mempisadamsin
30 (self sufficient)
on birinci nesil yazar 34 takipçi 375.79 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    aşka inanmayan ile tanırya inanmayan arasında

    1.
  1. çok da bir fark yoktur. ikisi de kendinde göremediği, yaşamadığı, bakış açısının yetmediği şeylerin var olmadığını iddaa eder.
    1 ...
  2. bir anda aşkın içine düşmek

    1.
  3. Bir göz temasıyla başlar herşey. Tüm iç organlar tereyağ gibi erimeye başlar. Bugüne kadar damlatma bile yapmayan dopamin, seratonin öyle bir açılır ki içeriyi seller götürür. Dağa, bayıra, yola aşağı, evin içinde, parkta neresi olursa olsun koşmak istersin. Koşarken de ağaçların etrafında dönerek, çukurlardan zıpayarak, su birikintilerine basarak felan koşarsın, normal bir koşu değil bu, ben çoooookk mutluyum koşusu. Enerji patlaması olur, salak salak hareketler yaparsın. Bir füze gibi hedefe kitlenirsin, gözlerin başka birşey görmez. Orda burda bağırasın gelir "seviyoruuumm laaan" diye. Mal mal gülersin, gülümsersin, istesen de somurtamazsın, yüz kasların gülümsemekten tutulur. Herşey, herkes güzel gelmeye başlar gözüne, ama herşey abartısız. bir anda gelecek umutları oluşur. Çocuklarınızın nasıl birşey olacağını düşünürsün. elleri, naif elleri gelir gözüne, tutacağın anı hayal edersin....
    Derken sevgilisi gelir, elinden tutar ve giderler arkalarında bıraktıkları enkazdan haberleri olmadan...
    2 ...
  4. cinler ateistlere musallat olur mu

    1.
  5. ateistte olsa insan korkuyor şimdi itiraf edelim.
    0 ...
  6. bir anda umutsuzluğa düşmek

    1.
  7. Şu an içince bulunduğum eylem. bir anda iş, hayat, siyasi görüş açılarına bile olumsuz gözle bakmaya başladım, gelecek gözümde karardı. Herşey gözüme battı, ne benden ne insanlardan ne de dünyadan birşey olmaz diye bir kanıya düştüm. çok hızlı geldim bu noktaya. Son birkaç saat içinde. Biraz düşündüm neden olabilir diye. Anlamam çok uzun sürmedi, sorunum ailemden uzak kalmamdı.

    insanlar mutsuzluğunun temel sebebini görmeden, anlayamadan bunları başka şeylerden ötürü olduğunu sanarak tüm hayatını ziyan edebiliyor. Beni şu an iyileştirecek olan tek şey oğlumun kokusu. ilacımı er geç alacağımı bildiğim için de biraz olsun rahatladım ama halen gerginliği tam olarak atamadım üstümden.

    Sonra düşündüm, ya asıl eksikliği annesi, babası, eşi, evladı olduğunu farketmeden tüm dünyaya nefret saçanlar ne olacak? Kim dolduracak onların yerini?

    Hangi ilaç bir annenin, bir babanın bir aile bireyinin yerini tutabilir ki?

    Hele ki bir evladın?
    2 ...
  8. siyaset nedir denildiğinde akla gelen ilk şey

    1.
  9. şahsıma göre "yalan söyleme sanatı"dır. siyasetçilerin tamamı güç, çıkar ve para için insanların etrafında toplanmasını sağlayan ideolojiler ortaya atmış, bu şekilde istediklerini elde etme çabasına girmişlerdir.

    biz ise bunların oyunlarına gelmiş, büyük kızgınlıklarla birbirimize girmiş, milletimizi, vatanımızı, inancımızı, örf ve adetimizi unutmuş, kardeşi kardeşe düşman etmiş, batılılaşma adı altında kısmen tanınmaz bir karaktere bürünmüş bir milletiz.
    1 ...
  10. şu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli

    5.
  11. siyasal islam olarak değil, vatan birliği olarak düşünülmesi gereken başlıktır. siyasetle gram alakası olmadığı gibi, inancını kaybetmiş hatta saldırı niteliğinde görüş bildirenler içindir.
    siyaset: yalan söyleme sanatıdır.
    vatan: bölünmez bir bütündür.
    0 ...
  12. yolda giderken lastiğim patladı

    1.
  13. Geçen aylarda araziden geliyorum 4 haftadır oğlumu görmüyorum nasıl bir sabırsızım bi sevinç var bende. Derken yolda giderken, önümde giden bi kamyona 100-150 mt kalmış, yol boş, sola doğru yavaşca geçiyorum sollamak için, lastik patladı. Hep benim başıma gelir zaten böyle boktan davalar. Allah ım neden ben yaa dedim, oğlumu çok özledim ya illa bişi olcak işin yoksa 1 saat lastik değiştir dedim. Yavaşladım kenara çekiyordum söve söve ama nasıl sinirliyim kırın ortası amına çaktığımın yeri derken tam durmaya yakınken önümdeki aşırı yüklü kamyonun sola doğru devrildiğini gördüm birkaç yüz metre sonra.

    Sonra sustum.

    Baktım kamyona.

    Arabayı durdurdum.

    Arabayadan indim.

    Bi sigara yaktım.

    Telefonuma baktım, kilit ekranındaki oğlumun fotoğrafına baktım.

    Kamyonu sollamaya çıkış anım aklıma geldi.

    Ufak bi başım da döndü sanki. Tüğlerim kalktı.

    Bi daha senin işine karışırsam cümle alem dedim, gerisini biliyorsun dedim yukarı bakıp.

    Bazen hayatta lastiğinizin patlaması lazım, kamyonun altında kalmamanız için.
    1 ...
  14. nasa tarafından açıklanan 5 adet astroid

    1.
  15. (bkz: https://www.webtekno.com/...ecek-asteroit-h78981.html)

    nasa tarafından açıklanan dünyaya yaklaştığı veya yakından geçeceği söylenen 5 adet asteroiddir. komplo teorisyenlerine göre ise bu 5 adet astroid sonradan ufo olarak açıklanacak ve sahte uzaylı istilasına start verilecektir. bu durum tam da 03.11.2019 kehanetine göre gerçekleşmekte olması komplo teorisyenlerini daha da büyük endişelere sevk etmiştir.
    2 ...
  16. 3 kasım kehaneti

    17.
  17. 24 saatten az bir süre kalmıştır. Elde çekirdek ile beklenmektedir.
    1 ...
  18. 0 bölü 0 eşittir 1 ve 0 faktöriyel eşittir 1

    2.
  19. sözlük içerisinde soyut cebir anlatmasını bilmemize rağmen insanların anlayacağı dilde anlatmaya çalışmış olup, bildiği herşeyi burda dökmeye çalışarak zeka kasan yazarlarımızın ilginç bir söylemiyle karşı karşıyayız.
    matematik dersi için değil, basit tanımlar için burdayız. bunun hakkındaki bilgilerinizi sınava girecek öğrenciler için saklayabilirsiniz.
    0 ...
  20. müşterinin ulaşamadığı müşteri temsilcisi

    1.
  21. en çok da bankalarda "kredi kartımı kapattırmak istiyorum" seçimi yapıldıktan sonra ulaşılamayan müşteri temsilcisidir.
    ayrıca anlık yaşadığım bir hayat gerçeğidir.
    0 ...
  22. gelin kendi paranormal karakterimizi yaratalım

    1.
  23. something awful forumlarında (bkz: slender man) paranormal figürünün, forumdaki yazarların yaratıcı fikirlerinin birleşmesi ile ortaya çıkmasını sağlayan forum başlığıdır.

    kendisi bir forumda göz göre göre uydurulmuş olmasına rağmen, bu varlığın yine de gerçek olduğuna inadına inanan insanların sayısı çok fazladır. hatta son yıllarda birçok görgü tanığı(!) ortaya çıkarak slender man'i gördüğünü iddaa etmiştir.

    2019 yılında dahi filmi çıkmıştır ve oldukça ilgi görmüştür.

    ne diyelim.
    0 ...
  24. cdrom ve dvdrom sürücülerinin bozulması

    1.
  25. Bilgisayarlarda dvdrom'lar neden hemen bozulur? Bu konu hakkında internette yabancı kaynaklarda bile hiçbir düzgün bilgiye ulaşamadım. Çalışma prensibini incelediğimizde öyle kolay kolay bozulacak birşey olmadığınu göreceksiniz. Fakat biraz düşünceyle çok ilginç noktalara çıktım.

    Aldığımızdan beri 10 kere bile kullanmamış olsak da bozulur diye baktığımız bir donanım dvdrom. 1 yıl içerisinde bir kere bile çalışmamış olan bu donanım niye durduk yere intihar ediyor? Keza parasını verip aldığınız sinema dvd sürücüleri, 98 model arabalarda bile bulunan cdrom'lar, eski masaüstü bilgisayardakiler 10 yıl bile kullanılmadığı halde cd taktığınızda ilk günkü gibi çalışmasına devam ederken neden dizüstü bilgisayardakiler ve yeni nesil masaüstü bilgisayardakiler bu kadar çabuk bozuluyor? Zaten halihazırda yeni dizüstü bilgisayarlara eklenmemekte bile artık.

    Bunun bir ürün kalitesizliği veya yetersizliği diye düşünmek bence iyimser bir tavır olur. Onlarca dev firmanın buna bir çözüm bulamamış gibi davranması ayrıca tuhaf. Yoksa planlı bir yöneltme mi oluştu usb belleklere karşı?

    Peki neden cd ve dvd teknolojisi bu kadar kolay çöpe atıldı? Maaliyet mi yoksa malzemeye ulaşım zorluğu mu? Pratik olmaması gerçekten geçerli bir sebep olabilir fakat "istesek bile" kullanamamak da neyin nesi? Bir de şu açıdan düşünelim;

    Bir usb dosyasına müzik atabilirken aynı zamanda hem şahsi hem idari hem de yönetimsel vb. tüm dosyalarınızı içine atabilirsiniz. Bu dosyalar içerisinde 2. veya 3. şahısların eline geçmemesi gereken bir çok gizli bilgiler de olacaktır. Ve bilin bakalım usb'lerdeki en çok bulunan şey nedir? Cevap;

    Virüs..

    Cd ve dvd'lere hiçbir zaman virüs bulamaşamayacağı ve dolayısıyla hiçbir antivirüs ile taranamayacağı için içerisindeki bilgilerin kontrolü çok zordur. Ancak usb'leri antivirüs ile taratmadan bilgisayarına takmayan birçok insan bile tanımışsınızdır. Keza usb'lerden gölge çekmek çok kolaydır. Gölge dediğim şeyi şu örnekle anlatayım; usb, harddisk gibi veri depolama kaynaklarından bilgileri silseniz bile belli bir zamana kadarki 101101011 gibi kodlamaların gölgesi kalacaktır. 1GB kapasiteli bir usb bellekten 12.5 GB veri aldığımı bilirim. Gölgeler çok küçük bir veridir ver bu gölgelerle verinin orjinalini tekrar oluşturmak çok basit bir olaydır.

    Şimdi işi sadece arabada müzik dinlemek veya film izlemek için olanların, hiçbir zaman bir şirkette, resmi/idari bir kurumda sunum yapımında vb. kullanılmayacağı için hiçbir zaman bozulmaması, gerçekten veri saklamaya çalıştıklarınızın ise hemen bozulduğunu anlayabilirsiniz sanırım.

    Evet usb bellekler dvdlere, cdlere göre çok pratik. Belki de bu süper alternatif, eskisine bir daha dönülemeyecek kadar iyi olması için tasarlandı.

    Ve evet, bu kadar küçük şeylerden bile o kadar veri/bilgi elde edilebilir ki, bu bilgilerle yapabilecekleriniz gerçekten korkutucu düzeydedir.

    "He yaaa cia sendeki verilerin peşindedir kesin, hatta mossad ve kgb ye de dikkat et sen" diye dalga geçenleri duyar gibiyim. Benim değil dostum, senin de değil bu zaten belli. Onlar kimlerin bilgilerini kopyalayacağını da iyi bilirler.

    Bazen "öyle işte napalım" deyip irdelemeyi kestiğiniz şeylerin altında yatan şeyleri biraz düşünmek gerekli sanki. Tüm dünyanın da ortak bir fikirle bu konuyu bilmesi fakat hiç irdelememesi de ayrıca ilginç bir mevzuu benim açımdan.

    Eski dünyada değiliz.

    Özellikle bu tip konularda masumiyet denilen olgu, sadece bir bebeğin gülücüğünde varlığını sürdürürken...
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/1889590/+
    1 ...
  26. afyon toplumların dinidir

    1.
  27. online yazara bir mesaj at

    1.
  28. evet gençler, gecenin bu saatinde başlık altına yazmaktansa birbirimize yazalım. kafanıza göre selamlaşın online olanlarla, mesaj kutularını yeşertin. demek ki bu saatte hepimizi uyutmayan şeyler var bu dünyada. konuşalım, paylaşalım ki belki gözümüze uyku girer.
    0 ...
  29. kalabalıklaştıkça yalnızlaşan insanlar

    1.
  30. bu sıralar sıkça rastlaştığım insanlar. evet, sosyal medya yalnızlık gidermede gerçekten hayat kurtarıcı olabiliyor fakat istenilen düzeyde de bırakılması gerekiyor.
    bir kaç gün önce tiktok kurdum, bir kaç kişiyi takibe aldım. 3-4 gün kadar takip ettim. çoğunda bir problem bulunmazken birisinde gülüşünün bile acı olduğunu farkettim. 30lu yaşlarında yalnız yaşayan birisi. anlamaya çalıştım, tam çözemedim. telefonunu buldum yazdım whatsapptan, cevap verdi ama açık vermedi. anladığım tek şey yalnız olduğu ve yalnızlığını da paylaşmak için saçma sapan yollara başvurması.
    o kadar insan varken, küçücük kusurlarından ötürü onları silmek, kolayca bir video açıp yüzlerce sanal kişiyle muhabbet ederek yalnızlığını gidermeye çalışmak, sabah akşam sözlük, facebook, instagram gibi platformlarda kendini kanıtlamaya, rahatlatmaya ve yalnızlığını gidermeye çalışmak belki bir kısım mantıklı olsa da gerçek insanların bile önüne geçerek sanal hayat oluşturması mantıksız değil midir?
    sosyal medya sosyalleşmek içindir, sanal hayat kurmak için değil.
    1 ...
  31. 2019 dünya ekonomik krizi

    2.
  32. negihan g

    1.
  33. Negihan G ne babası ne kocası ne kardeşi ne de arkadaşı olmayan kişidir,

    hayat denilen şeyin en kötü yanıdır,

    vicdansızlığın, şerefsizliğin, adiliğin, insan görünen hayvanların dürtülerinin en kötü kurbanıdır,

    yüzüne hergün baktığımız ama kim olduğunu bilmediğimiz kişidir,

    toplum denilen şeyin en pis yerindeki çiçektir,

    "dert" diye saçmalayanların suratına çarpan gerçektir,

    ve Negihan G. aşağıdaki mektubu bırakarak aramızdan zorla alıkonulan kişidir;

    "Yine ihanet yine entrika. Ey hayat daha neleri yaşatacaksın, nereden vuracaksın ki? Önce baba tacizi, sonra kız kardeşlerimin eşimle birlikte oluşu, arkadaşlarımın eşimle birlikte olması. Şimdi son olarak kuzenim R. ihanetle dolu bir hayat. Nereden tutunsam? Düşüyorum, tutunacak dalım kalmadı. iki kızıma ne verebilirim ki? Anne miyim ben? Çok sorular var, yanıtları yok. Ben hep düştüğümde kendim ayağa kalkmayı bildim. Yaşadığım acılar beni hep bir tık daha büyüttü. Şu an içimdeki sızıyı anlatabilecek bir cümle yok ki. Her şeyi aşmıştım ben olmadı."

    Kuzeni R.’nin, erkek arkadaşıyla kendisini aldatmasının hayatını bitirdiğini belirten Negihan G., mektubun devamında şunları yazdı:

    "R. ve A., benim bir damlacık mutluluğumdu. Çok mu gördün ki, sen benim canım, ciğerimdin. Dert ortağım, sırdaşım, beni anlayan ailemdin. Candan ötemdin. Yaptığın oldu mu? Benim ailem yoktu, hep eksiktim. Senin her şeyin vardı. Annen, baban, kardeşlerin, çocuğun, kocan varken, bendeki bir damla mutluluk muydu zoruna giden? Benim bir damla mutluluğum seni mutlu edebildi mi? Bu nasıl bir ihanet. Nasıl konuşabildin ki benimle? Beni sen yok ettin. Haftanın 6 günü işimde çalışıyor akşamları da ekstra garsonluğa gidiyorum. Bir pazarım var onda da ev temizliğine gidiyorum. Sadece ayaklarımın üstünde durmaya çalışan bir zavallıyım. Ben artık yaşamak istemiyorum. Bu gece son. Böyle yalan bir dünyada temiz kalınmıyor demek ki. O kadar çok herkeste hakkım var ki, bilen bilir. Hakkımı helal etmiyorum. Emek verip arkamdan oynayanlara asıl hakkım helal değil. Artık gidiyorum cehennemde görüşürüz. Evimdeki her şeyim, motorum ben öldükten sonra satılsın devlet tarafından. Kızlarım C. ve A.D.’nın üzerine hesap açılıp, parası onlara yatırılsın. Vasiyetim olsun."

    Ah be kardeşim, ah be. Seni hiç tanımadan içimi öyle acıttın ki sana bunu yapanları tek tek bulup paramparça etmek istedim.

    Senin şu yaşadıklarının bir tanesini yaşayıp ömür boyu travma yaşayanlar varken sen gene de gülmeye çalışarak kendini çekmişsin.

    ne de güzel çıkmışsın...

    ve yine yalnızmışsın...
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/1629646/+
    1 ...
  34. mutluğun formülünü bulmak

    1.
  35. Aslında bulmak diye birşey yoktur. Çünkü mutluluk her insana göre farklı değerler içerir. Birisi için mutluluk veren birşey başka birisi için anlamsız veya mutsuzluk olarak yorumlanabilir. Fakat bazı durumlarda herkesin istediği bu mutluluk, kendi isteğine göre şekillendirilebilir. Aslında eski bir düşünceden yola çıkılmış fakat biraz modifiye edilmiş bir sistem söylemek istiyorum. Anksiyete, okb ve stress bozukluğu yaşayan biri olarak (şiddetli stress bozukluğu) kendimi iyileştirme sürecinde çok büyük yollar katettim diyebilirim. ilaçların çoğu durumda işe yaramaması veya en küçük bozunmada tekrar rahatsızlığın nüks etmesi çok sık karşılaşılan bir durumdur. Bu yüzden en iyi ilaç kendinizsiniz.
    Bir çok yakın arkadaşımla paylaştığımda onlarında hayatlarının çok daha olumlu yolda etkilendiğini gözlemledim, bu yüzden burada yazma gereği duydum. Şimdi size bunu anlatıyorum;

    Mutluluk için gerekenler;
    -Kendini kandırabilmek (bilinçaltına kadar inmese de ciddi manada hayatını etkileyecek şekilde kandırabilmek)

    bu kadar. bitti.

    şimdi olayın aslına gelelim.

    siz öldünüz.

    evet öldünüz. Dün gece tam 00:00'da öldünüz.

    Ama size son bir 24 saat daha verdiler. Yalnız birkaç kural mevcut. Bu kurallar;

    1 - Bunu kimseye söyleyemezsiniz.
    2 - O gün için ne yapacaksanız, ne planladıysanız onu yapacaksınız. Yani işe gidilecekse işe gidilecek, bisiklet sürülecekse sürülecek, misafire gidilecekse gidilecek, sevgiliyle buluşulacaksa buluşulacak... O gün önceden her nasıl planlandıysa o şekilde devam edecek.
    3 - Fevri davranışlar ve normalde yapmayacağınız hareketler yasak. Örneğin borç ile araba almak, birine zarar vermek veya hakaret etmek, tüm parayı alkole yatırmak vb. normalde yapmamanız gereken fakat son günüm diye yapmayı düşündüğünüz herşey yasak. Tamamen monoton normal bir gün geçireceksiniz.

    Bunun dışında herşeyde özgürsünüz. Bu kuralları çiğnemek, olayları gerçekleştirmeden ölümünüze yol açacak. Aklınızdan bile geçiremezsiniz.

    Şimdi istediklerinizi yapın.
    .
    .
    .
    Ne yaparsınız? Burada yazıya devam etmeden hayal etmenizi istiyorum birkaç dakika. Lütfen dostlarım, devam etme ve düşün...
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    Para umurunuzda mı?

    Geçmişte yaptığınız hatalar, ettiğiniz kavgalar aslında boş şeyler mi?

    Yarına bile çıkamayacakken seneler sonrası için yaptığınız planlar boş mu?

    Gidin sevdiklerinize sarılın, güneşi, yağmuru, soğuğu her ne varsa onu hissedin. Rüzgar teninize değsin. Canlı olmayı hissedin.

    Artık kimsenin dediklerinin sizin için bir önemi yoktur. Rezidansların, arabaların, görünüşünüzün, görünüşünüz için sizi yargılayanların vb. sizin için hiçbir önemi yoktur.

    Sadece sevdikleriniz vardır. Onlara güzel bir veda vardır. Belki yolda bi kuşa yardım vardır veya yaşlı bir teyzeye...

    Şimdi en yakın bir yerden iki avucunuz dolacak şekilde kum alın. O kum tanelerinin sayısı sizi kalan saniyeleriniz. Ancak bu saniyeler en uzun ömrü ifade eder. Belki 3 gününüz var belki 80 yıl bunu kimse bilemez.

    Bunu yapabilirseniz etrafınızdaki insanların ölümü unutarak firavun gibi sonsuza kadar yaşayacağını düşünmesini ve buna göre planlar yapmasını, yalanlar konuşmasını, hasetlik ve kıskançlık çekmesini, çıkarlarına göre davranmasını izleyerek onlara acıyın.

    Çünkü artık onlardan biri değilsiniz.

    Sizin için her saniyenin kıymeti var. Artık 80 yaşında olup halen hasetlik güden, kendini hiç ölmeyecek zanneden paragöz amcalardan değilsiniz. Onlar sizin için sadece birer canlı. Bir ot gibi. Zararlı bir ot, etrafından dolaşılan...

    O kaçtığınız ölüm, sizin yegane mutluluğunuzdur.

    Size ölüm unutturulur ki tamamen dünyaya ait olasınız.

    Bu sizin en büyük sınavınızdır.

    Not: "Hergünü son gününmüş gibi yaşa" mottosuna benzer niteliktedir fakat bu nitelik ölümü beklediğiniz için size hüzün, endişe ve korku verir. Zaten ölmüş ve vedalaşma için geldiğiniz düşüncesi ise size bunları yaşatmaz, fırsat tadı verir.
    Peki bu kitaplaştırılamaz mıydı büyük fontlar ve yüzlerce süslü kelimelerle? Evet kitaplaştırılır. Aranızdan biri yapmak isterse yapsın.
    Benim vaktim yok bu kadar uzak gelecek için.
    Malum, yarın gece 00:00 gitmem gerekli.
    iyi geceler...
    3 ...
  36. insanlıktan halen istifa etmemek

    1.
  37. inadına yaşamaktır.

    belki de daha da inadına.

    çalışıyorum kendi işimde. birşeyler yapmak istiyorum, yapıyorum da. ama değersizleştirmeye çalışılması, insanlar tarfından küçümsenmesi beni bitiriyor.

    herşeyden bir kötü mana çıkartmaya çalışanlardan bıktım. benim yaptığım şeylerin %90ından herhangibir karım yok. olmayacak da. çünkü bana göre iyilik, karşılık beklendiği anda iyilik olmaktan çıkmıştır. yani "ben ona zamanında o kadar iyilik yaptım, bi işim düştü sallamadı" denmesi bile benim için çıkar ilişkisidir, çok çok zor durumda kalmadıkça kimseden yardım istememeyi fakat her konuda herkese yardım etmeyi, konu ne olursa olsun öncelikle kendi başımın çaresine bakmayı öğrendim. durduk yere insanlardan beklenti içerisine girmemek, onlara kırılmamak için belki de.

    keza işe yaradı da. artık kırılmıyorum kimseye. çünkü yapılan hiçbir hareket, söylenen hiçbir söz, arkamdan konuşulan hiçbir şey beni şaşırtmıyor, aksine mutlu ediyor zaman zaman. birşeyler yaptığımda insanların beni taşlaması hoşuma gidebiliyor. Bu karşımdaki insanın niteliğine ve niyetine bağlı olarak beni daha da hedefe kilitleyebiliyor, bu da karşımdakini daha da sinir ediyor. Hatta aramı bozmamam, ne derse desin suratına gülmem iyice karşımdakini çileden çıkartabiliyor ve bu da beni güçlü kılıyor.

    fakat anlamadığım şeyler var insanlar hakkında. üniversitedeki konuşmam gibi. insanlar birbirlerine not vermiyorlardı sınavlarda. girdim içeri bağıra bağıra "ulan herkes 100 alsa bunun bu insana zararı ne karı ne? herkes sıfır alsa zararı ne karı ne? bu nasıl mantık ve bu nasıl bir kıskançlık? bu hasetlik bu çekememezlik nasıl bir kişilik bozukluğunun, nasıl bir ego tatmini amacıdır ve kime yarayacaktır? açık açık bu tip insanların şerefinden şüpheleniyorum" diye. sonrasında işte bana kimse not vermedi ve arkamdan bir sürü konuşmalar geçti. ben kötü bir insan oldum.

    ben halen bir insanın "durduk yere" yalan beyanda bulunmasına anlam veremiyorum. yani sırf "tipini beğenmedim" mantığıyla diğer insanlara davranışlarını anlayamıyorum. dedikodunun mantığını çözemiyorum. hasetliği anlayamıyorum.

    insanlar dini bile istediği şekle sokmuş, Allah ın namaz kılmayana, oruç tutmayana, hacca gitmeyene vb. cezasının olmadığı, ahlaksızlığın, hasetliğin, kibirin, hak yemenin, cana kıymanın, tecavüzün cezaya girdiği bir dini bile 5 vakit namaz kılıyorum diye namaz kılmayanın arkasından konuşup dedikosunu yapan, hakkını yiyeni anlamıyorum.

    çok mantıksız geliyor sözlük.

    "insanlık buysa ben istifamı sunar giderim aga" da diyemiyorsun.

    anlamıyorum.

    yemin ederim bendeki beyin yetersiz bu konuda.

    yetemiyorum.
    1 ...
  38. asgari ücretin düşmesi

    1.
  39. 2016 yılı asgari ücret 1300tl=490$
    2017 yılı asgari ücret 1404tl=390$

    (bkz: çaktırma)
    3 ...
  40. firma batırmak

    1.
  41. an itibari ile yaptığım olaydır. şöyle ki;

    ben geçen sene kendi işime ek olarak dışarıdan iş alan biriydim. gene böyle bir iş geldi. iş veri çözme işi. 1.5 milyon değerindeki bir işin mihenk taşı konumunda.

    bana verileri yolladılar baktım çözülmüyor, oydu buydu derken arge olmamın da vesilesiyle tüm verileri tekrar baştan düzenleyip çözüme ulaştım. normalde 5-6 bin tl ye yapılan bu işi 1500 tl ye yapacağım hakkında anlaşmıştık.

    verileri çözdükten sonra yolladım ve adam arayıp tekrar pazarlık yaptı. 1000 tl dedi, lanet olsun tamam dedim ve 300 tl yolladı.

    sonradan öğrendim ki bu veriler tüm türkiyeyi dolaşmış ve hiçkimse çözememiş en son bana gelmiş. ayrıca daha önce bu şirketle çalışan bir çok kişiyle yollarım kesişti. insanlara maaşlarını vermeyen, telefon faturalarını bile ödemeyen bir şirket olduğunu öğrendim.

    gün geldi çattı.

    geçen hafta beni aradılar. çözümlediğim verileri kaybetmişler. o veriler olmadan paralarını alamazlarmış. kusura bakmayın bende de yok veriler dedim. bir daha çözmemi istediler, bir daha çözemeyeceğimi belirttim, ücretini verebiliriz dediler çok yoğunum kabul edemem dedim. her gün 5-6 kez arıyorlar farklı numaralardan, mesajlar atıyorlar cevap vermiyorum. benden başka kimsenin verileri çözemeyeceği de aşikar.

    istesem 10-20bin tl mi alır ve yoluma bakarım fakat bu firmayı kurtarmak demek, önümüzdeki yıllarda onlarca belki de yüzlerce insanın da emeklerini çalmasını sağlamak demek.

    bu yüzden, ismini veremyeceğim firmanın batmasını sağlıyorum. bugüne kadar haksızlıkla kazandığı tüm malını mülkünü sattırıyorum.

    ben 300 tl nin hakkını 20 kat fazlasıyla verdim zamanında, kaybetmeleri benim suçum değil, ayrıca ben tekrar onlarla çalışmak zorunda değilim.

    bu durumdan öyle bir hoşnut oldum ki tüm günüm mükemmel geçti.

    keşke tüm şerefsiz firmalara bunu yapabilecek fırsat elime geçseydi.

    antikapitalist adama denk geldiler.

    100bin tl versem alamam bu zevki.

    teşekkürler sevgili firma.

    edit: arkadaşlar veri çözme olayını bilgisayarda bug bulma gibi birşey zannedenler var. buradaki veri hassas gnss aletleriyle toplanan anlık koordinat verilerinin dengelenmesidir. statik veriler deriz bunlara ve 1 saat boyunca 3600 adet koordinatı 55er satıra çeker. yani 55x3600 satır. ki bu tek veridir, bunun gibi binlercesi olabilir. gnss ağ dengelemesi olarak geçer. içerisinde tarih bilgileri vardır ve işin yapıldığı gün ölçülmek zorundadır. çünkü uydu konumları buna göredir. bu yüzden sonradan ölçemez. bunlardan o günün uydu koordinatlarına göre tekrar düzenlenmesi gereklidir fakat bunu yapmak çok zordur. o günün tüm uydu bilgilerini çekip ona göre düzenleme yapmak gerekir ki jeodezik problemler diferansiyel ile hesaplanır. teorik olarak bilen hocalar bile yapamaz. çünkü uygulaması gerçekten beladır. benden başka bununla uğraşacak kimse olduğunu zannetmiyorum türkiyede.

    olay programcılıkta %20 dolayında. gerisi istatistik, diferansiyel ve jeodezi karmasıdır. bu yüzden çok zordur.

    not: harita mühendisiyim.
    35 ...
  42. rus büyükelçisi suikastı beyin yakan teoriler

    1.
  43. büyükelçinin öldürülmesindeki beyin yakan teorilerdir.

    15 temmuzdan sonra bir çok yerde yazılıp çizilen, olacağı birçok kez dile getirilen öenmli diplomat ve siyasilere yapılacak olan suikastlerden biri gerçekleşmiştir. Bir çok teorisyene göre iç karışıklık öncesi yapılan en önemli eylemlerden biridir.

    Teori 1: Tetikçi bireysel bir eylem gerçekleştirmiştir, el-kaide sloganlarına bakarak farklı bir cemaat üyesidir ki en zayıf teori budur. Çünkü Suriye politikasında konusunda Türkiye - Rusya ve iran yanyana gitmektedir. Ruslardan önce kendi ülkesine saldırması gerekirdi, saçma bir durum olur.

    Teori 2: Olay Erdoğan'ın kendi planıdır. "Aramızı bozmaya çalışan nifaklar var, daha sıkı sarılmalıyız" diyerek arka planda kendi çıkarında bir olay gerçekleştirmiştir. Bu da düşük bir ihtimaldir, çünkü her ne kadar kendi istihbaratımız zayıf olsa da diğer istihbaratlar bunu çok kolay bir şekilde öğrenerek Erdoğan'ı pişman edeceği aşikardır. Erdoğan'ın böyle bir topa gireceğini düşünmüyorum, özellikle de böyle bir dönemde.

    Teori 3: Putin'in devrede olması. Putin'in ohal'de olan ve sıkı bir güvenlik önlemi olan Türkiye'ye Rus müfettişlerini ve ajanlarını aleni bir biçimde sokabilmesi için gereklidir. ilk açıklamalardan biri de zaten "rus müfettişleri Türkiye'ye doğru yola çıkmıştır" diyerek. Rusya'da ise dışişleri bakanlığından, önce bakan sonradan ise bakanlıkta çalışan bir yetkili olduğu iddaa edilen kişinin 1 saat kadar öncde öldürülmesi ise konu hakkında bir soru işaretidir;

    http://www.haberturk.com/...a-rus-yetkili-olu-bulundu

    Durumda olaya Rusya devleti destekli rus mafyasının oyuna dahil olduğu durumları yabancı forumlarda konuşulmaya başlanmıştır.

    Teori 4: Fetö yapılanması. En güçlü teoridir. Polisin geçmiş yıllarda Fetö dersanesinde olması, o dersaneden polis okulu kazanması, 14 - 16 temmuz arasında izin alması ve bugün raporlu olması, 3 gün önce aranan bir fetöcü ile beraber kalması, polis okuluna girdiği dönemdeki birçok müdür ve yetkilinin fetö üyeliğinden meslekten ihraç edilmesi belirleyici etkenlerdir. Yarınki Türkiye - iran ve Rusya'nın gerçekleştireceği toplantının erteletilmesi asıl amaçtır. Bunun dışında Türkiye - Rusya - iran zincirinin en büyük halkası olan Rusya'nın kırılma yaşaması amacı vardır.

    Sorunlar:
    1 - Rusyadaki dışişleri yetkilisinin olayla alakası nedir?
    2 - Olaya rus mafyası mı dahil edildi?
    3 - Saldırganın öldürülmesinin amacı nedir? Bilerek kendini mi öldürttü?
    4 - Neredeyse eş zamanlı olan Zürih'teki camii ve Almanya'daki noel pazarına giren tır saldırılarının olaylardaki alakası nedir? Hem müslümanlara hem de hristiyanlara bir akşamda bu saldırılar neden?
    5 - Saldırganı öldüren kişi veya kişiler fetöcü mü? Rehinesiz tek kişiyi neden mermisi bitene kadar beklemeyip öldürdüler? Büyükelçi Zaten arkadan defalarca mermiye isabet aldı ve anında bilincini kaybetti, yani öldü. Bu acele nedendi?

    Dünyada değişen bir denge var, taşlar yerinden oynuyor ve bunun sebebi nedir şu anlık göremiyoruz fakat olayın içinde Türkiye'nin önemli bir rolü olduğu aşikardır.

    Edit: Bu haber geçen seneden.

    http://haberrus.com/polit...konsoloslugu-kapatti.html

    Anlaşılan bu olay bizimle değil, Rusya ve Amerika arasında bayadır süren bir eylem.
    30 ...
  44. diplomatlara ve önemli siyasetçilere suikast

    2.
  45. akıllı olmak gerekli. siyasi düşünmemek gerekli. durumun siyasetle alakası yoktur. erdoğan karşıtı olmak suç değil. erdoğan karşıtlığının kullanılması olabilir. insanların zaaflarının kullanılması gibi. dincinin dini, atatürkçünün atatürkü, alevinin cemevi, kürtün toprağı, erdoğan karşıtının da erdoğan zaafı. herkes ayakta ve akıllı olsun. biz hepimiz kardeşiz, kendi içimizde didişiriz fakat aile gibi. dışardan kimsenin aileye dahil olmaması gerekli, yoksa dağılırız.
    1 ...
  46. gerçek 3d model üretimi

    2.
  47. kimsenin sallamadığı, hatta anlam veremediğim bir şekilde eksilenen model üretim şeklidir.

    gençler arada böyle şeyler de yapın. şunu yapabilecek aranızda yüzlerce adam var ama karı kız peşine zaman öldürüyorsunuz.

    yapmayın oğlum.

    yardım bile edecem diyorum ama bir tane bile hoşuna giden, bunu bende yapayım diyen adam yok.
    2 ...
  48. gigapixel

    4.
  49. yaşam denen şey

    3.
  50. Maç izlerken senelik 3 milyon TL kazanan futbolcu ayağının altından topu kaçırınca "normal birşey, adam yoruldu" diyen patron kişisinin, 1300 TL verdiği işçisinden beklediği olaydır.
    0 ...
  51. trump suikasti

    1.
  52. Yeni seçilen amerikan başkanı donald trump'a yapılması beklenen suikasttir.

    Öncelikle John F. Kennedy suikastini hatırlayalım. John F. Kennedy çıkarttığı 11110 sayılı kanunla Amerikan dolarını basma yetkisini Rotshild ailesine ait olan Federal Reserve Bank'ın elinden alarak Amerikan Merkez Bankası'na vermiş ve ''bir ülkenin parasının denetimin şahısların elinde olmasının büyük bir sorun olduğunu'' belirterek kendi sonunu hazırlamıştır. Kendi gücünün temsili olan bu yapılanmanın elden çıkması demek, ölüm demekti. Bu yüzden "ya biz ya Kennedy" kararına dönüşmüş ve suikast düzenlenmiştir.

    11110 yasası ile ilgili bilgiler;
    https://en.wikipedia.org/wiki/Executive_Order_11110
    http://www.hermes-press.com/frs1.htm

    Konuşması buradadır;
    https://www.youtube.com/watch?v=PM-1_4W5AiE

    Suikast hakkında biraz daha bilgi;
    http://humansarefree.com/...-after-shutting-down.html

    Trump'ın da ilk hedef olarak Federal Rezerv'i ele geçirmek istediği aşikardır. FED hakkında birçok eleştiri yapmıştır ve düzenleme getireceğini defalarca dile getirmiştir. ilgili haberlerden bazıları;

    http://fortune.com/2016/0...eserve-has-false-economy/
    http://www.thedailybeast....al-reserve-is-rigged.html
    http://www.businessinside...erve-janet-yellen-2016-11

    Daha önceki başkanlar gibi davranmadığı, 40 yıllık dış politika planlarını alt üst edeceği söylemleri doğrultusunda kesin gibidir. Şu an en önemli unsur olan tüm dünyanın para biriminin(dolar) sahibi olan kişi ve kişileri bundan elemek isteyerek, aslında kendisini de onların arasına sokmaya, oyuna dahil olmaya çalışmaı gerçeğidir.

    Bu yüzden tüm Amerika'da şu en eylemler tüm şiddetiyle devam etmektedir, daha da sürecektir diye tahmin etmekteyim. Bildiğiniz üzere bir çok eyalet ABD'den ayrılmak istemektedir.

    Bu eylemler çok ciddi boyutlara ulaşabilir, ülke ciddi manada karışabilir. Dolayısıyla Trump'ın kendisi bu işin peşini bırakmaz, FED ile arasında uçurum açarsa suikast kaçınılmaz olacaktır.

    Bu yüzden bu yazdıklarım bir kenarda dursun. ileride lazım olabilir.
    0 ...
  53. simpsons çizgi filminin geleceği öngörmesi

    3.
  54. Ben durumu anlayıp buraya yazana kadar haberlerde bile çıktı.

    Kapitalizmin gözü kör olsun.

    Çalışıyordum....
    0 ...
  55. uzaylıların dünyada olması

    1.
  56. Uzaylılar kimdir nedir bilinmez, ama insanoğlunu biliyoruz.

    Farkında mısınız bu ara tüm yapımlarda uzaylı figürü görüyoruz. Hatta bu durum çizgi filmelerde bile işlenen bir konu olmaya başladı. Bizi hep kurtaran Amerika'ya burdan teşekkür ediyorum, olmasalar bitmiştik.

    Google'da "en gizli yerler" diye arattırdığınızda 51. bölge ilk sıralarda karşınıza çıkacaktır. Peki dünyanın en gizli (!) yerlerinden birini 5 yaşındaki çocuğun bile gözüne sokmak nedendir? Her filmde her çizgifilmde bunu işlemek nedendir? Ya da gerçekten gizli(!) olsa size duyuracaklar mıydı?

    10-15 sene öncesini hatırlıyorum. insanlara "uzaylıların varlığına inanıyor musunuz?" diye sorduğunuzda halkın büyük çoğunluğu inanmaz, inanana da deli gözüyle bakar, gülüp geçerdi. Şu an ise halkın neredeyse tamamı inanmakta ve uzaydan gelecek bir tehtide kesin gözüyle bakmaktadır.

    Son yıllarda insanların düşünce alt yapısı ile nasıl oynandığını görüyoruz. Son yıllarda artan uzaylı istilaları filmleri, kitapları, yazılar vb. çok sık yayınlanmaya başladı.

    Peki bu filmlerde uzaylılar bize neden saldırmaktadır?

    Ham maddeler için mi?

    Su için mi?

    Milyarlarca km uzaklıktan gelen, teknolojide uçuk seviyede olan bu canlılar, suyu veya diğer elementleri kendi labaratuarlarında yapay olarak üretemez mi zannediyorsunuz? Bu kadar yüksek teknoloji sahibi canlıların sizin gibi sürekli birbirine saldırıp öldüren, para için toplumları katleden basit bir canlıyla uğraşır mı zannediyorsunuz?

    Şimdi gelelim Ronald Reagon, George Bush, Clinton gibi Amerikan başkanlarının bir çok kez dile getirdikleri "keşke dünya ortak bir güç karşısında birleşerek kardeşliği öğrenebilse.." laflarına. Bunu 1954'den bu yana neredeyse istisnasız her başkan (Kennedy hariç) dile getirmiştir. Hatta işi abartan eski ABD başkanı Dwight Eisenhower uzaylılarla 3 kez toplantı yaptıklarını ve barış imzaladıklarını açıklayacak kadar uçmuştur. Resmi haberdir;

    http://www.dailymail.co.u...on-consultant-claims.html

    Şimdi yukarıdaki soruyu tersten sorayım;

    insanların ufo gibi bir alet yapamayacağını mı sanıyorsunuz?

    Basit salınım hareketinin heterojenik bir yayılım ile yapılabileceğini bilmiyor musunuz?

    Hayret!

    Peki insanoğlunun bundan karı ne?

    Ankara'nın üzerinde 3-5 tane bomba patlatan ufoyu tek def edebilecek(!) tek devlet olan Amerika'nın gelip Ankara'nın ortasına üs kurmaya, hiçbir suç hükümlülüğü olmadan "yaa abi uzaylılar yaptı biz sizi koruyoruz işte" diyerek istediği yeri kendi yapımı ufolarla yıkıp, oraya savunma gibi girip işgal edebileceğini ve tüm dünyanın sempatisini kazandığı, siyaset ve politikadan bi haber canlıların "meclislere, köprülere, askerler ve bankalara" saldırı düzenleyecek olmasını hayretlerle izleyeceğimiz günler yakındır.

    Bunu zaten hep yapıyorlar, siz farkında değilsiniz. Bir aşının testleriyle üretiminin 20 yıla yakın olup, "domuz gribi", "kuş gribi" gibi hastalıklara 6 ay sonra çıkması nasıl oluyor zannediyorsunuz?

    Siz istilanın ister oyun olduğunun farkında olun isterseniz gerçekten uzaylı zannedin, farketmez. Bu cisimleri şu anki hiçbir sistem def edemez, dolayısıyla ülkenize bu adamları sokmak zorundasınız.

    Tabii ortadoğuda saçma salak herkesi birbirine sokup, diğer devletlerin tüm dikkatini (Rusya hariç) toplayabilen bir strateji de muazzam. Az daha dikkati o tarafta tutsunlar, zaten dünyada istedikleri yer onların.

    Ne güzel plan dimi?

    Tıpkı filmlerdeki gibi.

    Tişikkirlir sipirmin!
    5 ...
  57. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük