Bazen olumlu-olumsuz şartları düşünüp karar vermeye çalıştığımız anlarda insanoğlunun kemiksiz dili düşünmeden konuştuğunda o sesler yüreğimizi tırmalar. Üzülüruz, kızarız. Geçer sonra. izi kalır sadece kulak tirmalayan, rahatsız edici.
En iyisi söylenen sözlere kulak asmamak. Her şeyden ve herkesten uzak kendi ic sesimize kulak vermek. Bir de sabırlı olmak gerek ve sonucunu beklemek...
Öyle zormuş ki insan için söylenen sozlerin ağırlığını taşımak. Önceden beri hayal edilen başa geldiğinde yüreklice davranmak. Ve belki de en zoru karar vermek...
Özellikle hayatın belli dönemlerinde ciddi kararlar almak gerekebilir. Lise bittikten sonra üniversite/bölüm dolaylı olarak iş seçimi. Üniversite bittikten ve belli bir yaşa geldikten sonra ise eş seçimi gibi. Böyle durumlarda isabetli kararlar vermek güç olabilmektedir. Belki de istişare yapmak, iyice düşünmek sonrasında ise sağlıklı bir karar almak mümkün olabilir.
Davranış Bozukluklarınin tanimlarını okuyunca sanki bu biraz bende var denilen noktadır.
Davranış bozukluğu sayılması için klinik olarak müdahele gerektirir kismini okuyunca geçer o ayrı.
Bu kuş kadar ilgi ve sevgi bekleyen bir hayvan var mıdır bilmiyorum.
Eğer size alistiysa sürekli sizinle birlikte olmak ister.
Tüm mesakkatine rağmen sevilen tuhaf tatli bir varlıktır. *