insana kahkaha attırarak onların ölmelerine neden olan komik fıkralardır.
--spoiler--
konya'dan izmir, kordon'a gelmiş bir anadolu çocuğu iftiraya maruz kalmıştır. tek suçu boynunda cevşeni, dilinde "inşallah, allah'ım sen büyüksün" gibi dini ifadeler olmasıymış. neyse, izmir halkı bu gencin cezasını "minik atatürk heykelleriyle recm etme" olarak kesmişler. bağlamışlar bir ağaca. izmir halkı bu sefer kendi aralarında tartışmaya başlamışlar "ilk heykelciği kim fırlatacak onun kafasına?" diye. konyalı genç de "benim bir fikrim var." demiş ve herkes sormuş. konyalı genç ise "ilk heykelciği bakir ve bakire olanınız atsın" demiş. tabii kimse de heykelciği atamadığı için konyalı gencimiz kurtulmuş.
--spoiler--
hayatta kendisiyle her türlü zorluğu yaşadığınız sevgiliniz size gözlerini dikmiş romantik romantik bakarken ani bir manevrayla onun kulak kepçesinin arkasını şehvet ve sevgiyle öpmektir.
izmir'e ve halkına bakınca buranın yunan şehri değil de türk şehri olduğuna dair başkasına sunabileceğimiz muhtemel kanıtlardır.
belki de bir tek "izmir" kelimesidir aradığımız kanıt(ımsı). zira başka bir fark bulmak oldukça zor.
sizi aldattığını düşündüğünüz sevgilinizden alabileceğiniz intikam çeşitlerinden yalnızca bir tanesi.
sevgilinizin içeceğine uyku ilacı atın ve o uyuduktan sonra onu çırılçıplak şekilde bir sandalyeye oturtup bağlayın.
sevgilinizin ayılması için, yarım saattir kızdırdığınız ütüyü onun göbeğine bastırın. evet, uyandırma işlemimiz tamamlandı.
şimdi, elinize bir yorgan iğnesi alın ve içine iplik geçirin. daha sonra bu iğneyle sevgilinizin penisinin deliğini sıkıca dikin.
sevgiliniz ağlaya ağlaya, bağıra bağıra bayılacaktır, merak etmeyin. gürültüden dolayı kafanız fazla şişmeyecek yani.
haydi, kolay gelsin.
bugünlerde akıllara takılan bir diğer soru. cevabını verecek yiğitler ise meydanları boş bırakmış vaziyette.
sahi, bir ara "yavaş gardaşım yavaş geliyor mansur yavaş" diye boktan sloganlar atıyordunuz, ne oldu ona?
yavaş yavaş eriyip gitti, orasında haklısınız gerçi.
gelişme yolunda adımlar atan güzel yurdumuzun her fırsatta ayağına dolanan, ayak bağından, kendi milletini ve ülkesini aşağılamaktan başka bir şeye yaramayan kemalistleri ülkeden kovmamız yönünde koyduğumuz tavırdır.
cidden kaç para lazım bu ülkeden gitmeniz için?
izmirlilerdir.
kendi suçlarını hafifletmek için her genç kıza kadın derler bunlar.
neden? çünkü kendileri kadınlığa hemen erişiyorlar, kız olarak kalamıyorlar galiba.
öyle bir ilkelliktir ki; halkını bu ilkelliğe yüksek hızlı trenlerle, marmaray'larla, metrobüslerle, üçüncü köprülerle, istanbul'daki en büyük havalimanlarıyla, türkiye'nin her alanına ulaşımı kolaylaştıran projelerle götürmektedir. ilkelliğe yapılan bu yolculukta halkımızın çocuklarının ellerinde ücretsiz dağıtlan tabletlerle yolculuk sıkıcı geçmiyor üstelik.
daha sayalım mı acaba?
sel baskınının zuhur edeceği gündür.
malumunuz ki izmir'de hala yunanlılar gibi yaşayan insanlar da mevcut.
iyi ki yine aziz kocaoğlu seçilmiş de, altyapısı bok gibi olan bu şehirde yaşanacak olan sel felaketleri bu yunanlıları alıp götürecek.
"ya akp hile yaptı bi kere!", "bu akp çok hırsızlık yaptı bea", "üff ya akp'ye kimse oy vemedi! hepsi hırsızlık sonucu", "üff, akp'yi lider yapan seçmenlerden utanıyorum, bidon kafalılar sizi!" diyen, girdiği seçimlerde hiç galip olamamış ancak sağa sola iftira atmakta lider konumunda olan chp'lilerdir.
acizlik ne kötü.
bazı malların, embesillerin, su katılmamış süzme salakların, gerçeği görmek istemeyen andavalların, kendi görüşünde olmayan herkesi duymamak için kulaklarını tıkayıp gözlerini kapatan, çevresinden uzaklaştıran dingillerin gülünç iftirası.
he, marmaray için değil de elektrik kesintileriyle topbaş kazandı.
he, sağlık, eğitim vs. alanındaki kalkınma için değil de elektrik kesintileriyle kazanıldı bu hükümet.
sen akp'lileri çevrenden uzaklaştır, facebook'tan engelle, etrafında sadece senin gibi düşünenlerle takıl, sonra da "kim bu akp'ye oy veriyor? ühühühhühü" diye ağla.
tonlarca ağırlıktaki kocaman demir yığını kuş tüyü misali suda salınırken, maksimum 120 kiloda olan bir insanoğlunun suda batmasına anlam veremeyen arşimet'in aklına takılan soru.
sahi, nasıl oluyor?
"seçimlerde hile var, ya akp hile yaptı bi kere!" diyen zatlara; akp'liler tarafından "e, (varsayalım ki) seçimden mansur yavaş galip çıktı. yani hile mi yapıldı? yani, mansur bey hileyle mi galip geldi?" diye sorulacak sorunun ikinci kısmı.
muhaliflerin kafa yapısı.
eğer chp bir an öne çıkarsa hemen "ooov, başgan giydirdi" deniliyor.
gökçek öne geçerse "üff ya akp hile yaptı bi kere" deniliyor.
karar versene, aynı seçimde hile varsa bir tek melih gökçek öndeyken mi oluyor?
"tatava yapma bas geç" diyen güruhun bünyelerde yarattığı antipatik etkinin aynı şekilde "yavaş gardaşım yavaş" denildiğinde de ortaya çıkması sonucu, bu sloganı diyenleri kendilerine getirmek için silkme, canlandırma isteğidir.
izmir halkının kendisi tarafından adam yerine konulmadıkları, halk için bir çivi dahi çakmamış, çakmayan ve çakmayacak olan bir adayı sırf ideoloji uğruna seçmeleridir.
layık olduğunuz gibi, adam yerine konmadığınız bir yönetimi tercih ettiğiniz için teşekkürler aslında.
akp orayı alsaydı gelişmiş kemalist olurdunuz, bu da hiç çekilmezdi.
şu son seçimlerde iyice kafa beceren saçmalık.
yahu adamalar madem chp'yi destekleyecek neden x partisine mensup olsun?
madem adamalar x ile chp aynı parti, neden tek çatı altında değiller?
dahası, chp, 90 senelik geçmişi olan bir parti, neden diğer siyasi partilerden medet uman bir parti konumuna düştü?
adam bunlara cevap veremiyor ve sonra "x partisi chp'nin oylarını bölmüştür. allah kahretsin emi! ühühhühü" diye sızlanıyor.
ne kadar acizsiniz.
tatlı su solcularından, chp'lilerden duymak istediğimiz sözler.
chp'lilerin "tatava yapma bas geç" oynuna gelen mhp istediği kadar konuşsun. çünkü bu seçimde en çok onlar mağdur oldu bu chp'liler yüüzünden.
bu yerel seçimlerde okunması gereken davranış.
isterse ankara, istanbul da elden gitsin. ancak istatistiklere göre bu bir başarısızlık örneği değil. zira, seçimlerden önce emre uslu ve diğer muhalif yazarlar/gazeteciler akp'nin %25'i zar zor geçeceğini, %35'i bile göremeyeceğini dile getirdiler.
o ses kasetlerinin, kara propagandaların üretilmesine rağmen akp, diğer muhaliflerin lider olduğu şehirlerde resmen rakiplerine ter döktürmüştür.
mhp'nin kalesine bakın örneğin. mhp, akp'nin önüne zar zor geçebildi.
keza antalya da seçimlerde hep chp yanlısıydı ancak dün baktık ki en başlarda galip gelen akp, sonradan sadece birkaç puan geride kaldı.
kılıçdaroğlu'nun memleketinde bile başarıya ulaşamaması, mhp'nin kendi memleketinde ter dökmesi, "oyları %28'i asla geçemeyecek" denilen akp'nin bu şehirlerde oylarını bayağı bir arttırması, akp'nin çıtayı önceki genel seçimelre göre % 7-8 pua yükseltmesi bir başarı değil de nedir?
siz dilediğiniz şehri kazanın artık, ne farke decek? halk sizi terletmedi mi bu seçimlerde?