diyerekten film hakkında yorum, tavsiye, içerik yazacaktım ama vazgeçtim. aylar sonra girdiğim ulusözlükte hiç mi akl-ı selim insanların egemen olacağı, güzel mevzuların derinlikli paylaşımların yapılacağını göremicem? yazsam da nasılsa filmmiş la deyip okumucak kimse.
Türkçenin çok zengin ve harika olduğunu düşünen Coburg, Almanyalı şair, roman-anlatı yazarı. 1999-2002 arası Küba'da yaşadı. bir süredir Türkiye'de yaşıyor.
Türk şiirinin izini sürmek için Ankara'ya gelmiş. Cemal Süreya'nın Türkçe gazetelerden daha anlaşılır olduğunu söylüyor. Haklı.
Türkiye'ye bir burs ile gelip kalmaya karar vermiş. Türkçe şiir de yazıyor. Sözgelimi fanzininde de yayınlandı 3 şiiri.
#şiirsokakta etkinliğine değer veren bu güzel insanı tanıyın, bilin.
allstar seçmelerinde hedonun kadroda yer alabilmesi için hergün bir defa oy vermek gerek. hedo bunu hakediyor. hadi kaptanı orlandoda yapılacak allstara gönderelim!
herhangi bir müsabakada iki tarafı birden desteklemek, gönül vermektir efenim.
son olarak sporting-porto maçında yaşadığım gerilimdir. iki tarafın da kazanmasını istemememle birlikte, beraberlik sonucu bana ciddi kazançlar sağlayacaktı. çizgiden çıkan toplar, sert şutlar, derinlemesine enfes paslar derken, ömrümden ömür gitti.
iki tarafı da tutarak, beraberliği desteklediğim müsabakadan, ben galip ayrıldım. sevgiler.
ilkokulundan tut üniversitesine, huyu kuruyasıcalar tarafından her sınav sonrası söylenen söz. sonuç olarak dersten kalmaları gerekirken hep en yüksek notlarla geçerler. sanki "oğlum süper geçti lan" dese hor görücekmişiz, aramıza almıcakmışız gibi mi düşünüyolar ne, anlamadım gitti.
senelerdir tüm futbolseverleri taraflı tarafsız güldüren olaydır.
yahu arkadaş, adam zaten ceza sahasının en yakın noktasına neredeyse 15 metre, ceza sahasının göbeğine de yaklaşık 35 metre uzaklıkta. uzun yıllardır çimler belirli mesafelerde bir koyu bir açık renkte. ve hakemler her zaman en son savunmacının hizasındadır.
yani sen elini kaldırdın diye, kalecin elini kaldırdın diye, ceza sahasındaki tüm takım arkadaşların el kaldırdı diye hakem de bayrağını mı kaldırıcak?
--spoiler--
Ülkemizde çocukların yeterli oranda su içmediğini söyleyen uzmanlar, yetersiz sıvı alımının çocuğun fiziksel ve zihinsel performansını olumsuz etkilediğini söylüyor.
--spoiler--
And if they get me and the sun goes down into the ground
And if they get me take this spike to my heart and
And if they get me and the sun goes down
And if they get me take this spike and
You put the spike in my heart
And if the sun comes up will it tear the skin right off our bones
And then as razor sharp white teeth rip out our necks I saw you there
Someone get me to the doctor, someone get me to a church
Where they can pump this venom gaping hole
And you must keep your soul like a secret in your throat
And if they come and get me
What if you put the spike in my heart
And if they get me and the sun goes down
And if they get me take this spike and
ve daha nicesi sözlere sahip, ritmik, rock şarkısı.
belediye otobüslerinde bazı insanların başını cama dayaması hadisesidir. cama dayanan baş, cam üzerinde saçtan ayrılmış yüklü miktarda yağ bırakarak yolun görünmesini engellemekte; daha sonra oluşan buğulu cam görüntüsünden dolayı vatandaş ineceği durağı bile kaçırabilmektedir.
görüldüğü anda şaşkınlık uyandıran, şaşırtan, gülmekten yaran film sahneleridir.
emrah filmlerinden aldığım yetkiye dayanarak açılan bu başlıkta, emrahın klozet üstünde otururken pantolonunun çekili olması, üstüne gazete okuması, kız arkadaşının tuvalete girdiğinde sahiden de pantolonun inik olmadığını bilircesine tepki vermesi örnektir. yarmıştır nitekim.
ayrıca shaymalan filmlerindeki bakışlar için de buradan selam olsun. *
39 yaşında iskoç futbolcudur efenim kendileri. Hawick United-Pencaitlend maçının 81. dakikasında ikinci sarıdan ilk kırmızısını alıp ardından 5 kırmızı kart daha görerek 6 kırmızı kartla rekor kırmıştır. ardından federasyonun verdiği 2 yıl men cezası ile birlikte kariyerini noktalamıştır.
yuh dedirten hadisedir. "ekonomik gelişmenin sonucu olarak eğitim, sağlık, sosyal yaşam ve sporda çağ atlatıldı" detayıyla bir ege gazetesinde çıkan haberin asıl kastı manisa'nın gelişen ilçesi alaşehirdir. her gelişen yer city biti falan mı olacaktır. yuhtur! ne diyem...
adından da belli olacağı üzere dokuz eylül üniversitesinin yegâne sinema topluluğudur.
kendilerini;
"Bir avuç insan olarak çıktığımız bu yolda, gün geçtikçe büyümeye ve güçlenmeye devam ediyoruz. 1993'te kurulan ve kurulduğu günden bu yana sürekli sorunlarla boğuşan, bir açılıp bir kapanan, etkinlikleri sekteye uğrayan DEU Sinema Topluluğunun makus talihini hep birlikte yenmek için uğraş vermekteyiz. Karşımıza çıkan binbir türlü güçlükle başa çıkmaya çalışıyoruz.
'Üye Esaslı' çalışma programımızı uygulamaya koyarak tamamen bir öğrenci hareketi olmak için uğraş veriyoruz. Hepimiz öğrenciyiz, hepimizin duyumsadığı, karşılaştığı sorunlar paralel. Dolayısıyla bu karmaşa ve hengame içinde ortak hareket etmenin, ortaklaşa etkinlikler yapmanın, dayanışma içinde birşeyler üretmenin gerekli olduğuna inanıyoruz.
Bu topluluğu canlandırmaya çalıştığımız ilk günlerde, etrafımızda birşeyler üretme potansiyeli olan insanların var olduğuna inanıyorduk. Gün geçtikçe bu inancımızın doğruluğu ortaya çıktı. Gerek dost sohbetlerinde, gerekse yeni üye almak için açtığımız standlarda birşeyler üretmek konusunda istekli insanlarla tanıştık. işte şimdi bu potansiyele sahip insanlarla bir arada bu yolun başındayız. Ve kaliteli işler çıkartacak bir kitleye sahip olduğumuza eminiz.