içinde ergen liseli kız kafası yaşayanların, travesti ve biseksüellerin bulunmasında hiçbir sakınca görmeyen; görenleri de sevmeyen, kafaları çok güzel, sanal harem kurma derdi olmayan güzel insanların sözlüğüdür.
birçok eksiklik barındıran, yepyeni sözlüktür. işin ilginç tarafı ise bütün eksikliklerine ve sözlük nüfusunun az olmasına rağmen oldukça keyifli bir sözlük olmasıdır. dolayısıyla sözlüğün, tüm eksiklikleri giderildikten sonraki halini merak etmiyor değiliz.
"beş kapağa bir bardak" esprisi tadındaki veda cümlesiyle veda etmiş blog.
--spoiler--
Ne olduğunuzu göstermeye çalıştık ve inanın hiç şaşırmadık. Şimdi boğazınıza kadar boka battığınız çöplüğünüze dönebilirsiniz, burada eğlence bu kadar.
--spoiler--
yeni çıkan her erkek popçuda etkisi hissedilen adam. bana mı öyle geliyor bilmiyorum, televziyonda gördüğüm -neredeyse- bütün erkek popçuların kliplerinde ve şarkılarında, biraz kenan doğulu ama daha çok mirkelam havası var.
(bkz: tespitimi yaptım mutluyum artık)
dün, başbakanlık yaptığı ülkenin insanına verdiği değeri çok açık biçimde göstermiş kişi.
münevver karabulut cinayetinin üstünden 135 gün geçti. katil yakalanamadı. münevver karabulut'un üstüne morgda bulunan başka bi cesetten sperm bulaştı. sayın cerrah 'kızlarına sahip çıksalardı.' dedi.
bütün bunlar olduktan sonra recep tayyip erdoğan, mahalle kahvesinde okey oynarken kafasını kaldırıp bi an tv'ye bakıp yorum yapan herhangi biri gibi -asla başbakan gibi değil- fütursuzca yorum yapıyor. şöyle ki:
"Kendi başına bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya. Davulcu, zurnacı kızmasın. Bununla ne demek istediğimi anlıyorsunuz."
bütün bunlara şaşırmıyorum artık. "kızlarına sahip çıksalardı" diyen adamın, "zaten çıplaklardı" diyen adamın arkasında duran birinden bahsediyoruz sonuçta. memleketimden insan manzaraları...şaşıracak bi şey yok.
ha bi de; münevver karabulut'un kafasını kesen cem garipoğlu'nu saklayan babayla, sevim tanürek'i ezen burak erdoğan'ın arkasını temizleyen baba arasındaki 7 farkı bulun lütfen. bu noktada rte'nin açıklamasına şaşıran arkadaşlar-ki eğer varsa- belki olayı daha makul karşılayabilirler.
son olarak, bi başbakan olarak sayın rte böyle bi açıklama yapacak hakkı kendisinde görüyorsa, bunun tek sebebi bu açıklamaya tepki göstermeyecek bi halkın varlığından emin olmasıdır. böyle bi halkın var olması beni şaşırtıyor. yüz kişiden kırkı bu söylemde cidden hiçbir sorun göremiyor mu?
dilerim sayın rte, bi gün karabulut ailesinin ve tanürek ailesinin yaşadığı tüm hüsranı (kayıplarından değil kayıplarının ardından yaşadıklarından bahsediyorum) öder.
beni hido'dan soğutan danstır. ne biliyim bi havası vardı adamın gözümde. basketbola dair bildiğim iki üç şeyden biri hidayet türkoğlu'ydu. amerika'da top oynayıp, dünyanın parasını kaldıran adamdı. bi gün bi turistle sohbete dalsam napıp edip arada adının geçmesini sağlıyacağım adamdı. özetle; "keşke hiç olmasaydı" dedirten dans.
ntv'de "haber merkezi haftasonu" programına ciddi ciddi konu olmuş hede. öyle geyik falan yapmıyorlar. iki kadın oturmuşlar gayet ciddi suratlarla "ikoncan"ı konuşuyorlar. şu anda ivana sert'le canlı yayın bağlantısı kuruldu. ekranın sağında "ikoncan olmak ne işe yarar?" yazıyor.
çok ilginç.
(bkz: şaka mısınız)
senaristlerinin, chuck'la sarah arasında yakınlaşma yaratmak için fazlasıyla kastıkları dizi. ben de isterim yakınlaşsınlar, sarılsınlar, öpüşsünler, bi ömür mutlu yaşasınlar ama o yakınlaşma sahneleri yok mu çok zorlama oluyor yahu!
çok ciddiye alınmaması gereken hadise. cidden 'empati' kurmak amacıyla mı yaptı? bence hayır. Hani o sürekli bahsettiği dişiliği var ya işte tüm olay onla ilgili. dişiliğini farklı kıyafetler altında sınamaya çalışan bi kadının vukuatlarını izlediniz. bi diğeri için bakınız ayşe arman'ın hello dergisi için çektirdiği fotoğraflar.
eve gelmişsindir. yorgunsun ama çok. kafanın içinde -hepsi özel ilgi isteyen- bin tane düşünce(daha ziyade sorun) dönüyor. düşündükçe içini sıkıntı basıyor. uzandığın koltukta uyuya kalmayı ve kafanın içindeki sorunların seni terk ettiği bi cuma akşamına uyanmayı istiyorsun. işte tam o anda dinlenmesi gereken şarkı budur. anlam veremediğim bi rahatlama yaşatır. sözlerinden ziyade müziğidir iyi gelen. hatta öyle bi şarkı ki "müzik ruhun gıdasıdır" sözündeki müzik işte budur!
Köşesinde kızını, kocasını, kaynanasını, çocuğun dadısını(en son bi Almanla evlenecekti), evini... anlatır sık sık.O kadar ki yarın kalkıp Dubai'ye yanına gitsem hiç yabancılık çekmem
ölümünün üzerinden 133 gün geçmesine rağmen katilinin/katillerinin hala yakalanamadığı talihsiz insan.en büyük talihsizliği -vahşice-sevdiği erkek tarafından öldürülmesi mi yoksa katili bulması gereken emniyet müdürünün 'kızlarına sahip çıksalarmış gibi'söylemlerde bulunması mıdır, merak edilir.ha bi de olayı 'kesik baş' olarak nitelendiren o güzel(!) insan var ki o en talihsizlerinden.