1990'da antalya'nın bir köyünde dünyaya gelmiş, geçtiğimiz aylarda aynı köyde gözlerini yummuş bir genç arkadaşımız. arkadaşım.
hani bazen karşınızdaki insanda bir ışıltı görürsünüz ya.. zorlu bir hayatın, boktan şartların, talihsizliğin silemediği bir ışıltıdır o. bundan 1 yıl önce bu nurettin'le tanıştığımda bu ışıltıya şahit oldum. ilk okul mezunu bir çoban olarak geldi karşıma. kısa boylu, karışık saçları, yıpranmış bir gömleği, sararmış dişleri ancak zehir gibi bakan gözleri olan, yüzünde her daim "olsun amına koyim ya" gülüşü olan bir gençti. sürüsünü büyütmek istiyordu ve benden kredi istemişti. daha önce kredi kartı gecikmeleri olduğundan şahsı adına çıkaramamıştık krediyi. fakat bahsettiğim o ışıltıyı parlatmak adına, tanıdığı biri üzerinden işini yaptık. hayvanlarını aldı.
normal bir insana oldukça karışık gelebilecek, tapu prosedürlerini, kredi mevzuatlarını hepsini gayet rahat kavramış, tek başına günlerce koşturmuş, üzerinde bir takım şerhler bulunan annesine ait gayrımenkulün sorunlarını çözmüş ve kredi almaya uygun hale getirmişti şartları.
çok geldi gitti. her geldiğinde farklı bir sorunla karşılaştık. akrabalarının farklı konulardan bir çok davası vardı. ipotek alınacak yer ile ilgili sorunlar çıkıyordu hep. her gelişinde farklı bir sorunla karşılaştığında sinirlenir, fakat nasıl çözüleceğini öğrenmeye çalışırdı.
her geldiğinde hararetli bir konuşmanın ardından geyiğe bağlar, şubenin önüne çıkıp birer sigara yakar, anılarımızdan bahsederdik.
ben bi yandan aldığım eğitime iş tecrübeme istinaden sürüsünü finansal açıdan sorun yaşamadan nasıl büyütebileceğine dair kendisine fikirlerimi anlatırdım. dikkatle dinler "abi aslında senle ortak olsak çok güzel olur, sen para işlerinden anlıyorsun ben hayvancılıktan, alır yürürüz vallaha, kafalar da uyuşuyor" derdi.
aklıma yatmıyor da değildi. ama başka bir takım şartlardan ötürü uygun değildi bu.
bazen annesi ile gelirdi. onla da konuşurduk. sordum annesine bir gün "bu oğlanı neden evermiyon abla" diye.
-oğlum biz çok kız istedik te çoban deyip vermiyorlar kızı.
yemin ederim yarım saatlik bir berber müdahalesinden sonra bizim nurettin'in film yıldızı olabilecek bir potansiyeli vardı. ama çevresinin yaratıp omuzlarına bıraktığı şartlar yüzünden nurettin her şeyden vazgeçmişçesine yaşıyor, sadece sürüsünü büyütüp çarkı bozmak istiyordu.
en son 3 ay önce bir bilgi almak için geldiğinde çok farklı görmüştüm. her zamankinden daha yorgun, daha sinirli ve endişeliydi. birer sigara yakıp konuştuk 5 dakika. istediği kızı yine vermemişler, bu da sinir stresten mideyi delmiş. hastaneye falan yatmış. ama nurettin hala sürüsünü düşünüyordu ve onunla ilgili şeyler soruyordu. planları vardı. güzel hayalleri vardı.
kendisi ile ilgili en son haberi dün kardeşinden aldım.
hayvanları güderken sürüsüne köpek mi kurt mu olduğu belli olmayan bir grup hayvan saldırmış. nurettin köpeğe elle müdahale etmiş. köpek mi kurt mu ne olduğu belli olmayan bu hayvanlar nurettin'e saldırınca nurettin'in akrabası diğer çoban arkadaşı tüfeğine davranmış. hayvanlara ateş edecekken nurettini vurmuş. nurettin dağın başında, kan kaybından ölmüş.
o ışıltıya o kadar inanmıştım ki ben. bir çok yönünü kendime benzetiyordum. cefakarlığı olsun, büyük planlar yapması olsun, tüm şartlara rağmen geleceğe umutla bakabilmesi olsun..
yaşaması gereken, güzel günler görmesi gereken, çalışkan, dürüst, zeki ve vizyoner bir gençti nurettin.
sen öldün dostum, seninle birlikte inan benim de bir parçam öldü. inşallah gittiğin yerde hayallerin gerçek olur. sevdiğin kızla evlenirsin.
herkes bilsin bir çoban nurettin vardı. gömleği eski, saçları karışık, yüreği kocamandı.
burdan iyice koptum zaten ama madem bi uğradım atarımı yapayım da öyle gideyim dedim.
yahu nasıl bir iğrençlik yarattınız siz uludağ sözlük kurucusu dalya.raklar her kimseniz ? nickini bile unuttum. para kazanmak için "ifade özgürlüğü" altına sığınıp okunmadık rezillik bırakmadınız.
uludağsözlük..
bu sözlük var ya şu an toplumun içinde bulunduğu boktan durumun çok güzel bir özetidir. bu özette neler yer alır:
1-kadınların toplumumuzdaki yeri.. sürekli tacize tecavüze uğrayan kadınlarımızın burdaki entryler'in %50'sinde gerçekle uyumlu olarak hakarete tacize maruz kalması durumu söz konusu.
2-karaktersiz bir nesil.. biraz kafayı zorlayıp adam gibi bir şeyler yazmayı denemek yerine küfür, hakaret, nefret içeren, sözde troll yazılar yazıyorsunuz. sizin tükettiğiniz doğal kaynaklara o kadar üzülüyorum ki.
3-akp seçmeni bolluğu.. gerizekalılıkla eş değer olarak gördüğüm bu durum sözlüğe şöyle bi baktığınızda çok daha rahat anlaşılır hale geliyor. hani aranızda tek tük varsa nerden alıyor bu adamlar bu oyu diyen, şu şuursuz velet yazarların annelerinin babalarının hatta yaşı 18 üstündeyse kendisinin bizzat bir akp seçmeni olması söz konusudur kesin.
4-bim'in çok yayılmış olması.. migros gibi makrocenter gibi eli yüzü düzgün kalbur üstü, kaliteli ve çeşitli ürünler sunan marketler varken neden bim ? çünkü kalitesizliği umursamayan, midesiz fakirler var dimi. işte siz salak gibi hala bu sözlükte duruyorsanız sizde bim müdavimi gruptan sayılırsınız. internet ortamında yerli yabancı çok daha kaliteli sözlük ve forumlar varken burda takılıyorsanız sizi bim paklar. kusura bakmayın.
5-sevilmeyen bir ülke olamız.. bi rica ediyorum sayfayı yenileyin bu yazıdan sonra sol frame e bi bakın. duran 20 başlıktan 10 u bir gram olsun güldürmeyen troll başlıklarından oluşmuyorsa kendimi sikicem. ya şu sol frame in durumu ağzından yüzünden sümük akan, keçi gibi kokan, bitli, şarapçı tiplere benziyor ya. iğrenç amına koyim. rezil.
6-... siktir et yaw.
neyse konuya dönelim. tanımı da yapıp siktir olup gideyim burdan.
bütün uzakdoğu sanayisinin birleşse üretemeyeceği sayıdır bu boku temizlemek için gereken vidanjör sayısı.
lisedeyim. 16 yasindaydim sanirim. bi arkadasim vardi mehmet. köylü bu. zenginler aslinda ama bok icinde yasiyo afedersiniz. babasi bunla kardeslerine luks bi siteden ev tutmus. bir gün gitme hatasina dustum aq çöp ev gibi. esya yok evde amk en pahali siteden ev tut esya koyma. neyse. bu adam utusuz bol bi gomlekle okula gelir, traş olmaz şeftali gibi gezer. arkadasim diye soylemiyorum cok igrenc adamdi. herkes tassak gecerdi bunla. ben yardimci olmaya calisiyodum buna dis gorunum konusunda falan ama o köylü ruhunu bi yere kadar tutabiliyosun. asik oldugu bir kız vardı bunun. dershaneden. kiz yuzune bakmazdi. google dan bakmis dogum gununu bulmus gitmis i pod almis. baya pahaliydi o zamanlar. dedim ne alaka amk. git bunu geri ver kiz hayatta kabul etmez. dedi ne alayim. kiz karate sampiyonu turkiye'nin. dedim uzak dogu felsefesiyle ilgili biseyler al. gayet mutevazi bi taki seti bulduk aldik. dedim bunu verip dogum gunun kutlu olsun diyeceksin. gecip yerine oturacaksin. kiz hediyeyi acinca da siniftan cikacaksin ne derse desin arkana bakmayacaksin. dedigimi yaparsan bu kiz bugun ilk kez sana tesekkur edecek. dur mehmet diye arkandan kosacak.
tam dedigim gibi oldu hersey. mehmet iptal. aglamis eve gidip mutluluktan. gitmis bana da i pod almis. siktir git dedim.
neyse o gunden sonra bunlar iletisime gecmeye basladi. bende dahil oluyorum ortami yumusatiyorum espiriyle falan. bigun konusuyoruz sinifta. masada bir dergi var. ustunde afrikali ac bir cocugun fotografi var. bizim mehmet in asik oldugu kiz da kara kuru bi kiz. mehmet durdu durdu soyle dedi:
-cemile bu senin kardesin mi?
ben gulmeyecem dedim ama 1 saniye bile dayanamadim. gulmekten geberiyom.
kiz ne diyosun lan sen gerizekali diye buna bir cakti tokadi. sonra geldi gulme lan sende diye bana da vurdu.
sonra biz derse girmedik. benim gulmem gecince herseyi bombok ettigini anlattim. gerizekali espiri yapmis sozde. o kezban da aslinda yakisikli bi adam yapsa o espiriyi guler gecerdi ama soz konusu bizim mal mehmet olunca egosu şaha kalkti.
dedim ozur dilemen lazim. cuma gunu cicek al gel. buyuk bisey olsun. paran var mi? var.
cuma gunu derse girdik. mehmet ortalikta yok. kiz hala bana ters ters bakiyor. amk dedim simdi bu salak herkesin gozu onunde verir cicegi dersi ortasinda gelip.
keske oyle yapsaydi amk.
kapi caldi derste aha dedim geldi. gel dedi hoca. kapi acildi. gelen yok. ama boyle uzunlamasina bir kalas giriyor sinifa. uzuyor da uzuyor. amk sinifta tadilat olacak sandim. aha.. bi baktim bizim mehmet. koca bi kalasi koltugunun altina sikistirmis geliyor. kizin onune geldi. dusman kalesine turk bayragi diker gibi caaat diye kizin onune koydu celengi. sinif gulemiyor cunku dumur oldu herkes. bende agzimi actim bakiyorum. celenk bir adet kalas uzerine bantlanmis bir strafor ve onun uzerine bulvardan yolunmus saplanmis sikindirik 8 10 tane cicekten ibaret..
allahim ben ne ettim dedim o an. gercekten dedim bunu.
ben utanctan kizarirken kiz yerinden kalkti. celengi aldi. bizim mehmet in kafasina bir koydu. hayvaan diye bagirarak.
fatality.. bizim mehmet yerde. laf anlatmaya calisiyor. baktim salagin kafasindan kanlar akiyor. kiz daha bunu dovecek. hocayla ben araya girdik. mehmet siniftan cikti gitti. kiz o gunden sonra dershaneye gelmedi..
Burda şöyle oturduğum yerden hiç tasalanmadan bi genelleme yapsam ve desem ki" halkın yüzde 80'i sanat konusunda varoştur" bence gayet te güzel ve doğru bir önerme olur.
evet. Iddaa ediyorum. Türk halkının cok buyuk kısmı sanattan anlamayan, genel kültür düzeyi düşük, rober hatemo, murat boz, hadise, yıldız tilbe, ibrahim tatlıses dinleyen gereksiz kişilerdir.
ve bu sebeple türk halkı suçludur.
internet denen şey köylere kadar girmişken. Her ilde en az 3-5 sinema salonu varken hala televizyondan "kısmetse olur" , "arka sokaklar" , "beni affet izleyen" alçaktır. Kapasitesizdir. Ucuzdur ve basittir.
yıldiz tilbe dinleyen erkek gay'dir.
ve bu bizim ulke olarak hayat standartimizi dusuren en başlı sorunlardandır. Kalitesiz sanat arzi ve talebi.
kaliteli insanlar yok mu turkiyede sanat icra eden ? Var.
mesela sertap erener var. Eskilerden cem karaca var. Levent yuksel var. Iyi oyuncu şener şen, ugur yucel var.
ama bizim gerizekalilar; ki bu gerilerin buyuk kismi akp secmeni degilse en adi o.ç olayim, aptal aptal insanlara prim veriyolar o. Çocukları.
sizden adam olmaz lan. Tiksiniyorum sizden hayat boyu boyle bi insan gorsem sorun cikarticam kotuluk yapacam aq.
Çok düşündüm dostlar mutluluk üzerine. Gözlemledim 27 senedir. Neden mutlu olamiyordum ortalama üstü hayatımla. Universiteden mezun olalı 5 sene oluyor. Iyi bir maaşım var. Luks olmasa da sıfır arabamı cektim altima 2 sene once. Dış görünümüm fena değil. Sevgilim de vardı. Kendi halinde guzelce bir kızdı. Ekstrem bir ozelligi olmayan. Ailem sağ ve sağlıklı. Kardeşim bu sene ankara tıp ı kazandı. Hersey iyi görünüyor aslında.
ama mutlu degilim. Bu hayat beni mutlu etmiyor. Surekli duygusal ve fiziksel arayış içindeyim. Sahip olduğum seyler ve yaşantım bana basit geliyor. Insanlar basit geliyor.
Başta dedim ki acaba ergenlikten çıkamadım mı?
Yok öyle de değildi. Sonra bende etrafımdaki insanları gözlemlemeye başladım. Aramızdaki farkı bulursam eğer neden mutlu değilim sorusunun da cevabını bulacağımı düşünüyordum.
ki öyle de oldu.
eğer çok spesifik bir çalışma ortamınız yoksa (nasa'da yada cern'de çalışmıyorsanız), halkla iç içe iseniz bunları siz de gözlemleyebilirsiniz. Ve böyle spesifik bir ortamınız yoksa genel kültür anlamında, sanat anlayışı ve estetik duygusu anlamında malesef 3. Dünya ulkesi ayarında olan ülkemiz ortalamasını ifade eden insanlarla birliktesiniz demektir.
bu insanlar ki kafaları cillop gibidir her daim. Işte bir huzursuzluk olsa akşam eve gider acun izleyerek unutur bunları. Yemekten sonra, yatmadan önce yediği meyve tabağından imal göbeği onun için gayet normal birşeydir. Hiç rahatsızlık duymaz. Universite de ya da işte tanıştığı kızla yaptığı şatafatlı düğünü gelen altınlarla amorti etmiş, kalan 100 gram altını ise banka kasasında tutmakta ve her gün altın fiyatlarıni takip etmektedir. Uluslar arası makroekonomik veriler ya da merkez bankalarının açıklamalarının bir onemi yoktur zira "yaza doğru altın yükselecek" tir. Şehit haberi gelince facebook profiline türk bayrağı koyar. Götü sıkışınca saniyede adam satar ama cuma namazını aksatmaz. Bayramda kankalarıyla danaya girer. Babadan kalan değerli birkaç dönüm arsa ve daire mutlaka vardır.
anlatabildim mi? Tanıdık geliyor değil mi?
Ve bu insanlar mutlular. Benim hic bir zaman olamayacağıma inandığım kadar mutlu.
Nasıl?
Çünkü.. bu insanlar hayattan beklentiye girecek kadar şey bilmiyorlar. Ufuk çizgisini televizyondan görmüşler. Istemeye yetecek hayal güçleri yok. Zaten biraz dünya zevklerine gözleri kaysa aninda kafaya inecek bir kutsal kitapları da var. Adam görmemiş ki cevresinde victoria secret giyen 1,80 lik bir hatun. Yada kadın six pack denen şeyi film ve dizilerde yapılan bir tür plastik makyaj sanıyor. Bilse de bunlar onun için zaten filmlerde falan olan zenginlerin sahip olabileceği seyler.
Kakao'nun yetiştirildiği afrika ulkelerindeki insanların çikolatanın ne olduğunu bilmemesiyle ilgili bir video izlemiştim. Aklima nedense o geldi.
simdi bu soylediklerimden bu insanları kucumsedigim anlasiliyor olabilir. Kucumsemiyorum. Tam aksine kiskaniyorum. Cünkü bu insanlar turkiye şartlarında onlara mutlulugu getirecek bilinç düzeyine evrilmişler. Adapte olmuşlar.
ben ve benim gibiler ise ne yazik ki bu ülkenin verebileceginden fazlasini gördükleri icin sanirim hic bir zaman istediklerine ulasamayacaklar ve mutsuz kalacaklar.
Burdan bir sonuca variyoruz aslinda. Standart sapmanin, sapan tarafında olmamak lazım. Göc eden antiloplar gibi sürüye karışmak lazım. Aksi takdirde icinde bulundugumuz şartlara uyum sağlayamayız. Yalnız kalırız. Hayat bizi yer.
valla beni takip eden arkadaşlardan özür diliyorum. az çok iyi bir itibarım var şu sözlükte ama.. amına koduğumun televizyonunda, sokaklarda, internette her yerde amına koyim her yerde kirli sakallı herifler görmekten bıktım lan.
bıktım amına koyim bıktım.
bu nedir ya ? bu nedir amına koyim noluyor kirli sakal bırakınca ? zonta gibi oluyonuz lan.
bakın çok enteresan:
bir tane dizinin başrolündeki adam söyleyin bana kirli sakallı olmasın ?
evlilik programı söyleyin kirli sakal işgaline uğramamış.
bu mudur lan bizim türk erkeği olarak olayımız. kirli sakal ? erkeksi olduğunu falan mı sanıyonuz amına koyim ne ?
ya bide anlamıyorum la ben bu adamlar hiç bi yerde çalışmıyor mu? sakal traşı zorunluluğu yok mu ?
evet şimdi iyice sıçacağım dikkatle okuyun:
kirli sakal bırakan erkek net yavşaktır. zontadır. karaktersizdir. beyinsizdir. dejeneredir. babasının parasıyla 2000 model bmw alıp starbucks ta kamplayan varoş ruhlu ibnelerdir.
kirli sakallı erkek seven kadınsa selülitlidir. pizza hamburger yer ve oturur. götü yastık gibidir. varoştur. kezbandır. kalitesizdir. ucuzdur.
Evet piyasalar kesinlikle olumlu tepki vermiştir sonuçlara. Simdi coğu insan saniyor ki ülke ekonomisi daha iyiye gideceginde dolayi istikrar olacagindan dolayi yukseldi.
ben soze soyleyeyim neden yukseldi:
-Çünkü büyük firmalar ruşvetle ihale almaya devam edebilecek.
-istenilen arazi gerekli ruşvet odendikten sonra tahsis edilebilecek.
-çünkü her türlü sorunda parayla susturabilecekleri iş birliğine açık bir hükümet gorevde.
-yabanci sermaye biliyor ki ulkemize yatirim yaparak firma karlarinin cogunu cebe atip serbestce çıkabilecekler.
Evet işte bunlar hep istikrar. Yillardir bize durmadan empoze edilen "istikrar" içeriği bunlardan ibaret.
Bu ne lan sabah sabah diyebilirsiniz. Ruyanda mı gördün derdini siktiğimin de diyebilirsiniz. Böyle tespit mi olur ey amına kodugum da deseniz zerre kadar gocunmuyorum çünkü artık bu olaya bir acıklık getirilmeli !
Ortaokuldan universiteye kadar gerek okulda gerek dershanede bir cok kadın kimya öğretmeni gördüm. Hepsi benzer karakteristiklere sahip olmakla birlikte genelde kısacık saçları olan iri yarı kalın altın bir bileziği dirseğine kadar cektigi icin bilezigin etrafından pörtleyen kıllı kollara sahip kadınlardı.
evet kolları kıllıydı. Beyaz tenli olmalarından da kaynaklanıyor olabilir o kıllı görüntü.. ama neden kimya öğretmenleri?
27 yasindayim. Uzun zamandir şoyle kolu gıllı bir kimya oğretmeni görmüyordum. Ta ki düne kadar. Şubeme müsteri olarak geldi. Ve 15 yillik kabus yeniden basladi. Neden kıllılar?
Kimyasal maddelerle ugrasmaktan mi? Yoksa aldıkları ortak bi dersten mi? Neden?
Sözlükte farkettiğim bir olay. Hatta soyle diyebilirim bir yazarin kadin mi erkek mi oldugunu anlamak istiyosaniz direk girilen entry ve baslik oranina bakin. Turnusol gibi bisey.
neden boyke peki?
Simdi burdan cok ciddi sosyal mesaj cikicak bakin. Baslik acmaz cunku kadin tartismayi baslatan kisi olmak istemez. Insiyatif almayi da cok sevmez. Kadinlar daha onceden acilmis konular uzerine yorum yapmayi sever ki bu da dedikodunun doğuş sebebidir.
ayrica kadinlarin baslik acmamasi, dedigim gibi yaratici olmaya calismak yerine olay hakkinda yorumda bulunma gibi durumlar bence kadinlarin toplumdaki bastirilmisliginin da bir gostergesidir.
Teröre karşı kesin çözüm olacağını düşündüğüm önermedir.
şöyle bi düşünelim bu insanlar neden öfkeli? Neden dağlara taşlara çıkıp saga sola ateş ediyorlar?
Cevap çok basit: abazalıktan.
Eşek tamam. Ama nereye kadar? Gönül meme ister, kutu gibi popo ister. Kedi gibi sirnaşmalar falan ister.
getirelim ordaki işsiz hatunlardan 50 bin tane. Devlet maas baglasin 2000 lira ssk yol yemek. Gezsinler hakkari de şırnakta diyarbakırda mini eteklerle şortlarla. Bak ondan sonra nasıl çiçek gibi oluyolar.
ne kürdistan rüyası kalır ne bişey. Yaşamanın tadını alınca "ne davası amk yeaaa" demezlerse bende bişey bilmiyorum.
Hem 50 yıl sonra orlarda evrim tamamlanmıs olur. Asimile de olurlar. Bu da bonusu anasini satiyim.
mis gibi terörle mücadele planı. Sunucam bunu meclise. Hele bi kurulsun.
Hadi tamam birileri dugmeye bastı, terör başladı.. peki ne oluyor da bu kadar agir kayiplar veriyoruz? Askerlerimiz mi egitimsiz? Ordumuz mu kabiliyetsiz?
Kara Harp okulundan atilan bir arkadaşım vardı. Bundan 6 7 ay once harp okulları ve askeri liseler hakkında baya bilgi sahibi oldum.
bu bilgilerden en dikkat cekici olanı, 2008 yılında askeri okullara yapılan fetullah gülen darbesiydi.
Bu yıl askeri liselerin ve harp okullarının egitmen kadrolarının cemaat yanlısı rutbelilerle dolduruldugu, banu avar, hulki cevizoglu gibi ulusalcı insanların konferanslarının yasaklandığı, çağdaş kafalı atatürķçü ulusalcı milliyetci ögrencilerin, sudan sebeplerle disiplin cezaları aldığı, okuldan atıldığı bir sene olmuş. Devam edrn senelerde okula alınan çocukların tamamı cemaatçilerden oluşuyormuş. Bu çocukların egitim duzeyinin onceki senelerde giren ogrencilere gore dusuk oldugu, kapasitelerinin ise yetersiz oldugu cok belliymis. Bugune kadar tek vücut gibi yaşayan ogrenciler arasinda ispiyonlamalar baslamis.
Gercekten cok degerli ozellikleri olan bir cok arkadasindan tek tek bahsetti. Ordumuzda bulunsalar kendimizi guvende hissedecegimiz insanlar..
Bir gun yine boyle bir sohbet esnasinda aklıma bir soru düştü. Abi dedim peki bu yeni nesil cemaatci tayfa mezun olsa ne yapabilecek? Birbirini ispiyonlayan adamlar silah arkadasi mi olacak?
Dedi ki: " birkac mezun donem var zaten. Herseye ragmen mezun olabilen arkadaslarimiz var onlardan duyuyoruz. Simdi dogu gorevindeler. Cemaatci tayfa operasyon olacaginda izin ya da rapor aliyormus. Tum operasyonlara bizim arkadaslar gidiyormus.. "
Bisey soylemeye gerek yok aslında. Kuduz kopek gibi saldırgan, beton gibi sert olmasi gereken gencecik subaylarimiz azinliktayken, hamur gibi yumusak, koyun gibi sakin cemaatci subaylar cogunlukta. Bunlarin egitecegi kumanda edecegi piyadeden ne beklenebilir?
Sehit olan kardeslerimizin cabalarina fedakarliklarina inancim ve saygim tam. Ama olaylar eskisi gibi olsaydi, eminim com daha az kayip yasanir cok daha fazla zaiyat verilirdi.
Bugüne kadar sürekli çözüm sürecine karşı çıkan, terör konusunda götü başı ayrı oynamayan ve haklı olduğunu bugünlerde çok iyi anlamamıza rağmen zamanında faşist, uyumsuz ve geri kafalı olarak suçlanan şahsın aslında ülkedeki tek öngörülü siyasetci olduğunu görmektir.
yıllardır bu adam akp pkk işbirliği dedi durdu. Bunu faşistçe bir paranoya olarak görüp adamı sürekli aşağıladılar.
aslında bu ülkede pkk ya karşı hiçbir dengeyi gözetmeksizin kararlı şekilde savaşacak bir lider varsa o sadece devlet bahçelidir.
ayrıca siyasi üslubu, oturaklı kişiliği ile de günümüzdeki mahalle karısı kılıklı siyasetçilere örnek olacak bir şahıstır.
Malumunuz super loto 7 haftadır devrediyor. Tahmini buyuk ikramiye 15 milyon tl. Şahsen ben 50 liralik oynayacagim is çıkışı.
elbette mantikli bir insan olarak hic umudum yok. Ama superloto sayisalloto ve milli piyango tarzi seylerin bence en guzel kismi insana cok ciddi zenginlik hayalleri kurdurtmasidir. Aslinda o ihtimaldir sevdigimiz (Ben senin bana cikabilme ihtimalini sevdim).
15 milyonun yillik faiz getirisi net olarak 1.402.500 tl civari. Reel faiz getirisinin yuzde 1 oldugunundusunursek140.000 tl. (Reel faiz = enflasyon etkisinden arindirilmis faiz.) Yani hic bisey yapmayip kendimizi yilda 140.000 tl maasa baglayabiliriz. Paramiz da degerini kaybetmez. Bu bile bir ailenin rahat rahat yasamasini saglar.
ama ben bir aile degilim. O yuzden bana ciksa faize falan yatirmam aga.
once 1 milyon tl sini zihinsel engelli cocuklar icin harcarim. Geriye kalan 14 un 4 unu kiz kardesim icin actigim bir hesaba yatiririm. Guvencesi olsun. Kalan 10 milyonun 1 milyonunu annemle babama veririm. Kaldi 9 milyon. Bunun da 1.5 milyonu ile 20 metrelik falan guzel bir motoryat insa ettiririm. 7.5 milyon tl kaldi. Bunlada yatirim ve kira geliri amacli 250.000 tl den 30 tane daire alirim. Ortalama 700 liraya kiraya versem aylik 21.000 tl kira gelirim olur ki bu da benim olene kadar yatta yasamam icin yeterli bir rakam.
bu arada isten ayrilirim. Fitness ima yogunlasirim. Hayatin tadink cikaracak isler yaparim la.
Yerinde durmayan perdelere tirmanan bi böcekle yarım saat oynayan 2-3 aylik kedidir.
Bi anda yattigi yerden ziplayip koşmaya başlayan, siz ne oldu derken mama kabına gittiğini farkettiğiniz, bazen hızlı girdiği için virajları alamayan, kapılara duvarlara toslayan, fayans zeminde patinaj atan, amacı belli olmayan şuursuz hayvandır.
bazen benim göremediğim şeyler gördüğünü düşünüyorum. Şizofren olabilir diye düşünmüyor da değilim. Ya da kendi kendine heyecan yaratıyor. Anlamıyorum.
Bu hayvan 1 hafta öncesine kadar günde 20 saat uyuyordu. Ne oldu acaba?
Benimdir. Tarz degistiricem dedim nerden estiyse. Once bi biyik biraktim. Cemaat abisine dondum. Sonra boyle olmadi diyip uclarini biraz daha uzattim. Ulkucu reyize bagladim. Reyiz iyidir dedim ama saclar cocuk gibi mk dedim once yanlarini yapistirip ustlerini karistirdim. Bu sabah iyice gaza geldim avuc avuc joleyi kafamin ustune yigdim bi guzel. Yapistirdim ustu de alti da ne varsa.
az once bi lavaboya gittim.
amina koyim y.rrak gibi olmusum. Bugun bitsin berbere gidicem 5 numaraya vurduracam kafayi. Biyiklari da kesicem amk.
gozler yesil oldugundan o zaman da memati reyiz oldun diyolar amk.
Normalden bir hayli yüksektir. Atiyorum normal sekilde askerligini yapan 100 erkekten 2 si ibneyse, bedelli yapanlardan 100 tanesinin 10 tanesi ibnedir. Yani Cinko ve karbon erkeklere gore 5 kata kadar daha ibnedirler.
Nedeni de su. Er kişi hayatini tehlikeye atmasi, birini ya da birilerini ya da ulkesini korumaK durumunda kaldiginda bahane uretmemelidir. Uretiyorsa anne kuzusudur korkaktir kaypaktir. Soz konusu da askerlik oldugunda, göt sıkıya gireceginden, belki kelle koltukta olacagindan bu götlek kişiler "bu zamanda askerlik yapilmaz" , "ben boşu boşuna ölemem" tarzi popülist gerekçelerle kaytarmaya calışmaktadırlar.
bilal erdogan topacının testis kanseri raporu alması gibi bazı onursuz durumlar falan olmaktadır.
bu ibnelik meyili olan erkek musveddeleri farkında degildir ki ister hukumet sebep olsun, ister bir dış tehtid olsun farketmez. Vatanın savunulması gereklidir.
bu kisilerin yaşıtları akrabaları sınıf arkadaşları karakollarda soğuktan tir tir titrerken sıcacık yataklarında yatıp göt büyütmesi ibnelik alameti değildir de nedir?
Oynayana lafım yok. Ama izlemek nedir amk? Yok takım tutmalar tezahuratlar. Kim kimi transfer etmis diye birbirine telefon etmeler. Hem amk sırf o takımı tutuyor diye takım sampiyon olunca sanki erkek cocuğu koymuş gibi kasılmalar falan. Amk malları naylon poşetten imalat formalara 200 lira para veriyolar bide.
Çok net bir şekilde belli ki, futbol seyircisi seviyesiz ve de gerizekalıdır. Cahildir varoş ruhludur. Hatta ve hatta akp secmenidir.belki de kurtlar vadisi takipcisi bile olabilir. Aksarayli esnaftır.
net. Bu konuda o kadar eminim ki elestirileriniz sikimde degil.
Genelleme gibi gorunebilir. Amma ve lakin ki öyle değildir. Dedigim gibi insanlari bir kismi populist ozellikler tasimadan da sosyallesmenin bir yolunu buluyor. Bu insanlar genelde spesifik bir konuya yogunlasmis insanlardan olusan bi arkadas grubuna dahildir.
amaa.. yuzde 90 i populisttir. Neden mi? O kadar cok insan o kadar fazla hayat deneyimi var ki en ufak bir toplulukta dahi ortak bir nokta yakalayabilmek icin popülist akımlar bir gereklilik haline geliyor. Bu populist akimlar da genelde tv internet araciligiyla beynimize zorla sokulan gereksiz ve de degersiz urunlerden olusuyor.
siyaset, fitbol, acun ılıcalı ve eserleri, bazı yabancı diziler vb.
bi arkadas ortamina gidin bu 3 unden biri uzerine yarim saat konusulmazsa en adi orosbu cocuguyum.
yani burda bu tespiti yaparken bi asagilama cabasinda degilim. Cunku goruyorum ki bu gereksiz ve boktan sikik bilgiler sosyalleşmenin en büyük gerekliliklerinden olmuş.
şahsen ben nordik mitolojileri okuyup orta asya baglantilari kurmaya calisirken acaba su an ayni seyi dusunen bir allahin kulu var midir diye soruyorum kendime. Ya da 70 lerden bi parca dinlerken benden baska dinleyen var midir amq diyorum.
ama o populist kisinin oyle bir sorunu yok cunku 70 milyon izliyor izledigi aptal programi. Otobuste "survivor dan kim elendi aksam" diye sorsa seslice muhtemelen evlilige kadar ilerleyecek bir iliski yasayacagi insani bulacaktir.
yani demem o ki ben bu populizme acayip buyuk bir dusmanlik besliyorum. Toplumu mallastirdigini, standardize ettigini dusunuyorum ve populist olmamak icin her cuma namazindan sonra dua ediyorum ama, bugune kadar bunu benim sosyal hayatima hicbir katkisini gormemekle birlikte daha cok toplumdan izole ettigine sahit oldum.
bu sebeple kiralik ask dizisi 1. Bolum linkini ariyorum su an gonderirseniz sevinirim.
Is yerinde ya daha genc oldugunuzdan ya bir gun onun yerini alacaginizdan yada daha çok çalışan biri olmanızdan ötürü size türlü afra tafralar yapan işinizi zorlaştıran ya da kasten tahrik eden göte karşı sinirlerinizi bozmamanız ve işinizi korumanız için buldugunuz çözümlerdir.
şahsen benim calistigim yerde buyuk bir göt mevcut. Mudurumuz hakli oldugumu bilmesine ragmen organizasyon yapisi dolayisiyla eli kolu bagli. Ilk basta ben bu herifin gotluklerine sert ciktim. Sindirmeye calistim. Sindirdim de. Fakat bu göt onay verilmesi gereken islerde isi zora sokmaya onay vermemeye basladi.
bir gun kafa göz dalmak uzereydim ki musteriler oldugundan bisey yapamadim. Izin aldim. Benden sonra 2 haftada o almis. 1 ay birbirimizi gormedik mis.
su an ikimiz de subedeyiz. Merhaba bile demedim. Siklemiyorum. Once ona gitmem gereken onaylarda direk mudurr cikip otoritesini yok sayiyorum. 27 yasindaki birinin 40 yasindaki sahsina boyle davranmasi siklememesi onu oldukca sinirlendiriyordur. Sinirlensin göt.
Evet pek alışılagelmiş bir durum değildir bankada çalışanların işimi seviyorum demesi. Şahsen benim de ciddi şüphelerim vardı. Bankacılıkla ilgili hemen hemen tüm alanlarda çalışma fırsatım oldu 4 yillik surede. Bundan 3 ay önce türkiye'nin önde gelen firmalarına çalışıyordum. Onlara kredi falan veriyorduk. Buyuk paralar 50 milyon eur 100 milyon usd gibi.
lakin 3 ay önce başta sebebini anlamadığım bir şekilde oldukça küçük bir şubeye tayinim çıktı. Başta bunun bir tür ceza olduğunu düşünmüştüm. Moralim bozulmuştu. Her ne kadar maaşım değişmese de türk hava yollarıyla değilde 10 ineği olan idris abiyle uğraşacak olmak bana bir tür prestij kaybı gibi gelmişti. Daha sonra durumun farklı olduğunu gördüm. Şubede ticari kredilerle ilgili büyük bir potansiyel olmasına ragmen performans oldukca dusuktu. Bende bu bankada 2 yillik olmama ragmen ticari kredi bilgime duyulan guven sonucu buraya bir misyonla gönderildigimi farkettim. Zaten sonradan bunu açıkca da ifade ettiler.
Ben gelir gelmez yeni şubeme büyük kredilerin peşinde koşmaya başladım. Fakat birde şube gerçeği var. 1800 tane çiftçi sürekli yeni taleplerle şubeye geliyor. Ve ilgilenmek durumundasınız. 20 buyuk firmayla calisiyordum ben 1800 musteri ilk basta baya bi dengemi bozdu. Şubede mudurden sonraki adam 25 yildir bankada calisan bi yere varamamis boş beleş öküzün teki. O kadar bıkmış ki artık kovuyor ayagina gelen işi. Yazik bizim saf köylümüz işimizi görüyoe diye ona saygılı davranırken o milleti azarlayıp agzina sicip gönderiyor falan. Bende tam tersi bir tavır takınınca muşteriler kısa surede alıştı sevdi beni. Tabi bu arada o deyyus yetkili de kin güdüyor feci şekilde. Hemen hemen her gün tartışıyoruz.
neyse..
Bugün sabah bir müşteriden sonra, büyük firmalara krediler satıp gönüllerini etmeye calışmaktansa vatandaşa yardımcı olmanın aslında cok daha keyifli ve manevi bir haz veren bir eylem olduğunu farkettim.
odamın kapısında bir kadın. Kadın 24-25 yaşlarında olmalı. Gariban görüntüsünün altında aslında kainat güzeli olabilecek bir potansiyel var. Yorgun bezgin bakıyor. O kadar korkmuş ki bişeylerden gelip derdini anlatamıyor. Kapının orda dolanıyor. Gel dedim.
-ben hesal açtırcaktım dedi. Maaş almak için burdan hesap istediler.
kimligini aldım ve o an dumura ugradım. 24 yaşında falan sandığım kadın 33 yaşındaymış.
+nasıl ya sen 82 doğumlu musun?
Utana sıkıla cevap verdi:
-evet 2 tane cocuk var. Cocuklar yaşlandırıyor.
+ben genç görünüyorsun anlamında dedim ne yaşlısı?
Gözlerini kacırıp gülümsedi.
+hmm senin hesabın var zaten bizde.
-hadi ya var mıymış ne zaman acılmış?
+2014 te hatta icinde para da var.
bi an gözleri parladı.
-kaç para var ne parası?
+290 lira var. Çeyiz yardımı olarak yatmış.
..
kadının önce gözleri doldu. Sonra aglamaya basladi:
-ya ben bu sabah evden 2 lirayla ciktim. Kocam calismiyor evde yatip duruyor. Sen cocuklara bak ben iş bulacam dedim çıktım evden. Kac gundur dua ediyorum bi yerden bi para ciksa diye eve ekmek alamiyorum iki cocugum var. Cok sukur allah sesimi duydu yarabbim tesekkur ederim.
mutlu mu olayım duygulanayım mı bilemedim. Hic bisey demedim. Kadin aglamaya devam ediyordu.
-bu ceyiz yardimi bir daha yatmaz dimi?
+bi daha evlenirsen neden olmasın? Dedim.
kadın gülmeye başladı. Bi yandan gözlerinden yaşlar akmaya devam ediyor.
-allah senden bin kere razi olsun. Bugün evden ölürüm artık diye ciktim is buldum sende güzel haber verdin allah razi olsun bir daha gulmem diyordum yuzumu guldurdun.
+olur mu oyle sey ya su guzelligine yazik. Caliskan kadinsin sen halledersin sorunlarini.. parani asagidan cekebilirsin.
-tamam tekrar tesekkur ederim allah razi olsun. Dedi gitti.
hayata kusmus olumune yollara dusmus hayatinin baharinda olması gereken bir anne.
odama vazgecmis olarak geldi. Biraz olsun morali duzelmis dayanma gucu bulmuş olarak çıktı.
bu kadar kotu durumda olmasa da bir cok bunalmis insan geliyor odama. Bende onlara iyi niyet ve saygi sunuyorum. Onlarin sorunlari cozuluyor. Bende boyle mutlu oluyorum.