redd in önceki şarkılarının akustik versiyonlarının bulunduğu 2008 yılı çıkışlı albümü. ayrıca albümün içinde senden sonra isimli bir şaheserde yerini almıştır.
şahsımın kayıtlı oldduğu izmir ekonomi üniversitesi psikoloji bölümünde okutulan acayip içerikli bir ders. bağımlı değişken, manipülasyon vb. gibi kelimelerin havalarda uçuştuğu, spss in acayip yanlarının keşfedildiği dersdir aynı zamanda.
apple ın ürettiği ipod u ve pazarlama stratejilerini yerden yere vuran mükemmel ötesi ürün ve linkteki filmi. buyrun izleyin, gülünüz neşelensin... özellikle şarj aletine dikkat....~ipod tic& remote control
~
sloganları: "you'll be itching to use it"
kullandığım mor ve gri renkli temada uludağ sözlük logosu yerinde bulunan log. tasarımcı burda ne anlatmak istemiş tam 4 gündür onu çözmeye çalışıyorum....
kandilli rasathanesi deprem araştırma enstitüsünün internet sayfasının altında verilen telif hakları yazısının altında bulunan bize yazın kısmında bulunan komik ibare. ama tabi onlarda bıkmış her gün kimbilir kaç kere aynı soru...
kendisi ilk elektro gitarım olmasının yanında fiyat kalite olarak grx170 i aratmaz. genelde set halinde satılan bu gitarlar piyasadaki en kötü ibanezler olarak bilinirler.made in china finished in indonessia biçiminde üretilirler. ağacının kaliteli oldığu ve orta sınıf manyetiklerle çok ekmek yenebilineceği de gözlemlenmiştir.
günümüz türkiyesinde ne yazık ki beklenebilinecek olaylardan bir tanesi...bu kadar çok abazan varken ülkemizde.... hele ki tacize belediye otobüsüyle gidiyorsa malum abazan tadından yiyemez artık tacizi...
90 ların ortasında bir fenomen halini almış davranış biçimi. cep telefonlarının yeni yeni yaygınlaştığı dönemlerde herkes aldığı o iri kasalı ericssonlar taşımak için beline taktığı sırada yurdum insanıda belinde telefon varmış izlenimi versin diye bildiğin numaralı gözlüğün kılıfını beline takar dolaşırdı... yerdik bide uzaktan bakınca biz bu tipleri, ama bütün karizmaları önlerine konulan bir şeyi okumak durumunda kaldıklarında bozulurdu. bir anda baş öne eğilir, umutsuz bakan gözlerle kılıftan çıkarılan gözlük göze yerleştirilirdi... hey gidi hey...
kesinlikle terzi kendi söküğünü dikemez atasözünü duymamış kişidir. bilhassa ben bir psikoloji öğrencisi olarak kaç kere psikologa gitmeye karar vermişimdir kendim bile sayamadım. ama hocalarımızında zaman zaman gittikleri birer gerçek..
işevuruk tanımlama soyut ve ölçülemeyen şeylerin ölçülmesi için somutlaştırılarak tanımlandırılmasıdır. ingilizcesi operational definition olarak geçen bu kavram türkçede operasyonel tanım olarakda geçer. örnek vermek gerekirse bir insanın şiddete eğilimini ölçmek için yazı yazarken standart bir kalemi ne kadar bastırdığına bakılabilinir.
dışarıdan bakıldığında tey tey tey denilecek, abazan erkeklerimizin ağzının suyunu akıtacak bir olaymış gibi olsada sanıldığı kadar da iyi olmayan durum. "hoca daha ne karı kız bol" da diyebilirsiniz.... ama eğer ders arasında iki geyik çevireceğin erkek kişisi yoksa o sınıfta, "abi galatasaray napar akşam" dediğinizde yanınızdaki kızın anlamsız bakışlarını farkettiğinizde ve en önemlisi onca kızın tiz sesinin bir anda bir şeyler söyleyip beyine verdiği ufak zararları düşününce gerçekten kavranıyor zorluğu....hatta bir keresinde sosyoloji hocamız "siz benim yıldız kızlarımsınız" demişti...o an sorgulamaya başladım her şeyi...*
izmirli olmalarına rağmen kendilerini bir türlü o familyadan göremeyen çoğu karşıyaka ilçesinde yaşayan kişinin yol açtığı anlamsız dilemma.bu insanlar sadece izmirde anlaşılabilindikleri gibi başka bir ile gittiklerinde "ben karşıyakalıyım" dedikleri anda karşılarındakinden ufak bir gülümseme eşliğinde "bi siktir git"lafı işitirler.bu hastalığın bir farklı versiyonuda ben bostanlılıyımdır... onlarda inatla karşıyakayla farklı bir yerde oturduklarını sanarlar...
22 temuz 2007 genel seçimlerinden sonra üzerinde durulduğu gibi mazotu 1 ytl yapacak bir parti iktidar olamaması ama kürt içerikli bir partinin meclise girmesiyle söylenecek yeni söz öbeği....*
bir adam ki araç olarak gördüğü şey üzerinden kumpaslar kurup ülkeyi serüvenlere sürükleyen,oy alabilmek için çokca demokratik görünen ama ilk fırsatında aracını park edecek olan...ve onun iktidar olması...evet ben demokratiğim ama irticayı destekleyenler,şeriatçilerle demokrasi yürümez....