yaşasın artık el kaide militanı yetiştiriyoruz ve bunları hem dışarı ihraç edeceğiz, hem de kendi memleketimizin ağzına sıçması için kullanacağız.
allah sonumuzu hayır eylesin. akp varken zor ama...
bursa finalde elenmiş, fenerbahçe kupayı almış, galatasaraya ne oluyormuş durumudur.
tabii bu sene küme düşeceğimizi bekliyordunuz değil mi? hiç beklemiyordunuz iki kupayı da zorlayıp birini alacağımızı.
hadi dağılın şimdi.
çocukluğumuzda, pazar akşamları trt'de yayınlanan bir belgesel. sene 1980-1985 arasıydı. müziklerini kitaronun yapmış olduğu bu belgesel, türk alman fransız ingiliz ortak yapımıydı. türk ekibinin başında coşkun aral bulunmaktaydı.
mutlaka izlenmesi gereken bir belgesel. yıllardır internette aradım bulamadım, sonunda trt arşivlerine başvurmak gerekiyor galiba.
edit: trt market'ten temin etme şansımız varmış. minti'ye teşekkürler.
zerrin egeliler'in oynadığı 1975 yapımı bir erotik-komedi filmidir.
ali şen, nubar terziyan, cevat kurtuluş, mürüvvet sim, mete inselel, emel özden başlıca rollerindedirler.
zaten başka oynayan da pek yoktur.
komiktir, tavsiye edilir.
sol frame'in şu anki halinden anlaşılmaktadır. "oh ne güzel mübarek ramazan bitti, şimdi gelsin mübarek onbir aylar" durumudur.
tabii, ramazanda günah, diğer aylarda serbest değil mi, riyakarlık parayla değil çünkü.
artık gına getirmiş başlıklardır. bir de engellenemiyor bu başlıklar. çünkü her gün, o günün tarihini belirten yeni bir başlık açılıyor. burası sözlüktür, oyun salonu değildir. ne paylaşılacaksa haxball'ın sitesinde paylaşılmalıdır.
bir adet sekizinci nesil...
hoşgeldin bakalım genç, bu kadar radikal olma, biraz serbest bırak kendini, hayatın ritmini dinle, evrenin sesini duy, bak hayat ne güzel, tabiat ana ne hoş. azcık bunlara ver kendini. allah bunların hepsiyle beraber yaratmış bizi. o kadar sıkma kendini, önce insan ol. insan olduktan sonra ne olursan ol, rabbin katında değerin değişmez.
ben bir barbie bebeğiyim edasıyla sıfır beden vücutlarına daracık kotlarını veya mini eteklerini giyip, 0,3 cm kalınlığındaki topuklara sahip ayakkabılarının üzerinde adeta düz bir zeminde yürüyormuşçasına rahatça yürüyebilen, kimine göre insan müsveddesi, kimine göre güzellik abidesi olarak yorumlanan bakımlı, havalı, pahalı giyinen, city's alışveriş merkezinin çevrelerinde dolaşan, genellikle sarışın, nadiren küt saçlı, kendimizi başka bir dünyada hissettiren boş bakışlı, hoş görünümlü, asık yüzlü, genelde kendilerine baktıran kızlardır.
yahudiliği reddedip, sadece tevrat'ı kendilerine dini kaynak olarak alan kazak türkleri kavmidir. müslümanlık ile yahudilik arası bir görüşe mensup olan bu kavmin üyeleri şu an 700 kadar kalan nüfusları ile kırım bölgesinde yaşamlarını sürdürmektedir.
400 yıl kadar bölgesinde hakimiyet sürmüş ve halkının büyük bir çoğunluğu müslüman ve hristiyanlardan oluşmuş bu devletin mensupları, dağıldıktan sonra soy isimlerine "enko" uzantısı alarak rus toplumları arasında eriyip gitmişlerdir.
asıl ilk aşkının soyadını künyesine yazdırmış olsaydı evliliği ve ordudaki hayatı tehlikeye gireceği için mecburen evlendiği kişinin soyadını yazdırmıştır.
beni rahatta dinleyiniz.
iğrenç ses düzenleri sebebiyle ne şarkı çaldıkları bile anlaşılamamaktadır. hele telefonla falan konuşuyorken yanınından geçiyorsa sadece sen değil, telefondaki eleman da kafayı yer.
ayrıca seçtikleri şarkılar da tam hanzo işidir.
gürültü kirliliğine sebep olurlar. sanırım dünyadaki en rahatsız edici reklam şekli budur.