çok kimseden duyulan, "tekrardan size döneceğim" sözünün uyandırdığı meraktır. tüm illerimizi taradım, ama bu ilçemizi bulamadım. yerini bilen yazarsa, biz de aydınlanmış oluruz.
not: eveeet, "tekrardan" saçmalığını kullanan bir türkçe özürlü şebek hemen eksiyi basmış!... çocuğum, sen önce dilini doğru dürüst kullanmayı öğren. : )))
samsun'un atakum ilçesinde, kurupelit yat limanının doğu dalgakıranının dışında, karadeniz dalgalarının taşıdığı kumla oluşmuş üçgen biçimli yeni bir kumsaldır. adını karşısında bulunan peçko adlı kafeteryadan alır.
yaklaşık 2010 yılından beridir moda olan tek düğmeli, bele oturan, gömlek kolunu dışarıda bırakan ceket modeli nedeniyle sergilenen fotoğraf duruşudur. bu duruşun en belirgin özelliği, kolların eski doğu alman haltercileri gibi tavuk kanadı konumunda olmasıdır.
sutyen sözcüğünün sanılanın tersine süt sözcüğüyle bir ilgisi yoktur. sutyen sözcüğünün kökeni fransızca "soutien-gorge"(göğüs desteği, göğüslük) tamlaması olup; fransızca "soutenir" (alttan tutmak, desteklemek) eyleminden türetilmiştir.
not : eksi oy vermiş olmak için eksi oy veren kumbara götlülerden de gına geldi, ha!...
2014 ve 2018 yıllarında iki kez seçilmiş olan erdoğan'ın üçüncü kez aday olabilmesinin tek yolu erken seçimdir. muhalefet kendisinden kurtulmak istiyorsa, erken seçim seçeneğinden uzak durmalıdır.
çok sık tanık olduğum ve böbreklere zarar bir durumdur. parasızlıktan ucuz ve ağsız (çakma) deniz şortu almak zorunda kalanların başvurduğu yöntem olsa gerek. aslında en iyisi yine slip mayo; sudan çıkıp, şezlonguna gidene kadar kurumuş oluyor.
fiziksel güzellik kadının ambalajıdır. sen o ambalaja tav olup, işin zeka yönünü pas geçersen, doğacak çocukların da en az senin kadar beyin yoksunu olur, bilesin.
afjet afyonspor taraftarlarını bir türlü inandıramadığım durum. adamlar her yere "bu alemde kimseye afyok" diye yazıp duruyorlar. tdk sözlüğüne bile baktım; dilimizde "afyok" diye bir sözcük bulunmuyor.
izmir gibi chp'nin alıp, götüreceği belli olan yerlerde sorun yok; ancak ankara ve istanbul gibi akp'nin yirmibeş yıldır kazandığı kentleri; üstelik de ucu ucuna kaptırırsanız, orada topun ağzındaki ilk kişi il başkanıdır. işte bu nedenle, anılan iki ilin başkanları suyu bulandırarak, götü kurtarma derdine düşmüşlerdir.
tam adı "başkent akademi spor kulübü" olan, eski bugsaş spor adlı kulüp. ikinci lig kırmızı grupta, orta sıralarda yer almakta. rumuzu "bask ankara" olsa, daha iyi olurdu sanki.
görme engellilerin gözbebekleri genellikle sağa, sola ya da yukarıya kaymış biçimdedir. bu görüntüyü gizlemek için olabildiğince koyu renkli gözlük kullanırlar.
son dönemlerde çevremde sıkça tanık olduğum bir garip uygulama. çiftimiz resmi nikahını yaptırmış, ama herhangi bir nedenle düğünü ileri bir tarihe ertelemişler. bir bakıyorsunuz, düğünün yıldönümünü evlilik yıldönümü olarak kutluyorlar. oysa evlilik kurumu resmi nikahla oluşur; düğünle değil.
sevişme tekniğiniz iyiyse, feminist sevgilinizi inletmeniz çok doğaldır. sonuçta feministler de seksten zevk alır ve "lezbiyen olmayan" feministler partner olarak erkekleri seçer.
turan usta olur... niyazi kesim olur... terme özler pide olur... çarşamba şehir lokantası olur... gülhan olur... pide55 olur... ama o "pidem" denilen yer asla olmaz!...
yaşı yetenler anımsayacaktır; akp öncesi sağlık çalışanlarına böyle kitlesel bir saldırı yoktu. o dönemde bir doktor saldırıya uğramışsa, arkasında daha önceye dayanan kişisel bir anlaşmazlık çıkardı. ne zaman ki akp geldi bu saldırılar başladı. özellikle de sağlık bakanı recep akdağ'ın denetim yaptığı bir hastanede doktorları duvarın dibine dizip, hastalara; "-var mı bunlardan bir şikayetiniz?..." diye sorması tam anlamıyla bir hedef gösterme ve okumuşu cahile kırdırma politikasıydı. sonrası malum...
yeni sistemle birlikte cumhurbaşkanlığı partiler üstü, tarafsız ve "devletin başı" olma niteliklerini yitirmiştir. cumhurbaşkanının herhangi bir siyasi parti genel başkanından farkı kalmamıştır. bu nedenle cumhurbaşkanına hakaret suçunun cezası, herhangi bir siyasi parti genel başkanına hakaretin cezası düzeyine indirilmelidir.
gazi üniversitesi dhkp-c sorumlusu olarak çıktığı siyasi yolculuğunda, dsip durağında soluklandıktan sonra akp garında "gelecek güzel günleri" beklemekte olan rüzgar gülü. kabataş yalanına en sıkı sarılanlardan olup; tarihin işbirlikçilere biçtiği sonu bildiğini umarız.
ingiliz evrimbilimci ve ateist prof. richard dawkins öncülüğünde gelişen ve kısaca "agresif ateizm" olarak tanımlanabilecek akım.
bu akımda ateist olmak basit bir tercih değil; akıl sahibi her insanın benimsemesi gereken bir görüş/tutum olarak öngörülmektedir.
başka bir deyişle, bu akıma göre ateistler bir köşeye sinip, sessizce ateizmlerini yaşamak yerine, ateizmi benimsemeyenlere karşı "düşünsel" bir saldırganlık içinde olmalıdırlar.
nüfusumuzun yalnızca yüzde ikisini oluşturan ve giyim, davranış, yaşanılan ve takınılan yerler konusunda aralarında birliktelik olmayan ateistlerin kimliklerinin saptanamamasından kaynaklanan durum.
buna karşılık türban, tesettür, sarık, çember sakal gibi dış görünümle, camii ve mescid gibi ortak alan birlikteliği nedeniyle müslümanlar sürü halinde gezinen keklikler gibidir.
bir ateisti avlamak için geçen sürede en az bin müslüman avlanabilir.
bu durumda ateistlerin psikopatlaşması ve seri katile bağlamasına neden olacak davranış ve söylemlerden kaçınmak müslümanlar açısından yararlı olacaktır.
danişmendliler tarafından 1192 yılında, türklerin deniz kıyısına kurduğu ilk kale olarak yapılan; evliye çelebi'ye göre çevresi beşbin adım, yetmiş kuleli ve ikibin mazgallı askeri yapı.
1869 yangınından sonra yeni yerleşim alanı açmak için yıktırılmış ve taşları da yeni binaların yapımında kullanılmıştır.
geride yalnızca siyah-beyaz bir fotoğrafı, kitabesi ve 1m yüksekliğinde, 8m uzunluğunda duvar kalıntısı kalmıştır.
Çaydanlık içine konulan suyun ateş üzerinde ısıtıldığı madeni kaptır ve bu iş için özel olarak tasarlanmıştır.
kettle denilen ve türkçesi ısıtıcı olan aletin enerji kaynağıysa elektriktir "lan".