otobüs, metro, tramvay gibi toplu taşıma araçlarında sıklıkla gözlenen durum.
içeriye bir giriyorsun tüm camlar kapalı, içeride insan nefesi kokan, boğucu bir hava var. hiç mi rahatsız olmuyorsunuz anlaşılır gibi değil.
kaldı ki bunun bir de hava yoluyla bulaşan hastalıkları var.
bazen de camı açınca dışarıdan gelen havadan "üşüyüp" tekrar kapatmak isteyenler oluyor. oradan gelecek soğuktan üşüyeceksen hiç dışarı çıkma pis hava sever seni.
2'si çocuk 5 kişinin ölümüne neden olan kaza ya da cinayettir.
otobüs yanarken kaydedilen görüntüleri izledim. çevredeki insanların bağrışmaları çok çok kötüydü.
yangının çay makinesinden ya da 10 numara yağ kullanımından çıktığı ve şoförün yangın başladıktan sonra yola devam ettiği iddiaları var.
kimin ihmali, kusuru varsa cezasını çekmeli ve bu olaydan ders çıkartılarak gerekli önlemler alınmalı. peki bunların gerçekleşeceğine inanan var mı aranızda?
arkadaş ne amaçla böyle bir şey yapıyorsunuz? yani böyle bir fotoğrafı telefonunuzda saklıyorsunuz da ne oluyor? ölünün hatırasına, ailesine hiç mi saygınız yok diye soracak gibi oluyorum ama sonra yaşadığım ülkedeki genel insan profili aklıma geliyor ve susuyorum.
haberlerde her gün görüyoruz. adam karısını bıçaklamış kadın yolun ortasında yatıyor, etrafındakiler cep telefonlarını çıkarmış en uygun açıyı yakalamak peşinde.. trafik kazası olmuş adam araçta sıkışmış kalmış canıyla uğraşıyor, davar oğlu davar güvenlik şeridini aşıp en yakından görüntü alma derdinde.. yani o fotoğrafı çekince beş para etmez hayatlarında bir şey başarmış gibi mi hissediyorlar kendilerini acaba?
aşağıdaki haberi görünce celallendim birden sözlük.