kız milletinin asla anlam verilemeyen ama erkekleri canından bezdiren tripleridir.
- anladım sen sarışınlardan hoşlanıyorsun
- az önce arayan kimdi ?
- o kız kimdi ? kimdi o kız ?
- neden orada elimi tutmadın ?
- bu saate kadar neden aramadın ?
- neden beni ailenle tanıştırmıyorsun ?
- aldığım kazağı neden giymiyorsun ?
- önceleri böyle yapmazdın
- galiba beni eskisi kadar sevmiyorsun ?
sene 2003. üniversite hazırlıktayım. kıbrıs'tan ankara'ya kaçak geldim evdekilere haber vermeden ve arkadaşımda kalıyorum. gelirken kıbrıslı yeni tanıştığım bir çocuk benden kameralı nokia telefon istiyor. o zamanlar kameralı telefonlar çok yeni. çocuğa tamam gardaş olur yatır benim hesaba 550 milyon ben sana alırım diyorum ama içimden de o kadar da salak değildir herhalde yatırmaz diyorum. Ankara'dayken bir telefon hop para hesabında diyor. ben 3 günlük tatilimi bir haftaya çıkarıyorum ve tabi elemanın parasının bir kısmını yiyoruz. derken elimizde kalan para tam tamına 120 milyon lira. ama çok fena gurur yaptım bu çocuğa telefon almadan gitmeyeceğim. tarih tam olarak 07.12.2003. hiç unutmuyorum öyle bir gavur ayazı var ki Ankara'da anlatamam. Yaşayan bilir tabir-i caizlik bir durum yok sümüğün donuyor. arkadaşla emek 4. caddede bir kahveye kapanıp 4 saat bahis çalışıyoruz. o zamanlar öyle iddaa vs. yok. kıbrıs'ta Türkbet diye bir firma var. atm'den havaleyle parayı yatırıp hesaba işletiyoruz. maçlarımız ise inter-Perugia , Schalke-Mönchengladbach, Sampdoria-Siena ve son maç gece maçı Valencia-Atletic Bilbao. Son maça kadar tüm maçlar ev sahiplerinin 2-1 galibiyeti ile bitiyor ve Valencia maçını beklemeye koyuluyoruz. Ama içimden de çekirge 3 kere zıpladı patlamayız inşallah diyorum. Valencia'nın efsane kadrosu var o zamanlar. Kalede Canizares, defansta ayala-marchena-carboni, orta sahada albelda-baraja-jorge lopez, forvette mista ve juan pablo aimar. tabi Atletic Bilbao'da boş takım değil. Aranzubia, del horno, prieto, ezquerro, etxeberria gibi sağlam topçular var. ilk yarı 1-0 Valencia üstünlüğüyle bitiyor. bizim keyifler yerinde tabi. ancak ikinci yarı başlıyor ve 52'de durum 1-1'e geliyor. hay anasını falan derken 65'te Valencia maçı 2-1'e getiriyor. kaldı sayılı dakikalar gelsin paralar diyoruz. 86. dakikada Valencia penaltı kazanıyor ve olay bitti diyoruz biz. evde bir bayram havası. ama gel gör ki Baraja kaldırıp kalecinin üstüne çalıyor topu. vay babanın amk senin diyoruz ama nafile. sancılı son dakikalar başlıyor bizim için. bir ara arkadaşın annesi odaya girip ne oluyor oğlum dediğinde, çık anne çık ben öss'de böyle heyecanlanmadım dediğini hatırlıyorum arkadaşımın. uzatma dakikalarında saçma sapan bir pozisyonda Atletic Bilbao lehine çalan penaltı düdüğüyle dünyalar başımıza yıkılıyor. keşke ölsek diyoruz. ama o an bir mucize oluyor ve efsane kaptan Canizares direğin dibinden çıkarıyor penaltıyı. resmen evi yıkıyoruz öyle bir sevinç var. az önce sövdüğümüz orta hakem korneri kullandırmadan maçı bitiriyor. 570 lira cukka yapıyoruz. kıbrıslı gardaşcığıma bir telefon alıyorum hatta kalan parayla bir de efsane telefon 8210'dan alıyorum kendime. aradan 11 yıl geçti neredeyse ama bu anımı ölene kadar unutmayacağım sanırım. işte öyle bir şey sözlük.
bu sloganla okula başlayan ancak sonu genelde hüsran olan kız modelidir. 3 ay sonra mektebi başka yerlere taşıması kaçınılmazdır. barın köşesinde elemanla yiyişirken gören bizlerinde ağzı bir karış açık kalır haliyle.
basketbol yazarı olduğunu iddia edip bahis severlere tavsiyelerde bulunan, iddaa kuponları paylaşan şahsiyet. seviyorum bu adamı. yazdığı maçların tersine oynayıp az tutturmadım. allah razı olsun.
sahte futbolcu lisansı iptal edildiği için askere çağırılan kendisiydi. tabi alişan bunları unuttu ya da bizim unuttuğumuzu düşündü. kimseyi aptal yerine koyma koçum. herkes biliyo nasıl şarkı türkü söyleyip askerlik yaptığını, zırt bırt çarşı izni aldığını. sus bari de adam sansınlar. hatırlamayan veya unutan varsa bakabilir. http://www.haberler.com/f...olcu-alisan-a-sok-haberi/
ankarada bahçelievlerde bulunan, küçük ama binlerce mezun vermiş güzel okulum. yanındaki parkta oynamak için ufacık boyumuzla o telleri atlar geçerdik. tabi bi de parkın paralelinde mc donalds içindeki oyun parkına kaçıcaz diye bir kola, bir patates, artık para neye yeterse alıp yeme mecburiyeti vardı. hey gidi günler hey. büyüdük be sözlük. zaman çabuk geçiyor.
kktc'nin en büyük bahis şirketlerinden biridir. hatta tektir bile diyebilirim. internetten kolaylikla bahis yapabilirsiniz. bununla kalmayip sanal at, sanal köpek, sanal araba yarışı vs. oyunlarida oynayabilirsiniz. tabi kendinizi çok kaptirmadan. çünkü oranlar insanı zıvanadan çıkaracak ciste yüksektir. hele de sürprizi koyduysan senden iyisi yoktur. gelsin paralar.
aha da web sitesi bu http://www.cyprussportingclubs.com/
kulüp başkanı mısın, taraftar mı bir karar ver be adam dedirten durumdur. sonra vay efendim biz hakemleri etkilemiyoruz. bir yerlerimle gülerim ben buna.
siparisinizi alayım tooomaan (teoman) abi diyerek karadeniz şivesini konuşması, ablak ablak bakışları ve yılan tikiyle unutulmaz ayrılsak da beraberiz karakteri.
kırşehirin şirin ilçesi. bir de gazozu vardır meşhur. özbağdan geçerken özbağ gazozunu almadan gitmek olmaz. sloganıda çok yaratıcıdır ayrıca bu gazozun. özbağ varken özbağ için.
son cm serilerinin en başarılısıydı. zaten ondan sonrada düzgün bi seri çıkaramadılar. o zamanlar favori oyuncum olan alexis sanchezi ben henüz yeni keşfetmiştim. 2010 dünya kupasıyla tüm dünya onu tanımış oldu.
yıllarca okuduğum kıbrısta her saniye karşılaştığım güzel varlıklar. hele bir de kız arkadaşınız kıbrıslı ise telefonu her açtığında canım napan demesi yok mudur. hazzını sadece yaşayan bilir.
küçükken hem dedemin hemde babamın camiye gitmemekte direndiğim zamanlar bana sordukları ilginç sorudur. o zamanlar pek ayıkmamıştım ama meğerse cünup musun sorusunun kibarcasıymış.
gazimağusaya 20 km uzaklıktaki kıbrıs kasabasıdır. bir de askeri havaalanı vardır. gecitkale havaalanı şu an ki ercan havaalanı açılana kadar kullanılmıştır.
ifade alma ve olayları çözme konusunda bizim polislerin eline veren muhteşem teşkilattır. Şöyke ki;
sene 2003. okula yeni gelmişiz hazırlık öğrencisiyiz. kısmet olursa hukuk fakültesine adım atacağız buradan. Bir gün yurtta otururken, memleketten Kıbrıs'a araba getiren Aksaray'lı bir arkadaşım aradı.
-Kardeş acil polis karakoluna gel,
-Neden geleyim ,
-Sen hukuk okuyorsun kafan basar, bana yardım et,
-oğlum ben daha hazırlıktayım,
-olsun sen gel.
Arkadaşı kıramadık ve karakola gittik. Yaşanılan olay ise, bu arkadaşı kktc vatandaşı bir arkadaş aracıyla geçiyor ve tamponunun tozunu alıyor. Bu camdan çıkıp ''yuh be birader'' diyor, diğer eleman ''noldu be ya^^ak'' diyor ve karakolluk oluyorlar. Karakola vardığımda komiser her ikisini de karşısına alıp konuşmaya başlıyor.
Komiser: Baylar anlatın bana noldu?
Aksaraylı: Komserim bu arkadaş bana ya^^ak dedi.
Komser: E be ya^^ak bunun için geldiniz buraya? Ya^^ak bizde sevgi sözcüğüdür. Canım gibi. Bilmen sen bunun anlamını?
komiserin bu sözüyle herkesi bir gülme tutar ve bizimkiyle kıbrıslı arkadaş öpüşüp barışırlar. bu kadar güzel sulhe teşvik olur mu arkadaş dedirtmiştir. işte kktc polisi böyledir sözlük.