kartal'da bir halısahada görülen, kendilerine torunlar fc ismini koymuş, ufak çapta taraftar grubuna gebe, amatör bir futbol takımıdır. Son derece keyifli ve enteresan bir oluşum.
birkaç günlük sırra kadem basmanın ardından, 15-16 haziran sabahı gibi yapılması muhtemel mağlubiyet konuşmasıdır.
(bkz: banane saymam mızıkcılık yaptınız)
mikrofon feşisti, kamera şaşkını ne idüğü belirsiz götten bacakların inandıkları 'Allah' kavramının ne kadarcık olduğunu ifade etmeleri ve ne var canım bunlardacıların yeni istatistik konusu.
herkesin bir kutsalı vardır zaman zaman insan taşa bile tapabilir tezini ıspatlamayı hedefleyen sergidir.
serginin bir bölümünde adıyla büyük çapıyla minik ERŞEN'in fotoğrafıda vardır.
kabul edilemez bir olaydır.
duyurularda anlatım bozukluğu yaptın birşey demedik, -de,da eklerini yanlış kullandın, özet geçtin , bir bayanı moderasyona aldın hepsine göz yumduk ama yeter artık bu kadarda olmaz havaları estiren gerçektir.
son derece aşırıya kaçmış bir tutumdur. 1960 darbesi sabahında akşam gazetesindeki köşesinde yazdığı yazısında şunları söylemektedir;
....
bu leşlerin bir daha hortlamayacaklarına, candan, özden inanıyoruz. sağ ol generalim, sağ ol albayım, yarbayım, binbaşım. sağ ol yiğit komutanlarım! var ol türk ordusu!
bu yazı günümüzde sık sık duyduğumuz orduya güven kalmadı sözünün derinliğinde yatan beklentiyi bize apaçık sergiliyor.
mecliste okuma yazma bilmeyen vekillerin olduğu dönemde, başörtüsü yüzünden meclise alınmayan ve şu an george washington üniversitesinde öğretim üyeliği yapan mağduredir.
kısacık ömrünün son anındada olsa hayata hak ettiği cevabı vermiş canlıdır. üstüne çullanmış insanlara, boğazındaki bıçağın soğukluğuna rağmen hayatla alay etmeyi ihmal etmez.
bir bakımada kincidir, madem beni istemiyorsunuz alın size atmosfer der.
neresinden bakarsan felsefe dolu bir son nefestir, görebilenlere.
yıllarca süregelen ezeli rekabetin, sona ermek üzere olduğunun sinyalidir. nitekim taraflardan biri yenilmeye alışmış, beraberliği kendine moral kaynağı olarak görmeye başlamıştır.
galatasarayın, şükrü saraçoğlu stadındaki çaresiz direnişini anlatan serinin son filmidir.
entrynin saatindende anlaşılacağı gibi, filmin sonu henüz başlamadan bellidir. nitekim galatasaray hazırlanır, süslenir püslenir ve gecenin sonunda boynu bükük, evine döner.
en hakikisinden bir zaman makinesidir. tarihi tüm uzuvlarınla yaşamaktır.
deden gibi boynuna astığın zaman o 900gr makineyi, insanı 50 yıl geri götüren tatlı bir sancı hissedersin omuzlarında, objektifinin çiziklerinde aramaya başlarsın tarihin gizemini, denklaşöre bastığında yıllar öncesinden bir ses çınlar kulağında, ağır bir rutubet kokusu gelir burnuna; işte o kokuda boğularak ölmek istemektir yanlızlık.
toplum ahlakını hiçe sayan, seyyar sexshoplardır. aksaray civarında iyiden iyiye yayılmışlardır.
ilgi çekici olan işportacılar değil, prezervatif kalite kontrolü yapan, yaşı epey kemale ermiş müşterilerdir.
insanın ruh halini bir anda değiştirmek konusunda kimi zaman alkolden daha etkili olan şarkılardır; öyle ki,
bazen ver allah ver, ver allah ver etkisi; bazende inanılmaz bir hoşgörü sunar insana.
(#7388456). kendini deşifre eden çılgın bir entrynin peşi sıra hunharca silinmekdir.
sözlüğün büyümüşte küçülmüş çocuğu olma şansı elinden alınmasıdır.
zall'ın popülaritesinin, yazdığı enrtylerden kaynaklandığını zanneden sözlük mensubunun yaşadığı hayal kırıklığı sonucu vardığı kanıdır.
yazar bu yargısına; 'benimde kurmuş olduğum bir sözlük olsaydı, üyeleri her entryimde keramet arardı' şeklinde dayanak sunmaktadır.