mustyswat
205 (power ranger)
altıncı nesil yazar 2 takipçi 14.00 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    eskimeyen sözler

    1.
  1. üzerinden yıllar da geçse varlığını her zaman sürdürecek sözlerdir. *
    0 ...
  2. askerlik anılarının abartılması

    1.
  3. amcamın oğlundan öğrendim abartı olduğunu. bana anlatıyordu; yok işte şöyle dövüyordum alt devreyi, sözümü herkes dinlerdi falan filan. bir de askerliği bitmeden bir gün önce eğlence yapmışlar, cd ye almışlar. taktık cd yi izliyoruz. bir de ne göreyim; yavrum bu çömelmiş gariban gibi yere ve bunun gibi yüz tane asker yerde. ayakta 5-6 kişi var, bunlardan biri geldi benim amcaoğlunun kafaya vurdu bi tane ve ''kalkma lan ayağa'' dedi.
    sonra ben bastım kahkahayı. hani atıp tutuyodun ne oldu ha ne oldu !
    1 ...
  4. sevgiliyi unutamamanın verdiği acı

    1.
  5. herkes birini sever hayatta ve her insan bir kez aşık olur. aşkın tanımının yapılamaması da bir o kadar değerli kılar aşkı. binlerce kelimenin yetersiz kalmasıdır, aciz olmasıdır. oysa bir insanı tanımlarken 3-5 kelime yeterli, olabilirken aynı insanın içinde bulunduğu aşkı anlatamamak ne kadar da kötü. peki unutmak mümkün müdür ? nasıl unutabilir insan ? bence yaşanılan hiçbir şey unutulmaz, sadece alışırsın yokluğuna. dinlediğin şarkılar, onunla aynı ada sahip biriyle tanışmak, beraber gezdiğiniz yerleri görmek hep bir hatırlama sebebidir. seversin ilk önce bir insanı, içinde hırçın ırmaklar akmaya başlar, volkanlar patlar içinde. sevmek ve sevilmek duygusu tamamen sarar seni, ama ne yazık ki güzel olan herşey gibi bu da biter. sonra acı başlar, seni bıraktığı yerden tekrar alır, işkence gibi sıkan avuçlarının içine. gözyaşı akıtmanın bir değeri olmaz onun için. sessizce bir köşede ağlarsın. sanki o zamana kadar ilacın olan uykular, sarılarak huzur bulduğun yorgan, birer iğne gibi batar sana ve kanarsın içten içe. anlamışsındır artık, büyüyorsun çocuk...

    yemeden, içmeden kesilirsin ansızın. annenin ısrarları ölüm gibi gelir sana, oysa senin için yanında olan tek insandır o. görmezsin bunu, göremezsin. bir bakarsın ki zaman sonra, onun hayatında biri vardır. anlamsız bir şey beynini ve ciğerlerini sıkıştırmaya başlar. umrumda değil dersin ama umur bile çırılçıplak bir fahişe gibi kimin kollarında uyuduğu belli olmayan bir kadın olur..

    yıllar geçer, mevsimler değişir, saçın sakalın şekil değiştirir, kilon değişir, boyun uzar, okulun değişir, sınavlar farklıdır, sen farklısındır. oysa içinde bir yerlerde biri vardır ki, işgal etmiştir kalbinin en hassas yerini. kalıcı bir işgaldir, sömürüsü çok fazla olan. eriyorsun işte ve hiçbir şey gelmiyor elinden çocuk. kafanda deli sorular var. nerde, ne yapıyor, kimin dudaklarında huzur buluyor ? boşver. onun seni çoktandır boşverdiği gibi.

    ha bu arada unutmadan, aşk neydi ?
    8 ...
  6. delikanlım deniz

    1.
  7. bir nazım hikmet ran şiiridir.
    deniz gezmiş için yazılmıştır ve deniz in de en çok sevdiği şiirdir, dilinden düşürmemiştir.
    2 ...
  8. zeki kırdemir

    1.
  9. ''devrim bize yakışırdı'' adlı kitabın yazarıdır. 78 döneminde olan biten bütün devrimci harekatlardan bahseder ve halkın başkaldırısını anlatır. dam'dan dar'a 78'liler'in öyküsü diye olayı özetlemiştir.
    0 ...
  10. sözlük yazarlarının yatmadan önce düşündüğü şeyler

    1.
  11. her gece tavana bakakalıyorum ve enteresan düşüncelere dalıyorum. bazen ölmeyi bazen delicesine yaşamayı istiyorum. bazen de hasretin en yoğun halini yaşıyorum kimi özlediğimi bilmeden.
    0 ...
  12. ahmet kaya nın haklı olduğu gerçeği

    1.
  13. bu başlığı hiç korkmadan açtım ve eksiler de yağacak bunu çok iyi biliyorum fakat bazı doğruları kabullenmek gerekir. ahmet kaya bu ülkeden kürt olduğu ve kürtçe şarkı yapmak istediği için sürgün edildi. ne kürt milliyetçisiydi ne türk milliyetçisiydi, sadece halkların kardeşliğinden yanaydı. bu ülkeyi böldürtmeyeceğiz derdi hep. gel gör ki o zamanın yöneticileri ve amerikan ideolojisi bu fikrin gerçekleşmesini istiyordu. yani kürt-türk kavgasının çıkmasını. tabii ki de ahmet kaya gibi bir insanı ülke içinde tutmayacaklardı. ne sağcısı ne solcusu seviyordu ama kasetleri 2 milyon satıyordu. hepimizin en az 2-3 tane ezbere bildiğimiz şarkısı olan bir adam ahmet kaya. türkiye nin yediği adamlardan biridir ve her zaman da haklıdır bana göre. ben kürt müyüm diye sorarsanız değilim öz ve öz türküm ama bu gerçeği kabullenmek gerekir.
    3 ...
  14. türkçe isimlerin ingilizcesi

    1.
  15. türkçe özel isimlerin hecelenerek ingilizce ye çevrilmesidir.

    soner sarıkabadayı :last soldier yellow ungentlemanly uncle
    5 ...
  16. giderken ağlıyordu yağmur

    1.
  17. kısaca ben;

    ilkokul yıllarımda pantolon altından eşofman giyen, en sevdiği içecek capri-sun ve en sevdiği yemek patates kızartması olan ben gel gör ki pek değişmedim, hala öyleyim. küçücük şeylerle mutlu olurum ben vesselam. ne bileyim biri bana bi çay ısmarlasın canını yerim onun. lise bitene kadar kimseye aşık olamadım adam akıllı. hep kaçak göçek oynadım. her zaman hayatımda aksilikler oldu biladerim. ne zaman ''aha tam bu sefer herşey yolunda gidiyor'' desem, hayat bir stoper gibi kayarak alıyor topu ayağımdan. aslında ben hiç kaleciyle karşı karşıya kalamadım be toprağım.

    lise bitmişti artık. liseyle birlikte soluksuz olarak her gece çektiğim 31 ler de seyrekleşmişti. önce iki günde bir, sonra haftada 1 derken zaman içinde en büyük hobimi terkettim. bir şeyler değişiyordu hayatımda sanki. her zaman tek maçtan yatan ben ara ara parayı vuruyodum iddaadan. ahh ulan arsenal hiç sevemedim seni. aga neyse zaman geçtikçe daha bi olgunlaştım. çocuksu heyecanlarım, zevklerim teker teker kaybolmaya başladı. gerçi bu durumdan pek memnun değildim ben. insan büyümeyi sevmez arkadaş kim ne derse desin hep çocuk kalmak ister, hep masum olmak ister. lakin hayat buna izin vermez sevgili dostum bir yerde gelir ümüğünden sıkar seni.

    ramazan ayından bir gün;

    cehennem gibi sıcak var dışarda. götünden akıttığın terle kendi barajını yapar ekinlere su verirsin şerefsizim. bir de üstüne oruçlu olduğunu düşün herşey daha da kötü. vakit geçirmek için arkadaşımla salak salak geziyoruz. bir anda yanımdan siyah kıyafetlere bürünmüş, güzel kokulu, saçları rüzgarda dans eden, yüzüne kurban olduğum biri geçti. ben o anda vuruldum aga bu kıza. aşk denilen şey artık beni bulmuştu. ne olduysa bana yerimden hareket edemiyordum. olduğum yerde yerli malı gibi kalmıştım hacım. elim ayağım ben değil, gözlerim ayrı bir telden çalıyor, götüm iyice terliyordu. sonra kız giderek uzaklaştı ve bir nokta haline dönüştü. ben ise hala duruyorum olduğum yerde.

    a:arkadaşım
    b:ben

    a: -ne oldu lan etkilendin mi kızdan sıfatını siktiğum ?
    b: -sikerim tarhana beynini çocuk kim lan bu kız aşık oldum resmen.
    a: -k..... olum adı ben tanıyorum bu kızı istersen konuşurum senin için.
    b: -oğlum allah aşkına konuş lan yap şu kardeşine bir iyilik.

    bu muhabbetin ardından arkadaş sağolsun konuştu kızla ve biz bi gün buluştuk bir yerde.

    mekan o kadar güzel ve o kadar ucuz ki herşey için inanılmaz rahat. ne yersek yiyelim sikimde değildi resmen. benim gözlerim kızın üzerindeydi. o güzel kokulu dağlardan gelmiş bir kısraktı ben ise allah ın unuttuğu, cebimde sigaram varsa mutlu olan, her çift çorabımdan biri kesin yırtık olan bir dallamaydım. tek iyi yanım ise hep sadıktım insanlara, sevdim mi tam severdim kanka öyle böyle değil.

    gel zaman git zaman biz bu kızla çıkmaya başladık. o kadar mutluyum ki anlatamam. diğer kızlar umrumda bile değil. aşkın güzel yanı bu olmalıydı herhalde, bir kıza aşıksan diğer bütün kızların cenaze namazını kılıyormuş insan. beraber sinemaya gidiyoruz, istanbul u geziyoruz, aynı şeylere gülüp aynı şeylere ağlıyoruz. ona sarıldığım zamanki o koku varya o öldürüyor adamı usta. keşke bi şişeye doldursam da hep koklasam diyo insan. birbirimize ufak tefek hediyeler alıyoruz. çok masumdu herşey, gerçekten sevgi vardı ortada. insan gerçekten sevip sevilince yaşamanın tadını alıyormuş.

    bu ilişki böyle uzun zaman sürdü gitti aga herşey iyiydi. ta ki bir gece vaktine kadar. saçma sapan bir muhabbet yüzünden tartışmaya başladık birbirimizle ve o anda birden hava gürlemeye başladı. bir an sessizlik oldu. ikimizde başımızı eğdik yere ve sıradaki cümlelerimizi düşünüyorduk resmen. sonra ilk yağmur damlası burnumun ucuna düştü başparmağımla sildim çabucak. galiba herşey bitiyordu. o esmer kız, o hayatımın en değerli varlığı, gözümün nuru gidiyordu. bazen hayat sana öyle kötü şeyler sunar ki sonucu bildiğin halde engelleyemezsin. bir an gözlerimin içine baktı. son kez gözlerindeki sevgiyi,aşkı gördüm. yağmur iyice bastırdı. insanlar kendini yağmurdan korumak için bir yerlere kaçıyordu, biz ise kocaman bir isyan gibi duruyorduk herkese inat. ''bitti mi '' dedi bana. ben de '' evet '' dedim. gidiyordu işte arkasını dönmüş gidiyordu. ''hayır, dur gitme. son kez bak gözlerime, tut tekrar elimden'' diyemedim. sonra gözümden yaşlar dökülmeye başladı. sevdiğim ilk gördüğümdeki gibi yine uzaklaşıp nokta haline gelmişti. bu da bizim hikayemizdi başından noktalanmıştı galiba. sonra başımı gökyüzüne kaldırdım yağmurla konuştum. ağzımı hafif açtım kirpiklerim sırılsıklamdı. sonra oracıkta yağmurla beraber ağladık, gidişine beraber üzüldük...

    bir şarkı vardı dinlediğim;
    gülüşün güftesi, bakışın bestesiydi.
    kalbimin ortasında sahnesi,
    dinleyicilerini bile kıskandığım,
    bütün enstrümanların sesiydi sanki...

    bir roman vardı okuduğum;
    olay örgüsü saçlarınla bağlanmış.
    ve aranmış yıllardır baş kahramanı,
    satır aralarından sızan ten kokusuyla,
    en güzel yerinde noktalanmış sanki...

    bir hayal vardı kurduğum;
    senin olduğun her yeri içinde barındıran,
    ve utandıran bugüne kadar kurulmuş bütün hayalleri,
    bir deniz kenarında, şiddetli bir dalgayla,
    yağmur eşliğinde boğulmuş sanki...

    şimdi,
    şarkı sustu, roman bitti, hayal uçup gitti.
    bütün sensiz gecelerin gözü kör olsun!
    tek bir dileğim var üzerinde hakkı kalan;
    boşver üzülme, canın sağolsun...
    2 ...
  18. sözlük yazarlarının tek kelimeyle hayat felsefesi

    1.
  19. uyumak. aga yıllardır uykumu alamadım ben hep uykum var. gerçi böyle de konuşmamak lazım yukardan ebedi uykuya yatırırlar sonra.
    2 ...
  20. tek kelimeyle ayrılık

    1.
  21. ''yağmur'' aga. ben ayrılırken yağmur yağıyordu.
    2 ...
  22. maç sonu mancini nin yüzündeki alaycı tavır

    1.
  23. galatasaray - juventus maçı sonunda mancini nin antonio conte ile dalga geçmesidir. yüzündeki o sülalem rahat tavrı görülmeye değerdi. ''nası goyduk la gabara'' der gibiydi.
    3 ...
  24. fax you fener

    1.
  25. güzel ülkemin amele takımının tarihe düşürdüğü bir kara leke daha. dünyada makara konusu olmuş bir olay. biri bana bu takımın neden hep rezil olduğunu açıklasın lütfen. kimisi real madrid in korkudan yüreğini ağzına getirir, kimisi de real madrid ile sadece pes te karşılaşıp onların fax gönderdiğine inanır.

    written by florentino perez.
    1 ...
  26. real madrid taraftarının galatasaray korkusu

    1.
  27. dün spor haberlerinde öğrendiğim üzere real madrid taraftarları galatasaray dan çekiniyorlarmış ama nedense türkiyedeki bazı insanlar galatasaray ın fark yiyeceğini düşünüyorlar ve şimdiden desteklere başlamışlar. * bu kura çekildiği ilk günden beridir söylüyorum galatasaraylı olmak inanmaktır. galatasaray iki maçta da madrid e yenilmez ve turu geçer. drogba kobrayı salar araya.
    4 ...
  28. galatasaray türkiye nin gururudur

    1.
  29. evet sevgili sözlük yazarları gerçekten galatasaray türkiye nin gururudur. türkiye nin kulüp bazında adını duyuran takımdır. hatta türkiye dediklerinde akla gelen ilk isimlerden biridir. biliyorum bu gerçek bazı yazar arkadaşlarımın zoruna gidip, ''siktir lan'' diyerek eksiyi basacaklarsa da, bu gerçeği söylemekten korkmyorum. işte size en baba tespiti;

    http://www.youtube.com/watch?v=aZVOLGqq2Dw
    3 ...
  30. herkesin unutamadığı biri vardır

    1.
  31. bu başlıkta, unutamadığım insanlar arasından kura çektim ve birinci torbadasın sayın şahsiyet.*
    hayat; insana yaşadığı hiçbir şeyi unutturmaz. sadece alışmayı, kabullendirmeyi öğretir. efendime söyliyim, çocukluk yıllarımızı hepimiz biliriz. içimizde bir heyecan ve o heyecanın bize kattığı keşfetme duygusu. erkek çocuğu için daha güzeldir çocukluk. dağ, dere, bayır demeden gün boyu gezersin senin gibi 3-5 fırlama arkadaşınla. capri-sun içeceklerinden alıp, ''önce hüplet sonra gümlet'' reklam sloganının sana verdiği gazla, mahallenin orta yerinde patlatırsın onu. bizim mahallede arif amca dediğimiz, uzun boylu etine dolgun, burnu kendinden önce giden bir adam vardı. adamda öyle bir burun var ki; denize at balık tutarsın valla. gölgesinde piknik bile yapabilirsin.
    ne zaman ''capri-sun'' larımızı gümletsek, balkona çıkıp ana avrat sövüyordu. bende senin ananı zikeyim deyip, yardır yavrum gülbağ yokuşundan aşağı koşuyorduk.

    mario oyunumuz vardı çocukken, prensesin yanına kısa boylu gittiğim zaman gözlerim dolardı lan sözlük. hasbelkader o an içeri biri girse, beni o durumda görse utancımdan yerin dibine girerdim lan. bir de emrah'ın filmlerinde ağlardım ben. ne zaman nuri alço anasını s.kse emrah'ın, benim gözlerden yaş akmaya başlardı şıp şıp. bir türlü alışamadım emrah'ın bu durumuna. o kaşları sikimtrak bi şekle sokup, suratına, ekşi erik yemiş de büzüşmüş ifadeyi takınması yok mu, bağrıma hançer gibi saplanıyordu resmen. hemen hemen 25 filmde emrah'ın anası s.kilmesine rağmen ben 25 kere ağlamışımdır.
    tipitip sakızlarını hatırladınız değil mi? ordaki adamı benim babama benzeten bir piç vardı mahallede adı gencay. ibne mahalle takımının kaptanı olduğum için çekemezdi beni. laf sokmaya çalışırdı her daim ama bir gün amcasının oğlu, tipitip sakızlarından almıştı ve gencay'a ''aaa gencay bu adam amcam'a * çok benziyor lan'' demesiyle gencay'ın suratı, günde iki tane yumurtlayan tavuğun götü gibi bolarmıştı resmen.

    işte bu şekilde devam eden çocukluk yıllarımda, bir anda karşıma sen çıktın sayın şahsiyet. çok güzel bir kızdı ve hala gözümün önünde portresi; siyah saçlı, gözleri yeşil, orta boylu, elleri narin ve her zaman temizdi. o yaşıma kadar ilk görüşte aşk olmaz diyen ben, allah'ın sopasının üzerinde akrobasi yapıyordum resmen. ağzım açık bir şekilde yüzüne bakıyordum kızın yiyecekmiş gibi. sanırım aşk denilen şey buydu. etrafta olan biten hiçbir şeyi hissetmiyordum ona bakarken şöyle ki; arkamda bir araba bana korna çalıyorken sayın şahsiyet;

    - mustafa araba geçicek kenara çekil.

    + ''haaaaa hııııı heeeaaaaa'' *

    - mustafa duymuyor musun kornanın sesini?
    (tam bu anda kendime geldim ve şöföre dönerek;)

    + patlama lan ne var ? dedim.

    nerden bilebilirdim lan şöförün arabadan inip beni kovalayacağını? kızın yanında erkeklik yapalım dedik adam arabadan indi. bir kaçışım var adamdan allah sizi inandırsın rüzgar gibiyim. ayaklarımdan çıkan sesle rap şarkısı yapılır. 15 dakika koştuktan sonra kendimi kurtardım adamdan ve o an anladım ki; insana göt korkusu bindiği zaman patinaj çekme özelliğini kazanıyormuş.

    herneyse. ben bu kızla konuşuyorum inceden. o zamanlar elini tutmak nirdeeee, gözlerine bakınca utancımdan kıpkırmızı oluyorum, yerli malı gibi kalıyorum kızın yanında. zaten 1 saat yan yana geçireceksek 45 dakika susuyoruz. ve yine o an anladım ki; 2 kişi hiç konuşmadığı zaman börtü böceğin sesini çok rahat duyabiliyormuş.* günler haftaları, haftalar ayları kovaladı. artık adam akıllı muhabbet etmeye başladık. 1 haftadır kendi emeğimle yaptığım bilekliği, kıza hediye olarak vermeyi düşünüyorum ve o gün geldi.

    + sayın şahsiyet sana bir hediye alamadım ama kendim birşey yaptım.

    - neymiş o ? *

    + baaakkkk. bileklik yaptım sana kendi çabamla. nasıl olmuş ?

    (bir süre sessizlik)

    - ama bunun takma yeri yok!!!

    vay amk şansımı sikeyim. bilekliğin kopçası cebindeyken kırılmış. ulan ben ne bahtsız adamım, bir incelik yapalım dedik ona da şansımız engel odu. tabi toparlayamadım daha durumu. kızın gözünde o an, bir yıkım gibiydim resmen. hani üzerime deri ceket ve bir de tesbih verseler elime, minibüs şöförlüğüne aday olurdum.

    ***

    gel zaman git zaman biz mahalleden taşındık. gültepeden eyüp e geldik. bir çocuk için çok sevdiği bir kızdan ayrılmak hatta ayrılmak zorunda kalmak çok acı... mesafe o kadar fazla ki bir çocuk için gidip gelemiyorsun. en fazla 2-3 kere gidebildim ama sadece bir keresinde konuşabildim onunla. bir an gözümde bu aşk cebimde kopçası kırılan bileklik gibiydi; iki tane uç vardı birbirine bağlanmayı bekleyen ama hayatın sol cebinde koparılmıştı kopçası...
    bazen aklıma geliyor onu çok özlediğimi farkediyorum. hiç aşık olduğumu söyleyemedim ona belki bu yüzden içimde bu kadar büyük bir yara var.

    aslında içimde hep bir ümit var. bir gün buluşacağız biz ve bu sefer ne mesafe engel olacak ne de başka birşey ayrılmamıza. seni çok özledim ki o kadar var bana birçok yan etkin ve sırf bu yüzden kuruyorum cümleler devrik.
    umarım bir gün karşılaşırız sayın şahsiyet. bu sefer bilekliğin ve bizim kopçamız ceplerde kırılmayacak.

    sevgilerimle...
    3 ...
  32. ben burada kendi şiirimi yazıyorum

    1.
  33. bir şarkı vardı dinlediğim;
    gülüşün güftesi, bakışın bestesiydi.
    kalbimin ortasında sahnesi,
    dinleyicilerini bile kıskandığım,
    bütün enstrümanların sesiydi sanki...

    bir roman vardı okuduğum;
    olay örgüsü saçlarınla bağlanmış.
    ve aranmış yıllardır baş kahramanı,
    satır aralarından sızan ten kokusuyla,
    en güzel yerinde noktalanmış sanki...

    bir hayal vardı kurduğum;
    senin olduğun her yeri içinde barındıran,
    ve utandıran bugüne kadar kurulmuş bütün hayalleri,
    bir deniz kenarında, şiddetli bir dalgayla,
    yağmur eşliğinde boğulmuş sanki...

    şimdi,
    şarkı sustu, roman bitti, hayal uçup gitti.
    bütün sensiz gecelerin gözü kör olsun!
    tek bir dileğim var üzerinde hakkı kalan;
    boşver üzülme, canın sağolsun...
    6 ...
  34. atatürk ü dinsiz diye suçlamak

    1.
  35. ülkemizde o kadar çok cahil insan var ki, bu durum aslında o kadar da zoruma gitmiyor. yani atatürk e dinsiz diyen insanlara artık aldırmıyorum bile çünkü onlar hiçbir boktan haberi olmayan, cahilliğin dibine vurmuş insanlardır.

    bir de bunların meşhur bi lafı var; ''atatürk ü toprağa gömmüşler de, yok toprak kabul etmemiş de, bu yüzden betona gömüp anıt yapmışlar'' hay sizin beyninizi sikim ben. toprağa gücü yeten allah ın betona gücü
    yetmiyor mu?

    sual 1: madem atatürk dinsiz ise neden müslüman bir ülkenin tam bağımsızlığı için savaşsın?
    sual 2: annesinin başı kapalı olan bir insanın dinsiz olma ihtimali ne kadardır?
    sual 3: atatürk ün meşhur sözü olan ''ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.'' cümlesindeki ''ahlak'' kelimesiyle neyi kastetmek istiyor?
    sual 4: bu en can alıcı soru! dünyada ezanın ilk okunduğu yer olan tokyo camisini atatürk yaptırmıştır. bunu da mı bilmezsiniz sayın cahiller?



    yine de atatürk dinsiz diyebiliyorsanız, o tokyodaki caminin minareleri tövbeee estağfurullah!!!
    4 ...
  36. yazarların en son dayak yediği olaylar

    1.
  37. öncelikle çok fazla kavga eden bir insan değilim. teke tek kavgada da dayak yediğimi hatırlamıyorum ama ortaokuldayken, 4 kişi birden bana dalmıştı ve o dayağı hala unutamıyorum. o kadar kötü birşey ki nereni kapatacağını bilmiyorsun sözlük! allahsızlar patır kütür vuruyorlar lan anlıyor musun sözlük? ağzım burnum dağıldı, şeklim değişti resmen. 3 gün evden çıkamadım mario oynadım paso. bak yine aklıma geldi gidip bi elimi yüzümü yıkayayım.
    1 ...
  38. babaya söylenen en absürt yalanlar

    1.
  39. sevgili sözlük yazarları, hemen hemen herkes bu durumu yaşamıştır. hafif göt korkusuyla, söylerken kendinin bile inandığın bazı yalanlarımız vardır.

    babam: oğlum komşunun meyve ağacına niye daldınız?

    ben: baba ağaca çıktık ama meyvelere dalmadık, ahmet topa bi vurdu ağaçta kaldı top. sonra hepimiz topu ağaçtan indirmek için çıktık ağaca valla. ben tek çıkmadım.

    babam: bi topu kurtarmak için hepiniz mi çıktınız?

    ben: top mikasaydı baba!

    sessizlik...

    babam: lan ben seni ne zaman adam edicem it!

    ben: ahhhhh babaaaaa valla mikasaydııı!**
    1 ...
  40. uykusuz bilge

    1.
  41. (#17636246) entrysinde ''herkez'' ve (#17636216) entrysinde ''bişiler'' yazarak, forum sitesinden kopmuş gelmiş bir yazarımız. şimdiden minibüs şöförlüğüne aday.
    1 ...
  42. kıbrıs ın bilindiği gibi bir yer olmaması

    1.
  43. kıbrıs bilindiği gibi bir yer değildir sevgili sözlük yazarları.
    öncelikle türkiye'nin 20 yıl gerisinde olan bir ülke. herşey çok pahalı, musluktan akan su tuzdan geçilmiyor. duş aldığın zaman saçların ot gibi oluyor. insanları türkiye'den gelenleri sevmez, özellikle askerleri hiç sevmezler. sadece girne ve magosa var gezilebilecek yer olarak. lefkoşa sözde başkent ama kendine hayrı yok, ada ülkesinde denizi olmayan tek yer. yağmur yağdığı zaman sel götürüyor heryeri. öyle sabah karıyla kızla, akşam da casino da filan düşünmeyin. tamam karı kız bakımından çok iyi bir yer, istediğini tut götür ama casino da bir elinde kadeh, kolunda bir kadın modeli filan yok yani. sakın kıbrıs'da okuyanları kıskanmayın, yapacak hiçbir şey yok burda türkiye'de okumanın kıymetini bilin.
    3 ...
  44. kemalizm diye bir görüşün olması

    1.
  45. sözde kemalizm atatürk'ü çok seven insanların, onun görüşünden sapmayan insanların oluşturduğu bir akımdır. saçmalık da tam bu noktada başlıyor işte, sözde bu kemalistler kendilerinden başka hiç kimse atatürk'ü bizden çok sevemez diyorlar. gel gör ki sonuç böyle değil. eğer gerçekten atatürk'ü çok seviyorsan, görüşlerini bir emir sayıyorsan, kemalizme inanmak nedir? atatürk bizzat kendi ağzıyla; sakın ''benim adımda bir örgüt veya kuruluş açmayın'' demiştir. sormazlar mı adama; bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye!
    atatürk herkesindir...

    edit: eksileyen arkadaşlara rağmen saçma bir görüştür kemalizm!
    2 ...
  46. en sevimli erkek isimleri

    1.
  47. kesinlikle bunlardan biri ''tuğrul'' dur. tanıdığım birçok kız sırf bu ismi yüzünden veririm diyorlar o çocuğa. *
    1 ...
  48. duyunca tiksinilen şeyler

    1.
  49. pırasa kelimesini duyduğum zaman tiksiniyorum. bir türlü sevemedim şu sebzeyi.
    1 ...
  50. şakirt vs sofi

    1.
  51. galatasaray fenerbahçe rekabeti gibi rekabet vardır aralarında ve birbirlerin hiç sevmezler. şakirtler; kuralcı, karıya kıza bakmayan, atatürk düşmanı insanlarken sofiler; karıyla kızla takılan, rahat, atatürk ü seven insanlardır.
    1 ...
  52. zorla teravih namazlarına götürülmek

    1.
  53. her çocuğun başına gelmiş bir olaydır. ev büyükleri tarafından zorla teravih namazlarına götürülürler. bir keresinde ben de zorla götürülmüştüm. camiye girdiğimiz zaman can sıkıntısından delirmek üzereydim çünkü akranlarım atari salonuna giderken, metal slug, tekken filan oynarken ben camide namaz kılıyordum.
    ne zaman secdeye gitsem, önümdeki insanın ayaklarına bilerek sertçe vururdum kafamla onu rahatsız etmek için. burda yanlış anlaşılma olmasın; namaz kıldığım için değil zorla götürüldüğüm için isyanlardaydım. en sonunda camide arkadaşlarla üçlü çekince cemaat tarafından kovulduk.
    1 ...
  54. buda şiirmi dedirten şiirler

    1.
  55. posta gazetesinde çıkan ''yurdum insanı'' şiirlerinin hepsi bu kategoridedir.
    2 ...
  56. süper baba film müziğinde çocukluğunu özlemek

    1.
  57. süper baba dizisinin film müziğinde gerçekten çocukluğumu özlüyorum. buram buram hissettiriyor bana bu duyguyu. sobanın yanında oturup izlediğim zamanları. ayrıca harika bir film müziği var.
    2 ...
  58. ben bu yazıyı cahilliğime yazdım

    1.
  59. herkesin hayatında yaptığı birkaç cahillik vardır ve bunu kolay kolay unutamaz. efendim benim cahilliğim bundan 6 yıl önceydi.* otobüse binip yeşilpınar dan taksim e gidecektim. şişhaneye geldiğimizde şöföre söylediğim o muhteşem cümleyle herkes bi anda bana odaklandı.

    -kaptan müsait bi yerde indirir misin?

    lan müsait bir yer ne? indirmek ne? minibüs mü lan bu! otobüsün düğmesine bas in sıradaki durakta. nasıl yaptım bi anda nerden çıktı ağzımdan bilemedim. o anki utancımı anlatamam sizlere kıpkırmızı oldum arkadaşlar. hani o an biri çekip silahı vursa teşekkür ederdim...
    0 ...
  60. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük