih edilen bir eylem. sanırım bir kez ettim ben de. heyecandan pek becerebildim diyemem lakin memnun olduğunu hissedebildim ya da sanırım gülmesi bana herşeyi harika gösterdi. döndüm ve dedim ki: zekan çok.
pratikte seni yalnız olmaktan alıkoyan insan benim düşünceme göre paralel evrene sıkışmış bir tarla faresidir. yalnız olmak insan fıtratına aykırı tamam. insan sosyal bi' hayvan ona da tamam. lakin yalnız olmak tek başına olmak değildir nazarımda. yalnız ol ama yalnız hissetme.
hayatının her anında ben hümanistim naraları atan insanlar ve kuğulluğun obsesif yanlarını karizmatik bulanlar. ne istiyorum biliyor musunuz? bu insanları dahilde işleme rejimine sokmak. türk menşeili malları da şöyle yurtdışında ücra köşelere ihraç etmek.