Hep mi gülmem gerekiyor, eğlendirmem gerekiyor? Ben de sırıtmadan dursam ya biraz. Hemen "neyin var neyin var" Ya bırakın iki dakika da mutsuz, kendim olayım amk ya.
bu yazıya rağmen hala çöp atan, o içi dolu bim poşedini oraya bırakan mahalle sakinine atacaksın aslında pencereden pis bebek bezlerini. tam kafaya böyle. *
sabahları seninle karşılaşmaktan nefret ediyorum. sabahları hava soğuk ama sen daha soğuksun aysun teyze. oğlun da senin gibi zaten. bir havalar... pis ergen. bir gülümseme ya?
sinan akçıl ile kıyaslanmayı haketmediğini düşündüğüm şarkıcı.
kendi tarzında gayet güzel ilerliyor. kitlesi genişlemeye, her yerde dinlenmeye başlayınca bir iticilik oluşturdu gibi tabi orası ayrı. ama kaldır kapağı bak kimler can çekişiyor cennette, kim çoktan ölmüş kim diri kendi cehenneminde, sustur bütün yerli yersiz kımıldayan gölg...
bir bölüm izleyip bırakılmaması gereken dizi. gayet iyi de gidiyor.
kurt, vampir, zombi, krallıklar bilmem neler derken böyle samimi ve gerçekçi bir dizi arayanlara tavsiyemdir.
friends hakkında merak ettiklerinizi, unuttuklarınızı, hatırlamak istediklerinizi sorabileceğiniz, konuşabileceğiniz bir yazar. gözünden kaçan sahne olmadığını düşünüyorum. bir tane vardı ama onu da hallettik. *
rachel, joey'e giyimi için yardım etmektedir. her şey tamamdır; fakat bir şey eksiktir. rachel da düşünür ve bir çanta gösterir. sonra joey'i çantanın moda olduğuna ikna eder ve ve takmasını ister.
rachel: exactly, unisex!
Joey: maybe you need sex, I had sex 2 days ago.
dizi takviminde "skins 3. bölüm - yarın" yazısını gördüğüm an haykırasım geldi. anında 2 bölümünü izledim ve effy'e hayran kaldım. bu kız güzel. hala çok güzel.