kaçınılmazdır! bir sevgiliyi eskitip, anılara katıp katmama arasında gidip gelirken uludağ'da pat diye pörtleyip, duyguları fişekleyip klavye tuşlarına basış kuvvetini arttıran eylemdir.
(bkz: sözlük hatırlayamıyorum o şarkıyı bir el atın) başlığını açmış olan mract1v3 *, baktı ki şarkının ne olduğu hızlı bir şekilde hatırlatıldı. şimdi de biraz ürekerek, diş fırçasını nereye koymuş olabileceği hakkında bu yardımsever sözlükten, cevap beklemeyi alışkanlık haline getirmiştir. sonucu da bu başlıktır.*
moderasyondan, özürümü dileyerekten tabi...
bir şarkıyı, hatırlamak için düşünmüş düşünmüş ve patlamak üzere olan yazarın, moderasyona biraz aykırı gidiyor olabileceği korkusuna kapılarak ve şimdiden özür dileyerek * şarkıyı hatırlayabilmek için sözlüğe yalvarması, yakarmasıdır.
-hani bir adam vardı. biri bizi gözetliyor evinde, bir şarkı yapmıştı nasıldı. yağmur dalındaki falan gibi bir şeyler geçiyordu içinde, çıldıracağım.
edt:ikinci etnryde belirtildiği gibi, tarık olabilir ismi. ama neydi o sözler neydi?
editeditedit: şarkıyı bulduk sözlük sağolsun bir arkadaş özel mesaj ile hatırlattı. "of deli gönül" emeği geçen herkese teşekkür ederim.
fısıldayın derdinizi, sözlük duysun. bakarsınız bir özel mesaj ile değişir bakış açınız mutlu olmak olanaklı hâle gelir.
ilki benden olsun.
bu başlık dolsun tutulsun istiyorum, hani ben açtım ya o sebeple (hehehe)... ama kimsenin derdi tasası olmasın istiyorum. öyleyse bu başlık nasıl dolacak ki ? ah af , çok dertliyim sözlük.
bunca başlık açıyorsunuz da çoğunuz meme ve cinselliği ufo(unidentified flying objects) ile kefede taşımaktasınız. en azından susun kendinizi rezil etmeyin ve kızların da organlarının dünya üzerindeki herşeyden değerli olduklarına kapılması hissine sebebiyet vermeyin.
evet sol frameye bir bakın. seksapalite kokuyor, am göt meme üçgeni... cinsel dürtüler sol frameye fırlamış ve orada egemenlik kurmuş. kurtarın kendinizi! acilen kurtarın. bu kız vatandaşlar da evlerinde, onların memeleri vajinaları oraları buraları hakkında yapılan yorumlar ile egosal tatmine ulaşamasınlar. ulaşamasınlar ki bu vatandaşlardan birine işiniz düştüğünde doygun bir ego ile üstten üstten bakmasın. (ayrıca buradaki iş sadece sex olarak algılanmamalı) !
cinsellik olur ve biter.
geri kalan erkeği elde tutma safhası, o kız beyinin dürtülerini doğru kullanması ve birazda olgun davranabilmesindedir.
anlık abazanlıklar ile tatmin edemeyiz hayatı yaşama , mutlu olma sürecini!
açıklama yapmak gerekirse, bu vakite kadar buradaki hiç bir bayan yazarı sevişmelik kadın olarak düşünmedim. yukarıda verdiğim başlıkta öyle belirtilmiş. ancak başlıkta istendiği gibi bacım olarak da düşünmedim. normal yazar olarak düşündüm iyi yazdıysa bastım artıyı, kötüyse yerleştirdim eksiyi(yerleştirirkende sevişmelik düşünmedim).
şimdi biz erkekler de kendimizi savunalım: bizi sevişmelik adamlar olarak düşünmeyin, ama işi abartıp abiniz olarak da düşünmeyin. normal birer yazarız, yargılayın ama bu tarz ilgi toplayan söylemlerden kaçının.
kadın erkek her yazarı hepinizi seviyorum. saygılar...
Hayat sana güzel liseli:
1-)Hepiniz için olmasada, genelinizin cebine parayı babanız koyar.
2-)Makara tukara çay sigara derken, pek geleceği çüklemezsin.
3-)Lise aşkın vardır bir tane, hiç bitmeyecek sanırsın ve o dönemde birbirinize karşı çıkarsız tutkulu bir aşkınız vardır, bizimkilerden çok daha duru.
4-)Tek korkun össdir o da tekrar tekrar denenir.
5-)Bazen sözlükte dalga malzemesi olursun ancak buna da katlanılır, bu da tuzu biberi...
Liseli arkadaşlara, çok darlanıp üzülmemeleri için iyi sebeplerin sunulduğu bir başlıktır bu. hayat onlara güzeldir.
Evet efendim, kesinlikle bulunması gereken başlıktır. Farklı başlıklar altından, ufak tümceler yerine burada toplanıp disko kralı yetkililerine sesimizi duyurmaya çabalamak daha mantıklıdır.
herkesin kafasına göre altına bir şeyler doldurduğu bir mantıktır. kafasına göre doldurmaya çalışıncada, insanlarımız otomatik olarak sıçıyor. böylece herkesin bir şeyler sıçtığı bir başlığa dönüşüyor. peki insanlarımız kafasına göre birşeyler yazmaya çalışınca neden sıçıyor? çünkü baskı altındayız. çünkü burası sözlük ve karmamızı ya en iyi ya en kötü yapmalıyız. ama kesinlikle bir konuda iyi hâle gelmeliyiz. yoksa elalem ne der ki ? karmana bakıldığı zaman, ortalarda bir karmaysa pek akılda kalıcı olmaz burda. ama trollsen ya karman tavan yaptıysa, wuhu dedirtirsin. amına koyım iki dakika sakin olun ve bırakın karmayı artıyı eksiyi, taşlama yaparak laf sokarak ortam edinmeye çabalamayın.
bok gibi bir geometrik şekildir. bu memlekette siyasi konularda, sporda ve sanat anlamında üçünden birini bilmeyen yoktur. trajikomik bir durumdur. oğlum her konuda söz sahibi olamayabilirsin. bir de bu konularda bildiklerinin çok doğru olduğuna inanıp kavgaya tutuşmaz mısınız... hey allah'ım. bırakın germeyin bizi de kendinizi de... espiri yapın, eğlenin, başka şeylere takın kafayı. her konuda şampiyon olamazsınız. gergin yüzler yerine, neşeli saniyeleri ve kalp kırmaktan çekinen izlenimleri edinin. daha mutlu olacaksınız
% 65 manyak siyasetçi % 75 spor fenomeni % 86 sanat meraklısı %100ü aşıyor amına koyım, bir terslik var.
sözlükten az sonra çıkacak olan yazarın, insanları biraz olsun asık ve gergin ifadelerinden kurtararak(farklı düşüncelerin çatıştığı ortamlar herkesi gerebilir) iyi dileklerini sunma arzusu ile yapılan eylemdir.
daha önceden kimsenin aklına gelip de açmadığı başlıktır. getir diye tıkladığımız vakit, benzer düşünce sahip bir kişi tarafından kaleme yahut klavyeye dahil alınmamış başlıktır. ilk örneğidir bu konuda açılan başlıkların. işte o da budur.
sol framenin hunharca katletilmesine dayanamayan sözlük yazarının, kurduğu ve mantıklı olduğuna inandığı cümledir. sürekli bağırıyoruz, devir tasarruf devri, kaynaklar tükeniyor. eh.. kendimize gelmeliyiz öyleyse, başlıklar tükenebilir, konular sıradanlaşabilir. hepsinden önemlisi sol frame bitkin düşebilir. bunun sağ tarafta bir benzeri daha yok arkadaşlarım. lütfen, lütfen kendimize gelelim,elimizi kalbimize koyalım bir iki başlık açalım, koca koca adamlar evlilik yaşında hanımlarız. kendini yenilerken hâl oluyor frame!
parmaklarımın ucu... soğuk gibiler, avuç içlerim onlara oranla çok daha sıcak. ancak klavyeye basarken, tuşların basılmışlığından ötürü, üzerlerinde bulundurdukları sıcaklık parmaklarımın ucuna anlık bir ısı veriyor. bu ısı sayesinde bir anlığına da olsa parmak uçlarım avuç içlerimden daha sıcakmış gibi hissediyorum. merak ediyorum acaba şu an da uganda'da ya da uludağ sözlükte de böyle hissedenler var mı ? uganda ya da uludağ sözlük dedim evet. ikisi de aynı derecede yalnız hissettiriyor kendimi. aynı uzaklıktalar. zaten çok yakın sandığımız adamlar da, bazı olayların bize yakın gözlüğü görevi yapması sonucu görünmez oluyorlar. yalnızım amına koyım. o gittiğinden beri çok daha yalnız. gerçi o varken de iki kişiydik sadece, pek kalabalık sayılmazdık yani. bir kişiye göre kalabalıktık elbet. ama bir kişiye göre kalabalıktık diyorsan, bir kişi de az da olsa kalabalıktır. ama bu imkansız, bir kişi kalabalık değildir ki ? bir kişi yalnızdır. aslında herşey sıfır ile çarpılan sayının sıfır olması gibi. yani dibe bile vurulsa iyi kötü bir sıfır da olsa bir değeri var. ama sanırım ben bu aralar, paydaya hayatımı paya koyup paydaya sıfır yazmaya çalışıyorum. ve tanımsız olmaktan korkuyorum. çünkü eksi olsun artı olsun en azından x eksenine mutlak bir uzaklık var. ihtimaller var. ama tanımsız olursak işimiz. zor. çok zor.
tanım: sözlük yazarlarının fikirlerini yansıtma amacı güderek ya da gütmeyerek, insanları pek de etkileyeceğine inanmadığım açıklamalarıdır.
ilgi mi istiyorsun ? başlıkların sönük mü kalıyor ? yoksa artık senin cümlenin altına da bir yığın cümle yağsın, ve belki de sadece sordukların beğenildi diye, epey artı toplama amacın mı var ? kolayı var hemen sol frameye bir anket yerleştir. kendini tanıyamaz hâle gel. haaa fazla da kaptırma, sözlük de işin olur ama hayatta insanlar karşısında düzgün tanımlar daha fazla işine yarar. sikik anketlerini her zaman dinlemek istemez insanlar.
trajikomiktir. bilmiyorum sebebi nedir ve ne amaçla böyle davranılır. ancak başlık gayet açık ve net... bilmediğimiz hiç bir şey yok, amk. hepimiz spor yorumcusu, hepimiz siyasetçi, hepimiz sanatçı olamayız. hadi anlıyorum bildiğimize inandığımız şeyler var, ancak neden bağırıp çağırarak inançlarımızın, yada karşı çıktıklarımızın mutlak doğru olduğunu iddia ederiz ki.
% 80 spor yorumcusu, %70 siyasetçi ,% 40 sanatçı, % 53 ekonomi uzmanı...
kapasite : %100 ? aştık sanki biraz... evet evet aştık.
sol frame hep (bkz: yerinde duramayan gençlerin festivali)olmuş. diye düşünmekte olan yazarın, yerinde durabilen, kanı gençlik ısısı ile kaynamayıp, çocukluğundaki hüzünlü anılara sıkışmış yazarın; kendisine ve bu tarz düşüncelere mensup olanlara hitaben gerçekleştirilmesini istediği festivaldir.
ufak kardeşinize oranla daha baskınsınızdır. ve kardeşiniz bir şımarır; yapma dersiniz, iki şımarır bağırırsınız, üçüncü seferde kardeşiniz ağlamaktadır ve şımarmamaktadır. çünkü ondan fazla olan gücünüz ile kardeşinizi dövdünüz.
allah ise şımarıklıktan çıldırmış kullarına her seferinde sesini çıkartmayıp yeni şanslar düzelme hakları tanımaktadır... örneğin
tarzı trajikomik ve mantıksız başlıklara bile sessizlik ile karşılık vermektedir. oysa bu tarz başlıkları açan kişiyi oracıkta iki büklüm ve nefessiz şekilde öldürebilme gücüne sahip olmasına rağmen, sessizlikle kullarına doğru yolu bulma şansı tanımaktadır.
ancak kendinize gelin, ölüm her an yaklaşıyor... ahirette, yeni bir düzelme hakkınız olmayabilir.
bu başlıklar ve ortam yapma politikaları bir taraflarınıza kaçabilir.
evet kendinden kat kat güçsüz olan kullarına yeni yeni düzelme şansı vermesi, yüce allahın sonsuz güçlerinden bana göre sadece bir tanesidir.
edt: öylesine üzülüyorum din olgusunu yitirmeye başlamış bir toplum. yazık rabbim sen akıl fikir ver. bunların kalpleri neye atar, inançsız ve imansız bir kalp ne hazin... hepinize acıyorum. imtihanınız çok zor olacak.
sol framede salça pek bir yalnız bırakılmıştır. ve salçanın belki de ayrılmaz dostu, o salçanın altına ve ekmeğin üzerine sürülen tereyağıdır. teryağının üzerine bir kat da salça çekilir ve afiyet ile mideye indirilir.
mahallede koşmuşsun. ufaksın, terlemiş ve yorulmuşsun. tırnak aralarına toz toprak işlemiş, ceplerine çeşit çeşit tasolar, sporcu kartları yerleştirmişsin. çamurlu bir zeminde arkadaşların ile itişmiş ve saat geç oldu, babam yamultmasına amk. diyerek eve koşmuşsun. oturup et, sebze meyve ve bu tarz yemeklerden yemek yerine. pratik ve doyurucu olan salçalı ekmeğe ellerini bile yıkamadan yapışmışsın. işte budur bize salçayı ve salçaya dair herşeyi tartıştıran.
sol framede "pascal-nihat-ada-survivor" kelimelirini yakalamaktan usanmış yazarın yakaladığı gerçektir. bir durun ya ? mesele mi yok ? insanlara sorsan dertten kıvranıyorlar ancak ne gariptir ki peşinden koştukları mesele dominik,survivor,nihat doğan,pascal nouma... kendinize gelin oğlum.
(bkz: aklını başına devşirmek)
kişinin ortamda ön plana çıkma amacı ile insanları güldürmeye çalışmasıdır. eğer, gerçekten komikseniz böyle şeylere ihtiyacınız yoktur ya da şöyle diyeyim bunu kanıtlamaya çalışmazsınız. zaten içinize damarlarınıza, incecik snir uçlarınıza bile kıvrak ve neşeli espiriler oturmuştur. ve hiç kasmadan çatır çatır insanları güldürebilirsiniz. ancak komik olmamanıza rağmen insanları güldürmeye çalışır ve başaramadıkça ısrarlar tekrar denerseniz (bkz: eşşeğin amına su kaçırmak) olay buna dönüşür. ve hakikatten, çevrenizdekileri çevreyi oluşturan mesefaleri büyütecek çekilde uzaklara itebilirsiniz. bırakın kasmayın, çok komik olmak zorunda da değilsiniz çok neşeli de... kimisi ağır tavırları ile kimisi zıpır gülünçlükleri ile... ama herkese ekmek var yani.
spordan siyasetten ve cinsellikten bahsedilmeyen sözlüktür. sadece gerekli bilgiler ve tanımlamar olur. tek derdi spor ve siyaset üzerinden taşlama yaparak oy toplamak ve cinsellik ile artı kopartmak olan, herhangi bir şekilde kendi tanım cümlelerini oluşturamayan yüzlerce yazar. göt gibi kalır.
(bkz: taşlama ile artı almak hoş etnry yazmak demek değil)
not: taşlama yapmış olabilirim.
insanların gevelediği trajikomik bir cümle işte. futbol ne dostluk ne kardeşlik, ne barış ne sevgidir. futbol hırstır. futbol sırf farklı renk giyindi farklı ekibe sevda verdi diye insanı kana bulamaktır. futbol seyir sevki yüksek olan bir kafes dövüşüdür. futbolunu oynayan ve uğrunda kan dökülen topçular, tribünde ve sokaklarda olanları bizim onlara verdiğimiz değer kadar umursuyorlar mı acaba?
daha önceden açılmamış olmaması şaşırtıcı olan başlık. bir konuda fikir beyan etmeden önce cümleye giriş yapmayı sağlar, kimisi sever kullanmayı kimisi sevmez.(başka seçenek de yok gibi sankinim neyse)
örneklerle öğrenelim:
1 bana kalırsa, sözlük bazen çekilmez bir hâl alıyor.
2 bana kalırsa, çekilmez bir hâl almasına rağmen buradaysak burası fevkalade.
3 bana kalırsa, bir yerin hem fevkalade olabilmesi hem çekilmez hâl alabilmesi garip.