şey
Bir gün sözlüğü açtım, ŞEY nedir diye baktım;
Gördüm filozoflarla düşüp-kalkan bir kadın.
Ardından dediler ki sonra okuduklarım:
Bugün duruşması var ağır-cezada onun;
- O, kimseye yaar-olmaz, ama inanma sakın -
Sığınmış, yatağında uyuyorken, dostunun
Ortağıyla, bir-olup, dostunu vuran kadın.
kelimelerle oynadığı gibi zihinlerle de oynayan şair.
bir parça son yalnızlığa öncekiler hazırlıktır
insan bırakmaz sevdiğini sevmek insanı bırakır
kalırsa gözlerinin elinde yaldızı belki kalır
ney üşür kanûn pırıldar udlar oldukça karanlıktır
nasıl da sevdim ne iştir bilmeden sevmeyi *
bir yaz gecesidir. zavallı sonne'nin her zamanki gibi çok uykusu vardır, ancak karnı açtır, ve buzdolabına doğru yola çıkar. uyku sersemi bir durumdayken, anneannesinin ağzından dökülen sözcükleri anımsar: 'dolapta beyaz çikolata var. canın isterse yersin..' bunun üzerine dolabın kapağını açar, ve gözüne çarpan ilk parlak paketli minik nesneyi alır. paketi açtığında gördüğü beyazlık onu rahatlatır ve ağzına atar. ağzına tavuk tadının yayılmasıyla uyanması bir olur.
devamından bahsetmeye gerek yoktur sanırım..
gözler önünde ölümü en çok gerçekleşen hayvandır. özellikle uyku sersemi kovmaya çalışırken duvarda ezmek de mide bulandırıcıdır.
(bkz: duvardaki kan lekesi kime ait)
insanları televizyona bağlamak amacıyla yayında olan programlardan biri. hedef kitlesi çoğunlukla yaşlılardır.
(bkz: 9 aydır yarışmak için bekleyen yarışmacının hiç para alamadan gitmesi)
(bkz: var mısın yok musun u izlerken ağlayan dede)
her operatör gibi üçkağıtçıdır. birini arayıp heyecanlı bi olay anlatırken en güzel yerinde durup dururken aramayı sonlandırma özelliğine sahiptir. en insanı küfürbaz yapabilir.
yapılan espirilerin çoğuna gülmeyen, özellikle okulda herkes dışarıda eğlenirken sınıfta oturmayı tercih eden insan tipidir. sınıfta oturmasa bile arkadaşlarıyla zorunlu olmadıkça konuşmaz, lafa karışmaz.
her bakımdan karlı bir iştir. kantinciyle kanka olan kişi asla sırada beklemez. kantinciye birşey söyleme ayağına yatarak ön sıralara yerleşir. hatta kantinin arka kapısından girip alacağını alıp çıkabilir bile..
en moral bozan hastalıklardan biridir. çok küçük yaştayken bulaşabildiği gibi on sekiz yaşındayken bile bulaşabilir. büyük yaşlardaki insanlara bulaşınca hastalığın daha ağır geçmesine sebep olur. bütün vücut baştan aşağı sivilce dolar. vücutta iz kalmazken yüzde kalır, çoğu insanın yüzünde mevcut olan izlerdir bunlar. ayrıca sivilceler ilk olarak yüzde çıkmaya başlar, daha sonra bacaklara doğru yayılırlar. ateş ile birlikte olduğunda katlanması zordur.
kırmızı ve beyazı mevcuttur.
kadehinin içinde yüzdüğünüzü hissettiğinizde görevini yerine getirmiş demektir.
ya da kırmızı kelebekler gibi uçurmaya başladıysa sizi.