malulsuur
55 (self sufficient)
üçüncü nesil silik 1 takipçi 5.80 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    ilkokul caglari sloganlari

    1.
  1. (bkz: tayyip baksana kaç kişiyiz saysana) beni tayyipci sanacak zihniyeti buradan peşinen kınarım. olmadı söver sayarım! ciddiyim!!!

    edit:
    çağları değil, "yılları" sonradan uyandım. tekne hazır mı?
    0 ...
  2. geleneklerle dalga geçmek

    1.
  3. babaanne/anneanne/dede küfürlerine maruz kalmakla sonuçlanacak davranış biçimi. 70-80 yıl aynı düzen üzere hayat sürmüş birinin kısa kişisel tarihinin içeriğine alaylı göndermeler yapmanın karşılığının aslında eğlenceli olduğunu fark edeceğiniz komiklik. sus densiz soytarı! sakala bak! ibne kılıklı!

    şimdi de içinde bulunduğumuz başlığı fevkalade sıkıcı bir şekle şemale sokalım-eğlence olsun. boş vakit dolsun, hoş vakit olsun-:

    varolan gizli feodal düzenin birey üzerinde zaman yardımıyla oluşturduğu, aslen devlet temelli ve fakat kişiye ait kılınmış ananevi yapının alaya alınması. ciddiyetten uzak bir şekilde tartışma sonucuna uzanacak iletişim yöntemi ile hareket etmek. üst kuşak ebeveynin ileride yeni jenerasyonla ortaya çıkması olasılıktan uzak komik eleştiri tehlikesine karşı alamadığı önlemlerin ayıp sözlere dönüşmesi.

    e n'oldu şimdi...? ayıp dedin o da geleneğin bir parçası derim veririm ayarı...? bu tip felsefik teraneler sunanların neredeyse tamamı çelişkilidir, acizdir, kelimelerin soyut gücüne sığınır. buradan çıkarılacak sonuç budur. -aleni şekilde atıyorum-sallıyorum mütemadiyen fakat, son satıra kadar en az 5 kişiyi inandırdım düşüncesindeyim.-
    1 ...
  4. itu gercekleri

    1.
  5. propoganda misillemesi kontrpropaganda.

    şöyle bir slogan var fotoğrafların altında: "sağ sol değil işte türk gençliği + üç ünlem" çok manidar. sağ sol penaltı gol gibi bir şey. türk gençliği cenahından sıyrılmış yek vücut olmuş, sözkonusu pkk olunca renkler aynı tona bürünmüş. slogan insanları hangi tonda olursa olsun nefret ediyorum öznel yorumunu da şuralarda bir yere sokuşturmalı.
    1 ...
  6. tebrikte tasarruf

    1.
  7. önemli günlerin çakışması sonucu ortaya çıkan hadise. 2007 yılbaşı ve 2006 kurban bayramı aynı güne rast gelmiş, aynı mesaj hanesine iki tebrik sığdırılmıştır. tüm tebrik kartları, kutlama mesajları tek harekette halledilmiştir. gregoryen takvim en çokta turkcell'in işine yaradı; 10 milyonküsür abone tek mesajda hayırlı işler.

    "çok dakiksin tam doğum gününde doğmuşsun" gibi bir şey. tamam lan, konuyla bir alakası yok; çakışan tarihler zihin kimyamı bozuyor, çakışmasın bir daha. saparmurat yaşıyor olsaydı çakışan kutlamaları ayırırdı bence.

    edit:
    saparmurat niyazov hayranı bir manyak tarafından eksilenmiştir.
    0 ...
  8. rengini belli edince dirsek yiyen yazar

    1.
  9. uludağ sözlük'te istatistiksel veriler bölümünde göze çarpan, vuku bulan hadise(vuku bulmuş olmasa göze çarpmaz. tanım israfı)yazarımız alaca bulaca entryler sahibi olduğu dönemin akabinde sunduğu turnusol kağıdı mukabilinde entryler sonucu sahanın dışına atılır. lan daha düne kadar haftanın en beğenilenenlerindeydi bu denilir, şaşırılır. sonra düşünüp anlam verilir. kelimeler çift h ve r harfleri ile pekiştirilir; seda sayan fonetiği yakalanırrrr. hamdolsun sarsak değilim.
    2 ...
  10. genc kesimdeki muhalefet histerisi

    1.
  11. herhangi bir düzlemde yol katetmeyen, kesinlikte sabit olamayan/duramayan reaksiyoner tavır. belagat amaçlı artistik girişimlerin nevrotik teşhislerle dansı. düzlemsizlik. bugün: "x pis y güzel!" yarın-dün unutulmuştur-: "y pis x güzel!"

    bir olguyu öznel yarı bilimsel temalarla, niteliksiz karşı çıkışlarla genele doğru çekip uzatmaya, ulaştırmaya çalışmak kolay. zor olan: yürürlükte olana yeni akli fikri açılımlar sunmak. revizyonist, sarkastik, ironik, hicveden tavırlarla muhalif cenahta seyrederken rüzgar yönünü değiştirdiğinde pupadan pruvaya geçişteki o uysal düşünce adımlarınızın dayanak noktasına muhalefet ediyorum.
    0 ...
  12. monologla cevap vermek

    1.
  13. cevap verilecek kişiyi adamdan saymamak şekliyle düzenlenen bu uğraş aslında kişinin kendi yetersizliğini ve paha biçilmez ucuzluğunu ele verecek kısa dalgadır. anlamak için parazitten arındırma işlemi gerekir. topraklama şart.

    konuşurken:

    - dediklerimi anlıyor musun?
    +...
    - yok.
    +...
    - sen de bu kapasite var mı?
    +...
    - elbette hayır.

    yazarken:
    - abi ne diyor bu ya, anlayan var mı? eminim yok. ahahaha.

    bir hece düşüşü misalle sorayım, n'aptın şimdi sen? e apostrofla hece düşüşünü simgeledim, hece düşse de kaldırmak huyumdur. eh aferin. sınıf siz çıkın. embesil sen kal, söyleyeceklerim var.
    0 ...
  14. apolitik muhalefet

    ?.
  15. çok rahat. gayet relax. herhangi bir siyasi partinin, zümrenin, klanın peşinden kemik görmüş kaniş salyalı hevesi ile koşturmadan; kenardan usulca gerçekleştirilen, hatalar üzerinden hayat bulan ve yüksek miktarlı eğlence sunan muhalefet tipidir. apolitik tarafsız değildir; siyasete, politikaya, diplomasiye iman etmemiş kişidir. muhakeme ve muhasebe yeteneğinin sadece politika ile gerçekleşebileceğini düşünenlere; partileri, liderleri, taassupları üzerinden öyle şık elbiseler giydirir ki, kokmak pahasına o entarileri üzerlerinden çıkarmak istemezler.
    1 ...
  16. akıllı

    1.
  17. başkalarının aklından istifade edebilen kişi. her mevzuya pragmatist çözüm sunma çabasındaki kimse. hakaret kelimesi olarak kullanıldığı da vakidir; "bu akıllı şöyle diyor."

    sonuna monte edilen bir 'm' harfiyle de çocuksu hakaretamiz bir hal alır: "akıllım!"
    3 ...
  18. bilmeyerek ayar veren yazar

    ?.
  19. gördüğü/ulaştığı her başlığı sadece sözlük formatı-başlık işte, entry işte-üzerinden değerlendirmek gafletindeki, az sonra başına neler geleceğinden habersiz atak mağduru. bu mekaniğin işleyişi şu şekilde olmaktadır; kızgın boğa solumasında geçici bir süre ikamete mecbur bırakılmış bir yazar bir diğerine ayar bağlamında bir başlık açar:

    misal:

    nefreti dindirmek amaçlı girişim, ilgili şahısa ayar bazlı başlık(sadece misal, bir şeyler uydurmayın):
    eksi sözlük'ten canlı yayın yapan yazar

    her şeyi format üzre işliyor zan sahibi saf yazar bir entry ile atlar bu başlığa:
    ekşi sözlük hayranı yavşak.

    bilmeyerek ayar gerçekleştirilmiş oldu. ve, başlığı ayar amaçlı açan öfke selindeki yazar tesadüf eseri bir müttefik kazanmış oldu. kendiliğinden oluşan ve taraflardan sadece birinin haberli olduğu bu ittifak ayar verilmek amaçlı açılmış başlığın ilgilisi gelip "bir siktir git çay koy" diyene kadar devam eder.

    bizim format mağduru yazarı alır bir düşünce: "ne dedi lan şimdi bu? bana mı dedi acep? yok yok yukarıdakinedir...? ya banaysa! lan! mnskiim ya banaysa!?" ardından tavşan kaç, tazı tut başlar. işte sevgili yazar kardeşlerim, sözlükler bu sayede yüzbinlerce entryle dolar, veritabanına sığmaz taşar. nasıl da bir konuyu diğeri ile ilintili hale getirip umulmadık bir sonuca ulaştırdım, nasıl da bir takım n-isyani hisleri açık ettim, nasıl da güzel bir giriş örneklendirme gelişme ve sonuç ile bağladım şahsen takdirimi kazandım kendimin.
    3 ...
  20. tasak muhabbeti

    1.
  21. hürriyet gazetesi'nin haberi, hürriyet gazetesi'nin haberinin yalan olması türü muhabbettler bu bağlamda ele alınabilir. bevliyeciler de ele alır; giden gören bilir testis penis bir güzel incelerler. onlar bu muhabbeti yaptığında mesleki konuşma olur, sen yaptığında taşak muhabbeti. e hadi bir de oran vereyim testis meselesi fazla büyütülmesin: dünyadaki tüm erkeklerin yüzde 25'i tek testislidir. müslümanların dini dahil hiçbir din acil sağlık/müdahale söz konusu olduğunda haram-helal meselesini düşünmez. "hayır! vardır böyle şeyler", "tüm din mensupları bu derece bağnazdır!" diyenler taşak muhabbeti müdavimleridir. [bu, bir gazete veya kişi olabilir.]
    1 ...
  22. ideolojik saplantili insan

    1.
  23. nevrotik propagandist. az sonra yazılacaklara dahi ideolojik bir gömlek biçebilecek kişi. sallama tanım ile hemhalden sonra prospektüs: bu insan tipi neredeyse her alandaki konuya ideolojik çapını sığdırmayı başarabilen kişidir. deposu yeni doldurulmaya başlanmış sıfır model talebeden, 5000 iş günü sonrası hayatını artık bahçedeki birkaç domates tohumu ile sürdürmeyi amaçlamış emekliye kadar uzanan insan sıralaması içerisinde hayat süren bu fert; neredeyse her hitabetinde ve/veya kalem oynatışında bir soruna ulaşır, eğer mevcut kabiliyeti buna elveriyorsa çözümü de sunmayı ve hatta dikte etmeyi ihmal etmez. dikte edenler genelde birkaç muhtıra, üç beş ihtilal görmüş, beyaz bıyıkları sigara dumanından sararmış, gazeteye verdiği parayı gazete sahibi kuruşuna kadar hak etmiş olsun diye son harfine kadar okuyan kahvehane ideologlarıdır.

    genç kesimden çıkan tiplerse tam mevlalık. ailesinden edindiği bir nevi baba dini bellediği ideolojik görüşünü genişletilmiş tez ve-unutmadan-antitezlerle kemale erdirdiğini düşündüğünden, az önce bahsi geçen kısmen sarı bıyıklı amcadan daha hırslı ve hızlı bir ivme ile zerk etme uğraşında bulunabilir.

    ideolojik saplantı mağduru-bunu asla kabul etmez-bu nesne önce düşman olduklarının altına ve üstüne subjektif insanüstü görüşlerden edindiği fikirleri bir güzel döşer. maksat asla canını çıkarmak değil; bu durumda işin tadı kaçar, elde var birler tükenir, sözler biter, sağaltılacak mesele kalmadığından fikrin miadının dolması hal düşünsesi tehlike çanına zangoçluk eder. meseleleri-fikirleri ve bunlara bağlı kişileri konuşmaya meyilli za(r)tı muhterem içeride kaynayan eriyik kaya parçalarını meskun mahallere fışkırtmak için karşı tarafa aşırı sıkıntı verecek türden bir heves sahibidir.

    iki kelimeden biri bir diğerinin benzeri minvalden cümleleri ezberden zikrettiğinden sesli eklektik bilimsel eser tadını damakta bırakmayan, karşı görüşe giydirmek üzerine aç bırakılmış aslan misali iştahlı bu neferler apolitiklerden nefretten de öte bir hınçla bahsedeler. bezdiren efektif hallerinden yollu tanımak bilmek kolaydır; onları herhangi bir alakasız meseleyi dönüp dolaştırıp ideolojik düzlemde ele almalarından tanıyabilir ve uzaklaşmak için doğru zamanı belirlemeyi o anlar toplamlarının tecrübesi ile başarabiliriz.

    sadece dün-yevi ideolojik bilgiler ile bir fikir savaşı verilebileceğine iman edenler, kurtuluş vaadinde bulunanlar büyük bir yanılgı içerisindedirler. hiçbir yol/yordam diyalektikte mevcutu zayıflatıp yok edecek kadar haksızlık etmez kendisine. zührevi kelimesinin uhrevi ile hiçbir alakası yoktur. ölçüler, sayılar, hesaplar bir sağlama olmadan hiçtir. hesap bir diğer hesaba ihtiyaç duyar; ve bu başlık izafiyet teorisine gönderme yapmaya başlamadan klavye şakırdatan yazar kişi cümleleri sona ulaştırmayı bir an önce başaramazsa, başlıkta bahsi geçen kadar saplantılı addedilmesi ihtimalinden çekindiğinden nokta.
    2 ...
  24. © 2025 uludağ sözlük