herkesi kendin gibi sanma bu bir.. her çeşit insanla tanışacaksın .
sınıfında , lisedeki gibi ortak karar verip uygulama denen bişi yok hele ki çan eğrisi ise herkes herkesi düdüklemeye çalışıyor
gittiğin şehri çözmeye çalış nerde ne varmış , yaşıtların hangi cafede bar da takılıor onları öğren .
eğer istanbul ise akbil bursa ise bukart izmir ise kentkart gibi toplu ulaşımda sana artı olanak sağlayacak imkanları edin..
ders çalışmadan geçiliyor diye bişi yok yalan
ha bide aşık olmamaya çalış bom bok olabilir
şimdilik bu kadar...
tanım : tik i (huyu) olan bir insanın başkası tarafından karın bölgesinden veyahut böbreklerin olduğu kısmından dürtülmesi ile karşıdakine küfüretmesine sebep olan ve karşı tarafın bu küfürden sonra yavşakça bir gülüş ile kendince komik gelen olaydır.
motosiklet pantolonu montu ve eldiveni üreten firmadır orta seviye kalitedir tavsiye edilir. textil ve deri kumaş kullanılmaktadır. http://www.richa.be/
Ben yorulacaktım şafak vaktinde, o sırtıma dayayıp başını uyumuşken bir petrol istasyonunda uyanacaktı.
Hava serindi, esniyordu ve rüzgarın dağıttığı saçlarını düzeltirken uykulu gözlerle, dişlerinin arasında sıkıştırdığı tokası parlayacaktı ayışığında;.
Ben sigara yakacaktım, o yanıma gelip yolların kavurduğu yanmış boynumdan öpecekti;.
Sonra sırt çantamızdan su matarasını çıkartıp avucuna dökecek ve alnıma sürecekti o koklanası, öpülesi, sevilesi, tutulası ellerini..
-sen yoruldun, ben kullanayım mı?
-tamam, zaten gözlerim yanıyor...
-neredeyiz?
-sanırım uzaklara varmamıza az kaldı.
-güneşin doğduğu yöne değil mi?
-hı hı ;)
-fulledin mi?
-hıııı
-tamam sen wc ye git, ben kartı çekerim.
-tamam, su da al, bir de kraker.
- tamam, sen işini hallet gel,
-geldim.
-çikolata aldım bize...
-benim de şekerim düşmüştü, tam da seni öpmeye gelmiştim;
- yok ... o zaman sana çikolata.
- hazır mısın?
- hadi güneşe.
Hayaldi işte.
Saçlarını rüzgarın dağıttığı, tenini rüzgarın yaktığı ama yüreğini yalnız kendim yaktığım;
sigaram gibi bir kadın işte.
Hayal ve güzel;
temmuzda güneş gibi, sarılması ise güneşte gölge gibi,,,
huzurlu ve güneşten,,,
şu sıralar tekrar tekrar dinlediğim şarkıdır. o nasıl gırtlaktır abi seneler geçse de hiç birşey değişmemiştir ....
levent yüksel tarafından yorumlanmıştır
DAG KOKAR HEP SAÇLARIM
YANIK TENIME ALISIR MISIN?
BENIMLE YERLERE UZANIR MISIN?
BIR GÜL KOPAR,DAGITMA,HEP OYNA
BU ASKA SARIL DA UTANMA YANIMDA
ÖMÜR BOYU UYU KOLLARIMDA.
GIDIP KAYBOLACAGIM,
ARA SIRA ,ANSIZIN O BASKA DIYARLARA
DÖNÜP GELINCE SÖYLE,
BENI YINE ÖPÜP YINE BENIMLE YATAR MISIN?
GÜLÜSÜNLE ,BAKISINLA
O KADINCA DURUSUNLA
SÖYLE,HEP ÖYLE SÖYLE,SÖYLE ...
SON KADINIM OLUR MUSUN?
ESIM GELINIM VE NAMUSUM,
--BANA BENI DOGURUR MUSUN?--
bir çeşit balık yemidir. boru kurdu olarak ta bilinir mercan kopez vs. balıklar hastasıdır. tanesi 10 kuruştu sanırım kıyıdan avlıyacaksan eğer 10 tane almak yeterlidir.
iran sigarasıdır jti tarafından üretilir. ülkemizde üretilir içimini merak edenler için samsun magnanın yanında malbuş gibi kalır bu kadar berbat sigara olmaz abi.
şuna açıklık getireyim JTi da çalışmış biri olarak üretimi görmüş biri olarak.
örnek vermek gerekirse JTi da salem üretilmektedir(izmirde hemde)
önce folyalar alınır mentol fırınlarına verilir. orda 45 dakika durur. fırından tekrar alınıp sigara paketi yapan makinaya takılır. sigara normal olarak pakete girer (bakınız tütünde bir olay yoktur , filtrede bir olay yoktur işin kurnazlığı folyodadır.)paketin içine giren sigara zamanla mentolü emmeye başlar ( tütünün ortamdaki kokuyu çekmesi kendine has bir özelliktedir sigara fabrikalarında çalışanlara parfüm ve deodarant kullanmaları yasaklanmıştır) içicilere gelene kadar zaten emmiştir tütün mentolü . halk arasında naneli sigara yok nefes açar vs.vs. hepsi uydurmadır arkadaşlar ;)
daewoo nun modelidir. arabadır miniktir 800 cc motoru vardır . çılgınlık yapıp izmir istanbul izmir yapılmıştır tarafımca km de 10 kuruşu geçmez (lpg li tabikide abartmıyorum) 160 km yaptığı olmuştur 120 nin üzeri allah a emanettir cem davran ve hande ataizinin oynadığı ruhsar adlı dizide de rol almıştır :P şu sıralar pek gözükmüyor trafikte ama inanın pişman olmazsanız aldığınıza km de 10 kuruş ne demektir ya :D
babamla şöyle bir olay yaşanmıştır
kayıt zamanı istanbula geliyoruz topçular darıca feribotla geçilmek istenir . yazar itiraz eder.
magomat: baba feribot 45 ytl . 45 ytl lik gaz alsak 450 km yol yaparız körfezi dolaşalım bence.
peder bey : la olum yürü hadi feribotu kaçırcaz. nasılsa parasını sen vercen (gülme:)
magomat: :S nasıl yani ya madem ben vercem gaz alalım (geceden beri direksiyon sallamış araba sevdasına doyamamıştır yazar daha gezip görmek ister)
peder bey : hadi yürü başlatma babana
magomat : .... vitesi 1 e alıp gişeye girer 45 ytl bayılır idoya. feribot sırası bekler..
ispanyol malı vardı bende bir adet ismini hatırlamıyorum. paraşüt saçma atar , 150 metre menzili vardır saç , tuğla delebilir . cam şişeleri de kırdığı görülmüştür tarafımca
benm yaptığım olaydır. full xc mtb ile arazi lastiği asfaltta yorsa da güzeldir. altınızdaki bisikletin pahalı ve kaliteli oluşu ders sırasında aklınızdan çıkmamasına sebep olur günlük kıyafet ile mtb ye binmekte ayrı bir olaydır. tamam itiraf ediyorum komik gelebilir (: hoşuma gidiyor ama hem hobi hem ulaşım aracı vergisi algısı yağı benzini yok tam öğrenci işi abi ne yapalım :D
not : bu olayı yapmayan güzelliğini bilmeyip özenti diyebilir onun eksikliğidir ne diyelim ...
cehvrolet markasının bir modelidir. müslüm gürses paramparça klibinde kullanmışlardır 8 silindir motoru vardır hidrolik direksiyon standarttır koldan viteslidir 3 ileri 1 geri şeklinde nedense eski amerikan arabaları hep heyecan yaratmıştır her yazarın mutlaka kullanması gereken arabadır nostalji yaşatır
Gerence özellikle denizciler arasında Yelken geren rüzgarlı yer anlamında kullanılan bir sözcüktür ve ülkemiz kıyılarında birkaç yerde bu ada rastlanır. Yazımıza söz konusu olan Gerence, aynı adı taşıyan körfezin özellikle doğu yönündeki bölgeye verilen addır. Burada yılın büyük bölümünde hakim rüzgarlar fırtınalı günlerde Yıldız ve Poyraz, fırtınasız günlerde ise Gündoğusu ve imbattır. Yıldız ve Poyraz rüzgarları Gerence Körfezinin özellikle Karareis önlerinde neredeyse hiç dalga kaldırmazken, arazi yapısındaki özellik nedeniyle Gerence bölgesinde şiddetli eser. Bu güçlü esişin nedeni; kuzeyden gelen ve tüm Ege kıyılarını etkileyen rüzgar deniz suyunun etkisiyle soğumuş bir biçimde Karaburun Yarımadasına ulaşmasıdır. Hemen hemen Midilli Adasından sonra hiçbir engelle karşılaşmadan ilerleyen soğuk katmanlar bu noktada bir yarımada için oldukça yüksek sayılabilecek dağ sırası ile karşılaşır. Yarımadanın en yüksek noktası olan, 1218 m. rakımlı Akdağ, hem Çatalkaya, hem de Yamanlar dağlarından yüksektir. Bu dağ bazı haritalarda Boz Dağ olarak geçer ve yüksekliği de 1157 ile 1212 m. olarak da farklı ölçülerde gösterilir. Soğuk kuzey rüzgarları işte bu Akdağı aşamayınca akışına uygun biçimde güneye yönlenir ve orada ikinci önemli engel ile karşılaşır. Bu 1039 m. irtifasıyla Mertekyanı Tepesidir. Aynı yöne akışı sürdüren rüzgar bu kez üçüncü engel ile karşılaşır. Bu 848 m. irtifasıyla Bölmeç Dağıdır ve hemen iltur Sitesinin arkasından yükselmeye başlar. işte bu noktaya kadar Karaburun Yarımadası üzerinde yaklaşık 20 km. yol alan rüzgar, bu arada toprak yüzeyindeki ısıdan da etkilenir ve genişleyip hafifleyerek, Bölmeç Dağının alçaldığı noktada yakaladığı vadide adeta iz sürerek Gerence Körfezine doğru hızla akmaya başlar. Eğimin etkisiyle de hızlanan rüzgar sonunda iltur Sitesinin hemen arkasındaki boşluktan Gerence Körfezine doğru, bazen 50 km/h yi aşan bir hızla, adeta sel gibi boşalır. Bu rüzgarın Gerencedeki adı Haydardır. Çeşme Ilıca sakinleri ise özellikle yaz aylarında kendilerine tatsız anlar yaşatan bu rüzgardan Gerence diye söz ederler. Oradan da hızla güneye inmeyi sürdüren rüzgar sonunda Alaçatı ya ulaşır ve Alaçatı Koyu nun, dünyanın sayılı surf merkezlerinden biri olmasını sağlar. Gerence Körfezinde sözünü ettiğimiz iki adanın yanı sıra üç önemli kayalık vardır. Bunlardan biri Karareis Koyundadır. ikincisi Gerence Koyu girişinde Punta Tepesi önlerinde, sonuncusu ise Çolak Burnu açıklarında Çolak Kayalıklarıdır. Denizciler için özellikle son ikisi oldukça tehlikeli olan ve seyir yolu üzerinde bulunan bu kayalıklarda önemli kazalar olmuştur.
levent yüksel şarkısıdır
DaĞ Kokar Hep SaÇlarim
Yanik Tenime AliŞir Misin?
Benimle Yerlere Uzanir Misin?
Bir GÜl Kopar,daĞitma,hep Oyna
Bu AŞka Saril Da Utanma Yanimda
ÖmÜr Boyu Uyu Kollarimda.
Gidip KaybolacaĞim,
Ara Sira ,ansizin O BaŞka Diyarlara
DÖnÜp Gelince SÖyle,
Beni Yine ÖpÜp Yine Benimle Yatar Misin?
GÜlÜŞÜnle ,bakiŞinla
O Kadinca DuruŞunla
SÖyle,hep Öyle SÖyle,sÖyle ...
Son Kadinim Olur Musun?
EŞim Gelinim Ve Namusum,
--bana Beni DoĞurur Musun?-