babasının mutlak galibiyetiyle sonuçlanmış bir karşılaşmanın ürünü olan kızdır. annesinin de güzel olmasına rağmen; babasını nedensiz ve anlamsız bir şekilde sevindiren kızdır. babayı ka-fa 1500 durumuna sokan kızdır. tip, şekil şemal derken huyu suyu da benzediğinden dolayı; babanın "küçük dünyaları ben yarattım ulan" ruh halinle ortalıkta anlamsız bir gururla gezinmesini sağlar. annesine benzese de sonuçta bir problem olmayacaktır ama babaya benzemiştir bir kere işte. bundan sonra şöyle bir havayla dolaşmasın da ne yapsın şimdi adam? annesi mi ne yapacak bu arada? bilmem, herhalde kına yakar. *
google'ın verilerine göre en fazla "porno" yazıp aratılan ülke olmamızdan dolayı çıkan sonuçtur. ve artık günümüzde her girilen otelde eskiden "televizyon var mı" diye sorulan sorunun yerini; "abi porno var mı" diye sorulan soru almıştır ve bunun neticesinde de ortaya çıkan meraktan mütevellit, ülkenin utanılan bir realitesidir aynı zamanda.
fakat her neyse veya her şeye rağmen "mr. google" zahmet etmiş. bin yıldır bu böyle zaten bu topraklarda. hayır o değil de sorsaydı direkt bize, biz söylerdik kendisine. araştımaya falan gerek kalmazdı. *
milyar tane "sevgili" başlığı açılmış olmasına karşılık; hakkında başlık açılmasının nasıl unutulduğu anlaşılamayan sevgilidir. başka bir tanım daha yaparsak konu hakkında; sevgilinin eski sevgilisi ile bazen aynı ortamda bulunan yeni sevgilidir bu ve herkesin her şeyi bildiği bir ortamda sadece karşıdan seyretmekle yetinir. hiç sesi çıkmaz garibimin. yani "pasif" olduğu kadar aynı zamanda "salak" ve "şerefsiz" de denilebilir bu tip sevgiliye. böyle bir sevgiliniz varsa ardınıza bakmadan uzaklaşın. bakın keyfinize. zira hayat çok kısa. *
ezanı duyan insanın önce kalbine gelen, sonra aklına ve en son da ağzına gelip dökülen allah'ı anma cümleleridir.
anmak, hatırlamak ve imanın bir harcı olarak; "la ilahe illallah" bu konuda en çok söylenendir.
adaletin asla sağlanamayacağı, buram buram "peşin hüküm" kokan bir dinleme şeklidir. osmanlı imparatorluğunda kadı her iki tarafı dinlermiş. çıkacak olan karar buna göre çıkarmış. ahmet'i dinliyorsa, mehmet'i de dinlemek gereklidir bu anlamda. ülkedeki şu an ki adalet işleyişi de avukatlar/savcılar/hakimler aracılığıyla böyle işler. doğrusu da budur. her iki tarfı dinlemek ve öyle karar vermektir. tek tarafla hareket etmek ve böyle karar vermek, "dolduruşa gelmek"ten başka hiç bir şey olmaz. son derece de sağlıksızdır ve faşizan bir tavır gibidir bu. bunun yapıldığı bir ortamda da "adalet"ten falan bahsedilemez.
göbeğini seksi görmek isteyen hatundur veya böyle göstermek isteyen hatundur. veya eski sevgililer demetinden kalma bir dal çiçektir. kim bilir? partneri fark etmediği zaman da hatunda sinir yapar biraz, o kadar. *
aynada esmer götünü seyretmektan zevk duyan gerizekalı ve narsist hatundur. esmerliği yetmediğinden solaryuma gider. ondan sonra banyoya ve oradan da ayna karşısına. solaryuma giden çingene gibidir bir nevi. acayiptir hakikaten. vallahi bak, e gördük mevzu bahis g.tü, biliyorum da yazıyorum herhalde değil mi? *
bir an sevgilinin artık falafoş haline gelmiş olabileceğini akıla getiren ve akabinde de yaşanılan sonuçtur. zaten bu saatten sonra olsa olsa ondan "fuck buddy" olur. sevgili falan olmaz. tanımı yaptık, gelelim akıbete;
bir kere bu sevgili aynı zamanda salağın bayrakla koşanı olduğunu kafada hissettirir size. msn adresini verecek kadar hem de. şaşırtır bunu yapmakla ama soru işareti bakiidir yine de tabii. merak etmezsiniz normalde bunu ama bir gün bakacağınız da tutar işte. hatta iyi ki de tutmuştur diyebiliriz buna. bu msn isteğinizde, şu nedenden dolayı oluşur aslında; sizinle sevgili olduğunda gecenin üçüne kadar birileriyle msn'den sohbeti bitirememesi dikkat çeker. sorduğunuzda ise dünyanın en zırva cevabını verir size; "müzik muhabbeti ediyorum". oldu canım, biz de yedik diyelim hadi. "dj" ya hatun, trance/electronic müzik muhabbeti ediyor tabii. ne muhabbeti edecek başka allasen? ecstasy mi? house party mi? hadi canıııııım, yok öyle bir şey. o kadar da değil. * işte bu saçmalık da msn'ine bakma ihtiyacı hissettirir insana durduk yerde. ve bir gün gelir ve bakılır. ama msn'e baktığınıza da bakacağınıza da bin pişman olursunuz. eski sevgili adedini siz bile sayamaz hale gelebilirsiniz o an'da. mesajlar, mesajlar, mesajlar. sizi tanıdıktan bir hafta sonra çekilmiş mesajlar. vay anam vay. vay ki hem de ne vay!
"beraberliğimizi özledim", "para sorun olmasın aramızda bak, 2.5 milyarı ben ödeyeceğim", "kızınla yaşamak istiyorum", "ten teması", "ısıtalım birbirimizi" vb. mesajlar. eski sevgililerin biri de evli bir adam bu arada. çocuğu falan da var. yani şerefsizlik çarpı iki eşittir; çifte şerefsizlik. bir kıbrısa, bir "motor"a, bir başka yere, bir okuldakine falan. analog mesajlar bütünü. dikkatle okuyun burayı. digital değil, analog. 360'a ramak kalmış artık, libido tavanlarda, motor patlamak üzere. * yani bir eski sevgiliye, bir ondan daha eski sevgiliye, bir de hepsinden eski olan sevgiliye çekilmiş mesajlar. o an'da anlarsınız ki, bu olsa olsa ancak "fuck buddy" sevgili olabilir. yani s.kip bırakmanız lazım. zira arayışlar tavana vurmuş görüldüğü üzere. hatta aynı fuck buddy sevgili bugün hala aynı arayışlar içindedir diyebiliriz. zaman içinde aşikar olarak göz önünde cereyan ediyor bu zaten. facebook'u falan aramıyor kendisi ama y.rak arayışı asla bitmeyecek bir karaktersiz olduğu da anaşılıyor artık. ve zaten siz de karar verirsiniz bu süreç içinde. karar "gelecek" falan değildir. sadece sevişme artık kaçınılmaz olmuştur. aradaki 600-700 km'ye bakmadan atlarsınız arabaya, istikamet ankara'dır artık.
geldiğinizde der meşhuuuur ykm'nin oradan alırsınız kendisini. daha ilk cümlesinde "hadi öp beni için gidiyor biliyorum" diyerek yolu sonuna kadar bacaklarla beraber size açmış olur. işiniz çok kolaydır artık ve beklersiniz. telefonlar açılır önce. afra tafra yapsa da telefondaki arkadaşı sorun olmaz fazla. ve bu arkadaşını kullanarak anne baba'ya bir dünya yalan söylenir. e tabii canım, "bu gece s.kiş yapacağım gelemiyorum" diyecek hali yok değil mi? el insaf yani. oha! o kadar da değil canııııım. * neyse; istikamet artık oteldir. bir kamu görevlisinin kızı olmasının vermiş olduğu korku öncelikle kimlik sorununu ortaya çıkarır otelde. polis kontrolunu ensesinde hisseder bir an. fakat kısa sürede bu da aşılır, telefonlar sessize alınır ve artık günü odada tamamlarsınız. ertesi gün yine aynı. bir dünya yalan ve yine otelin yolu. bu sefer otel farklıdır ama. rusların da bulunduğu daha dandik bir otele gidilir. bu oteli de hemen hemen aynı yolun yolcusu olan başka bir arkadaşı tavsiye eder. telefonunu falan o verir hatta. gece, akşam üstü, gündüz fark etmemektedir artık. akşam da bir koku mekanına götürür bu fuck buddy sizi. * amaca ulaşıldığından dolayı siz s.kinize bile takmazsınız tabii mekanı da onu da. öylesine takılırsınız. o size bildiği seksi kokuları sıralar, o kadar.
fakat siz bu arada hangi bir şeye şaşıracağınıza şaşırırsınız. bu kadar mı olabilir bir hatun diye? aşmıştır kendisini maalesef. ortamdan kısa sürede sekse giden süreç aklınıza gelir. platformdan hatun kaldırıldı fakat "bu kadar kolay olmamalı" diye düşünürsünüz yine de. nedir yani bu da böyle şimdi? yahu kerhaneden "fahişe çıkarsanız bundan daha iyidir herhalde" yorumu geçer aklınızdan. ama olsun, siz amaca ulaştınız zaten. şimdilik s.ktiredin gerisini. hem bir yandan düşünür, hem de bir yandan s.kersiniz iki gün kaldığınız süre boyunca. onunla alakalı tüm plan ve projeler askıdadır artık. sevgili olan, maalesef sıfatını artık kaybetmiştir.
ama şu da var ki; yine de böyle olduğunu kabul etse bile insan, sürdürmesini bu sefer kabul etmeyecektir ne yazık ki. bir yerde kesse bu bozuk ruh halini amenna dersiniz. ama hayır; umut sıfırın da altındadır. sevgililik bitmeye çok yakındır artık. "fuck buddy" olmaya ramak kalmıştır.
zira "eski sevgilim terk etti ühü ühü" ayağına hergün papik içen ve depresyonda olan; ağır papikler ile muhatap bir insan için, artık yapacak bir şey yoktur. dinlediği müzik türü bile bunu gerektiriyordur belki de kim bilir? belki de ben anlamıyorum o müziklerden. bilmiyorum. hatta iflah olmaz bu fuck buddy bir de okumakta ve meslek sahibi olacaktır yakın zamanda.bunu duyarsınız ve aklınıza şu gelir; "allah senden meslek öğrenenlerin yardımcısı olsun, bir insanı asla sana eğitime göndermem". kanı bozuk, ruhu paramparça ve neredeyse karakter eksikliğinden etrafındaki her insanı kaybetmiş bir fuck buddy'nin her tarafı meslek yapsa ne olacaktır? evde sorun, sevgiliyle sorun, okulla sorun, babayla sorun, anneyle sorun, bitmek bilmeyen sorunlar yumağı. s.ktiğiniz halde acırsınız. var mı böyle bir şey yahu? o derece yani. bu kadar çok eski sevgili de boşuna terk etmez yani insanı değil mi? "bunların hepsi bozuk da bir bu mu kalmış yani düzgün/hatasız" diye akla da gelir yani. üzgünüm bu konuda.
işiniz biter, bütün bu düşünceleri arkanızda bırakıp basıp gelirsiniz geriye. ve son görüşmeler süreci başlar. tüm plan ve projeler ile beraber kendisini de askıya almaya başlarsınız. platformda veya msn'de kavga, gürültü, huzursuzluk, verilenlerin iadesi vb. bilinen klasik mevzular işte. ama bu kevaşe, üstüne de bir güzel yatmaya kalkar verilenlerin. veren de zaten bunları bu saatten sonra hepsini ücret olarak görmeye başladığından, konu uzatılmadan kapanır. fuck buddy yolladığını yollar, gerisi kalır. önemli değildir zaten. o onun ücreti gibidir çünkü. ve beklenen sonuç s.ktir etmekle sonuçlanır. yine yalnızlık kapıdadır. zaten hep yalnız olacaktır bu kafayla ya; o da ayrı bir tez konusudur zaten. yine gelsin papikler, gitsin depresyon süreci.
aradan uzuuuun zaman geçer.
"kurtuldum a.k" derken sekiz-dokuz ay geçer aradan ve bir de bakmışsınız ki karşınıza çıkmış bir başka platformda. bakarsınız uzaktan. aynıdır, değişen hiç bir şey yoktur. tam gaz devam yani. platformdaki hemen herkesi yalamalar had safhada. sadece hayatında dişe dokunur bir şeyi çok şükür ki yapmıştır. sevinirsiniz yine de. ama kendisinden bekleneni de yapmıştır tabii. beğendiği erkek tipini dahi platformda ilan etmiştir açık ve net olarak.
bu arada bu tipe de uyan varsa lütfen sıraya geçsin. zira toplu da takılıyor muydu; fark etmeye zamanım olmadı bunu.
yalan yanlış bir şey söylemiş olmayalım şimdi değil mi? zat-ı şahanelerine ayıp etmeyelim durduk yerde.
toplu da varsa o zaman sıraya geçmenize gerek yok tabii. kulak-burun-boğaz fark etmez; takılın kafanıza göre işte!
içinde bulunduğu ruhsal, ve bedensel bozukluğa acırsınız sadece. sadece acırsınız. selpak gibi bir hayat. kullanıldıktan sonra atıl bir kenara. sevgililikten fuck buddy'liğe geçiş. neredeeeen nereye? hem de bu genç yaşta. yazık. kendisine de; aslında anne babasına da. zira onlar böyle bilmiyorlar bunu. ha; "kim ulan bu yarraam" diye de sormayın sakın. **********
arayış içinde ve kaşıntısı olan insandır. birilerinin artık kaşıması gereken insandır. konusu devamlı şekilde sekstir her nedense. mesajlarda, sözlüklerde, forumlarda, hemen her yerde. o da öyle kendini ifade ediyor herhalde. başka bir numarası yoksa ne yapsın zavallım? gece seks, gündüz libido; hayat da böyle devam ediyor işte. *****
"bekarete önem vermeyen insanlar derneği"ne kesin üye olduğu bilinen, kendini ve zamanı aşmış sevgilidir. size şehrin otellerini tek tek sayarsa sakın şaşırmayın. şehre yabancıysanız yapacak bir şey olmaz bu durumda, kendisini dinlemek zorunda kalırsınız. kısa yoldan romaya giden sevgilidir. kimisi için gerekli, kimisi içinse "motor"dur bu sevgili. ama güzeldir. hem ankara'nın otelleri de güzeldir ayrıca. *
iki arada bir derede ve çelişki içinde yaşayan hatundur. zira kolay değildir; hem motor olup hem de kardeşine bekçilik yapmak. bekaretin bayrakla koşan muhalifidir ama bu tarz bekçiliği de yapmaktan kendisini alıkoyamaz. git gellerde yaşar hep böyle. savunduğu bir fikri kendi kendine yaptıklarıyla yine kendisi çürütür. madem böyle bir rahatlığın içindesin, onu da serbest bırak o zaman değil mi? ama bırakamaz işte. kendi başına gelenlerin onun başına da gelmesini istemez içten içe de olsa. yani yaptığı ile söylediği ayrı tellerden çalar. böyle de riyakar bir konudur bu. manyaklaştırır insanı. sonra "depresyondayım" zart-zurt söylemler. önce kendin ol, kendine çeki düzen ver de girme depresyona falan. yapacağı ablalık bu kadar işte. sağlıksız ve anormal. camii'nin dibindesin işte, dinle biraz da kendine gel. ayrıca allah kurtarsın, ne diyeyim? *
iki perdeli bir oyundur. birinci perdesi kadınlar, ikincisi erkeklerdir. her iki kesim tarafından irdelersek, bu "tabu" denilen bekaretin riyakar bir kavram olduğunu görürüz. hem savunulan, hem savunulamayan. içten içe katılıp; dile getirilemeyen. utanılan; fakat istenilen.
olayın kadın kısmı bakire olanlar ve olmayanlar açısından değişik algılanır. bakire kalabilen bir kız için çok fazla sorun yoktur bu konuda.
fakat olmayan kadınlar için de yapacak veya savunulacak bir konu kalmamıştır. zira bu değer artık elinde yoktur. ya da bedavaya kaybetmiştir. hayat, onun için artık zor bir hayat olacaktır. kendisini ifade etmekte zorlanacak, artık ailesi ve sevgilisi ile bitmek bilmeyen sorunlar silsilesi ile yaşayacaktır. evlenmek gibi bir olayı neredeyse unutacak hale gelir zamanla. fakat zaman içinde bir soğan erkeği bulursa ne ala. ama bulamazsa bir kucak kadını haline de gelme olasılığı yüksektir.
aslında buraya kadar "kein problem". sonuçta kendisini ilgilendirir bu seçtiği hayat biçimi. asıl problem bunun getirdiği riyakarlıktır. özellikle erkeklerde. bu konuyu adam gibi arkasında durup savunan insan sayısı çok azdır. savunamayan erkekse tam bir yavşaklığın içinde bulur kendisini. içten içe ister bunu fakat sevgilisini kaybetmeme uğruna dile getiremez mesela. adam gibi savunan ve arkasında durana eyvallah. bu, onun yetişme tarzı veya fikri denir, saygı duyulur ve geçilir.
fakat bu tiplere ne demeli? isteyip de dile getiremeyen acizlere ne demeli?
bu insanlar, böyle istediği halde, savunamayıp çeşitli maymunlukların içine girer. bir "şirinlik muskası" veya "modern ve yavşak erkek" modunda yaşamaya başlar. arkadaşlarının arasında reddedilme korkusu, kafasına beş dakikada "yobaz" damgası yemesi, sevgiliyi kaybetme endişesi, sevgiliye veya çevreye yaranma/yalakalık yapma bunlara sebep olabilir. bu durumu kendi içinde yaşar. fakat mevzu bahis konu gündeme geldiği zaman en ateşli muhalifidir bu konunun. bayrak taşıyanıdır adeta. nedenlerinden bir kaç tanesi yukarıda yazılanlardır. maalesef böyle bir yavşaklığın içine girmiştir. bu son derece bozuk bir ruh hali gibidir. kendisi gibi yaşamayıp maske takmıştır nedense.
bunları görüp tanık olmuş bir kişi olarak söylenecek sadece şudur;
pek saygı değer erkekler; silkinin ve kendinize gelin artık. bir hatunun biri size "bakire değilim ben, seninle anlaşamayacağız galiba" dediği zaman seks uğruna fikrinizi ayaklar altına almayın. neyi diliyorsanız hayatınızda arayın ve yapın.
"evet doğru anlaşamayacağız" deyin ve böyle diyeni hayatınızdan s.ktir edin gitsin. burada yavşaklığın/maymunluğun lüzumu yok. kendiniz olun. yok çevreymiş, yok arkadaşmış, yok bilmem meymiş diye maske takıp yavşak erkek modunda yaşamayın.
adam olun. ne istediğinizi bilin. ota boka göre değil; kendinize göre, kendi fikirlerinizle yaşayın. istemiyorsanız "istemiyorum" diyebilin.
hele hele bu konunun bayrak taşıyan yavşağı asla olmayın.
kibar bir sözlük repliğidir. yazarın yazılarının veya kendisinin izlendiğini ifade eder.
zira sadece entry'lerden karakter tahlili yapılmıyor. ne zaman ne yaptığı ve ne düşündüğü bile anlaşılabiliyor. *
msn de bulunan kızla sevişmeye ta erzurum a gitmek kadar olağan bir seyahattir.
msn'de de bulsanız, sözlükte de bulsanız gitmelisiniz. aradaki kilometrelere bakmadan. hiç bir şey düşünmeden. "300-500 kilometre var arada ulan" diye düşünmeyin. göz açıp kapayıncaya kadar geçer zaman. hatun ankara'da sizi bekliyor kardeşim. hatta belki size starbucks kafe'de kahve bile ısmarlayacak. öğrenciyseniz derslerinize yardım edecek belki. belki de bir şeyler çalar sizin için gelmenizin şerefine. ne biliyorsunuz? vallahi de ısmarlar, billahi de ısmarlar. ben kefilim bak. ısmarlamazsa gelin buraya ben iki tane ısmarlayacağım söz. bekletmeye ne hakkınız var allahaşkına? yazıktır, günahtır. yükselen libidolar boşa gidecek sonra. *
erkek de olsa, kız da olsa şehirin içinde hiç bir zaman rahat dolaşamayacak olan insanın durumudur. böyle bir baba, bir rahat vermez insana.
okuldan/işten çıkış saatin kaç, şu saatte evde olacaksın, çalan telefona cevap vermek zorundasın. dikkat edin, bu insanların telefonları da hiç çalmaz hatta. hep sessizdedir nedense. sanki suçlu psikolojisi içindeymiş gibi. ikide birde numara değiştirmesi de bunu destekler zaten. misal; bir yere gitmeye kalksa, bir sürü plan yapmak zorunda kalır. gece veya gündüz fark etmez. böyle babası olan insan, yalancı hale gelebilir zamanla. bir rahat gezemezler, bir yerde oturup keyfine bakamazlar. babanın her an karşısına çıkma korkusu hep vardır. hay a.k böyle hayatın ben ya. nedir bu zulüm böyle?
hatta sevgilinizse eğer bu insan, bir rahat sevişemezsiniz. rahat rahat bir otele gidemezsiniz mesela. gerçi başka bir mekan da olsa aynıdır, değişmez. her an kontrol, her an tepenizde bitme/basılma korkusu. tespit edilme korkusundan otele kimlik verseniz bir dert, vermeseniz ayrı bir sorun. ulan alt tarafı sevişeceksin işte, nedir yani değil mi? basılma korkusu ile insan nasıl sevişir ya? vallahi bak, bir tanesine şahit oldum ki; rahat sevişemiyor hakikaten. çocuk gibi köşe kapmaca oyna işin yoksa.
velhasıl kelam; siz siz olun, böyle sevgiliyi sallayın gitsin. ne hali varsa görsün. ilişkiden de zaten bir halt anlamazsınız bunlarla. bırakın babasıyla köşe kapmaca oynamaya devam etsin. başınıza dert almayın. size bir şey olmasın. kendi babanız ise bu, o zaman allah sabır versin. ne diyeyim?
aslolan tanımı insanlara müzik beğenini sunmak, müzik çalmak olan disc jockey'liği icra etmektir.
çok da zevkli bir iştir ayrıca. bir buçuk sene rock çalan bir radyoda dj'lik yapmış bir insan olarak söylüyorum bunu size. ama tabii amacından sapmadan yapacaksın. bu mesleği kullanarak başka şeylerin peşinde koşmayacaksın. hakkını vereceksin. anlaştık mı canım benim? hah, tamam şimdi oldu bak. allah muhafaza rezil mezil olma sonra. **