başlığı 15 temmuz sonrası ikinci kalkışma çok yakında nın dışında açmamın sebebi kılıçdaroğlu'nun yaptıklarını vurgulamaktır. 15 temmuz başlığı zaten gündemde. benim öyle bir derdim yok.
yeni anayasa devletin tepesindekiler kavga etmesinler diye cumhurbaşkanı ile başbakanı birleştiriyor. eski başbakan Ecevit ile eski cumhurbaşkanı Sezer'in kavgası yüzünden bu ülke 74 adet köprünün maliyeti kadar zarar etti.
koalisyon hükümetleri yüzünden sürekli hükümet kurulamama krizi yaşanırdı. nitekim bir benzerini 7 haziran sonrasında gördük. koalisyon hükümeti düşüncesi bile insanları umutsuzluğa sevk ediyor. piyasalar, hayat şartları altüst oluyor. insanlar geleceğini göremiyor.
ayrıca güçlü yönetim olmazsa yurtdışındaki vatandaşlarımızın sırtını dayayacağı arkalarında güçlü bir devletleri de olmayacak. Avrupa onları yıllarca ezdi. tam onlara karşı dimdik durdukları sırada tekrar eskiye dönmek onlar için yıkım olur.
Avrupa, abd, terör örgütleri Türkiye'nin iyiliği için mi Hayır'ı destekliyor sanıyorsunuz?! referandumda hayır çıksın bakın bakalım ülkeyi kaç parçaya bölerler bir düşünün.
15 Temmuz'da Erdoğan'ın kılına zarar gelseydi ülkede taş üstünde taş bırakmazlardı. ister sevin ister sevmeyin, ister kabul edin ister etmeyin Erdoğan bu ülkenin garantisidir.
bu anayasa Erdoğan ve sonrası için geçerli olacaktır. iyi düşünün elinizi vicdanınıza koyun.
kendisine diktatör ve tek adam diyen tayfa Erdoğan'ı görünce büyük sevinç yaşamış. öyleki KILIÇDAROĞLU' NU GÖRSELER BU KADAR SEViNMEZLERDi. neye hayır dediklerini bilmeyen bu kesim diktatörün karşısında bu kadar rahat konuşabilirler miydi?
+şuan çağdaş bir yaşam yok mu? şu an olmayan ne var da hayır diyorsunuz? neyiniz eksik?
Yollarımız, köprülerimiz, hızlı tren, okullar yok mu? 14 sene önce bunlar var mıydı? Ama şimdi bunlar var.
- ... size hayır.
muhalefetin durumu içler acısı. mevcut kaotik düzenin devamı için ülkenin geleceğine hayır diyorlar işin aslı bu.
bazıları gerçekten okuduğunu anlama sıkıntısı yaşıyor. adam diyorki eski türkiye ile Avrupa sorun yaşamıyordu çünkü güçsüzdü, kolay sömürülebiliyordu. ama türkiye değişti güçlendi işte bu yüzden Avrupa Türkiye'ye düşman oldu.
artık türkiye ile kedinin fareyle oynadığı gibi oynayamıyorlar. üstelik türkiye onların rakibi de oldu.
bu kadar basit bir mantığı çıkaramıyorsunuz ya ne diyeyim size. gidin ilkokul diplomalarınızı verin de 1. sınıftan başlayın.
bir de üniversite mezunuyum diye kasım kasım dolaşırsınız.
çoğunuz içi boş teneke gibisiniz ancak kuru gürültü yapıyorsunuz.
fetö açık açık tarafını belli etmiş üstelik referandumda evet çıkarsa anıtkabiri yıkacaklarını söylüyorlar. ama solculara sorsan hala suçlu Erdoğan.
gözleri ideolojik bağnazlıkla o kadar kapanmış ki gerçekleri göremiyorlar. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1340386/+
CHP'li Çankaya Belediyesi, PKK'nın kapatılan yayın organı Özgür Gündem'in eski genel yayın yönetmenine ödül verdi. adamlar PKK'ya olan desteklerini açık açık gösteriyorlar daha ne olsun. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1340383/+
ama çapulistler ve diğer hayırcılar bunu görmez çünkü işlerine gelmez.
Bakmayın bu kadar bağırdıklarına, CHP Afyon Milletvekili Burcu Köksal, tam 9 ay önce 'Aile Bütünlüğünü Araştırma Komisyonu'na aynı yasayı teklif etmiş! Dertleri provokatörlük sadece! işte komisyon raporu:
1968 de mason Süleyman demirel iktidardaymış. nedense şaşırmadık. bu değil miydi başörtülüleri arabistan'a gönderelim diyen, abd'de aylarca ajanlık eğitimi alan. daha neler var neler.
al birini vur ötekini.
bu laikler siyasetçileri de tanımıyor. az kitap okuyun araştırın. Süleyman Demirel'in inönü'den hiçbir farkı yok. abd'nin getirdiği, sözünü dinleyen bir figür.
geçtiğimiz günlerde bm toplantısı için ABD'ye giden cumhurbaşkanı, yüz yıllardır dünyayı yöneten, savaşlara neden olan Yahudi lobisiyle görüştü.
görüşmeden çıkan bu fotoğraf karesi her şeyi özetliyor. reis hepsine ayar vermiş.
15 temmuz sonra 2. darbe için uygulanmak istenen plandır.
ingiltere Kıbrıs' ta 2 askeri üsse,
20 civarı Tornado Savaş uçağı ve 3 savaş gemisine sahip
10.000 Civarı SAT Komandosu hazır bekliyor.
4 adet Nükleer denizaltısıyla Adaya demir atmış durumda.! Hedefte Türkiye var.!
Yeni işgal hareketi başlar başlamaz ingiltere Vatandaşlarının Can güvenliğini sağlamak bahanesiyle Özellikle Akdeniz Sahil şeridinden Türkiye'ye Girecek.
Yani,Askeri işgale başlayacak.
Darbecilere yol açacak bu iç savaş demek.! NATO da bu bahaneyle üyelik sözleşmesinin bazı maddelerine dayanarak Türkiye' ye askeri Operasyon yapacak.!!
FETÖ,Türkiye'ye 10 Milyar dolarla girdi Doğu ve Güneydoğu' da HDP Yandaşı olan ve Borç batağına saplanan aşiret ağalarına ve para dağıtıyor.
Doğu ve Güneydoğu' da HDPKK Aynı anda halkı silahla sokağa dökecek. Adı konulmamış bir işgal hareketiyle karşı Karşıya kalacağız.
Türkiye'nin kaderinin değişmesine 3 gün kaldı. tetikte olmalıyız askeri üslerde özellikle incirlik'te hareketlilik varmış. son 3 gün tüm uçuşların yasaklanması gerekir.
kılıçdaroğlu yasak olduğu halde askeri üsse iniş yapmış. neden acaba? darbe çalışmalarını kontrol etmek için mi?
konuşmada geçenler:
-Erdoğan'la en fazla 3 kere görüşmüş
-parti kurulurken gülenle görüşme sonrası Erdoğan asansörde yanındakilere "evvela bunların hakkından gelmek lazım" demiş
- gülen Erdoğan'ın kendisine pensilvanya demesinden rahatsız oluyormuş ve Erdoğan Gülen'in adını 1 kere bile adını ağzına almamış (reis Gülen'in adını söylemeyecek kadar tiksinmiş)
tüm bu açıklamalara rağmen nedense pensilvanya'nın eşiğini aşındıran chpliler görmezden gelinir. mahmut övür fetö'yü ziyaret eden 4 milletvekilini açıklamış. Umut Oran, Gürsel Tekin, Erdoğan Toprak ve Sabahat Akkiraz.
bugün cumhurbaşkanlığı külliyesinde gerçekleşmiştir. konuşmayı ilk duyduğumda kulaklarıma inanamadım. geçmiş günahlarından tövbe edip doğru yolu bulmuş ve değerli cumhurbaşkanımızın kıymetini anlamış. kıymetini anlamasa da bu ülkenin cumhurbaşkanına zaten saygı göstermek zorundadır. http://videonuz.ensonhabe...anligi_kulliyesi_ne_gitti
TÜRKiYE O GECE BÜYÜK BiR FELAKETiN EŞiĞiNDEN DÖNDÜ
"Hain FETÖ mensuplarının işgal girişimleri vatandaşlarımızın tek vücut olmasıyla püskültülmüştür. Kalkışmanın taktik hedefi Cumhurbaşkanımızdır, stratejik hedefi Cumhuriyetimizidir demiştir. Zaman içinde elde edilen verile rbu tespitimizi doğruladı.
Türkiye Cumhuriyeti o gece bir büyük felaketin ve muhtemel bir iç savaşın eşiğinden dönmüştür. Tehlike geçmemiştir. Bu örgütün arkasındaki güçler bu bölgedeki menfaat çatışmaları olduğu gibi duruyor.
Metnin dışına çıkarak bir şey söylemek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamaları dinlediğimizde yüreğimiz ferahladı ve bunun biteceğine inancımız arttı. Biz avukatların görevlerini layıkıyla yapması, suçlunun suçsuzdan ayrılmasını kolaylaştıracaktır"
canice hislerle halkını katleden askerleri taksim ve kızılay meydanlarında sallandırmak gerekir. bu ceza öyle bir ibret olmalı ki yüzyıllarca konuşulmalı.
bu masum insanlar devletini, milletini savunurken şehit edildi. ne mutlu onlara ki böylesi şerefli bir mertebeye eriştiler.
Fransa'da yayın yapan L'Express dergisi yeni sayısında, "En tehlikeli Türk Erdoğan" şeklinde küstah bir başlık kullanmış. demekki Erdoğan canlarını çok yakmış.
kontrol edemediklerini, laf dinletemediklerine ya "tehlikeli" yada "diktatör "derler. halbuki en diktatör olan da en tehlikeli olan da bunlar. kendi çıkarları için masum insanları öldürecek kadar gözleri dönmüş bunların. onlara dur diyen biri çıkınca da işte böyle dergi kapağı yaparlar.
Hdp istanbul milletvekili filiz kerestecioğlu demirtaş'ın kendisini ve diğer kadın milletvekillerini taciz ettiği hakkında enteresan iddialarda bulunmuş.
Bu iddialara şaşırdık mı? Tabiki hayır. Daha düne kadar doğan medya tarafından iyi aile babası olarak pazarlanan demirtaş'ın gerçek yüzü ortaya çıkmış oldu.
okuyan herkesin gerçekten yok artık diyeceği bir yazı olmuş. cia, Erdoğan'ı bitirmek için yeni operasyonlara başlayacakmış. istedikleri kadar oyun kursunlar Allah tüm oyunları bozacaktır.
Yok artık!
Ayın başında Washington'a gitmeden önce AMERiKALI DOSTUMA geleceğimi haber verdim. Resmi heyet St. Regis'de kalırken bizler ise hemen yan bloktaki Capital Hilton'da kalıyorduk. Dostumdan haber alamadım. Hatta program için gelen Ray McGovern bile "Dostunla burada görüşmeyecek misiniz?" diye sordu. Geçiştirdim.
Haber alamıyordum. Nerede ne yaptığını da bilmiyordum. Pek çok kişiyle oturup konuşurken o ortada yoktu. Bir arkadaşımdan yardımcısına ulaşmasını istedim.
Ulaştı! Ama cevap yoktu. Sonuçta birkaç gün oradaydık. Görüşemeden döndüm...
Dün sabah çok erken saatlerde ortaya çıktı. Yine şaşırttı. Yoğun bir çalışmanın içindeymiş. içeriğini bilmiyorum...
Ama bilmek istediklerim vardı. Hem de çok. Hangisinden başlayacağımı kestiremiyordum. ilk aklıma gelen son AMERiKA gezisi oldu... Ben Washington, Beyaz Saray der demez söze girdi...
Dostum öyle şeyler söyledi ki inanın YAZMAK pek mümkün değil. Samimi olarak itiraf ediyorum yazmak kolay değil, hem de hiç...
Önemli bir kısmını kenarda tutmak zorunda kaldığım sohbet yine de muhteşemdi... inanın başka yerde bulma şansınız yok!
Gelin siz karar verin... HAYDi!
* Avrupa ve Türkiye'de meydana gelen patlamalarda CIA'nın parmağı var mı?
Amerika Birleşik Devletleri, tartışmasız bir şekilde dünyaya hakim olmak için 100 yılı aşkın bir süredir ülke dışında görev alan 10 bini aşkın vatanseveri elde tutar. Bu Avrupa'nın her ülkesi, Rusya, Çin ve Türkiye'de de geçerli bir kuraldır. Adı, soyadı Türk'tür.
Kalbinde ise 50 yıldızlı Amerikan bayrağı vardır.
Sadece size özgü olmayan bu durum, CIA merkezli organize edilir.
* Türkiye'de de çok var mı?
ABD için tesadüf kelimesi Hollywood filmlerinin dışında yoktur. Gerçekle de bağdaşmaz. Şimdi Türk devletinin içinde yer alan pek çok isim ABD'ye çalışır.
Muhalefet partilerinde de tamamen ABD için çalışan özel yetiştirilmiş birçok kişi vardır. Medya için de bu geçerlidir.
* Nasıl oluyor bu peki?
Amerikan eğitim sisteminin verdiği ilk temel olgu sonrasında CIA devreye girer.
Kişi seçilmiştir, çok özel bir beyin yıkama taktiği sayesinde ülkesinin düşmanı olarak yetişir. Zor gibi görünen kolay bir yöntemdir. Sadece sizde değil her yerde böyle adamlar bulunur. Türkiye'de dikkatli izlersen bu isimleri rahatlıkla görebileceğini düşünüyorum. Sıkıntı yaşanmadı şimdiye kadar... Bizde de böyle... Bir örnek ister misin?
* Evet, lütfen!
ABD, yurt dışında hazırladığı bu sistemin aynısını Beyaz Saray için de yapar. ilginç bir olay anlatmak istiyorum.
Genç Barack Obama, New York'a geldiğinde çok korkuyordu. Hala çok korkak ve başarısız bir lider... New York'a geldiğinde tanıdığı tek dostu olan Sadık, aslında onu izlemesi için görevlendirilen biriydi. Bir gece evde biralarını yudumlarken Sadık'ın başka bir dostu Obama'ya, "Gelecekte ABD Başkanı olacaksın. Her şey hazırlandı. Programa uyduğun takdirde çok mutlu görünen bir evlilik yapacaksın, o süreç seni Beyaz Saray'da başkan yapacak" dedi.
Obama, buna inanmadı elbette. Biranın etkisi olduğunu düşündü. Ancak Başkan olarak Beyaz Saray'a girdiğinde bu olayı düşündüğünü çok yakın bir dostuma anlattı. "O geceyi hiç unutmadım!" dedi...
Şans ve tesadüf yoktur bizim buralarda...
Kendi içimizde kimsenin bilmediği kurallarımız vardır. Gizlidir. Bilinmez ama vardır...
* Mesela?
ABD plansız adım atmaz. Bunu her olayı yorumlarken unutma lütfen.
Bir öneri sadece... ABD başkanlarının hepsi, Beyaz Saray'a gitmeden önce David Rockefeller'ın malikanesine davet edilir. Beyaz Saray'da yapacakları bir projeksiyon halinde anlatılır. O malikaneye gitmeyen hiç kimse bugüne kadar ABD Başkanı olamadı. Hillary Clinton'ın geçen ay gittiği, Trump'ın ise davet edilmediğini öğrenince yeni Başkan'ın Clinton olduğunu anladım.
Ancak Trump da, o malikaneye gitmek için sunum hazırladı ve Rockefeller'e gönderdi. Onun tek şansı hazırladığı Yeni Amerika'nın Hillary'den daha etkin olması. Rockefeller'in düşünemediğini de o çalışmada anlatması. izle! Anlarsın!
* Peki buraya hep Başkan adayları mı gider? Yabancılardan gelen olmuş mudur?
Oldu tabii... Sizden de gelen çoktu!
* Nasıl yani?
New York'taki o özel malikaneye gidenler sadece ABD başkanları değil.
1990'dan sonra bazı BAŞBAKANLAR, henüz adaylığı açıklanmamışken Rockefeller'ın malikanesini ziyaret etti.
Sözler verdi, görüşleri alındı. Malikaneden çıkan 120 kişinin ülkelerini yönettiği, duayen isimlerin dost toplantılarında konuştuğu bir anekdottur.
* Teröre gelirsek ne söylerseniz?
Bu kadar geniş düşünen ABD'nin dünyayı dizayn etmeye çalışmasına şaşırma. istanbul'da, Ankara'da ve Avrupa'da CIA'dan habersiz bomba patlamaz. Bunu eleştirebilirsin, ancak büyük devletler böyle büyük kalır.
Çünkü terör, en akıllı ve hızlı terbiyecidir.
Terörle her lidere, her ülkeye istikamet çizebilirsiniz. Amerika şimdi bunu yapmakta. Ve bunu da iyi yapmakta!
Maalesef! Amerika budur! Bunu sizin içinizdekiler de bilir!
* Kimler?
Sen beni ararken ben gerçekten çok ama çok yoğundum. Ortalarda görünmüyordum. Ama Ankara'dan gelenler arasında değişik işler yapan olmuş...
* Nasıl değişik?
Zbigniew Brzezinski'nin, çok önemli bir Türk'le görüştüğünü öğrendim.
O Türk'e, Erdoğan'ın elindeki kozları sordu. Erdoğan'a yakın bu isim de, Washington gezisinden önce her şeyi anlattı. Erdoğan'ın Washington ziyaretinde Obama veya Biden'la görüşürken elindeki dosyaların hepsi biliniyordu. O ismin derin bağları olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir ülkenin başkanına bu kadar yakın olan, Washington seyahatinde Erdoğan'ın dosyalarına kadar bilen birinin normal biri olmaması gerekiyor! Sonra kurcaladım.
Bir de baktım ki CIA ile çok yakın.
Dedim ya GÖNÜLLÜ 10 bin savaşçı vardır CIA'nın elinde. Bunlar için önce AMERiKA'dır. Sen kızıyorsun bana ama durum budur! "Önce Türkiye!" diyen bunu yapmaz. Ama yapanları var. isimlerini de seninle paylaştım. Üzgünüm...
* Peki başka ne var?
CIA, Erdoğan için yeni bir kitap hazırlıyor. Çok özel bir kitap. Eğer Erdoğan Mayıs ayından itibaren etkinliğini kaybetmeye başlarsa CIA tarafından hazırlanan kitap basılacak. Kitap CIA'da bir ekip tarafından ama çok etkili bir ekip tarafından hazırlandı. Eğer Erdoğan güç kaybetmeye başlarsa bu kitapla bütün dünya medyasını ayağa kaldırmayı planlıyorlar. Amaçları bu! Saldıracaklar.
Öyle böyle değil. Bütün planlar yapıldı.
Her şık masada tartışıldı. O an geldiğinde görürsün. Kitabın içindekileri ayrıca sana vereceğim. Şimdilik birkaç satır başı bilmen yeterli. Ama okuduğunda şaşıracaksın. Hedef olan bir ismi yıpratmak için nelerin göze alındığını göreceksin!
* Kitabın içinde neler var?
Rıza Sarraf olayı! Açtığı hesaplar, kurduğu şirketler ve PANAMA ile ilgisi.
Bilmediğimiz aksiyonları... Avrupa'da akla hayale gelmeyecek planlar, Türkiye'yi bekleyen tehlikeler, Cemaat ve ordu içindeki yapılanmalara karşı alınacak önlemler... Ve göz göre göre yapılan yanlışlar... AMERiKALI DOSTUMUN gözüyle... Bunlar da YARIN...
Şimdiden söylüyorum yarın daha da ilginç!
Büyük sürprizler var!