ömrümün sonuna kadar yapacağım şey.
onu ölesiye seviyorum ama sevgime ihanet ederse de bir daha hiç konuşmamak üzere terkedeceğim. ondan gayri bir kadın da olmayacak hayatımda. diğer tüm kadınlar, erkekler eğer içlerinde az buçuk iyilik varsa dostlarım olacak sadece. hiçbir kadına şehvetle bakmayacağım. sadece onun hatırası beni saracak. onun hatırası haricinde de boş vakitlerim tanrıyı aramakla geçecek.
tanım: en güzel duyguların adanmışlığı.
Lanet ettiren olay. Tanıdığınız herkes yakışıklı olduğunuzu söyler durur, aynalarda iyi görünürsünüz falan ama fotolarda öylesine çirkin çıkarsınız ki whatsapp profil fotoğrafınız bile sizin fotoğrafınız değildir.
Öyle saçma salak bir durumdur bu.
https://galeri.uludagsozluk.com/r/1866933/+
Evet var böyleleri.
bu konuda ilk sıra ise hiç şüphesiz imamoğlu'nun başkanlığı elinden alındığında ulu önder atatürkün resmini gülerek indiren tiplerindir.
Pek de hoş bir olay değildir, karşınızdaki kız sizin ilginizi çekmek için 100 takla atacak durumdayken siz o yöne bakmamak için taklalar atarsınız veya kızın biri size çıkma teklif ettiğinde saatte 200 km hızla kaçar eve gidip rahatlamak için sabaha kadar bilgisayar oynarsınız.
Zordur sonuçta bu, gerçi ben depresyon yüzünden baya çöküp tipsizleştim ama bu durumda olan fazlaca kişi vardır tabii.
Hayatın boktan yönüne bir örnektir.
Mesela sevdiğiniz biri olur bir defa terkederse yüzünü bile göremezsiniz yıllarca ama şu an saatlerdir kafanızın üzerinde uçan or.sbu çocuğu sivrisineğin gitmeye en ufak bir niyeti yoktur...
Çok ilginç bir olay bu. istisnasız şu zamana kadar eskiden yaşadığım depresyonumdan, ilişkilerimdeki başarısızlıklarımdan falan konuştuğum tüm kızlar tarafından yaklaşık birkaç saniye içinde flört seviyesinden friendzone seviyesine düşürüldüm.
Sanıyorum ilkel içgüdüler ile alakalı bir durum.
Geçen ay randevuya çıktığım kızın kullandığı cümle, teşekkür edip saçlarımı zeytinyağlı sabun ile yıkadıktan sonra yıpranmanın azaldığını söyledim ve ayrıldım.
Sorunsal.
"kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkan ve üyelerinin seçimde görevlendirilmesi sebebiyle büyükşehir seçimi iptal oldu fakat aynı zarflarda işlenen ilçe belediyeleri seçimlerine iptal yok."
bir kuzey yarımküre gerçeğidir.
misal bir meksikalı amerikan vatandaşı olmak için canını dişine takarken amerikalıysa gider kanadaya yerleşme planları yapar.
aynı şekilde türkler de mesela her zaman benzeri bir bakış açısıyla rusları, almanları karizmatik bulmuşken rus ve almanlar ise içten içe iskandinavlara özenirler ve onlarla olan akrabalıklarından gururlanırlar.
Bunun yanında örneğin siyahi müslümanlar kendilerini arap sayarken, aynı şekilde arap ve pakistanlıların ise türk kültür öğelerine olan merakı bu bağlamda ilginçtir.
Şu aralar kendim de dahil çoğu kişide gördüğüm bir olay.
Şahsi gözlemlerime göre benim de sahip olduğum kahverengi saç, sarı bıyık, siyah sakal bu bağlamda en sık gözlemlenen kombinasyonken özellikle ülkemizin batı illerinde kahverengi saç, sarı bıyık ve kızıl sakal kombinasyonuna sahip insanların sayısı da oldukça fazladır.
Çok sancılı bir süreçtir.
Hoşlandığınız kişiyle günlerdir yazışamamış olmaktan dolayı gözünüze uyku girmez ama telefonu elinize aldığınız an açacak en ufak konu bulamazsınız.
Yaygın bir sorunsaldır, misal ergenliği atıp 15 kilo verirsiniz ve eliniz yüzünüz yavaştan düzelir ama işte lisedeki ve üniversitenin ilk dönemlerindeki çirkinliğiniz ve kilonuzun yarattığı asosyallik ve çekingenlik ile birlikte geçmişten hiç kız arkadaşınız olmadığını, kızlarla nasıl konuşulması gerektiğini bile bilmediğinizi farkedersiniz.
Bu durumda eli yuzü düzgün bir sap olursunuz. Tabii bunun hiç aldatılmamış olmak veya terk edilmemiş olmak gibi iyi yanları da vardır.
Çok güzel bir his olduğunu tahmin ettiğimdir.
Yani tabi 80 yaşındaki milyonerlerin aileleri ile yaptığı turlardan bahsetmiyorum burada. Onun ötesinde, 25 30 yaşındayken gelen "eeeh yeter ulan sokarım böyle kapitalizmin çilesine manyakmıyım hayatımı 100 metrekareye endeksleyeceğim" deyip iyi bir ingilizce ve 60 litre sırt çantası ile basıp gitmenin ve gençliğin geri kalan demlerini doyasıya yaşamanın keyfinden bahsediyorum. işte bu keyif muhtemelen çok güzel bir keyif olmalı, yani en azından bu keyfin yanında bu adımı atmaya cesaret edemeyip de tek bir işte sıkışıp kalıp, evlenip, erken yaşta çoluk çocuğa karışıp daha ülke sınırlarından çıkamadan yaşlanıp toprak olmak pek eğlenceli gibi durmuyor.
Neyse sonuçta çok özendirici bir harekettir ve bu konuda söylenebilecek şey ise sanıyorum şudur ki eğer tanrı size, sadece sizin takdiriniz için her bir zerresi farklı renklerden bir dünya vermişse, ona edebileceğiniz en güzel dua bu dünyayı hayranlıkla gezmek, takdir etmektir.
Neyse şuraya da bir what a wonderful world ekleyeyim de hayallere dalayım gene https://m.youtube.com/watch?v=A3yCcXgbKrE
Benim gibi pek çok eli yüzü düzgün, art niyeti olmayan ama bir o kadar da asosyal ve özgüvensiz erkeğin kızlarla iletişim kuramamasını beraberinde getiren zorluktur.
Şöyle ki, kendileri ile tanışmak için ilk olarak aklımıza sosyal medya gelir ama kendilerinin binlerce takipçili sosyal medya hesapları ile karşılaşırız ve takip etmemiz dahilinde zayıf sosyal ağlarımız ile sonuç alamayacağımızı düşünürüz. Herneyse, aklımıza gelen ikinci yöntem ise gerçek hayatta arkadaşlar vasıtasıyla tanışmaktır ama sosyal çevremiz bu aşamada da nispeten dar olduğundan kızın gerçek karakterine erişmemiz o yönlü de zordur çünkü kız kişisi, toplumdaki abazan tiplerden kendini uzak kılmak adına karakterini genelde sadece kız arkadaşlarına ve bizimle aralarında uçurum olan meriçlere açmaktadır. Sonuçta kızın grubuna yakın herhangi bir kız tanımadığımız için de kızın bu arkadaş çevresine erişemeyiz ve son yöntem olan gidip direk tanışma teklif etme ihtimalimiz de kızın karakterini kestiremediğimizden (kız bizi küçük düşürebilir veya sosyal medyadan rezil eder riski vs) gerçekleşmez.
işte bu sorunsal benim gibi birçok platoniği platonik yapar.
21 senelik hayatımda sanırım ilk defa yörüngesine girdiğim andır.
Çevredeki kasıntı insanların bağırış çağırışları içinde robot gibi sürdürdüğünüz hayatınızın hiçbir yere gitmediğini anlamanız neticesinde olur bu genelde. yani aslında kendinizi kassanızda kasmasanızda dünyadaki tüm insanları mutlu edemeyeceğinizi anlayıp eeeh yeter ulan koy götüne rahvan gitsin demeniz akabinde tüm acelenizi bir kenara bırakıp kenarda oturup bir traliçe yiyerek hala bu anı yaşayamamış ölümlülere bir taraftan acır gözle baktığınız ve diğer taraftan ise çocukluğunuzdan itibaren devamlı olarak sizden uzaklaştırılan ve size imkansız gösterilen dünya turu hayalinize vs göz kırptığınız andır
Edit: imla