yakın tarihimizin bazı kişi ve kurumlarca saklanması ve ortaya çıkmaması istenen, ortaya çıktığında iyi bildiklerimizin kötü, kötü bildiklerimizin iyi çıkma ihtimaline gebe bilgilerle dolu olmasından kaynaklıdır. çoğu zaman devlet kanalıyla hazırlatılan"genetiği değiştirilmiş tarih kitapları" verilerek bünyede hazmının zor hale getirilmesi bu durumu desteklemiştir.
sapasağlam dinin saçma sapan bilgilerle ve hurafelerle dolu, tutarsız, savunmasız bir din kavramına dönüşmesine yol açar.
bu insanlara bir soru sorulduğunda, sorunun cevabının dinde en geniş teferruatıyla yer almasına rağmen, sırf bilmediği, okumadığı için cevaplamasını "bana göre" diye başlatıp dine yeni ve yanlış bir kavram eklediğinin farkında olmayan insanların türemesine sebep olur.
konuyu din üzerine odaklamak yanlış olur. tüm alanlarda, insanların savundukları şeylerle ilgili bilgi edinme tembelliğinde bulunmasından anlam ve algı karmaşası oluşmasına, diğer insanlara tam savunma yapamayıp kendi görüşlerini kendilerinin çürütmesine sebep olur. bu asılsız yanlış bilgiler, haklıyken haksız duruma düşmekten kurtaramaz insanı. sonuç olarak, insanlar birbirleri ile tepkimeye girmeyen elementlere ve/veya bileşiklere dönüşürler.