kendimi bildim bileli kasımpaşa ya yenilen futbol takımıdır.aynı zamanda her yıl süperlige çıkma vaadiyle taraftarlarını boş bir beklentiye sokan beceriksiz bir başkanı olan futbol kültürü pek gelişmemiş bir şehrin takımıdır.
galatasaray gibi bulunduğu ülkenin en büyük kulüplerinden biri olan bir futbol takımını şampiyon yapabilecek kapasitede birisi deildir. almanya, ingiltere, ispanya, fransa gibi ülkelerin orta sıralarından üst sıralara çıkmaya uğraşan takımlarında başarılı olmuş hocaların böylesine büyük bir kulübün teknik direktörü olmaması gerektiğinin bariz bir örneğidir. micheal skibbe'nin sorunu sadece oyuncularına verdiği taktikler veya maç esnasında yaptığı oyuncu değişiklerinde değildir. galatasaray gibi her sene hedefi şampiyonluk olan ve buna göre oyuncu transferleri yapmak zorunda olan bir takımın oyuncularına psikolojik olarak hükmetmek teknik direktörlüğün en zor kısmıdır. skibbe, kafasındaki oyun sistemini yukarıda saydığım liglerin orta sıra takımlarının gelişmeye ve kendini göstermeye aç oyuncuları üzerinde rahatlıkla uygulayıp o futbolcuların sistemdeki yerlerini kabullenmesini sağlayabilir.
micheal skibbe kariyeri boyunca çalıştırdığı bütün takımlarda yukardaki paragrafta bahsettiğim özellikleri futbolcularına aşılayıp onları bir yıldız haline getirmesiyle ün yapmış ve başarılı olmuştur. galatasaray yönetiminin aklında şampiyonluk yoksa ve genç futbolcularını kazanmaya yönelik olarak bu adamı takımın başına getirdilerse taraftar da skibbe'den şampiyonluk beklememelidir.
milli takımlarda, kulüp takımlarımızın avrupa kupalarında oyadıkları maçlarda ve türkiye süper liginde gelmiş geçmiş en çok gol atan futbolcudur. sahadaki duruşu bir futbolcudan çok basketbolcuyu andırır. fazla teknik bir oyuncu olmadığını herkes bilir fakat müthiş oyun zekasıyla ne zaman nerde duracağını çok iyi bilen bir golcüdür. zaten kariyeri boyunca attığı gollerin yüzde sekseninden fazlası başka bir futbolcunun atabileceği tarzda değildir. kolay gözüken pozisyonlarda çok gol kaçırdığı için zaman zaman acımasızca eleştirilir ama oynatılmağı maçlarda eksikliği fazlasıyla hissedilir. türk futbolunda onun tarzında bir golcü eksikliği her zaman hissedilmiştir ve bu yüzden oynadığı takımlarda (galatasaray, milli takım) alternatifsiz kalmıştır yıllar boyunca.
ufacık bir mekanda bulunmasına rağmen şöhreti kendi bölgesini aşmış istanbulda yaşayıp da eminönüne uğramış hemen hemen herkesin bildiği bir çiğ köftecidir. mekanına ilk defa giden birisi çiğköfte yapış tarzına bakarak deli sanabilir fakat kendisi hiperaktiftir.