her mesajında ''off sıkıldım, çok sıkıldım, ölcem şimdi sıkıntıdan'' tarzı yazılar yazıp, beynimizi öpen arkadaştır. bize ne yani sıkıldığından, napalım ölelim mi diye cevap da atamayız, ''hmm'' la geçiştiririz. keşke bi ilaç falan olsada şunların sıkıntısını giderse, bizde kurtulsak.
benim babam çok tripli bi insandır. sigara içerken görse ben sana bişey demiyorum diyip gider. annemle kavga etse yemek falan yemez. billgisayardan kart ekstrelerine bakmamızı istediğinde takılmadıysa, sessizce içeri gidip yalvaltana kadar ikna edilmeyi bekler. hadi kızsa, bağırsa hatta dövse anlıcam da niye trip baba? niye duygularımızı sömürüyosun allasen.
en yakın arkadasımın düğünüydü. Gelin ile damat harmandalı oynuyolardı ve bende videolarını çekiyodum. Damat baya havalı havalı oynuyodu küçük dağları ben yarattım misali. sonra ayağı bi kaydı yere düştü, herkes gülmemek için kendini zor tutuyo falan, ben nasıl güldüysem artık kameraya gülme seslerim ve kameranın açısı falan kaymış. Şimdi arkadaşım ''kanka sende videomuzu çekmiştin, getir de bilgisayara kopyalıyım'' falan diyo ama götürmüyorum. götürür müyüm hiç.
düğünlerde bi şekilde arkadaşların veya akrabaların elimizden tutup çekiştirerek bizi piste çıkarmasıdır. istemeye istemeye kasılarak uyum sağlamaya çalışırız ama yeteri kadar uyum sağladığımızda da pistten inmek istemeyiz. çok garip bi durum.