kapitalizmin devamından yana, fakat ülke iktidarında kapitalist patronlarla işbirliği yapması için kendini gören siyasi oluşumdur.
türkiye'den örnek verecek olursak;
bir gün ''brunson'u niye tutuyorsun'' diyen, ertesi gün ''abd baskısına dayanamayıp brunson'u bıraktı'' diyen..
bir gün ''erdoğan batı kuklası'' diyen, ertesi gün ''erdoğan yüzünden batı ile ilişkilerimiz bozuluyor, ince gelince avrupa birliği'ne gireceğiz'' diyen..
kapitalizm varoldukça paranın etrafında şekillenen siyaset, daima çıkar çatışması gereği omurgasız olmak zorunda kalacaktır.
düzen muhalefeti, en az düzen iktidarı kadar kapitalizm yanlısıdır ve kapitalizm yıkılmadıkça insana rahat yok.
tüm dünyadaki kapitalist ülkelerdeki açlık sayısından orantı olarak çok farklı olmayandır.
kapitalist sistem kâr güdüsü ile çalıştığından, başarısız kukla siyasetçilerinin üç çocuk çağrısı, hesapsız kitapsız mülteci alımı, mülteciliğe, savaşa neden olması bunu katlayan nedenlerdendir.
haa bu siyasetçiler bazen günlük gideri ortalama 2 milyon tl olan saraylarda yaşayabilir, oysa bunun çeyreği bile türkiye'de aç kalmaması için yeterlidir.
ama önemli olan itibar değil mi, siktir et(!)
haa bu siyasetçiler geçmişte işçi iken, grev gözcülüğü yapar iken ileride en büyük işçi düşmanı olabilirler, kapitalizm, finans sistemi, para insanı değiştiriyor çok.. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1749216/+
sovyetlerin abd'ye en büyük darbeyi vurduğu tarihsel bir gerçek iken, ''nasıl bir zafer ki bugün sovyetler yok kapitalist rusya var'' mı diyeceksiniz?
tarihteki olayları tarihe göre değerlendirmelisiniz.
evet, vietnam dünyada abd'nin halkın mücadelesi ile yenilebileceğini gösteren bir ülkedir.
vietnam, sovyet ve çin desteği ile, fakat asıl olarak kendi stratejileri ve abd'yi dize getirmiştir.
fakat vietnam, tarihsel olarak 2.dünya savaşından sonra ho chi minh -vietnam işçi partili devrimci, komünist önder- önerliğinde japon işgaline karşı savaşan, daha sonra fransızlar, daha sonra abdliler ile savaşan bir ülkedir, vietnamlılar böyle bir millettir.
milliyetçi değil vatanseverlerdir.
devrimci mücadele birliği ile yalnızca abd değil dünyadaki birçok emperyalist devleti yenmiş, onlarcasına ders vermiştir.
yalnızca kendini kurtarmakla kalmamış, vietkong, komünist olduğunu iddia edip pratikte bunu göstermeyen, aksine antikomünist politika yürüten pol pot önderliğindeki kızıl kmerlere karşı savaşmış, diktatörlük rejimini de indirip kamboçya'yı da özgürleştirmiştir.
bunun akabinde çin, vietnam'ı, kamboçya'nın içişlerine müdahahle etmesi yüzünden eleştirmiş ve desteğini çekmiştir.
bugün ise vietnam özellikle sovyetlerin çöküşünden sonra abd'nin ekonomik baskısına dayanamamış sosyalizmden taviz vermek zorunda kalmıştır.
2 çocuk babası olan, sekizinci sınıfa giden çocuğuna zorunlu kılınan formayı almasına parası yetmediği için, çocuğunu okula ''boyun eğme'' tişörtü ile gönderen babadır.
öğretmenin tepkisi üzere okula çağrılmış, ''forma zorunlu ise devletin okulu dağıtsın, eğer dağıtmıyorsa ben de bu düzene boyun eğmeyenlerin giydiği forma ile okula gönderirim çocuğumu.'' diyen babadır.
koca yürekli insan, ''ben değil, bu sistemi normalleştirenler utansın'' demeyi eksik etmemiştir.
en az 3 köpeğin içinde bulunduğu, sayının onbeşe kadar çıkabildiği topluluk.
konunum gereği mahallede iki üç köpek sürüsü var ve ben buraya kedim ile taşınmıştım.
kedileri eve hapseden kişilerin aksine onun hürriyetine saygı gösteren biriyim, zaten -hayvanların satılmasına karşıyım- sokaktan almıştım, sokağı tanıyan bir kedi özgürlüğüne en düşkün hayvandır, alıkoymak zor ve bana göre etik değildir.
benimki günde üç dört saat gezer, dolaşır eve gelir.
sayesinde etrafta böcek, fare kalmadı evde sinek görse saatlerce kovalardı.
tabii gece saatleri dışarı çıktığında köpek sürüleri iki üç günde bir buraya uğruyor.
bu yüzden onlarla münasebetim çoktur, size biraz bilgilerimi anlatayım.
öncelikle mümkünse elinizde mesafeyi koruyabilecek her ihtimale karşı bir sopa bulunsun, sürüyü gördüğünüzde size direkt saldırmayacaklardır eğer önceden husumetiniz yoksa.
ilk önce sizi süzerler, burası önemlidir, arada havlarlar.
kesinlikle ama kesinlikle kaçmayın, eğer kaçan birini yakalarlarsa büyük sıkıntı olur, zaten kaçsanız bile onlarla o saatten sonra etkili bir iletişim kuramazsınız.
size bir kere havladığında daha güçlü bir sesle bağırın, muhtemelen iki üç köpek aynı anda karşılık verir, daha da güçlü ve uzun bir ses çıkarın (örneğin şşşş) onlar susana kadar devam ettirin.
eğer susarlarsa üstünlüğünüzü kabul etmiş olurlar, yok daha etkili havlar iseler siz de güçlü ses çıkarın, hareket edin, yere sertçe basarak onları korlutmayı hedefleyin.
sokak köpekleri bu durumda kesinlikle geri adım atar, eğer giderlerse muhtemelen uzun süre oraya uğramazlar.
ha eğer susup bekliyorlar ise arkanızı dönmeden, yavaş adımlarla geri geri çekilin ve uzaklaşın, eğer bölgeyi sahiplenmiş iseler niyeti yoksa bile saldırırlar.
ben bu sayede bölgeme köpekleri yaklaştırmıyorum, eğer köpeklere dair böyle bir çekingenlik içindeyseniz size en çok yardımcı olacak yazı budur.
ha bunları sadece sokak köpekleri üzerinde deneyin, küçüklükten saldırgan yetiştirilmiş baskın bir köpeğe karşı,(yani örneğin pitbulla gezen aptallardan bahsediyorum) bunları denerseniz size çok ağır hasar verirler, sokak köpekleri ile onlar farklıdır.
izmir'in işgali sırasında ''savaşa hayır, emperyalizme hayır, yaşasın türk-yunan kardeşliği'' diye haykırdığı için gazeteleri kapatılıp zindanlarda çürütülen, orduda savaş karşıtlığı yaptığı, türklerin kurtuluş savaşının haklı olduğunu, emperyalizme karşı savaşan halkların kazanacağını, emperyalizmin maşası olarak yunanistan'ın kullanıldığını dile getirdiği için kurşunlananlardır.
nazım usta şöyle bahseder;
''(...)o anadolu'da ölen, kurşunlanan, bağımsızlığa karşı savaşan askerler..
türkiye askerlerinden bahsetmiyorum, onlar şanlı bir direnişle yeni düşmanı.
yunanlılardan bahsediyorum!
yunanistanlı komünistlerden..
onlar, savaşa karşı türkiye'nin yanında durduğu için kurşunlanan, karada türklerle işbirliği yapan yunanlılar..
kim bilir hangi zindanda, hangi toprağın altında yatıyordur şimdi..(...)''